Haber Detayı
Spor ekonomisi yol ayrımında
Hızlı ve istikralı bir büyüme potansiyeli ama bir yandan da bunu tehdit eden riskler… 2,3 trilyon dolarlık küresel spor ekonomisinin 2050 yılına kadar önünde bulunan fırsatları ve tehditleri Dünya Ekonomik Forumu “Halk ve Gezegen İçin Spor Raporu” ortaya koyuyor.
Küresel çapta büyük spor etkinlikleri, macera turizmi, spor malzemeleri ve ekipmanlarını satışını ve aktif yaşam tarzlarını destekleyen, hızla büyüyen, trilyonlarca dolarlık bir ekosistem.
İsviçre’nin Davos kentinde düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) Genel Müdürü Sebastien Buckup, “Halk ve Gezegen İçin Spor Raporu”nda dünya spor ekonomisini böyle tarif ediyor.
Gerçekten de rapor, spor ekonomisini her zaman gözümüzün önündeki profesyonel spordan çok daha geniş tanımlıyor.
Böylece ortaya 2025 yılı rakamlarıyla 2,3 trilyon dolarlık dev bir ekonomi çıkıyor.Bu 2,3 trilyon dolarlık küresel spor ekonomisi dört çekirdek sektör üzerine kurulu: Profesyonel veya elit spor, katılım sporu veya aktiviteleri, spor malzemesi ve ürünleri ile spor turizmi.
Bir de bu çekirdek sektörlerin etrafına örülmüş bağlantılı sektörler ile geniş ekosistem paydaşları söz konusu.
Zaten 2,3 trilyon dolarlık mevcut spor ekonomisinin 2 trilyon dolarlık kısmını dört çekirdek sektör temin ediyor.Ancak, profesyonel spor en göz önünde olan sektör olmasına ve tüm dünyada takip edilmesine karşın en düşük paya sahip sektör.
Rapora göre profesyonel sporun 140 milyar dolarlık bir ekonomisi var.
Buna karşılık spor turizminin hacmi 672 milyar dolar, spor malzemeleri sektörünün hacmi 614 milyar dolar.
Katılım sporunun 2025 yılındaki hacmi 560 milyar dolar olarak hesaplanmış.Yayıncılık ve dijital platformlar, video oyunları, beslenme, giyilebilir ve teknolojik ürünler ile diğer spor hizmetleri bağlantılı sektörler kapsamında değerlendirilmiş.
Bu beş yan sektörün de toplam 300 milyar dolarlık bir ekonomisi var.2030’da 3,7 trilyon dolar Yine rapora göre bu geniş tanımlı küresel spor ekonomisi büyük bir hızla büyümeye devam ediyor.
Hatta bundan sonraki beş yılda büyüme hızı artacak. 2016’da 1,3 trilyon dolarlık küresel spor ekonomisi 2025’te 2,3 trilyon dolara ulaştı bile.
Bundan sonraki beş yılda da yılda ortalama yüzde 10’luk artışla 2030’da spor ekonomisinin büyüklüğünün 3,7 trilyon dolara ulaşması bekleniyor.Spor turizmine talep artıyor Rapora göre bu hızlı büyümenin sırrı çekirdek sektörler ve bağlı sektörler arasındaki dinamik etkileşimde yatıyor.
Bu sektörlerin birindeki büyüme ve yenilik hemen komşu ve bağlı sektörlere de tesir ediyor.
Mesela küresel spor etkinlikleri spor turizmine talebi artırıyor.
Öyle ki spor turizmi en hızlı büyüyen çekirdek sektör olma niteliğini 2030’a kadar koruyacak.Keza spor turizmi ve kitle sporu büyüdüğünde bunun hemen spor malzemesi ve ekipmanları satışına olumlu yansıması oluyor.
Medyanın ilgisi ve dijital teknolojiler, izleyici kitlesini büyütüyor ve spor etkinlikleri için yeni gelir akışları yaratıyor.
Kısacası küresel spor ekonomisinin kendi içinde bir döngü söz konusu.
