Haber Detayı

Van ve Çorum’dan sonra şimdi Tokat’ta… ‘Vecihi’ Anadolu’ya bilinç taşıyor
Kültür sanat aydinlik.com.tr
29/01/2026 00:00 (1 saat önce)

Van ve Çorum’dan sonra şimdi Tokat’ta… ‘Vecihi’ Anadolu’ya bilinç taşıyor

Mansur Erk’in yazdığı Orhan Karataş’ın yönettiği ve T.Murat Demirbaş’ın 8 yıldır büyük bir başarıyla oynadığı ‘Bir Tayyareci Vecihi Hürkuş’ adlı oyun, Türk Hava Kurumunun 100. yılı nedeniyle tüm Türkiye’yi geziyor. Türk Milleti’ne bilinç taşıyan oyunu Murat Demirbaş’la konuştuk.

Türkiye’nin ilk uçağını üreten Vecihi Hürkuş’un yaşamını konu edinen oyun, özellikle gençlere “Biz yaparız!” özgüvenini aşılıyor.

Mansur Erk’in yazdığı ve Orhan Karataş’ın yönettiği “Bir Tayyareci Vecihi Hürkuş”, Türk Hava Kurumunun 100. yılı kutlamaları kapsamında tüm Türkiye’yi dolaşıyor.

Oyunu binbir emekle sahneye taşıyan T.

Murat Demirbaş’la konuştuk.

HER ŞEY BİR TESADÜFLE BAŞLADI - Vecihi Hürkuş’un Türk tarihinde çok özel bir yeri var.

Siz Vecihi’yi nasıl keşfettiniz?

Vecihi’yi sahneye taşıma fikri nasıl ortaya çıktı?

Aslında bir tesadüfle başladık.

Ben kendim için tek kişilik bir oyun arıyordum.

Tam o sıralarda Mansur Bey’in bu oyunu geçti elime.

Okuduğumda çok etkilendim ve hemen arayıp Mansur Erk ile buluştum.

Kendisine bu oyunu oynamayı çok istediğimi söyledim.

Kendisi de zaten bu oyunu uzun araştırmalarla yazmıştı ve o sıralar oynuyordu.

Bu önerime sıcak baktı ve ben hemen çalışmaya başladım.

Atatürk Devrimlerinin göklerdeki adıydı Vecihi Hürkuş.

Vatanseverliğiyle, zekasıyla ve azmiyle büyük yoklukları aşmayı bilmişti.

Aslında onun bu karakteri, özellikle bugünün gençlerine çok güzel bir örnek oluyor.

Sahneye taşırken buna çok dikkat ettik.

Sevgili yönetmenim Orhan Karataş ile tiyatro anlayışımız çok uyuyordu ve nerdeyse birbirimizi konuşmadan anlayabiliyorduk.

Geleneksel sahneleme biçemine uygun olarak çok az malzemeyle çok şey anlatmayı tercih ettik.

Üç merdiven ve bir sandalye ile bütün o gökyüzündeki mücadeleleri ve Türk Milleti’nin yaşadığı acıları ve direncini eğlenceli bir dille göstermeye çalıştık.   ‘SANKİ UÇUYORUM VE YERE KONUYORUM’ - Vecihi’yi ilk oynadığınız gün ne düşündünüz, ne hissettiniz? 2018 yılının 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’ydü.

Oldukça mütevazi bir salonda seçkin bir seyirci kitlesine oynadım.

Konuklar arasında Ankara’daki tiyatro çevresinden insanlar da vardı.

Ve beni çok yüreklendirdiler.

Bu oyunun daha çok oynaması gerekiyor diye telkinde bulundular.

Hatta ben o gün sahnede yalnızdım ve türküleri de ben söylüyordum.

Daha sonra canlı müzik de ekleyerek orkestrasyonu büyüttük.

Sonradan o kadar büyüttük ki; Bursa Senfoni Orkestrası’yla birlikte Bursa Uluslararası Festivali’nde 4 bin kişiye oynadık.

Tiyatro hayatımda çok özel anlardan biridir.

Ben bugün bile bu oyuna hep büyük bir coşkuyla çıkıyorum ve seyirci beni oynatıyor.

Bana öyle bir katılıyorlar ki -bu yaşta bu enerjiyi nerden buluyorsun diyenlere- Vallahi bilmiyorum ben yalnızca sahneye çıkıyorum ve anlayamadığım bir şeyler oluyor.

Ben adeta uçuyorum ve yere konuyorum. ‘İSTİKBAL GÖKLERDEDİR ŞİARINI HER YERE TAŞIYORUZ’ - Peki şimdi THK ile Türkiye’yi geziyorsunuz.

Bu proje nasıl gelişti?

Başka nerelere gideceksiniz? 16 Şubat 1925 yılında kurulmuş Türk Hava Kurumu.

Yani 2025 yılı 100. yılıydı.

