Haber Detayı

Arıkan'dan Yeniden Refah açıklaması: Diyaloğu sürdürme kararı aldık
Gündem ekonomim.com
28/01/2026 18:51 (3 saat önce)

Arıkan'dan Yeniden Refah açıklaması: Diyaloğu sürdürme kararı aldık

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan ile bir araya gelerek "diyalog" mesajı verdi.

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan'ı partisinin genel merkezinde ziyaret etti.

İki lider görüşmeleri sonrasında ortak basın toplantısı yaptı.

Ziyarete ilişkin konuşan Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, "Bugün, geçtiğimiz günlerde büyük kongresini gerçekleştiren Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Sayın Fatih Erbakan ve kıymetli heyetine hayırlı olsun ziyaretinde bulunduk.

Bu ziyaret vesilesiyle ülkemizde ve bölgemizde yaşanan gelişmeleri istişare ettik; süreçle ilgili ortak bir tavır geliştirilmesi hususunda müzakerelerde bulunduk.

Önümüzdeki günlerde iki parti arasındaki diyaloğun devam etmesi noktasında da karar aldık" ifadelerini kullandı. "Türkiye’de net olan bir şey var: Siyasi bir tıkanıklık söz konusu" Arıkan, belediye başkanları ve milletvekilleri transferleri ve iki partinin bundan sonraki süreçte ortak çalışıp çalışmayacağı yönündeki soruya şu yanıtı verdi: "Türkiye’de net olan bir şey var: Siyasi bir tıkanıklık söz konusu.

Siyasetin tıkanması nedeniyle birçok problem kronik ve çözümsüz hâle geldi.

En başta ekonomik sıkıntılar; politikadaki çıkmazlar, içerideki ahlaki ve manevi tahribat kronik bir hal aldı.

Bir diğer önemli sorun ise son dönem yönetim anlayışı nedeniyle özellikle gençlerin siyaset mekanizmasına ve siyasete güvenmemesidir.

Ancak şu da unutulmamalıdır ki sorunlar ne kadar büyük olursa olsun, çözüm üretecek olan mekanizma yine siyasettir.

Siyasetin yeni bir nefese ve heyecana ihtiyacı vardır.

Kamuoyu yoklamalarındaki kararsız seçmen oranı bugün Türkiye'de en büyük parti konumundadır. 'Kararsızlar Partisi' olarak adlandırılan bu kesim, hem iktidar partisinde hem de ana muhalefet partisinde aradığını bulamadığı için bir arayış içerisindedir.

Bu arayışa cevap verebilmek için daha önce başlattığımız süreci bundan sonra da sürdürmeye çalışacağız.

Yeniden Refah Partisi ile siyasi anlayışımız; eğitimden ekonomiye, dış politikadan toplumsal meselelere kadar birçok alanda büyük benzerlikler taşımaktadır.

Bu benzerlikleri daha fazla partiyle ortaklaşacak şekilde genişletme çalışmalarını önümüzdeki günlerde de devam ettireceğiz.

Partilerin görüşme trafiğine gündem olmasını ben doğru bulmuyorum.

Sayın Genel Başkan'la bu konuda bir mutabakat sağladık." "Emeklilerin daha kaç yıl sabretmeleri gerekiyor ki insanca yaşam seviyesine ulaşabilsinler?" Arıkan, emekli aylığı yetersizliği başta olmak üzere emeklilerin yaşadığı ekonomik sorunların sorulması üzerine ise şunları söyledi: "Türkiye gündeminin daha önemli konuları var.

Ekonomik anlamda hem devlet kurumları hem de özel kurumlar, ilan edilmemiş olsa bile iflasın eşiğine gelmiş vaziyettedir; çok büyük sıkıntılar yaşanmaktadır.

Emeklilerle ilgili yılbaşında yeterli oranda yapılmayan zam karşısında bir kanun teklifi vermiştim.

Saadet Partisi Genel Başkanı olarak en düşük emekli maaşının asgari ücret seviyesine çıkarılması, diğer emeklilerin de ödedikleri prim oranına göre aynı oranda artırılması yönünde teklif sunmuştuk.

Bu kanun teklifi şu anda TBMM’de beklemektedir.

Bu çağrımızın daha etkili olabilmesi için bir imza kampanyası başlattık. 1 milyon 214 binin üzerinde yurttaş bu kampanyaya destek verdi.

Ancak iktidar, toplumun bu ihtiyaçlarından o kadar uzak ki geçtiğimiz hafta Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde emekli maaşları konuşuldu ama emekli maaşı dışında her şey konuşuldu.

Kavga vardı, gürültü vardı, hamasi cümleler vardı, tabutlar vardı; her şey vardı.

