Haber Detayı

30 Ocak'ta vizyona girecek olan Fırtına Kız'ın galası yapıldı
Kültür sanat haberler.com
29/01/2026 10:40 (3 saat önce)

30 Ocak'ta vizyona girecek olan Fırtına Kız'ın galası yapıldı

SPOR tutukusunu ve kadın mücadelesini odağına alan Fırtına Kız, 30 Ocak'ta izleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor.

SPOR tutukusunu ve kadın mücadelesini odağına alan Fırtına Kız, 30 Ocak'ta izleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor.

Diyarbakır'da çekilen film, futbol tutkusu ile aile baskısı arasında sıkışan bir kız çocuğunun azim, direniş ve başarıyla örülü hikayesini beyaz perdeye taşıyor.

Bu kapsamda dün, Atlas Sineması'nda gerçekleştirilen galada oyuncu kadrosu ve yapım ekibi izleyicilerle bir araya geldi.

Gala gecesine filmin oyuncularından Eylül Ersöz, Cihangir Ceyhan ve Burcu Kara katıldı.

Davetlilerin yoğun ilgi gösterdiği gece, hem oyuncu kadrosu hem de hikayesiyle dikkat çeken yapımın vizyon öncesi heyecanını artırdı.

Yapımcılığını AKC Sinema TV adına Bilal Kalyoncu'nun üstlendiği filmin yönetmen koltuğunda Hasan Doğan oturuyor.

Senaryosu Esen Ali Bilen tarafından kaleme alınan Fırtına Kız'ın çekimleri Diyarbakır'da gerçekleştirildi.Film, geleneksel olarak erkek egemen bir alan olarak görülen futbolu, tutkuyla mücadele eden genç bir kadının gözünden anlatıyor.

Sporun içinde var olma mücadelesi veren bir kadının hikayesini merkezine alan ve ilham veren bir başarı öyküsünü anlatıyor.

CEYHAN: İLK KEZ BİR BABAYI CANLANDIRDIMFilmde baba karakterine hayat veren Cihangir Ceyhan, projenin kendisi için çok özel olduğunu belirterek "Öncelikle Diyarbakır'da geçmesi ve Diyarbakır'da çekilmiş olması bu filmi çok kıymetli kılıyor.

Bunun yanında, evlat sahibi biri olarak ilk kez bir babayı canlandırdım.

Bu da benim için ayrı bir deneyimdi.

Aslında büyük işi gerçekten Eylül başardı.

Futbolcu bir kızın hayallerini gerçekleştirmek için verdiği mücadeleyi anlatıyoruz.

Ben filmde bir noktada ona destek olan, bir noktada ise köstek olan bir babayı oynuyorum.

Açıkçası güzel bir film yaptığımıza inanıyorum.

İzleyicinin duygusal olarak etkileneceğini düşünüyoruz.

Drama dozu yüksek olabilir ama temelde, kız ya da erkek fark etmeksizin, zorluklar içinde bir ideale tutunan ve bunun için emek veren bir insanın sonunda başarıya ulaşmasını anlatan bir iş bu.

Bu yüzden keyifliyiz.

Günün sonunda göz önünde olan kişi bir kadınsa, bir kız çocuğuysa, bu başarı elbette çok daha değerli oluyor" dedi.

Diyarbakır'da çalışmanın kendisi için özel bir deneyim olduğunu belirten Ceyhan, "Diyarbakır'ın havası da insanı da çok güzeldi.

Güzel bir mevsimde gittik ama oldukça sıcaktı.

Zorluklar yaşadık tabii ama ilk işimiz olduğu için her şeye değdi.

Yemekler harikaydı; yöresel olduğu için bol bol ciğer yedik, kahvaltılar yaptık.

Oraya özgü lezzetlerle dolu bir süreçti.

Filmde futbolu bırakmış, hiçbir iddiası kalmamış bir babayı oynuyorum" ifadelerini kullandı.

ERSÖZ: BU ROLÜ OYNARKEN ÇOK KEYİF ALDIM Başrol oyuncusu Eylül Ersöz ise filmde Zeynep karakterini canlandırdığını ifade ederek, "Futbolcu olmak isteyen, hayallerinin peşinden koşan genç bir kız.

Çok hırçın, cesur ama aynı zamanda babasını çok seven biri.

Babasını gözünde çok ayrı bir yere koyuyor.

Ben de babama aşıktım.

O yüzden bu rolü oynarken çok keyif aldım.

Bence ortaya çok güzel bir film çıktı.

Ben futbolu izliyordum ve Beşiktaşlıyım.

Futbol dersi aldım, setten yaklaşık 2 önce başladım.

Ama bence güzel oynuyorum.

Devam da edebilirim.

Bir kere sakatlık yaşadım.

Bacağımın üstüne düştüm.

Nasıl düştüğümü ben de bilmiyorum ama 3-4 gün sakat sakat oynamışlığım var.

