Haber Detayı

Salih Müslim, Şam ile görüşmelerin 3 başlıkta tıkandığını söyledi
Dünya artigercek.com
29/01/2026 13:53 (3 saat önce)

Salih Müslim, Şam ile görüşmelerin 3 başlıkta tıkandığını söyledi

PYD başkanlık konseyi üyesi Müslim, Şam ile müzakere sürecinde 'meşru savunma, eğitim sistemi ve kadın haklarını' konusunda tıkandığını söyleyerek, 'Görüşmelerde 'Kadın olgusu olmayacak, kadın birlikleri olmayacak' deniyor. Bunların hepsi kırmızı çizgimizdir' dedi.

Artı Gerçek - Suriye'de Kürtlerin önde gelen siyasi hareketi Demokratik Birlik Partisi'nin (PYD) eski eş genel başkanı ve başkanlık konseyi üyesi Salih Müslim, Şam geçiş hükümetine bağlı güçlerinin Suriye Demokratik Güçleri'ne (SDG) yönelik saldırılarının arkasında, Fransa'nın başkenti Paris'te 5-6 Ocak'ta yapılan toplantının olduğunu söyledi.

Toplantı, Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) arabuluculuğunda Suriye ile İsrail arasında gerçekleştirilmişti.

BBC Türkçe'ye konuşan Müslim, son süreçte yaşananları "Kürtlere karşı komplo" olarak yorumladı, Şam yönetiminin ele geçirdiği hapishanelerdeki IŞİD'lileri serbest bıraktığını söyleyerek "Suriye Afganistan'a dönüşüyor" yorumunu yaptı.

Müslim, ABD'nin son dönemdeki tavrının kendileri açısından "bir dereceye kadar sürpriz" olduğunu söyledi.

Suriye yönetimiyle diyaloğa açık olduklarını kaydeden Müslim, anlaşamamaları durumunda ise "direneceklerini" belirtti.

Müslim, Şam ile müzakere sürecinde en zorlu başlıklar olarak ise "meşru savunma, eğitim sistemi ve kadın haklarını" saydı.

Müslim, SDG ve Şam arasında bir anlaşma olmasına rağmen operasyonların başlamasını eleştirdi, bunlar için "aniden" ve "kalleşçe" ifadelerini kullandı.

Bu süreçte güçlerini Rakka ve Deyrizor'dan çektiklerini belirten Müslim, "Farkına vardık ki bu, ufak bir çatışma değil.

Bu, konsept düzeyinde bir şey.

Burada Rojava'yı yok etme, özerkliği teslim alma ya da bitirme planı olduğunu gördük" dedi.

Müslim, yaşananların arkasında uluslararası bir mutabakat olduğunu söyledi: "Bu sürece uluslararası güçlerin Paris anlaşması start verdi.

Hemen sonra bu Eşrefiye, Şeyh Maksud saldırıları başladı." Paris'teki toplantıdan sonra ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, "Amacımız diyalog ve gerilimi azaltmaktı ve tam da bunu başardık" demişti.

Aynı gün Paris'te bulunan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da toplantıdan sonra Suriyeli mevkidaşı Esad Hasan Şeybani ve Barack'la görüşmüştü.

ABD'yle ilişkilerinin geçmişini değerlendiren Müslim, "Amerikalılar hiçbir zaman bizi korumak için söz vermedi.

Biz de böyle bir şey istemedik.

Bu çıkar meselesiydi, ikimiz de DAEŞ'e (IŞİD) karşı birleştik" dedi.

Müslim ABD'nin son saldırılardaki tavrında ise Türkiye ile ilişkilerinin etkisi olduğu kanısında: "Paris'in sonuçları bizim için bir dereceye kadar sürpriz oldu ve Amerika da tabi bunun ortağıydı.

Oradaydı.

Göz yumuyor.

Amerika herhalde Türkiye'ye karşı durmak istemiyor.

Böyle bir hassas denge var.

Mesela bu sivillerin bu kadar ölmesine karşı susmaları tabii bizi rahatsız ediyor ama Paris'te bulunanların hepsi de sustular." 'İSRAİL İLE ŞARA ANLAŞMA YAPIYOR' İsrail ile "işbirliği durumu yok.

Hiç yok" diyen Müslim, "(Suriye'nin geçici devlet başkanı) Ahmed Şara kalkıp sürekli İsrail'le anlaşma yapıyor.

Türkiye'nin İsrail'le ilişkileri zaten biliniyor.

Hala bilmem kaç milyarlık ticareti var" diyerek kendilerinin bu konuda suçlanmalarını eleştirdi.

Salih Müslim, Rakka ve Derazor gibi bölgelerde SDG'nin varlığına ilişkin ise şunları söyledi: "Biz Rojava'yı DAEŞ'çilerden temizledikten sonra diğer komşu yerlerden; Mümbiç'ten, Rakka'dan, Tabka'dan, Deyrizor'dan patlayıcı yüklü arabalar gelip Kamışlı'da, Kobani'de ve başka yerlerde patlıyordu.

O zaman Mümbiç'ten bir sivil meclis 'Bizi de kurtarın, size yardımcı olacağız' diye Kobani'ye geldi.

Böylece gidip Mümbiç'i kurtardık.

Ondan sonra Tabka'dan da geldiler.

Bu bizim de işimize geldi.

Düşmanlar yerine dostlarımız olsun dedik.

Bizimkiler gitti ve orada da meclisler oluşturuldu.

O bölgenin çocuklarıydı.

Yoksa bizim hiçbir zaman Rakka'yı, Deyrizor'u ele geçireceğiz diye bir amacımız yoktu." Şam'ın 'SDG ateşkesi ihlal ediyor' iddialarına da Müslim şu yanıtı verdi: "Şam'dan gelip de Kürt köylerine saldırmaları göz önündeyken 'Onlar saldırıyor' demek ne demek?