Final kısmına gelindiğinde ise emekliler 20 bin lira gibi bir ücrete mahkum edildi. "Bugün Meclis’e getirilen önerilerle sahadaki gerçekler birbiriyle örtüşmemektedir" İktidar cenahı 'kaynak yok, olsa emeklilere destek veririz, biraz daha sabır' dedi.

Yani emeklilerimiz 23 yıldır sabrediyor.

Daha kaç yıl sabretmeleri gerekiyor ki insanca yaşam seviyesine ulaşabilsinler? 2002 yılında 'yoksulluğu bitireceğiz' vaadiyle iktidara gelen AK Parti döneminde emekli maaşları asgari ücretin yüzde 50 üzerindeydi; emekli memur maaşı ise asgari ücretin yüzde 25 altındaydı.

Bugün Meclis’e getirilen önerilerle sahadaki gerçekler birbiriyle örtüşmemektedir.

Önümüzdeki hafta Meclis’e gelecek yasa teklifleri de milletimizin belini daha fazla büken düzenlemeler olacaktır.

Bazen biz muhalefet olarak, Yeniden Refah Partisi ile birlikte yoklama istiyoruz; Meclis üç gün çalışıyor, bir ya da iki gün yoklama nedeniyle kapanıyor.

Bunu eleştirdiğimizde bir vatandaşın tepkisi çok çarpıcı oldu: 'Bırakınız kapalı kalsın, zaten bizim aleyhimize yasalar çıkıyor; Meclis’in kapalı olması açık olmasından daha evladır’ dedi.

Maalesef insanlar artık Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açık olmasını istemeyecek noktaya gelmiştir" "İktidarın tıkanmışlığı ve metal yorgunluğu dış politikada net bir şekilde ortaya çıkmakta" İkili görüşmede dış politikanın görüşülüp görüşülmediğine ilişkin soruya ise Arıkan şu yanıtı verdi: "Görüşmede dış politika, Türkiye’nin konuşulması gereken olmazsa olmaz başlıklarından biriydi.

Milli Görüş’ün Türkiye’nin yönetimine ilişkin üç temel prensibi vardır.

Bunlardan birincisi 'önce ahlak ve maneviyat' prensibidir.

İkincisi üretime dayalı kalkınma prensibi, üçüncüsü ise şahsiyetli dış politika prensibidir.

Maalesef iktidar, dış politika noktasında imtihanı çok iyi bir şekilde veremedi.

Son olarak Kudüs-Gazze Barış Komisyonu’nda karşımıza çıkan tablo bizi derinden üzmüştür.

İran’daki ve Suriye’deki gelişmeler bizi çok tedirgin ediyor.

Şunu çok net bir şekilde biliyoruz ki mesele Suriye ise asıl hedef Türkiye’dir; hedef Türkiye’nin bölünmüşlüğüdür.

Bugün siyonist İsrail’in karşısında iki engel ülke kalmıştır: Biri İran, diğeri Türkiye.

Bu iki ülkede de iç huzurun bozulması için açık bir hedefleme söz konusudur.

Eğer İran’daki düzen korunmaz, İsrail’e karşı kurulan denge muhafaza edilmezse Allah korusun sıradaki hedef Türkiye olacaktır.

Bu açıdan iktidarın tıkanmışlığı ve metal yorgunluğu dış politikada net bir şekilde ortaya çıkmaktadır.

Şahsiyetli bir dış politikaya ihtiyaç vardır." "Önümüzdeki pazar seçim olacakmış gibi hazır vaziyette beklememiz gerekiyor" Arıkan, erken seçime dair sorulan soruya ise şu sözlerle yanıt verdi: "Çok partili sisteme geçildikten sonra Türkiye'de 20 genel seçim yapılmıştır.

Bu 20 seçimin 14'ü erken seçim olmuştur.

Bu 14 erken seçimin tamamı iktidar partilerinin 'erken seçime ihtiyaç yok' söylemleriyle başlamıştır.

AK Parti döneminde ise 6 genel seçim yapılmış, bunların 4'ü erken seçim olarak gerçekleştirilmiştir.

Bizim beklentimiz erken seçim değil, baskın seçim olacak.

İktidar, Türkiye’deki muhalefet partilerini hazırlıksız yakalamak için zaman kollayacak, kendisi için uygun bir zemini bekleyecektir.

Bu 2026’da olabilir, 2027’de olabilir.

Ancak biz muhalefet partileri olarak önümüzdeki pazar seçim olacakmış gibi hazır vaziyette beklememiz gerekiyor."

İlgili Sitenin Haberleri