Haber Detayı
Cevdet Yılmaz: Avrupa, başkalarına güvenerek yola devam edemeyeceğini gördü
BAKAN BOLAT: DÜNYADA KARTLAR YENİDEN KARILIYORAntalya'da düzenlenen '5'inci Savunma ve Havacılık Sanayiinde Küresel Stratejiler Konferansı'nda konuşan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye'nin savunma sanayii sektörü ihracatında dünyada 10'uncu sırada olduğunu söyledi.
BAKAN BOLAT: DÜNYADA KARTLAR YENİDEN KARILIYORAntalya'da düzenlenen '5'inci Savunma ve Havacılık Sanayiinde Küresel Stratejiler Konferansı'nda konuşan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye'nin savunma sanayii sektörü ihracatında dünyada 10'uncu sırada olduğunu söyledi.
Bakan Bolat, "Dünya büyük bir karmaşa içinde.
Kartlar yeniden karılıyor, dengeler yeniden kuruluyor.
İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra kurulan savunmada, ekonomide, parasal rejimde ve ticaret rejimindeki kurumlar ve kurallarda çok ciddi aşınma var.
Davos'ta yapılan Dünya Ekonomik Forumu'nda dünyadaki önemli ülkelerin liderleri bunu değişik şekillerde itiraf etti.
Bizi ilgilendiren özellikle savunma, ticaret, siyaset alanı çok önemli.
Ticaret alanında da 2025, unutulmayacak bir yıl olarak kayda geçti.
Gümrük vergisi savaşları, ticaret savaşları başladı.
Biz Türkiye olarak batıdaki bu karmaşa ile Uzak Doğu'daki dev adımlarla ilerlemenin arasında bulunuyoruz.
Buna göre stratejilerimizi hazırlıyoruz" dedi. 'İHRACATTA SAĞLAM ADIMLARLA İLERLİYORUZ'Terörle mücadeleyi kazanmış bir ülke olmanın, çok faydası olduğunu belirten Bolat, "Avrupa Birliği'nin Hindistan'la serbest ticaret anlaşması yapması, ki bazı ürünler istisna.
Güney Amerika'daki MERCOSUR Paktı ile bir Serbest ticaret anlaşması yapması önemli gelişmeler.
Avrupa Birliği'nin 75 tane serbest ticaret anlaşması zaten vardır.
Bizimle de 30 yıldır gümrük birliği var. 30 yıl önce Avrupa Birliği'ne 1 satarken 2 alıyorduk.
İhracatımızın ithalatı karşılama oranı yüzde 50 idi.
Bugün 2025 yılında biz artı 2 milyar dolar fazla verdik.
Dengeli ticaretimiz var.
Bu kadar zor ve karmaşık dünya şartına rağmen ihracatta sağlam adımlarla ilerliyoruz.
Belki çift haneli artış oranları yakalamak bu dönemde Çin haricinde mümkün değil.
Biz o noktada geçen yıl yüzde 4,5'luk mal ihracat artışıyla tamamladık.
Cumhurbaşkanımız bizlere, ihracatçılarımıza 390 milyar dolar mal ve hizmet ihracat toplamı belirlemişti. 396 milyar dolarla tamamladık. 11,7 milyar dolar mal ihracatına net artışımız oldu. 1 trilyon 550 milyar doları aşacak milli gelirimizin içinde, 274,5 milyar dolar mal ihracatı çok önemli bir pay oluşturuyor" diye konuştu.'185 ÜLKEYE İHRACAT'Türkiye'nin savunma sanayiinde dünyanın en gelişmiş ülkelerine ihracat yaptığını belirten Bolat, "2 yıl 9 aydır görevdeyim, savunma sanayii ihracatımız neredeyse yüzde 100 arttı. 10 milyar 54 milyon dolar oldu.
Nereye gidersek gidelim, Türk savunma sanayii ürünlerinin kalitesinden, teknolojik üstünlüğünden bahsediliyor.
Bu, tüm ihracatçılarımıza da dolaylı avantaj getiriyor.
Orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin ihracatının payı, toplam ihracatta, yüzde 43,5'a yükseldi. 2002'de bu yüzde 30'du.
Şimdi sırf eleştirmek uğruna bazıları 'yüksek teknolojili ürünlerin ihracatı yüzde 3'ü geçmiyor' gibi söylüyor.
Elektronik ürünler, uçaklar, gemiler, savunma sanayii ürünleri, harp teknolojileri, bu ihracatlar yüksek teknoloji değil mi? 185 ülkeye ihracat var, inşallah daha iyi olacak" dedi.GÖRGÜN: İHRACATI ARTIRMAK İSTİYORUZSavunma Sanayii Başkanı Prof.
