Haber Detayı
Dem Parti - Saadet Partisi Görüşmesi... Mahmut Arıkan: "Doğru Bilgiye Ulaşmanın Yolu TBMM'nin Bir Heyet Ol...
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, "Meclis'te oluşturulacak hatta bütün siyasi partilerini kapsayacak bir komisyon başta Kürtlerin yaşadığı kentler olmak üzere Şam yönetimi ile görüşmelidir. Yerinde incelemelidir. Umarım diğer siyasi partiler de bu konuda yapıcı bir tutum içerisinde olurlar ve Meclis'te üyesi bulunan siyasi partiler üyeler vererek orada bir komisyon oluşmasını sağlarlar" dedi. Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan ise "Bu yakın bir zamanda Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin bir heyetinin de gerek Şam yönetimi ile gerek Şam'da yaşayan diğer kökenli halklarla bir araya gelmesini, bir rapor hazırlamasını ve dünya kamuoyuna da doğru bilgilendirme yapması gerekiyor. Hep beraber görüyoruz ki çok farklı kanallardan gelen farklı haberler, farklı bilgiler var. Doğru bilgiye ulaşmanın yolu Türkiye Büyük Millet Meclisimizin bir heyet oluşturarak bölgeye bir an önce gitmesini önerisini söylüyorum" diye konuştu.
(ANKARA) - DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, "Meclis'te oluşturulacak hatta bütün siyasi partilerini kapsayacak bir komisyon başta Kürtlerin yaşadığı kentler olmak üzere Şam yönetimi ile görüşmelidir.
Yerinde incelemelidir.
Umarım diğer siyasi partiler de bu konuda yapıcı bir tutum içerisinde olurlar ve Meclis'te üyesi bulunan siyasi partiler üyeler vererek orada bir komisyon oluşmasını sağlarlar" dedi.
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan ise "Bu yakın bir zamanda Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin bir heyetinin de gerek Şam yönetimi ile gerek Şam'da yaşayan diğer kökenli halklarla bir araya gelmesini, bir rapor hazırlamasını ve dünya kamuoyuna da doğru bilgilendirme yapması gerekiyor.
Hep beraber görüyoruz ki çok farklı kanallardan gelen farklı haberler, farklı bilgiler var.
Doğru bilgiye ulaşmanın yolu Türkiye Büyük Millet Meclisimizin bir heyet oluşturarak bölgeye bir an önce gitmesini önerisini söylüyorum" diye konuştu.DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, Suriye'nin kuzeyine yönelik saldırılar gündemiyle siyasi partiler ve sivil toplum örgütlerine yapacağı ziyaretler kapsamında Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan ile Saadet Partisi Genel Merkezi'nde görüştü.
Görüşmede Arıkan'a; Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kaya, Siyasi İşler Başkanı ve Ankara Milletvekili Mesut Doğan, Ekonomik İşler Başkanı Sabri Tekir ve Samsun Milletvekili Mehmet Kahraman'dan oluşan Saadet Partisi Heyeti eşlik ederken DEM Parti heyetinde ise DEM Parti Grup Başkanvekilleri Gülistan Kılıç Koçyiğit ve Sezai Temelli yer aldı.
Görüşme bir saati aşkın sürdü.Bakırhan: "Suriye yıllardır devam eden tekçi yaklaşımından vazgeçmelidir"Görüşmenin ardından Eş Genel Başkanlar ve Arıkan, ziyarete ilişkin ortak basın açıklaması yaptı.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, çok verimli bir görüşme yaptıklarını belirterek "Biraz Suriye, Rojava bölgesindeki gelişmeler, Türkiye'ye yansımaları, Eş Genel Başkanımızın Kamışlı'da ziyareti ve benim yaklaşık bir hafta 10 gündür bölgedeki yapmış olduğum çalışmalarda ortaya çıkan izlenimlerimizi aktardık, paylaştık.
İyi de oldu.
Suriye yıllardır devam eden tekçi yaklaşımından vazgeçmelidir.
Bu tekçilik Suriye'yi 15 yıllık bir iç savaşa getirdi.
Büyük kayıplar, kıyımlar oldu.
Büyük göçler oldu.
