Haber Detayı

'Aziz İhsan Aktaş' davasında duruşma 3 Şubat'a ertelendi
3. sayfa haberet.com
30/01/2026 18:47 (2 saat önce)

'Aziz İhsan Aktaş' davasında duruşma 3 Şubat'a ertelendi

Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen 'Aziz İhsan Aktaş suç örgütü' davasının duruşmasının dördüncü gününde tutuklu sanıklar savunmalarını yaptı. Duruşmaya 3 Şubat Salı günü saat 10.00'da devam edilmek üzere ara verildi.

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü soruşturması kapsamında, 5'i tutuklu 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu toplam 33'ü tutuklu 200 sanığın yargılanmasının dördüncü günü başladı.

İstanbul 1.

Ağır Ceza Mahkemesi'nin kapasitesinin yetersiz olması nedeniyle, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısında bulunan 1 numaralı salonda görülen duruşmada, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat ile başka tutuklu sanıklar, tutuksuz sanıklar ile tarafların avukatları hazır bulundu."BEN TEK BİR BELGE DAHİ İMZALAMADIM"Tutuklu sanık Esenyurt Belediye Başkan Yardımcısı İbrahim Halil Çalış, "Bizim ihalede fesat karıştırma ve özel belgede sahtecilik suçlamasıyla yargılanmamız nedeniyle şöyle düşünüyorum; ben tek bir belge dahi imzalamadım.

Üstelik bu elektronik bir belge.

Bırakın özel belgeyi, belgenin resmini dahi görmedim.

Elektronik ortamda önüme tensip geldi, elektronik imza attım ve gönderdim.

Resmi belgeyi bile görmemişken, ben özel belgede nasıl sahtecilik yapabilirim?

İddianamede ne deniyor?

Destek Hizmetleri Müdürlüğü, piyasa araştırması yapmak için firmalardan teklif almış.

Bu firmalardaki imzalardan biri, isim A'ya ait görünüyor ancak imzanın A kişisine ait olmadığı belirtiliyor.

Bu teklif Destek Hizmetleri'ne gönderilmiş.

Bu imza o kişiye ait olmadığı gerekçesiyle, silsile yoluyla ihalede dolaylı ya da dolaysız rol alan herkes özel belgede sahtecilikle suçlanmış.

Ben hayatım boyunca onurumla çalıştım.

Eğer bir silsile kurulacaksa; Destek Hizmetleri Müdürü firmalardan teklif aldı diye sahtekarlık yapmışsa, Temizlik İşleri Müdürü Destek Hizmetleri'ne yazı gönderdi diye sahtekarlık yapmışsa, ben sahtekarlık yaptıysam, ben de Çevre ve Şehircilik Bakanı'ndan olur aldıysam, o zaman onların da yargılanması gerekir.

Eğer silsile buysa, bu şekilde olması gerekir.

İddia makamı insanları araştırdığını söylüyor.

Ben de aynısını istiyorum.

Benim imzam alınsın, yetkili laboratuvara gönderilsin.

Eğer imza bana aitse, bana en az üç ceza verebilirsiniz" dedi."İDDİANAMEDE HAKKIMDA TEK BİR MADDE DAHİ YER ALMAMIŞTIR"Esenyurt Belediyesi İhale Komisyonunda mali üye olarak görevli tutuklu sanık Mert Çelik, "İhaleye ilişkin hiçbir evrakın hazırlık aşamasında dahi yer almam söz konusu değildir.

Her ne kadar 10 yıllık personel olsam da bu dönemde katıldığım ilk ihale olmuştur.

İhale komisyonunun belirlenme süreci, Mali Hizmetler Birimi'nde çalışan personelin isimlerinin alfabetik sıralamasına göre yapılmaktadır.

İlgili ihale tarihinde sıranın 'M' harfine denk gelmesi nedeniyle komisyonda zorunlu mali üye olarak yer aldım.

İlgili tarih ve saatlerde görevde olmamam sebebiyle yerime yedek üye sıfatıyla Mesut Çakmak katılmıştır.

Alfabetik sıralama yapıldıktan sonra belirlenen yedek komisyon üyesinin isminin de benim ismimden sonra gelmesi, komisyon üye sıralamasının bu şekilde yapıldığının açık kanıtıdır.

Eğer benim yerimde bugün Ahmet ya da Ali olsaydı, yine aynı alfabetik sıralama gereği komisyonda ve ihale sürecinde hiç yer almamış olacaktım.

