Haber Detayı
İstanbul'da dünyaya iz bırakan mücevherler tasarlıyor
50 yıldan fazla süredir değerli taşlar ve metallerle mücevher tasarlayan Avedis Kendir, mesleğinin inceliklerini, usta-çırak ilişkisini ve modern zamanların getirdiği zorlukları paylaştı. Kendir, Türkiye'nin kültürel zenginliğinin tasarımlarına ilham kaynağı olduğunu belirtti.
İstanbul'da 50 yılı aşkın süredir değerli taşlara ve metallere şekil veren Avedis Kendir, dünyanın birçok yerinde rağbet gören mücevherler tasarlıyor.İngiltere Kraliçesi II.
Elizabeth başta olmak üzere dünyada birçok ünlü isme mücevher yapan Kendir'in atölyesi, 1970'li yıllarda çıraklığa başladığı Kapalı Çarşı'nın yakınında bulunuyor.Diğer tarafında Ayasofya ve Sultanahmet camilerinin olduğu atölyede tasarımlarını geliştiren Kendir, AA muhabirine, Türkiye'nin sahip olduğu kültür ve medeniyetin kendisine ilham verdiğini söyledi.İstanbul'da 1959 yılında doğduğunu ve Türkiye'de yaşadığı için kendisini çok şanslı hissettiğini ifade eden Kendir, "Çıraklığa 10-12 yaşında başladım.
Okul tatillerinde, yaz tatillerinde işe gitmek o zamanlar daha revaçtaydı.
Bütün çocuklar yaz tatillerinde işe giderlerdi.
Yaz tatillerini iple çekerdim, bir yere gidip çalışayım diye.
Çalışma hayatını o zamanlar seviyordum.
İlk ustam Matyos Şinorkayın'dı.
Kapalı Çarşı'nın en eski ustalarından bir tanesiydi.
Çok değerli bir insandı.
Hem sanatçı yönünden hem de vizyon yönünden çok değerliydi.
Rahatlıkla işleri yapardı.
Yani biz bu mesleğin en klasik tarafından başlamıştık.
Çıraklığım oradan geldi." diye konuştu.Usta çırak ilişkisinin önemine dikkati çeken Kendir, "Ustalığınızı devam ettirmek istiyorsanız, yeni nesillere işinizi öğretmeniz lazım.
Eskiden daha disiplinliydi çırak-usta ilişkileri.
Şimdi o disiplin yok.
Şimdi zaten çıraklık da yok.
Herkes meslek okullarında yetişiyor.
Oradan part-time olarak da bizim buralara veriyorlar.
Eskisi gibi değil.
Eskiden biz komple gelirdik, çıraklık yapardık.
Yapmış olduğumuz iş tabii ki hem zanaat hem sanat, hepsi bir arada." dedi.Kendir, mücevher ustasının, ortaya çıkardığı ürüne geçmişten gelen birikimleriyle kendi ruhunu ve el emeğini kattığını, işini iyi yapmanın yanı sıra dürüstlüğün de önemli olduğunu vurguladı."Ülkemizin her tarafı açık hava müzesi"Özenle yaptığı mesleğinde dünya çapında ünlü isimlerle yolunun kesiştiğini ve birçok ünlü ile çalışmaya devam ettiğini belirten Kendir, sanatına ve hobilerine ilişkin şunları söyledi: "Kutsal emanetleri sergileyecek alanlar da yapıyorum.
Bunlar da benim ayrı bir hobim, zevkim.
Gizem, kutsallık, bunlar da hoşuma gidiyor işimde.
Renk hoşuma gidiyor, doğa hoşuma gidiyor.
Bu ülkede doğduğum için çok mutluyum.
Biliyorsunuz, çok büyük bir medeniyet coğrafyasında büyüdük.
Ülkemizin her tarafı bir açık hava müzesi.
Burada, oturduğumuz yerde binlerce yıllık eserler görüyorsunuz.
Bunlar çok büyük ilham kaynağı oluyor.
Bu zenginliklerin içerisinde doğmamız, büyümemiz ve burada onları işimize yansıtmamız bizim için çok büyük mutluluk ve zenginlik.
Her ülkede böyle bir zenginlik bulamazsınız."Modernizm ve yozlaşma eleştirisiKendir, modern zamanlarda yapılan işlerin özellikle teknolojik gelişmelerle ruhunu kaybettiğini ve maddiyata dayandığını kaydetti.Eski eserlerde görülen romantizmin de zamanla görülmez olduğunu vurgulayan Kendir, "Biz ustalarımızdan bir 'aferin' almak için çalışırdık, başka bir amacımız yoktu.
Ustamızın bize vermiş olduğu bir görevi, işi en iyi şekilde yerine getirmek, onu sunmak bizim için çok büyük bir mutluluktu.
Şimdi bilgisayar çağıyla birlikte bu romantizm kaçtı.
Bugün 10 yaşında çocuk paradan konuşuyor.
Üreticilik, yaratıcılık böyle duygular içerisinde değiller.
Bu teknolojiyle birlikte el sanatları da çok zayıfladı.
Bugün bakacak olursak, mesela her meslekte olduğu gibi eskiden bu işi yapan yüz kişi vardı, şimdi bir milyon kişi var.
Herkes her işin içinde.
Eskisi gibi bir ihtisaslı olan insanlar yok mesleklerde.
Bugün bakıyorsunuz, maddi durumu biraz iyi olan hemen bu işi yapıyor." ifadelerini kullandı.Her şeyde moda ve özentiyle hareket edildiğini, maneviyatla yapılan işlerin yok denecek kadar azaldığını dile getiren Kendir, "Eskiden sanatın detayları vardı, o da çok güzeldi.
Mücevher aslında çok verimli sanat ama şu anda gittikçe yozlaştı, bilgisayarlarla birlikte ruhları yok.
Çünkü herkes artık bilgisayarda çiziyor, fabrikasyon işler çıkıyor ortaya.
Alıyor, bir şeyler yapıyor, kendini kuyumcu zannediyor ama hiç alakası yok, kuyumculuk yapacak bir vizyonu da yok.
Ondan dolayı sektör şu anda içler acısı." değerlendirmesini yaptı.