Ama güzeldi, böyle şeylerin de nazarı öyle olur" diye konuştu. 'OYNAMASI ZOR BİR ROLDÜ'Fiziksel olarak zorlandığını aktaran Ersöz, "Oynaması zor bir roldü, açıkçası zorlandım.

Ama bunun dışında duygusu çok güçlü bir senaryoydu.

O da ayrı bir zorluktu ama aynı zamanda çok keyifliydi.

Bu filmin kız çocuklarına çok büyük bir cesaret vereceğini, ailelere de çok güçlü bir mesaj taşıdığını düşünüyorum.

O yüzden çok gururluyuz.

Film çok dramatik ama bir o kadar da tatlı, cıvıl cıvıl.

Mesajı çok büyük olduğu için izlerken hem çok ağlayacağız hem çok güleceğiz" dedi.

KARA: HİKAYE ÇOK DRAMATİK AMA İZLEYİCİ SALONDAN UMUTLA ÇIKACAKFilmde farklı bir karakterle izleyici karşısına çıkan Burcu Kara da senaryonun kendisini çok etkilediğini belirterek, "Diyarbakır'da geçmesi, bu kadar güzel bir kadroyla bir araya gelmemiz, yapımcılarımız, yönetmenimiz gerçekten çok güzel bir set ortamı vardı.

Orada bu kadar etkilenince karakterin içine girmek ve onu taşımaya çalışmak bizim için daha da kolay oldu.

Benim için çok güzel bir süreçti.

İlk defa böyle bir karakter oynadığım için kendimi izlemek konusunda hiç olmadığım kadar meraklıyım.

Umarım izleyici de beğenir, bizim kadar etkilenir.

Hikaye çok dramatik ama izleyici salondan umutla çıkacak.

Umarım her genç kızın hikayesi Zeynep'inki kadar güzel biter" ifadelerini kullandı. 'FİNAL BENİ ÇOK ETKİLEDİ'Kara, "Senaryoyu ilk okuduğumda zaten çok etkilenmiştim.

Hikaye, geçtiği yer ve umut veren finali beni çok etkiledi.

Çok güzel kurulmuş bir öykü.

İnsanlara ilham olmak, izleyiciyi sinemadan iyi duygularla uğurlamak benim için çok kıymetliydi.

O yüzden bu filmin içinde olmayı gerçekten çok istedim.

Zaten hep hayalini kurduğum bir şeydi.

Çünkü bana genelde şehirli kadın rolleri geliyor.

İlk kez doğulu, başında yemeni olan, farklı bir şiveyle konuşan bir kadını canlandırdım.

Bu benim için çok heyecan vericiydi.

Yaklaşık iki ay şive çalıştım, iyi olsun diye çok çabaladım.

Umarım izleyicimiz de beğenir, benimle aynı heyecanı hisseder" dedi. 'KADIN–ERKEK DİYE BİR AYRIM YOK'Kara, "Aslında iş biraz da bize düşüyor.

Kadından önce insan olma halini anlatmak zorundayız.

Önce insanız.

İnsan, insan.

Eşitiz, aynı haklara sahibiz.

Sen–ben diye bir ayrım yok, kadın–erkek diye bir ayrım yok.

Çocuklarımızı buna göre yetiştirmeliyiz.

Kadınlar olarak daha çok direneceğiz, daha çok çalışacağız, daha çok çabalayacağız.

Umarım zamanla her şey yoluna girer.

Görebilir miyiz bilmiyorum ama umut ediyorum" diye konuştu.

Yönetmen Hasan Doğan, "Başarılı bir kadın hikayesi çekmek çok güzeldi, o yüzden çok mutluyuz.

Bundan sonrası seyircinin takdiri" ifadelerini kullandı.

KALYONCU: TÜRK SİNEMASINI BIRAKMIYORUZFilmin 63'üncü projeleri olduğunu belirten Yapımcı Bilal Kalyoncu, "Filmin hikayesi biraz anne ve babaların, çocuklarının ne yaptıklarını görememesi üzerinden başlıyor.

Cihangir, biraz kapalı, çocuklarını tam anlayamayan bir babayı canlandırıyor.

Sonrasında ise bir kız çocuğunun motivasyonu ve mücadelesi hikayeyi ileri taşıyor.

Eylül çok mütevazı davrandı ama gerçekten bir futbolcu gibi kamp geçirdi.

Ciddi bir kondisyon çalışması yaptı, futbolun teknik detaylarını öğrendi.

Hasan hocamızın yönetiminde, çok profesyonel oyuncularla çalıştık.

Her karakter derinleşti ve beyaz perdede hepimizi güzel bir görsel şölen bekliyor.

Biz üretmeye devam ediyoruz.

Türk sinemasını bırakmıyoruz.

Türk sineması gelişmeye devam etmeli.

Biz üzerimize düşeni yapıyoruz, bundan sonrası seyircinindir.

Seyirci beğenirse güzel sonuçlar alacağımıza inanıyoruz" ifadelerini kullandı.

İlgili Sitenin Haberleri