Haber Detayı
'Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü' Davasında Üçüncü Gün: 7 Sanık Daha Savunma Yaptı
5'i tutuklu CHP'li 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu toplam 200 kişinin yargılandığı 'Aziz İhsan Aktaş suç örgütü' davasının ilk duruşmasında 3'üncü gün sona erdi. Bugün Beltaş A.Ş., Avcılar ve Esenyurt Belediyesi’nden tutuklu isimlerin savunmaları alındı. Duruşmaya yarın saat 10.00'da devam edilmek üzere ara verildi.
'Aziz İhsan Aktaş suç örgütü' soruşturması kapsamında, 5'i tutuklu CHP'li 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu toplam 33'ü tutuklu 200 sanığın yargılanmasının üçüncü günü tamamlandı.İstanbul 1.
Ağır Ceza Mahkemesi'nin kapasitesinin yetersiz olması nedeniyle, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısında bulunan 1 numaralı salonda görülen duruşmada, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat ile başka tutuklu sanıklar, tutuksuz sanıklar ile tarafların avukatları hazır bulundu.BELTAŞ SAVUNMASIBeşiktaş Belediyesi iştiraki Beltaş'ın Yönetim Kurulu Başkanı Önder Gedik savunmasında, şunları söyledi:"Ben, Beltaş Yönetim Kurulu Başkanı iken gözaltına alındım ve akabinde tutuklandım.
Beltaş Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine 7 Mayıs 2024 tarihinde atandım.
Bu görevden önce ise son iki dönemde Beşiktaş Belediyesi CHP Meclis Üyesi olarak görev yapmaktaydım.
Hakkımda tutuklamaya ve isnatlara gerekçe olarak gösterilen hususun, Beltaş'a ait bir hastane binasının satışı olduğu anlaşılmaktadır.
Bu satış işlemlerinden dolayı herhangi bir maddi ya da manevi menfaat elde etmem söz konusu değildir.
Nitekim hakkımdaki suçlamalarda, tarafıma yöneltilmiş somut ve açık bir menfaat teminine ya da kişisel kazanca ilişkin herhangi bir iddia da bulunulmamaktadır.
Buna rağmen, hastane satışına ilişkin olarak tarafımca gerçekleştirilmiş ya da dahil olduğum herhangi bir usulsüzlük bulunduğu yönündeki iddiaları kesin bir dille reddediyorum.
Söz konusu satış işlemi hukuka ve kamu yararına uygun olarak gerçekleştirilmiş olup, Beltaş'ın Beşiktaş Belediyesi'ne olan borçlarının ödenmesi amacıyla yapılmıştır. 2021 yılı Haziran ayında belediyede mali işlerden sorumlu başkan yardımcısı tarafından belediyeye çağrıldım.
Yapılan görüşmede, belediyenin Beltaş'a daha önce tahsis etmiş olduğu taşınmazların aynı sermaye olarak kabul edilemeyeceği, geriye dönük olarak kira işletilse dahi Beltaş'ın bu borcu ödeme gücünün bulunmadığı, bu nedenle Beltaş'a ait bazı taşınmazların, özellikle de söz konusu hastane binasının satılması gerektiği tarafıma ifade edilmiştir.'RIZA AKPOLAT, BU SATIŞTAN BİLGİSİ OLDUĞUNU İFADE ETTİ'Ozan İş, Beşiktaş'taki taşınmazın Rıza Akpolat'ın bilgisi dahilinde satışının yapılması gerektiğini söyledi.
Bu konuşmanın ardından Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ı aradım.
Kendisi bu satıştan bilgisinin olduğunu ifade etti.
Satış işlemi tamamlandıktan sonra gerekli bilgilendirmelerin kendisi tarafından yapılacağını da söyledi.
Satış sürecini Ozan İş ve Mustafa Mutlu yönetmiştir.
Mustafa Mutlu, satış işlemi için ihale zorunluluğu olmadığını, ancak sürecin daha şeffaf olması amacıyla satışın ihale yoluyla yapılmasının uygun olacağını ifade etmiştir.
Bu nedenle satış işlemi ihale ile gerçekleştirilmiştir.
Satış sürecinde Beltaş Yönetim Kurulu kararı bulunmadığına dair iddiaları reddediyorum.
Söz konusu kararlar satıştan önce alınmıştır.
Yönetim kurulu üyelerince karar alınmış ve imzalanmıştır. 3 Temmuz tarihli yönetim kurulu kararının 8 Temmuz'da noter tasdikinden geçmiş olmasına rağmen, 4 ve 5 Temmuz tarihli kararların noter onaylı olmaması savcılık tarafından şüpheli bulunmuştur.
Bu sebeple söz konusu karar noter tasdikinden geçirilmiştir.
Söz konusu yönetim kurulu kararları yönetim kurulu üyeleri tarafından alınmış ve bizzat imzalanmıştır.
Ben yönetim kurulu kararlarını Beltaş binasında imzaladım.
Bu belgelerin başka bir yerde imzalanması, sonradan doldurulması ya da geriye dönük olarak oluşturulması söz konusu değildir.
Savcılığın noter tasdiki olmadığı iddiası üzerinden sahtecilik yapıldığı yönündeki suçlamayı kabul etmiyorum.
Ben, yönetim kurulu başkanı olarak devri gerçekleştirdim.
Aziz İhsan Aktaş'ı satış günü tanıdım.
Satıştan elde edilen 70 milyon lira maaş ödemeleri için Beşiktaş Belediyesi'ne gönderilmiştir.
Geri kalan yaklaşık 400 milyon lira ise Beltaş'ın borçlarına mahsuben belediye hesaplarına aktarılmıştır.