Soruşturma sürecinde üzerime atılan suçlamalara ilişkin herhangi bir kanıt bulunamadığı için iddianamede hakkımda tek bir madde dahi yer almamıştır.

Hakkımda yöneltilen suçlamayı işlemediğim, yani rüşvet almadığım tespit edilerek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir" şeklinde konuştu."BİLİRKİŞİ RAPORUNDA DA HERHANGİ BİR FESAT İDDİASI İLERİ SÜRÜLMEMİŞTİR"Tutuklu sanık İSFALT Eski Genel Müdürü Burak Sırali, "Göreve başladığımda şirketin yaklaşık 250 milyon lira seviyesinde icra aşamasına gelmiş vergi ve SGK borcu bulunmaktaydı.

Hatta çarşamba günü göreve başladım, perşembe gününün tatil olması nedeniyle işlem yapılamadı.

Cuma günü ise şirkete icra tebliği geldi.

İşlerden elde edilen gelir arttıkça asfalt üretimini kendi tesislerimizde karşılayabilir hale geldik.

Ancak asfalt serim ekipmanımız bulunmadığından, işleri alt taşeronlara ihale etmek durumunda kaldık.

İddianamede suçlama konusu yapılan ihaleler de bu kapsamda; önce İSKİ'den, daha sonra İBB'den kazanılan İSKİ ihalesinin asfalt serim işlerine ilişkin alt taşeron ihaleleridir.

Bu ihalelerin süreçleri, benden önceki dönemde nasıl yürütülüyorsa aynı şekilde yürütülmüştür.

İhaleye yetkili kişiler zaman içinde değişmiş olabilir ancak genel yaklaşım, yöntem ve işleyiş aynıdır.

Söz konusu dört ihale açık ihale usulüyle yapılmıştır.

Hem iç denetimden hem de dış denetimden geçen bu ihalelerde, özellikle suçlandığım ihaleler bakımından, herhangi bir ihaleye fesat karıştırma unsuruna ya da kamu zararına ilişkin bir tespit bulunmamıştır.

Görev yaptığım dönemde ve sonrasında, iddianame hazırlanıp tutuklanmama kadar geçen süreçte yapılan denetimlerde de bu yönde herhangi bir bulguya rastlanmamıştır.

Her ne kadar iddianamede dört ayrı eylemden dolayı suçlandığım belirtilse de, esasen hakkımda ileri sürülen iddiaların önemli bir kısmı aynı konu etrafında toplanmaktadır.

Bu ihalelere ilişkin olarak bilirkişi raporunda tespit edilen iki husus da mevzuata uygun olup, ihalelerin sıhhatini etkilemeyen niteliktedir.

Raporda belirtilen bu iki husus, ihaleye fesat karıştırıldığına dair bir delil veya emare oluşturmamaktadır.

Nitekim bilirkişi raporunda da bu bulgular üzerinden herhangi bir fesat iddiası ileri sürülmemiştir.

İkinci husus ise, ihaleye ilişkin fiyat dışı unsur düzenlenmesine dair gerekçeli bir açıklama belgesinin bulunmamasıdır.

Dolayısıyla bilirkişi raporunda ifade edildiği üzere, ihaleye fesat karıştırma iddiası aslında tek bir eyleme dayandırılmaktadır.

Bu da, benim göndermediğim ve gönderilmesine izin vermediğim halde, yaklaşık maliyet bilgilerine ilişkin tek bir bilginin Aziz İhsan Aktaş ile paylaşıldığı iddiasıdır.

Paylaşılan mesaja ilişkin kayıt İsmail Güven'e aittir.

Ayrıca dosyada, İsmail Güven'in Aziz İhsan Aktaş'a gönderdiği el yazısı fotoğrafının görüntüsü bulunmaktadır.

Avukatım aracılığıyla bu el yazıları adli belge ve uzmanına inceletilmiş, notların benim el yazımdan çıkmadığı bilimsel olarak tespit edilmiştir.

Bu nedenle, yaklaşık maliyet bilgisinin paylaşılması iddiasına ilişkin olarak bu suçu benim işlemediğime dair açık ve somut deliller bulunmaktadır" dedi.Bazı tutuklu sanıkların savunmalarının tamamlanmasının ardından mahkeme heyeti duruşmaya 3 Şubat Salı günü saat 10.00'da devam edilmek üzere ara verdi.

İlgili Sitenin Haberleri