Haber Detayı

Uğur Mumcu, katledilişinin 33'üncü yılında Tepebaşı’nda anıldı
Siyaset cumhuriyet.com.tr
30/01/2026 13:33 (1 saat önce)

Uğur Mumcu, katledilişinin 33'üncü yılında Tepebaşı’nda anıldı

Cumhuriyetin ve laikliğin yılmaz savunucusu, gazetemizin unutulmaz yazarı, araştırmacı gazeteci Uğur Mumcu katledilişinin 33'üncü yılında Eskişehir'de anıldı.

Gazetemiz yazarı Uğur Mumcu, katledilişinin 33'üncü yılında, Tepebaşı Belediyesi ile Cumhuriyet Kitapları iş birliğiyle düzenlenen program ile anıldı.

Anma programı, Uğur Mumcu’nun yaşamını, araştırmacı gazetecilik anlayışını ve karanlıkla mücadelesini anlatan “İz Sürerken” adlı belgeselin gösterimiyle başladı.

Belgeselin ardından Cumhuriyet Vakfı Genel Sekreteri ve yazarımız Işık Kansu, Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi, yazar Sertaç Eş ve yazar Orhan Tüleylioğlu’nun katılımıyla “Uğur Mumcu ve Muammer Aksoy’un İzinde Bugün” başlıklı açık oturum yapıldı.

Programa Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç’ın yanı sıra CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, CHP Eskişehir Milletvekilleri Utku Çakırözer ve Jale Nur Süllü, Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avcı, CHP il ve ilçe yöneticileri, Tepebaşı Belediyesi meclis üyeleri, muhtarlar, çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda yurttaş katıldı.

O ÇOK İYİ BİLİYORDU, SESSİZLİK BULAŞICIDIR Programda konuşan Tepebaşı Belediye Başkanı Ataç, Uğur Mumcu’nun yalnızca bir gazeteci değil, bir duruşun adı olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi: Bugün burada bir ismi anmak için değil, bir duruşu hatırlamak için toplandık.

Uğur Mumcu’yu yalnızca kaybettiğimiz bir gazeteci olarak anlatırsak eksik kalır.

O, ısrar eden, soru sormaktan vazgeçmeyen, gerçeği anlatan bir yurttaştı.

Uğur Mumcu cesur olduğu için öldürülmedi.

Yıllarca aynı soruları sormaktan vazgeçmediği için öldürüldü. ‘Para nereden geliyor?’, ‘Bu güç kimin elinde?’, ‘Devletle suç nerede kesişiyor?’, ‘Din, siyaset ve tarikat ilişkisi nerede iç içe geçiyor?’ sorularını sormaya devam ettiği için hedef alındı.

O, ülkenin iki yola girebileceğini görüyordu.

Aklın ve bilimin rehber olduğu, laikliğin hukukta yaşadığı bir Türkiye ya da sessizlikle büyüyen bir karanlık.

Uğur Mumcu’nun en büyük kaygısı, karanlığın sessizlikle büyümesiydi.

Çünkü o çok iyi biliyordu, sessizlik bulaşıcıdır.

Açık oturumda Orhan Tüleylioğlu, Uğur Mumcu’nun yazılarından esinlenerek kaleme aldığı “Uğur Mumcu’nun Düşü” adlı şiirsel denemesini okudu.

Okuma, salondaki katılımcılar tarafından uzun süre alkışlandı.

IŞIK KANSU'DAN TEŞEKKÜR Cumhuriyet Vakfı Genel Sekreteri Işık Kansu ise konuşmasına, Değerli Başkanım, bize bu olanağı tanıdığınız için çok teşekkür ediyorum.

Siz her zaman bir Cumhuriyet dostusunuz, Uğur Mumcu’nun izinde vefalı bir biçimde yürüyorsunuz” sözleriyle başladı.

Kansu, Uğur Mumcu’nun Rabıta kitabına değinerek, araştırmacı gazetecilik denildiğinde akla ilk gelen ismin Uğur Mumcu olduğunu vurguladı.

Kendi kitabı 'Zabıtadan Rabıtaya’dan da alıntılar yapan Kansu, Mumcu’nun ortaya çıkardığı yolsuzlukları ve karanlık ilişkileri hatırlattı.

Sertaç Eş ise gerçeğin bilinmemesinin değil, öğrenmemekte ısrar edilmesinin en büyük sorun olduğunu belirterek, “Biz yaptığımız işin içine akıl koymaya çalışırız.

Umarım siyaset de yaptığı işin içine akıl koyar” ifadelerini kullandı.

Oturumun ardından Başkan Ataç ve Milletvekili Jale Nur Süllü, konuşmacılara teşekkür ederek çiçek takdim etti.

Anma programı, Işık Kansu ve Orhan Tüleylioğlu’nun kitaplarını okurları için imzalamasıyla sona erdi.

İlgili Sitenin Haberleri