Haber Detayı

Kıyameti İsteyenler
Güneş batum aydinlik.com.tr
29/01/2026 19:55 (1 saat önce)

Kıyameti İsteyenler

Kıyameti İsteyenler

Ne de güzel söylerdi  Cem Karaca.

Bindik bir alâmete gidiyoruz kıyamete.

Bilinmezliklerle dolu, tehlikeli, sonu hayırlı olmayacak bir durumun özetidir bu ifade.

Güzel yurdumun kadim kültürünün bir bilgeliği olarak.

Tam da böyle günler yaşanıyor dünyamızda.

Ülkeler askeri güçlerini arttırıyor, sığınaklar yapıyor, teknolojik silahlardan bahsediliyor.

Denizler savaş gemileriyle doluyor, bazıları da burnumuzun dibine kadar gelmiş durumda.

Kısacası çok yönlü, çok katmanlı bir hibrit savaş yaşanırken ülkelerin istihbarat örgütleri de hiç boş durmuyor.

Kendini dünyanın kovboyu ilan edip, güç bende diyen Amerika Birleşik Devletleri Venezuela’nın seçilmiş Devlet Başkanını dünyaya göstere göstere kaçırıyorsa bunda devşirdiği insanların ve uzun yıllardır yürüttüğü toplum mühendisliğinin de etkisi var.

Emperyalizm böyledir işte.

Ülkelere salt insan faktörüyle sızmakla kalmıyor medya ve dijital dünya eliyle de istediği gibi yönlendirip yönetmeye çalışıyor, çoğu kez de başarıyor.

Dünyanın en ünlü, anlı şanlı popüler üniversitelerinin kimi psikiyatri bölümlerinden profesörler, tarihçiler, stratejistler, kimi din adamları.

Aralarında sporcular, gezginler, gazeteciler, astrologlar da dahil olmak üzere aklınıza gelecek her meslekten insanı topluyor, ülke ülke masalar kurup araştırma ve gözlemlerle dijital dünyayı da organize ediyor.

Gelenek, görenek ve değerleri yozlaştırıp, aile yapısını da çökertmeye çalışıyor ki; her türlü kaos planını kolayca devreye sokabilsin!

Kardeşi kardeşe kırdırsın.

ALGORİTMALAR Algoritmalar ellerinde nasılsa.

Bir bakıyorsunuz kerameti kendinden menkul sözde ünlüleri rol model sunuyorlar gençlere.

Bir bakıyorsunuz güzellik  yönlendirmeleri yapıyorlar.

Kimi kez güya kadın hakları kimi kez özgürlük söylemleri.

Bunlar yetmez gibi bir de ana akım medya.

Çeşit çeşit entrikanın öğretildiği, kötülüğün bir zeka gibi sunulduğu, her türlü sapkın ilişkilerin anlatıldığı, şiddetin, hiddetin bolca olduğu diziler en ağır, en acımasız cinayet haberleri! hem de sabah, öğle akşam.

Günün her saati.

Oysa çoluk çocuk herkes seyredebiliyor.

DUY SESİMİZİ RTÜK Sadece medya mı?

Ruhsatsız kreş işletiyor bir belediye,  kim bilir kimin torpillisi diye işe alınmış sözde bir öğretmen darp etmiş, istismar etmiş bazı çocukları.

Aileler perişan, çocuklar travmayı nasıl atlatır bilinmez.

Ama bir bakıyorsunuz CHP’li bir vekil.

Sorsanız partisini korumak içindir, sanki olmamış gibi göstermek istiyor ama çocuğun, ailenin mahremiyetini hiçe sayarak paylaşımlar yapıyor.

Dijital çağdayız, masum bir çocuğun aleyhine silinmeyecek izlere sebep olabiliyor.

Acaba vicdanı hiç mi sızlamayacak?

Kabul edilemez bir olayı bile siyasete alet ettiği için.

Peki bir ceza alır mı?

Hayır tabii !

Milletvekili dokunulmazlığı var nasılsa.

Oysa göremezsiniz hiç bir gelişmiş ülkede böyle sınırsız bir dokunulmazlığı.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı takip ediyormuş süreci.

Sayın Bakanımız Mahinur Özdemir Göktaş’a soralım bakalım, o Batıyı bizden iyi bilir.

Avrupa’nın herhangi bir ülkesinde ruhsatsız kreş açabilir miydi bir kurum ya da bir şirket?

Hele de bir belediye?

Çocuk demek, genç demek bir ülkenin geleceği demek değil midir?

O halde daha iyi korumamız gerekmez mi?

Halen anlamadık mı?

Düşmanın her yönden saldırdığı bir savaşın içindeyken biz mecburuz bir seferberliğe, geleceğimizdir çocuklar ve geleceğimizdir gençler diye.

İlgili Sitenin Haberleri