Haber Detayı
Anapet Taşımacılık vagon sayısını 300’ün üzerine, lokomotif sayısını 25’e çıkaracak
Demiryolu yük taşımacılığında 10 yılda 5 milyon tonu aşan akaryakıt sevkiyatı gerçekleştiren Anapet Taşımacılık A.Ş., filosunu ve bakım altyapısını büyütmeye hazırlanırken 2026’da yeni yatırımlarla kapasitesini katlamayı hedeflediğini açıkladı.
Hüseyin GÖKÇE - ANKARA Demiryolu yük taşımacılığı alanında faaliyet göstermek üzere 2015 yılında kurulan Anapet Taşımacılık A.Ş, aradan geçen 10 yıl içerisinde 179’u kendisine ait tehlikeli yük taşımacılığında önemli bir noktaya geldi.
Kuruluşundan bu yana yaklaşık 5 milyon tonun üzerinde akaryakıt taşıyan şirket, öz mal vagon filosunu oluşturarak tehlikeli madde, dökme yük ve konteyner taşımalarında aktif rol aldı.
Demiryolu taşımacılığını yalnızca bir taşıma modu değil, stratejik bir altyapı unsuru olarak ele alan bir operatör konumunda olduklarını belirten Anapet Taşımacılık A.Ş Genel Müdürü Alper Taylan, 91 bin vagon seferi gerçekleştirdiklerini, bunun da 227 bin TIR seferine karşılık geldiği bilgisini verdi.
Anapet’in stratejik vizyonunda, mevzuatla uyumlu olduğu kadar operasyonel sürdürülebilirliği önceleyen bir demiryolu işletmeciliği modeli inşa etmek olduğunu söyleyen Taylan, “Bu doğrultuda büyümeyi yalnızca ciro artışıyla değil; taşıyabildiğimiz yük miktarı, Çevirebildiğimiz vagon sayısı, Operasyonel süreklilik, Emniyet performansı ve Demiryoluna fiilen kazandırılan kapasite gibi somut göstergelerle ölçmekteyiz” dedi. “Hata payının sıfır olduğu bir alan” Akaryakıt ve tehlikeli madde taşımacılığı, hata payının neredeyse sıfır olduğu bir alan olduğuna vurgu yapan Taylan, Anapet Taşımacılık A.Ş. olarak bu sorumluluğu yalnızca mevzuat gereği değil, kurumsal bir duruş ve iş yapma kültürü olarak ele aldıklarını bildirdi.
ECM – 4 fonksiyon sertifikasına sahip, vagon bakımını, kontrolünü ve filo yönetimini kendi bünyelerinde gerçekleştirdiklerini söyleyen Taylan, “Bu yaklaşım bize yalnızca hız değil; standart, süreklilik ve tam kontrol sağlıyor.
Tank vagonlarımızda bakım, kontrol ve emniyet süreçleri “arıza olduktan sonra” değil, arıza oluşmadan önce devreye giren bir anlayışla yürütülüyor.
Sızdırmazlık, vana sistemleri ve yükleme–boşaltma ekipmanları en kritik güvenlik halkaları olarak ele alınıyor ve operasyonun her aşamasında titizlikle takip ediliyor” diye konuştu.
Bu bakış açısını bir üst seviyeye taşımak adına, 2026 yılı içerisinde vagon bakım ve lokomotif bakım atölyelerini devreye almayı planladıklarını belirten Taylan, “Bu yatırımlarla birlikte bakım süreçlerinde dış bağımlılığı daha da azaltan, müdahale sürelerini kısaltan ve emniyet standartlarını sahada birebir uygulayan entegre bir bakım–işletme yapısına geçiyoruz” dedi.
Anapet bünyesinde; Akaryakıt taşımacılığına yönelik 131 adet öz mal sarnıçlı tank vagon, 48 adet SG tipi platform vagon, 50 adet open-top konteyner ve konteyner taşımacılığına uygun ekipman bulunduğu bilgisini veren Taylan, operasyonel esnekliği desteklemek amacıyla TCDD Taşımacılık’tan da 100 adet vagon kiraladıklarını aktardı.