Bu döngü ciddi bir kesintiye uğramadan devam ederse küresel spor ekonomisinin 2050’deki büyüklüğü de tam 8,8 trilyon dolara ulaşacak.Bu geniş tanımlı spor ekonomisi aynı zamanda ülke ekonomilerine ve istihdama da ciddi katkı sağlıyor.
Avrupa, Doğu Asya ve Kuzey Amerika’daki gelişmiş ve olgun spor pazarına sahip ülkelerde sporun GSYİH’deki payı yüzde 2’nin üzerine çıkabiliyor.
Hatta Almanya’da bu pay yüzde 3,9.
Bununla beraber spor sektörlerinin istihdamdaki ABD ve Almanya örneklerindeki gibi yüzde 4-5 seviyesini bulabiliyor.Tehditler dünyası Ancak, her alanda olduğu gibi küresel sporda da tablo pespembe değil.
Çünkü iki büyük risk orta ve uzun vadede spor ekonomisinin büyümesini tehdit ediyor: Bunlar sağlık ve çevre.
Biraz daha açarsak fiziksel hareketsizlik ve küresel iklim değişikliği.
Bu iki tehdide karşı önlem alınmadığı takdirde başta kitle sporu ve spor turizmi olmak üzere tüm çekirdek ve bağlı sektörlere menfi tesir edecek.
Öyle ki, 2030’a kadar 517 milyar dolarlık, 2050’ye kadar da 1,6 milyar dolarlık gelir risk altında.Raporda, bu tehditlerle baş edebilmek ve sektörün dayanıklılığını artırmak için üç ana stratejik yol öneriliyor:1) Kaynak yönetimine öncülük etmek: Su yönetimi, döngüsel iş modelleri ve spor etkinliklerini sürdürülebilir malzemeler için test alanları olarak kullanmak.2) Sporu şehirlerin merkezine yerleştirmek: Kentsel tasarımı fiziksel aktiviteyi teşvik edecek şekilde yapmak ve yeşil/ mavi alanları spor varlıklarına dönüştürmek.3) Amaca Yönelik Sermaye Akışını Hızlandırmak: Kamu-özel-hayırseverlik ortaklıklarını güçlendirmek ve sosyal/çevresel sonuçları hızlandıran sponsorluk modellerini devreye sokmak.Spor Diplomasisi Uzmanı Prof.
Dr.
Cem Çetin: Fiziksel hareketsizlik spora en büyük tehdit “Türkiye’deki spor ortamına ve spor ekonomisine bakınca birkaç büyük risk unsuru görüyorum.
Bunlardan birisi elbette değişen iklim koşulları.
Son dönemde bazı gran fondo bisiklet yarışlarını ve dağ koşularını yerinde takip ettim.
Mesela Rize'deki ultra trail yarışı öncesinde sel ve toprak kayması oldu.
Bu sebeple etaplar kısaltıldı.
İklim koşulları bu kadar kötüleşirse bu yarışların sağlıklı ortamlarda yapılamaz.Bir diğer risk faktörü de şu: Uluslararası çatışmalar dönemindeyiz ve bunlar spor turnuvalarını tehdit ediyor.
Mesela Rusya uluslararası turnuvalara katılamıyor.
Bu durum başka ülkeler için de söz konusu olabilir.
Çatışmanın yaşanan ülke dışına çıkmak ayrı bir problem.
Yakında İran bu duruma gelebilir.
Bu durumda Türkiye’nin ev sahibi olduğu bir spor turnuvasına birçok ülkenin katılamaması söz konusu olabilir.Son olarak bence bu video oyun bağımlılığı bence en büyük risklerden biri.
Türkiye Avrupa’da en genç nüfusa sahip ülke.
Ama bu gençler hareketli ve aktif bir yaşama ne kadar hazır?
Bu gençlere ve çocuklara bedensel aktiviteye dayalı etkinlikler sunmamız gerekiyor.
Fiziksel hareketsizliği spora en büyük tehdit olarak görüyorum.”