Haber Detayı
CHP, Meclis’te 8 yıl önce hazırlanan uyuşturucu raporunda uyarmış: ‘Sebep yozlaşma, işsizlik, karamsarlık’
CHP, uyuşturucuyla mücadele için Meclis’te kurulan komisyonun 2018’de paylaştığı rapora verdiği görüşte; Türkiye’nin uyuşturucu için hedef ülke haline geldiğini, bunun da toplumsal yozlaşma, işsizlik, gelir adaletsizliği, karamsarlık gibi sebeplerden olduğunu belirtti. Uyuşturucuyla mücadelede için adli ve mali süreçlerin birlikte yürütülmesi gerektiğini vurgulayan CHP’nin “Bu başarılamadığında arzla mücadele sokak satıcıları ile torbacılar arasına sıkışan bir kısır döngüde kalacaktır” uyarısını yaptığı görüldü.
Türkiye’nin bugün çok konuştuğu uyuşturucu bağımlılığı sorunuyla ilgili bundan 9 yıl önce Meclis’te kurulan komisyon, Mayıs 2018’de çözüm önerilerini içeren raporunu kamuoyu ile paylaştı.
CHP’nin rapora verdiği ek görüşteki ifadeler dikkat çekti.
Buna göre; CHP bundan yıllar önce verdiği görüşte Türkiye’nin artık uyuşturucu için hedef ülke konumuna geldiğini belirtti.
Bu kapsamda görüşte “Türkiye’nin hedef ülke haline gelmesinin başlıca nedenleri işsizlik, gelir adaletsizliği, gençleri karamsarlığa sürükleyen gelecek kaygıları, toplumsal yozlaşma ve aile kurumunun geleneksel yapısının bozulması, izlenen hatalı dış politika nedeniyle komşularımızda yaşanan istikrarsızlıklar ve bu istikrarsızlığın beslediği göç olgusu.
Dolayısıyla uyuşturucu ile mücadele için ne kadar güçlü bir mekanizma kurulursa kurulsun, işaret ettiğimiz temel sorunlar çözüme kavuşturulmadıkça uyuşturucu tehdidi ortadan kalkmayacak, yürütülen mücadelenin başarısı subjektif bir değerlendirme olacak” denildi. ‘ADLİ VE MALİ SÜREÇ BİRLİKTE GİTMELİ’ İktidar bugün uyuşturcuyla mücadeleyi yapılan operasyonların sayısı üzerinden anlatırken, CHP 8 yıl önce rapora düştüğü notta “Yakalama miktarları üzerinden yapılan başarı değerlendirmesi subjektiftir.
Türkiye iki yönlü uyuşturucu trafiğinde transit geçiş noktasıdır.
Uyuşturucu ülke içindeki kullanıcılara ulaşabiliyor ya da ülkemizi boydan boya kat ettikten sonra hedef ülkeye ulaştırılmak üzere yine sınırlarımızdan çıkış yapabilmektedir” dedi.
Uyuşturcuyla mücadele için adli ve mali süreçlerin birlikte yürütülmesi gerektiği vurgulanan görüşte “Soruşturmaların suç hiyerarşisinin daha üstünde yer alan kişi ve organizasyonları hedefleyen bir yere kaydırılması gerekmektedir.
Bu başarılamadığında arzla mücadele sokak satıcıları ile torbacılar arasına sıkışan bir kısır döngüde kalacaktır” uyarısı yer aldı.
TARİKAT VE CEMAATLERE KARŞI UYARI Öte yandan; CHP’nin görüşünde STK görünümüyle uyuşturucuyla mücadele ediyor gibi gözüken yapıların tehlikesine de dikkat çekildi.
Bu yapıların manevi değerleri sömürerek yeni bir bağımlılık yaratmaya çalıştığı belirtilen görüşte “Bunu yaparken Avrupa ülkelerinde devlet ile koordineli bir şekilde yürütülen, merkezinde kiliselerin olduğu bir modelin benzerini ülkemize uyarlamaya çalıştıkları gözlemlenmekterdir.
Bu modelle bağımlıların maddeden arınarak, bağımlılığın başka bir türüne, tarikat-cemaatlere bağımlı kişilere dönüştürülmek istendiği, bunun da ülkemiz için daha tehlikeli bir boyuta evrilme riski taşıdığını kıymetlendiriyoruz” denildi.