Sosyal medya üzerinde kalkıp katlettiğin insanları, sivilleri gösteriyorsun.

Bundan sonra da kalkıp onları suçlamak biraz ayıp." HAPİSTEN KAÇAN IŞİD'LİLER IŞİD'lilerin hapishaneden kaçması ile ilgili 'her şeyin göz önünde yaşandığını' belirten Müslim, Şam'dan gelen güçlerin IŞİD şüphelilerini serbest bıraktığını söyledi: "Bu, Şaddadi'de oldu.

Zorla girdiler ve bunları serbest bıraktılar.

Göz önündeydi.

Rakka'da da aynı şey oldu.

Tanklarla, toplarla dayandılar.

Bizimkiler direndi.

Ondan sonra çekildiler, onlara teslim ettiler.

Onlar da hepsini serbest bıraktılar." Müslim bu konuda ABD'lileri de eleştirdi: "Şaddadi'deki hapishane ile Amerikalıların karargâhı arasında iki kilometre var.

Kameralarla görüyorlar.

Bizimkiler 'Gelin, bunları bırakacaklar' diye çok yalvardılar, ama hiçbir cevap vermediler.

Kimse kulak asmadı.

Ama Rakka'da hapishaneyi koruyanları çıkarmak için arabuluculuk yaptılar o başka.

Bizimkileri çıkardılar." Müslim bu tutuklular için, "Bunlar bizim için büyük bir yüktü.

Hem bunların korunması, hem beslenmesi, hem de bakılması bizim için büyük bir yüktü.

Biz en azından bundan kurtulduk" yorumunu yaptı.

Müslim, hapishanelerde yaşananların ardından Afganistan yorumu yaptı: "Bunlar DAEŞ'in mentalitesidir.

Aldılar, bıraktılar.

Artık bütün dünya için büyük bir tehlikedir.

Ne yapacaklarını bilmiyoruz.

Artık Suriye, Ortadoğu içinde bir Afganistan'a dönüşüyor.

Buradaki teröristler, eski DAEŞ'çiler, bu yeni DAEŞ'çilerle beraber bütün dünyaya büyük bir tehlike oluşturuyor." 'KÜRTLERİ SDG TEMSİL ETMİYORSA KİM TEMSİL EDİYOR?' Müslim, son sürecin içinde yer aldığını söylediği Türkiye'ye de tepkili: "Biz hiçbir zaman Türkiye'nin düşmanı değiliz, iyi komşu olmak istiyoruz.

Ancak bir türlü anlatamadık bunu." Müslim, Ankara'dan gelen "SDG Kürtleri temsil etmiyor" yorumlarını da eleştirerek "Eğer Suriye'deki Kürtleri SDG temsil etmiyorsa kim ediyor?" dedi. 'SAVUNMA DIŞINDA EĞİTİM VE KADIN KONUSU DA KRİTİK' Şam'la görüşmelerin en fazla hangi başlıklarda tıkandığı sorusunda Müslim, üç temel konuya değindi, 10 Mart anlaşmasındaki sekiz maddeyle ilgili olarak komisyonlar oluşturulması ve bunlar üzerinde çalışılması gerektiğini söyleyen Müslim, Şam yönetimini suçladı: "Bundan kaçındılar.

Savaşı dayattılar.

En sonunda da askeri meseleye öncelik verdiler.

Şimdi bizi savunmasız bırakmak istiyorlar." Müslim, "Ordunun sizin olduğunuz bölgelerdeki tümenlerinin sizden mi oluşmasını istiyorsunuz?" şeklindeki sorusuna ise şu yanıtı verdi: "Doğrudur.

Aleviler meselesini gördünüz, Dürzileri gördünüz.

Bu niye oldu?

Çünkü onların savunma güçleri yoktu.

Gittiler binlerce insanı öldürdüler ve aynı kişiler şimdi bizimle savaşıyor.

Gidip onların eline kimi bırakacaksın?

Kürt kadınlarını mı bırakacaksın?

Süryanileri mi bırakacaksın?

Asurileri mi bırakacaksın?

Ezidileri mi bırakacaksın?" Müslim, ikinci kritik konusunun eğitim olduğunu belirtti: "Eğitim sistemini İslami [yapmak istiyorlar].

İbn Teymiyye'yi koymak istiyorlar.

Bizim üniversiteye kadar eğitim sistemimiz var." 13. ve 14. yüzyılda yaşamış din adamı Takıyyüddin İbn Teymiyye, Selefizmin kurucusu olarak biliniyor.

Müslim, üçüncü olarak da kadın haklarından bahsetti ve ekledi: "Görüşmelerde 'Kadın olgusu olmayacak, kadın birlikleri olmayacak' deniyor.

Bizde eş başkanlık sistemi var.

Bunların hepsini reddediyorlar.

Bunların hepsi kırmızı çizgimizdir.

Bu mentaliteyle nasıl anlaşacaksın?

Ama buna rağmen barış istiyoruz.

Ateşkes olsun, konuşalım.

Arada bir-iki aracı da olsun." Müslim, anlaşmak istediklerini ancak anlaşma olmaması durumunda "direneceklerini" söyledi ve "Bütün Suriye'yi mahvetmek istiyorlar ama biz kurtarabildiğimiz kadar bir şeyleri kurtarmaya çalışıyoruz" diyerek ekledi: "Ya insan gibi anlaşırız ya da artık bu savaş nereye kadar giderse direneceğiz." (DIŞ HABERLER)

İlgili Sitenin Haberleri