Haber Detayı
Mahfi Eğilmez TÜİK verilerinin ötesini işaret etti: İşsizlikte düşüş değil umutsuzluk var!
İktisatçı Mahfi Eğilmez, açıklanan işsizlik verilerindeki gerilemenin arka planına dikkat çekerek istihdam cephesindeki gerçek tabloyu değerlendirdi. Eğilmez, iş aramaktan vazgeçenlerin artmasının oranları olduğundan daha düşük gösterdiğini vurguladı. Analiz, manşet rakamlarla sokaktaki gerçeklik arasındaki farkı ortaya koydu.
İktisatçı Mahfi Eğilmez, Aralık 2025 işsizlik verilerini değerlendirerek açıklanan düşüşün ardındaki tabloya dikkat çekti.
Eğilmez, 2005’ten bu yana en düşük seviyeye gerilediği belirtilen işsizlik oranının, istihdam artışından değil işgücündeki daralmadan kaynaklandığını vurguladı. “ İşsizlik Gerçekten Düşüyor mu? ” başlıklı analizinde, manşet rakamların ötesine bakılması gerektiğinin altını çizdi.
RAKAMLARIN ARKASINDAKİ TABLO Mahfi Eğilmez, TÜİK’in 2025 yıl sonu işsizlik oranını açıklamasının ardından kamuoyunda oluşan şaşkınlığa işaret ederek şu değerlendirmeyi yaptı: TÜİK, 2025 yılsonu işsizlik oranını yüzde 7,7 olarak açıkladığında kamuoyunda doğal olarak bir şaşkınlık oluştu.
Çünkü daha bir ay önce, Kasım verilerinde işsizlik oranı yüzde 8,6 idi.
Ne oldu da işsizlik bir ayda böylesine sert bir düşüş gösterdi?
Bu sorunun yanıtını bulmak için manşetlere değil, rakamların arkasına bakmak gerekiyor.
İSTİHDAM GERİLERKEN İŞSİZLİK NASIL AZALIYOR?
Eğilmez’e göre 15 yaş üstü nüfus artmaya devam ederken işgücünde daralma yaşanması, sağlıklı bir ekonomik görünüm sunmuyor.
Analizde bu duruma şu sözlerle dikkat çekildi: 15 yaş üstü nüfus artıyor.
Bu çok normal çünkü ülke nüfusu artmaya devam ediyor.
Buna karşılık işgücü, yani çalışanlar ile işsizlerin toplamı, yüzde 1,2 oranında azalmış.
Nüfus artarken işgücünün küçülmesi, ‘ekonomi iyiye gidiyor’ denecek bir durum değil.
İstihdam da artmamış, tersine binde 2 oranında gerilemiş.
Yani daha fazla insan çalışmıyor, aksine çalışan sayısı düşüyor.
Eğilmez, bu tabloda en dikkat çekici unsurun işsiz sayısındaki hızlı düşüş olduğuna işaret ederek, bunun doğal bir istihdam artışıyla açıklanamayacağını belirtti.
İŞ ARAMAKTAN VAZGEÇENLER ETKİSİ Analizde, işsizlik oranındaki gerilemenin temel nedeninin iş aramaktan vazgeçenler olduğu vurgulandı: Asıl dikkat çekici olan işsiz sayısındaki yüzde 11’lik azalma.
Burada insan ister istemez şu soruyu soruyor: İstihdam azalırken işsiz sayısı nasıl azalıyor?
Yanıt basit ama can yakıcı: İnsanların bir bölümü iş aramaktan vazgeçiyor.
Bu kişilerin artık işgücüne dahil sayılmadığını belirten Eğilmez, işgücüne katılım oranındaki düşüşün de bu durumu doğruladığını ifade etti.
Böylece işsizlik oranının, matematiksel olarak daha düşük görünür hale geldiğine dikkat çekti. “MUCİZEVİ” DÜŞÜŞÜN ARDINDAKİ GERÇEK Eğilmez, işsizlik oranındaki düşüşün istatistiksel bir etki olduğunu vurgulayarak şu değerlendirmeyi yaptı: İşte işsizlik oranındaki ‘mucizevi’ düşüşün sırrı burada yatıyor.
İşgücü küçülünce, payda daralıyor, payda daralınca da işsizlik oranı matematiksel olarak düşüyor.
Yani ortada yeni işler, artan istihdam ya da güçlenen bir ekonomi yok, yalnızca istatistiklerin gösterdiği bir optik yanılsama var.
SOKAKTAKİ GERÇEKLİK DEĞİŞMİYOR Mahfi Eğilmez, dar tanımlı işsizlik oranındaki gerilemeye rağmen geniş tanımlı işsizliğin yüksek seyrini koruduğunu hatırlattı.
Analizde, bu durumun ekonomik gerçekliğin değişmediğini ortaya koyduğu belirtildi: Üstelik bütün bunlara karşın geniş tanımlı işsizlik hâlâ yüzde 28,6 gibi son derecede yüksek bir düzeyde, geçen yıla göre hiç değişmemiş düzeyde durmaya devam ediyor.
Bu da sorunun aslında hiç değişmediğini açıkça ortaya koyuyor.
Eğilmez, ekonominin başarı hikâyesinin istihdam artışıyla yazılabileceğini vurgulayarak, oranların iyileşmesinin tek başına yeterli olmadığını ifade etti.