Haber Detayı

Çakır: “Narenciyede Mısır ve İran ile rekabet edecek durumda değiliz”
şehirler ekonomim.com
30/01/2026 14:06 (1 saat önce)

Çakır: “Narenciyede Mısır ve İran ile rekabet edecek durumda değiliz”

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Hakan Sefa Çakır, Mersin’in narenciye üretimi ile geçinen bir şehir olduğunu ancak narenciyenin geleceğinin de konuşulması gerektiğini vurgulayarak, “Hem iklim değişiyor hemde katma değeri de bu ürünün düştü. Biz Mısır ve İran gibi ülkelerle rekabet edecek durumda değiliz” dedi.

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Hakan Sefa Çakır, kent olarak 2025 yılında olduğu gibi 2026 yılında da ‘yeşil dönüşüm’ konusuna odaklanılması gerektiğini vurgulayarak, “2026 yılından itibaren Avrupa Birliği’nde karbon vergisi uygulanacak ve buda bizim firmalarımızı zorlayacaktır.

Eğer sanayicilerimiz buna ayak uyduramazsa maalesef sektörden çıkmak zorunda kalıyor” dedi.

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Hakan Sefa Çakır, kentte görev yapan basın mensuplarıyla buluştu.

MTSO Toplantı Salonu’nda yapılan toplantıda Çakır, 2025 yılını değerlendirdi ve 2026 yılındaki beklentilerini anlattı. 2025 yılını yeşil dönüşüm yılı ilan ettiklerini ve bu doğrultuda çalışmalarını gerçekleştirdiklerini belirten Çakır, “Şehrimiz, ülkemiz, sektörlerimiz için canla başla çalışıyoruz.

MTSO olarak bu şehrin ana çatı iş örgütüyüz.

Bizlerin 35 binin üzerinde üyemiz var. 41 tane sektörümüz, 270 tane meslek komitemiz, 115 Meclis üyemiz var.

Onlarla beraber bu şehirde sektörlere destek vermeye çalışıyoruz.

Gerek yurt dışında gerek yurt içinde, uluslararası olma boyutunda, bakanlıklar nezdinde, şehirdeki dinamiklerin bir araya gelmesi nezdinde çok güzel çalışmalara imza atılıyor.

Gerçekten genel yapıda ciddi sorunlar yaşanıyor.

Biz aslında önemli bir ekonomik anlamda zor bir zamandan geçiyoruz.

Mersin bunu daha hafif atlattığını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.   “Firmalarımız yeşil dönüşüme ayak uydurmalı” Farklı sektörlere sahip olmanın kent açısından avantajlı bir durum olduğunu hatırlatan Çakır, “Evet tüm herkesin ekonomik anlamda ciddi sıkıntıları var ama bizim dış ticaret kenti olmamızdan dolayı, üreten bir kent olmamız, farklı sektörlerde olmamızdan dolayı ekonomik sıkıntıları biz biraz daha hafif geçiriyoruz.

Ana hedeflerimizden bir tanesi beraberliği sağlamak.

Çünkü ailede huzur olmadığı zaman hiç proje üretemiyorsunuz.

Beraberlik sağlandığı zaman tüm kurumlarla her türlü projeyi yapabiliyorsunuz.

Yeşil dönüşüm bizim için çok kıymetliydi. 2026 yılından itibaren Avrupa Birliği’nde karbon vergisi uygulanacak ve buda bizim firmalarımızı zorlayacaktır.

Bu yüzden biz 2025 yılını yeşil dönüşüm yılı ilan etmiştik.

Özellikle sanayicilerimizi yeşil dönüşümle ilgili nasıl geliştirebiliriz, teknolojiye nasıl ayak uydurabiliriz konularında çalıştık.

Eğer sanayicilerimiz buna ayak uyduramazsa maalesef sektörden çıkmak zorunda kalıyor.

Avrupa Birliği demir, alüminyum, çimento sektöründe öncelikle başlatacak ardından gıda sektörüne kadar girecek.

Bu ihracatı yapamadığımız zaman hepimizin hayatını bir şekilde etkileyecek” şeklinde konuştu. “Narenciyenin alternatifini bulmalıyız” Tarımda iklim değişikliğini de göz önünde bulundurarak dönüşüme uyum sağlanması gerektiğini vurgulayan Çakır, “Narenciyle geçinen bir şehiriz ama naranciyenin geleceğini konuşmamız lazım.

Artık narenciyenin yerine ne koyacağız.

Hem iklim değişiyor hemde katma değeri de bu ürünün düştü.

Biz Mısır ve İran gibi ülkelerle rekabet edecek durumda değiliz.

Onun için bu konuda kaç yıldır çalışıyoruz.

Bu iklim değişikliğinden sadece tarım değil herkes etkilenecek.

Bunu Akdeniz’e kıyısı olan tüm ülkelerde konuştuk, konuşuyoruz.

Akdeniz’i birlikte planlamamız lazım.

Birbirimize rakip değil, birbirimizin yaptığı çalışmalarda faydalanmamız lazım.

Çünkü üreten 25-30 ülke var, tüketen 200 ülke var.

Yani tüm dünyayı düşünmemiz gerekiyor.

Maalesef ancak herkes kendi ülkesine odaklanmış bakıyor ama büyük resme bakmak lazım.

Limanları berabere planlamak lazım” diye konuştu.  

İlgili Sitenin Haberleri