Haber Detayı

Bahçıvan’dan Gümrük Birliği çağrısı: Tüm alanlarıyla yenilenmeli
Ekonomi dunya.com
28/01/2026 17:20 (1 saat önce)

Bahçıvan’dan Gümrük Birliği çağrısı: Tüm alanlarıyla yenilenmeli

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, AB’ye tam üyelik kısa vadede mümkün değilse Gümrük Birliği’nin tüm sektörleri kapsayacak şekilde yeniden ele alınması gerektiğini vurguladı.

İSO'dan yapılan açıklamaya göre, Oda Meclisi ocak ayı olağan toplantısı, "Küresel Görünüm ve 2026'da Sanayimizi Bekleyen Riskler-Fırsatlar" ana gündemiyle Odakule Fazıl Zobu Meclis Salonu'nda gerçekleştirildi.Açıklamada görüşlerine yer verilen Bahçıvan, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, ihracatçı sanayicileri yakından ilgilendiren Gümrük Birliği'ne dikkati çekerek, "Avrupa Birliği'ne (AB) tam üyeliğimiz kısa vadede mümkün görünmüyorsa, o zaman artık Gümrük Birliği'ni tüm alanlarıyla yeni baştan gözden geçirmemiz gerekiyor.

Kendi aramızda karşılıklı dertlenmek yerine, Gümrük Birliği'ni komple ele alıp bu süreçte güncellenen durumları, fırsatları ve riskleri birlikte değerlendireceğimiz, her sektörün kendisine göre durum analizini yapacağı ve buna göre şekillenecek yeni bir Gümrük Birliği çalışmasına ihtiyacımız var." ifadelerini kullandı.Son zamanlarda AB tarafında yeni bir sanayi stratejisi olarak gündeme gelen ve bir slogan, plan olarak değerlendirilen "Made in Europe"u bu çerçevede değerlendirmek gerektiğini belirten Bahçıvan, şunları kaydetti:"Örneğin şu anda Türkiye AB ülkesi değil ama Gümrük Birliği'nde.

Bu durumda Made in Europe'dan sektörlerimiz ne şekilde etkilenecek, bunun değerlendirmesi nasıl yapılacak?

Yine 30 yıl önce dünyanın gündeminde olmayan ama bugün en çok konuştuğumuz Yeşil Dönüşüm ve Sınırda Karbon Düzenlemesi ele alınması gereken konular arasında.

STA'lar bizi en çok rahatsız eden konulardan.

AB üyesi olmadığımız için AB'nin imzaladığı STA'lardan negatif yönde etkileniyoruz ve bu nedenle birçok ülkeyle aramızda ticaret dengesizliklerimiz var.

Bütün bu nedenlerden dolayı, bunların hepsini ele alan, sanayimiz için artık bir pranga haline gelen Gümrük Birliği'nin komple yenilenmesi ihtiyacının daha fazla ertelenmemesi gerektiğini bir kere daha önemle vurgulamak istiyorum.""Bölgesel kapsamlı ortaklıkların ticaret ve yatırımlara etkilerini yakından izlemeliyiz"İSO Yönetim Kurulu Başkanı Bahçıvan, AB'nin MERCOSUR ile yaptığı yeni STA ve Hindistan ile imzalanan STA'nın da önemli bir gelişme olduğuna işaret ederek, söz konusu anlaşmaların en büyük ihracat pazarında Çin'in yanına yeni büyük rakiplerin eklenmesi anlamına geldiğini belirtti.Özellikle Brezilya ve Arjantin kaynaklı ürünlerde rekabet baskısının artmasına kesin gözüyle bakıldığını kaydeden Bahçıvan, şu değerlendirmeyi yaptı:"Sayıları gittikçe çoğalan bölgesel kapsamlı ortaklıkların ticaret ve yatırımlara etkilerini yakından izlemeli, ülkemiz için yaratacağı risk ve fırsatları mutlaka analiz etmeliyiz.

Küresel ekonomide oyunun kurallarının hızla değiştiği böylesine çetin bir rekabet ortamına ayak uydurabilmek için üretimde niteliğe ve katma değere odaklanmak çok önemli.

Bu yılki yapısal reformlar ve bütçedeki iyileşmeden cesaretle bu konuda sanayimize daha fazla kaynak tahsis edileceğine yönelik umutluyuz."Bahçıvan, dünyanın köklü bir dönüşümden geçtiği, bir anlamda "oyunun kurallarının" yeniden yazılmaya çalışıldığı bir dönemde, yüksek belirsizlik ve öngörülemezliğin "yeni normal" haline geldiğini bildirdi.Jeopolitik gerilimlerin olumsuz etkilerinin finansal piyasaların yanı sıra tedarik zincirleri ve emtia fiyatları gibi pek çok farklı kanal üzerinden de kendini gösterdiğini kaydeden Bahçıvan, bu risklerin tüm dünyada olduğu gibi Türkiye için de son derece önemli olduğunu ifade etti."Makro-finansal istikrarı yeniden tesis ediyoruz"Erdal Bahçıvan, ülke ihracatı açısından en önemli parametrenin kilit pazarları oluşturan ülkelerdeki genel talep koşulları olduğuna değinerek, şunları kaydetti:"Türk sanayisinin hem ürün hem de pazar çeşitliliği açısından güçlü bir pozisyona sahip olması ciddi bir avantaj oluşturuyor.

Küresel talep koşullarındaki dalgalanmalara karşı bu tamponlarımızı daha da güçlendirmek zorundayız.

Bizi çevreleyen risklere karşı korunmanın da fırsatları değerlendirmenin de yolu, kendi sorun ve kırılganlıklarımıza çözüm üretmekten ve ekonomik temellerimizi güçlendirmekten geçiyor."Bu çerçeveden ekonomiye bakıldığında, 2023 ortalarında başlayan makro-finansal istikrarı yeniden sağlamaya dönük politikaların meyvelerini vermeye başladığını gördüklerini belirten Bahçıvan, "Makro-finansal istikrarı yeniden tesis ediyoruz.

Ancak bunu tek başına bir amaç olarak göremeyiz.

Finansal istikrarı, ekonominin asıl ihtiyaçlarına cevap verecek reformları hayata geçirirken ayağımızı bastığımız sağlam zemin olarak görmek durumundayız." ifadelerini kullandı.Bahçıvan, bu yılın bir reform yılı olmasının önemine de değinerek, şu açıklamada bulundu:"Makro-finansal istikrar zeminine ayağımızı sağlam şekilde basarak, bu sert küresel iklimde yapısal eksikliklerimizi hızlı şekilde tamamlamak durumundayız.

Söz konusu eksikliklerin başında teknoloji açığımız geliyor.

Savunma sanayisinde önemli bir trend yakaladık, bununla gurur duyuyoruz.

Ancak sektörlerin genelinde bununla aynı hızda bir iyileşme de görmüyoruz.

En öncelikli meselelerimizden biri, bu asimetriyi ortadan kaldırarak ülkemizde verimliliği ve yapısal dönüşümü sanayinin tabanına yaymaktır.

Dolayısıyla, ülkemizin yapısal reform ajandasının ilk sırasında, sanayide yapısal dönüşümü ve verimlilik artışını ödüllendiren bir kaynak tahsis mekanizması olmalıdır."

İlgili Sitenin Haberleri