Savcılık tarafından yaptırılan kıymet takdirinde, satışın normal piyasa değerinin üzerinde yapıldığı tespit edilmiştir.
Herhangi bir haksız menfaat elde edilmemiştir.
Beltaş Yönetim Kurulu Başkanı olduğum dönemde kamu yararına hareket ettim."ÇELİŞKİLİ İFADELER SORULDUMahkeme Başkanının, “İlk ifadenizde Rıza Akpolat'ın bilgisi yok dediniz, ancak 1 Temmuz tarihli ifadenizde Rıza Akpolat'ın haberi olduğunu söylediniz.
Hangisi doğrudur?" sorusu üzerine Gedik, 1 Temmuz tarihli ifadesinin doğru olduğunu beyan etti.Mahkeme Başkanının, “Satılan taşınmazın hastane yapılamayacağına dair tapuda bir şerh bulunduğunu satıştan önce biliyor muydunuz?" sorusu üzerine Gedik, bu durumdan haberinin olmadığını söyledi.UTKU CANER ÇAYKARA'DAN İLK SAVUNMA Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara mahkemede ilk kez savunma yaptı.
Çaykara savunmasında, şunları kaydetti:"Savcılıkta, 11 Mayıs 2025 tarihinde Aziz İhsan Aktaş tarafından verilen, adımın ve seçim kampanyamın geçtiği etkin pişmanlık ifadesi bana sorulmuştur.
İfade şu şekildedir, huzurunuzda aynen okumak isterim: “Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Alican Abacı, kardeşlerim ve akrabalarımdan Beşiktaş Belediyesi'ndeki birikmiş hak ediş ödemelerini alabilmeleri karşılığında, Cumhuriyet Halk Partisi Avcılar Belediye Başkan Adayı Utku Caner Çaykara'nın seçim çalışmalarında kullanılması için para ve araç talep etmiştir." Ben de hem emniyet ifademde hem de savcılık sorgumda, seçime yalnızca 39 gün gibi çok kısa bir süre kala adaylığımın açıklandığını, yerel seçim süreçlerinin adaylar açısından son derece yoğun ve yıpratıcı geçtiğini, yerel seçim kampanyalarının yüzlerce, hatta binlerce partilinin ve vatandaşın dahil olduğu geniş organizasyonlara dönüştüğünü, gece gündüz saha çalışmaları yürüttüğümüzü, adeta bu süreçte sağlığımı dahi kaybedecek noktaya geldiğimi ve seçimi bıçak sırtında götürdüğümüzü, kazanıp kazanamayacağımızın dahi belli olmadığı bir dönemde böyle bir konuya ilişkin herhangi bir bilgim ya da dahlim olmadığını açıkça ifade ettim.
Tüm bu beyanlarıma rağmen, kanunen işleyemeyeceğim bir suçtan, olay tarihinde kamu görevlisi olmamama rağmen, başka bir belediyeye ait hak edişlerle ilgili olarak hukuka aykırı şekilde tutuklanarak Silivri Cezaevi'ne gönderildim."'BELEDİYE BAŞKANININ HİÇBİR ZAMAN İMZA YETKİSİ OLMADI'Savunmasına devam eden Çaykara, şunları söyledi."Aziz İhsan Aktaş'a neden ihalelere dair tek bir soru dahi sorulmadı?
Öyle ki ifade neticesinde icbar suretiyle irtikap kanaatine varıldı.
Beşiktaş Belediyesi diye etkin pişmanlık ifadesi tamamen değiştirilerek Avcılar Belediyesi ihalesiyle ilgili ileriye dönük bir rüşvet ilişkisi kuruluyor.
Bir önceki belediye başkanımız tarafından düzenlenen imza yönergesinde de görüleceği üzere, 21 Şubat 2021 tarihinde önceki dönem belediye başkanı tarafından imza yönergesinde güncellemeler yapılmış ve ihale yetkilisinin imza yetkisi müdürlüklere devredilmiştir.
İhale bundan önceki süreçlerde de incelendiğinde, ihale yetkisi ve imza yetkisinin başkan yardımcılarında olduğu açıkça görülecektir.
Yani hiçbir zaman belediye başkanının ihalelerde imza yetkisi bulunmamaktadır.
İhale dosyalarına baktığımızda durum son derece açıktır.
Her iki ihale dosyasında da ihale komisyon üyelerine baktığınızda, her iki ihalenin ihale komisyonlarının farklı kişilerden oluştuğu görülecektir.
Türkiye genelinde ihale kırılım ortalaması yüzde 9 civarındayken, söz konusu ihale yüzde 13 kırılımla gerçekleştirilmiştir.
Bu yüzde 13'lük kırılım yaklaşık 12,5 milyon liraya tekabül etmektedir.
Tek kuruş kamu zararı oluşmamış, firma lehine herhangi bir menfaat sağlanmamış, iş eksiksiz şekilde yerine getirilmiştir.
Sunduğum evrakta da görüleceği üzere, firmaya kesilmiş büyük ölçekli bir ceza bulunmaktadır.
Bu ceza 1 milyon 300 bin liradır.
Bu ceza yalnızca kestiğimiz cezalardan biridir ve en büyük ölçekli olanıdır.
Hiçbir denetime tabi olmayan bu süreçte dahi, sözde lehine fesat karıştırıldığı iddia edilen firmaya en ufak bir taviz verilmemiş; iddia edilen rüşvet miktarının yaklaşık dörtte biri kadar bir tutar, tek kalemde ceza olarak kesilmiştir." YARIN DEVAM EDECEKÜçüncü gününde 7 sanığın savunma yaptığı duruşmaya yarın saat 10.00'da devam edilmek üzere ara verildi.