Filonun ana omurgasının tamamen öz sermaye yatırımlarıyla oluşturulduğunu dile getiren Alper Taylan, Demiryolu Tren İşletmecisi sertifikasına da sahip olduklarını bildirdi. 2026’da yeni yatırımlarla kapasite katlayacak 2026 yılı yatırım programından da bahseden Taylan bu kapsamda; 80 adet alttan yüklemeye uygun tank vagon, 52 adet platform vagon yanı sıra 50 olan open-top konteyner sayısını ise 250’ye yükseltmeyi öngördüklerini söyledi.
Lokomotif sayısını ise orta-uzun vadede 25’e çıkarmayı planladıklarını anlatan Taylan, Kırıkkale’de yapacakları yatırımla da; vagon bakım atölyesi, lokomotif bakım atölyesi, akaryakıt depolama alanları, vagon aktarım sahası ve konteyner terminali fonksiyonlarını bir arada barındıracak bir yapı oluşturacaklarını bildirdi. “Dijital Vagon Takibi riskleri oluşmadan yönetiyor” Dijital vagon takibi, bakım planlama ve operasyon izleme sistemleri sayesinde; vagonların işletme döngüsü, bakım periyotları ve saha durumu anlık olarak izlendiğini söyleyen Taylan, “Bu sayede hem operasyonel verimlilik artmakta hem de riskler oluşmadan önce yönetilebilmektedir.
Anapet olarak teknolojiyi yalnızca destekleyici bir unsur değil; operasyonun karar verici ve yönlendirici bir bileşeni olarak konumlandırıyoruz” dedi. “Demiryolu merkezli uçtan uca çözüm” Günümüz lojistik anlayışında müşteriler yalnızca taşıma değil, uçtan uca çözüm talep ettiğinin altını çizen Taylan, “Anapet olarak demiryolunu merkezine alan; karayolu bağlantıları, terminal operasyonları ve saha organizasyonunu entegre eden bir yapı sunuyoruz.
Bu entegrasyonu yalnızca planlama düzeyinde değil, sahada fiilen çalışacak ekipman, altyapı ve operasyon kurgusuyla hayata geçiriyoruz” diye konuştu. “Mobil akaryakıt ünitesi ile risk ve zaman kaybı minimize ediliyor” Tamamı Anapet tarafından geliştirilen ve tümüyle kendi mühendislik ve operasyon ihtiyaçları doğrultusunda mobil akaryakıt ünitesi tasarlandığını ifade eden Taylan, “Mobil akaryakıt ünitesi, sahada yakıt ikmalinin kontrollü, sızdırmaz ve planlı şekilde yapılmasını sağlayarak; ekipmanların terminal dışına çıkma ihtiyacını azaltmakta, operasyon sürekliliğini artırmakta ve ikmal kaynaklı emniyet riskleri ile zaman kayıplarını minimize etmektedir.
Bu yönüyle söz konusu ünite, tamamen Anapet’e ait, sahada test edilmiş ve aktif kullanılan özgün bir projedir” dedi. “Odağımız Orta Koridor” Uluslararası taşımacılıkta odaklarının Türkiye’nin doğal lojistik avantajını güçlendiren Avrupa–Orta Doğu–Asya bağlantıları ve özellikle Orta Koridor olduğunu söyleyen Taylan, bu hatlarda büyümeyi plansız genişleme yerine, operasyonel olarak yönetilebilir ve sürdürülebilir projeler üzerinden kurguladıklarını bildirdi.
En iyi işveren listesinde Anapet’in 2025 yılında Great Place to Work Türkiye – En İyi İşverenler listesinde yer aldığı bilgisini veren Taylan, hem sektörün sürdürülebilir gelişimine katkı sunmayı hem de çalışanlarıyla birlikte uzun vadeli, sağlam ve değer odaklı bir gelecek inşa etmeyi hedeflediklerini aktardı.
Bakan Yerlikaya: Göçmen kaçakçılığına yönelik operasyonlarda 171 kişi yakalandıGündem