Neredeyse Suriye'nin her karışına acı, gözyaşı düştü, kan ulaştı.
Şimdi o tekçiliği yeniden inşanın tartışıldığı bir süreçte uygulamak çok doğru değil.
Çok gerçekçi değil.
Çok vicdani değil.
Suriye renkli bir mozaiğe sahiptir" dedi.Bugünden sonra atılacak her adımın orada yaşayan bütün hakları ve inançları da kapsayan bir mantıkla yürümesi gerektiğini söyleyen Bakırhan, "Üzülerek belirtmek istiyorum ki Halep saldırısıyla başlayan son olarak Kobani ve Kürt'lerin yaşamış olduğu kentlerin sınırına kadar dayanan ateşkese rağmen de hala devam eden tek taraflı çatışmalar var.
Bunlar bizi, ülke halkını, Kürt kardeşlerimizi kaygılandırıyor.
Bizler orada Kürtlerin ve Arapların çatışmasını istemiyoruz.
Orada Kürt zeminiyle yapılan görüşmelerde Kürtler de bir çatışma istemiyor.
İç savaştan çıkmış bir ülkenin yeniden inşa edilmesini, demokratik bir zemine kavuşmasını istiyorlar.
Başta DEM Parti, Saadet Partisi ve diğer siyasi partilere de düşen Suriye inşa edilirken Suriye'nin kapsayıcı bir yaklaşıma sahip olmasını savunmaktır.
Maalesef bu kapsayıcılığı şimdilik göremiyoruz" ifadelerini kullandı."Umarım Meclis'te üyesi bulunan siyasi partiler üyeler vererek bir komisyon oluşmasını sağlarlar"Bakırhan, bir an önce Türkiye'nin Mürşitpınar sınır kapısını açması gerektiğine dikkati çekerek şunları kaydetti: "Burada başta sivil toplum örgütlerinin ve partimizin başlattığı yardımların o kapıdan Kobani'lere ulaşması gerekmektedir.
Sadece Mürşitpınar kapısı açılmamalı.
Aynı zamanda Kobani'nin diğer Kürtler ile bağlantısını sağlayacak bir kanal da oluşturulmalıdır.
Kobani orada yalnız başına öyle mi kalacak?
Dolayısıyla bunun için başta iktidar olmak üzere yöneticiler de önlemler almalı.
Elinden geleni yapmalıdır.
Bu konuda büyük bir beklenti de var.
Günlerdir bölgedeyim.
İnsanlar sorguluyor, 'Bu nasıl bir kardeşlik?
Böyle mi olur kardeşlik?
Dünyanın dört bir tarafına yardım konvoyları gönderirken, sorun hemen yanı başımızdaki Kürtlerin olunca niye iktidarımız sessiz?
Niye bir şey yapmıyor?
Niye gerekeni yapmıyor?
Niye elindeki yetkileri kullanarak kapıyı açmıyor?
Suriye üzerinde bu kadar etkisi yetkisi olan bir devlet niye Kürtlerin bu kaosu, krizi insanlık dramını yaşamasına göz yumuyor' diyorlar.
Dolayısıyla bir önce bu kapılar açılmalı, ateşkesin uzatılması sağlanmalı, başta Kürtler olmak üzere orada yaşayan bütün vakıfların ve inançların demokratik hak ve hukuklarına kavuşacakları, eşit yurttaş olacakları bir Suriye'nin inşa edilmesine hep birlikte katkı sunmamız gerekiyor.Sayın Genel Başkan Mahmut Arıkan'ın dün söylediklerini gibi çok önemsiyoruz, çok değerlidir.
Saadet Partisi zaten başından beri bu konuda yapıcı, çatışmadan ve gerginliklerden uzak bir perspektifle soruna yaklaştı.
Teşekkür ediyorum tabanımız adına.
Saadet Partisi'ne de yakışan budur.
Saadet Partisi'ne yakışan rahmetli Necmettin Erbakan, 'bu coğrafya ne kadar Türk varsa, coğrafya ne kadar Türklerinse o kadar bu coğrafyada yaşayan bütün ırkların, Kürtlerindir de' demişti.
Bu perspektifte ötekileştirme yok.