Dr.
Haluk Görgün ise savunma sanayii konusunda ihracatı artırmaya yönelik adımlar attıklarını söyledi.
Görgün, "Gerçekleştirdiğimiz yurt dışı temaslar, geliştirdiğimiz uluslararası iş birlikleri, gayretlerimizin sonunda yakaladığımız yüksek ihracat rakamları aslında sektörümüzün sürdürülebilirliğine hizmet etmektedir.
Firmalarımızın kişi başına düşen ortalama cirosu 100 bin doların üzerine ulaşmış durumdadır.
Sürdürülebilirlik amacıyla ihracatımızı artırmak için mutlaka değerlendirmemiz gereken bir diğer fırsat da yurt dışındaki sivil sektörlere daha fazla satış yapmaktır.
Geçen yılki ihracatımızın yarısından fazlasını Avrupa ve Amerika'ya yaptık. 2025 yılında Lahey'deki NATO Liderler Zirvesi'nde müttefik ülkelerin savunma ve güvenlik harcamalarını kademeli olarak milli gelirlerinin yüzde 5'ine çıkartmaları kararlaştırıldı.
Bu gelişme ile önümüzdeki dönemde NATO üyesi 32 ülkenin her yıl yaklaşık 50 milyar dolar ilave savunma harcaması yapacağı büyük bir fırsat penceresidir.
Avrupa Birliği fonlarından faydalanabilmek üzere Avrupa'daki firmalarla ortaklıklar kurmanızı, hatta imkanlarınız elveriyorsa Avrupalı şirketleri satın almanızı özellikle öneriyorum" dedi.GÜLTEPE: KENDİ ÖZGÜN SANAYİMİZİ OLUŞTURMAK ZORUNDAYIZTürkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mustafa Gültepe, savunma sanayinin Türkiye'nin stratejik kapasitesinin en güçlü alanlarından biri haline geldiğini söyledi.
Gültepe, "Tarihte yaşananlar ve mevcut jeopolitik gelişmeler, savunmada dışa bağımlılığın ne anlama geldiğini defalarca bizlere gösterdi.
Birinci Dünya Savaşı öncesinde İngiltere'ye parasını verdiğimiz iki savaş gemisi hiçbir zaman teslim edilmedi.
Kıbrıs Barış Harekatı nedeniyle yıllarca Amerika'nın ambargosuna maruz kaldık.
İsrail'den alınan Heron İHA'lar, en ihtiyaç duyduğumuz zamanlarda teslim edilmedi.
Rusya'dan S-400 füzelerinin alımı bahanesiyle, ortağı olduğumuz F-35 programından çıkarıldık.
Ülke savunması için yerli ve milli kaynakları kullanarak kendi özgün sanayimizi oluşturmak zorundayız.
Bu konuda özellikle son 25 yılda büyük bir vizyon ortaya konuldu" diye konuştu.'AVRUPA BİRLİĞİ'NİN ANLAŞMALARININ OLUMSUZ YANSIMALARI OLACAK'Türkiye'yi dünyanın ilk 10 ihracatçı ülkesi arasına sokmak istediklerini belirten Gültepe, "En büyük pazarımız Avrupa Birliği; Güney Amerika ülkeleriyle Mercosur Anlaşması, Hindistan'la serbest ticaret anlaşması yaptı.
Bu iki anlaşmanın orta ve uzun vadede bize mutlaka olumsuz yansımaları olacak.
Bizim de aksiyon almamız gerekiyor.
Son 3 yılda ihracatçılarımızın yükü daha fazla ağırlaştı.
İşçilikten enerjiye, ham maddeden işletme giderlerine kadar maliyetler gittikçe artıyor.
Aynı üründe rakiplerimizden daha pahalıyız.
Sipariş ve pazar kayıpları yaşanıyor.
İhracat artışını sürdürmek her ay daha zor hale geliyor. 2025'te ihracat artışı analiz ettiğimizde, yükselişin otomotiv, kimya, savunma ve havacılık sektörümüzden geldiğini görüyoruz.
Savunma ve havacılık endüstrimiz bu artışta yüzde 30'luk paya sahip.
Bu katkı olmasaydı 2025'te ihracatta gördüğümüz artış seviyesine ulaşmak çok daha zordu.
İhracatı tabana yaymamız gerekiyor. 27 sektörümüzün hepsinin ihracata katkısı olmasını temenni ediyoruz" dedi.Konuşmaların ardından 'Savunma ve Havacılıkta 2025 İhracat Şampiyonları' ödül töreni düzenlendi.