Ankara Türk Ocağı Sahnesi’nde 100. yıl programında ben de oyundan kısa bir bölüm oynamıştım.

THK Başkanı Kemal Yurtnaç oyunu çok beğendiğini söyledi.

Oyunun aynı zamanda kurumun tarihini de anlattığını belirterek özellikle Anadolu’ya bu oyunun mesajını iletmenin önemine dikkat çekerek bize bu öneriyi getirdi.

Biz de güçlerimizi birleştirerek “İstikbal göklerdedir!” şiarını her yere taşımak inancıyla yola çıktık.

Van’dan başladık ve çok duygulu anlar yaşandı orada.

Şimdi tekrar gideceğiz Van’a.

Çorum’da gençler oyundan sonra etrafımı sardı ve beni bırakmak istemediler.

Bu hafta Tokat’a gideceğiz.

Bir anlamda 100 yıl önceki o coşku, gittiğimiz her yerde yeniden yaşanıyor.

Başka şehirlerde de duyuluyor tabi bu ve biz yetişmeye çalışıyoruz.

Vecihi’nin uçağını yere indirmeyeceğiz yani… TİYATRO MÜCADELEYLE ANLAM KAZANIYOR - Türkiye’nin pek çok şehrinde sahneye çıktınız.

Seyirci tiyatrodan ne bekliyor?

Vecihi gibi gerçek hikâyeler mi yoksa daha entrika içeren oyunlar mı?

Bakın ben pek çok oyunda oynadım ve şu anda da başka oyunlarım var.

Ama Vecihi bambaşka…Yalnızca bir tiyatro gösterisi değil bu…Bu öyle bir misyon ki; seyirci ile buluştuğunda sanki Namık Kemal’in Vatan Yahut Silistre oyunundan sonra hürriyet diye sokağa dökülenlerin ruhuna bürünüyor seyirci.

Demek ki siz eğer halkın içindeki o duyguya tercüman olursanız ve onun inandığı değerleri anlatırsanız, onun idealine sahneden sahip çıkarsanız, o da sizi karşılıksız bırakmıyor.

Antik Yunan’dan bu yana tiyatronun misyonu hep böyle olmuştur zaten.

Toplumu eğittiği, onu değiştirdiği ve insanlık davasında onun el feneri olduğunda tiyatro sanatı da çok gelişmiş ve en nadide eserlerini vermiştir.

Bugün de milli duyguların çok yüksek olduğu bir dönemdeyiz ve millet kendi belleğine sahip çıkmak istiyor.

Tarihten aldığı feyz ile bugünün sorunlarını çözmek istiyor.

Sanat başka ne işe yarar ki zaten. ‘MİLLET KURTULMAZ İSE BİREY KURTULAMAZ’ - Bu oyun özelinde tiyatronun bireyin ve toplumun dönüşümüne etkisini nasıl değerlendirirsiniz?

Oyun tam da buna güzel bir örnek.

Bugün herkes bireyi kurtarmaya çalışıyor.

Ama millet kurtulmaz ise, devlet kurtulmaz ise birey kurtulamaz.

Bugün köhneleşmiş zihniyet hala bireyselciliği, bencilliği körüklüyor.

Tiyatro sanatı da bundan nasibini alıyor ve güya bireyin sorunları diye diye ana çatışmayı yanlış yere kuruyor.

Maalesef bu anlayışla varolan tiyatroyu da küçük ve marjinal bir grubun dışında kimse takip etmiyor.

Büyük halk kitleleri hala tiyatrodan çok uzak.

Gidince kendilerine ait bir şey bulamıyorlar ki niye gitsinler?

Tiyatro küçük bir azınlık sınıf eğlencesine dönüştü.

Ya da ünlü seviciliğine indirgendi.

Halkın umudunu yaşatacak onun geleceğini aydınlatacak misyondan çok uzak bugün.

Evet sanat nasıl anlattığınızla çok ilgilenir ama ne anlattığını da bu kadar unutmaz.

Neyse bu uzun bir tartışma ama biz bu oyunla okyanusta bir damla gibiyiz… - Son olarak okurlarımıza ne söylemek istersiniz?

Bugün dünya büyük bir değişim sancısı yaşıyor.

Sanat ve özellikle de tiyatro, insanlık tarihindeki bu değişim dönemlerinde en büyük öncülerden olmuştur.

Tiyatroya gidin…İçinde olmadığınız şeyi değiştiremezsiniz.

Bizim oyunumuz özelinde ise şunu söyleyebilirim.

Vecihi Hürkuş karakteri ve başardığı işler bugünün gençliği için çok önemli bir örnek.

Mustafa Kemal’in “Bütün ümidim gençliktedir!” ve “İstikbal göklerdedir!” sözlerinin buluştuğu andaki ivmesi Vecihi Hürkuş’tur.

İlgili Sitenin Haberleri