Bu perspektifte Kürtler ümmetin yetim evladıdır gibi bir yaklaşım yok.
Kapsayıcı bir perspektif var.
Saadet Partisi başından beri kurucu rahmetli genel başkanlarının dediği bir yol yürüyor.
Bu önemlidir, değerlidir.
Sayın Başkanımızın da söylediği gibi bizce de Meclis'te oluşturulacak hatta bütün siyasi partilerini kapsayacak bir komisyon başta Kürtlerin yaşadığı kentler olmak üzere Şam yönetimi ile görüşmelidir.
Yerinde incelemelidir.
Biz tek taraflı algılarla oluşturulan bir Suriye hakkında konuşamayız, bir çözüm yolu bulamayız.
Biz katılıyoruz, destekliyoruz.
Umarım diğer siyasi partiler de bu konuda yapıcı bir tutum içerisinde olurlar ve Meclis'te üyesi bulunan siyasi partiler üyeler vererek orada bir komisyon oluşmasını sağlarlar."Arıkan: "Suriye'de Arap'ın ne kadar hakkı varsa Kürt'ün de diğer etnik kökenli insanların da hakkı var"Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan da çok önemli ve sıkıntılı bir sürecin olduğunu söyleyerek "Bugüne kadar Saadet Partisi her zaman işin yapıcı tarafında yer aldı.
Sorunları üzerinden oy devşirmek, sorunları istismar etmek, kısa vadeli çözümler yerine uzun vadeli çözümler üretme gayreti içerisinde oldu.
Hep söyledik bizim Türkiye'mizdeki Türk'ün ne kadar hakkı varsa Kürt'ün de, diğer etnik kökenli insanların da hakkı olduğunu biz her zaman savunuyoruz.
Aynı şekilde komşu ülke Suriye'de Arap'ın ne kadar hakkı varsa Kürt'ün de diğer etnik kökenli insanların da haklarının olduğunu her zaman ifade ediyoruz" dedi."TBMM'nin bir heyeti Şam yönetimi ile gerek Şam'da yaşayan diğer köken milletlerle halklarla bir araya gelmeli"Suriye'nin çok kısa bir şekilde toparlanarak bütün etnik kökenli insanlara eşit hak dağılımını yapabilmesi gerektiğine değinen Arıkan, şöyle konuştu: "DEM Parti'nin kıymetli heyetinin daha önce bir teklifi vardı.
Türkiye'nin Suriye'de garantör ülke olmasını teklif etmişti.
Bu teklifi de biz önemsiyoruz ve Türkiye'nin bu noktada Suriye'deki bütün halkların mağdur olmayacak bir düzene, yeni anayasa yapılana kadar garantörlük görevini üstlenmesini de önemsiyoruz.
Bu yakın bir zamanda Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin bir heyetinin de gerek Şam yönetimi ile gerek Şam'da yaşayan diğer kökenli halklarla bir araya gelmesini, bir rapor hazırlamasını ve dünya kamuoyuna da doğru bilgilendirme yapması gerekiyor.
Hep beraber görüyoruz ki çok farklı kanallardan gelen farklı haberler, farklı bilgiler var.
Doğru bilgiye ulaşmanın yolu Türkiye Büyük Millet Meclisimizin bir heyet oluşturarak bölgeye bir an önce gitmesini önerisini söylüyorum.
İran'a böyle büyük bir savaş hazırlığı olduğu bir süreçte Türkiye'nin de komşularıyla hem yakın diyalog hem de adil bir işleyişi temin etmede daha fazla inisiyatif daha fazla rol almasını önemsiyoruz.
İnsani yardım koridoru meselesi var.
Nasıl ki biz millet olarak, ülke olarak Gazze'de yaşanan hadiselerle en güzel dayanışmayı sağladık.
Gazze'ye insanın yardım koridoru açılmasıyla alakalı olağanüstü çalışmalar yaptık.
Aynı şey Suriye'deki bütün mağdur insanlara yardımın ulaştırılmasıyla alakalı yardımların en hızlı bir şekilde ulaşacağı mesafelerin de bir an önce sağlıklı bir iletişim kanalı olarak açılmasını önemsediğimizi ifade etmek istiyorum."