Haber Detayı
Morgan Stanley’den 2026 için küresel makro öngörüleri
Morgan Stanley, 2026’da küresel makro ortamı belirleyecek dört büyük faktörü açıkladı. Banka, piyasa oynaklığı ve yapısal değişim sürecinde yatırımcıların tematik bir yaklaşımı sürdürmesinin önemine dikkat çekiyor.
Bankanın bu yıl için belirlediği dört ana tema: Yapay Zeka/Teknoloji Yayılımı, Enerjinin Geleceği, Çok Kutuplu Dünya ve Toplumsal Değişimler.
Banka, bu temaların üçünün geçen yıldan değişmeden kaldığını, Toplumsal Değişimler temasının ise önceki Uzun Ömürlülük temasının bir gelişimi olduğunu belirtiyor.
Morgan Stanley stratejisti Stephen Byrd bir notta şöyle dedi: "Dünya genelinde geniş toplumsal etkilere yol açan çoklu trendler görüyoruz.
Bu etkilerin şaşırtıcı derecede geniş bir endüstri yelpazesinde hissedildiğini gözlemliyoruz." "Yapay zeka kaynaklı istihdam bozulması/evrimi, yaşlanan nüfus, değişen tüketici tercihleri, sağlıklı uzun ömür arayışı ve birçok coğrafyadaki zorlu demografik yapının etkileri hükümetler, ekonomiler ve şirketler için önemini koruyacak." Investing'in haberine göre, Morgan Stanley, dört teması içinde 2026 yılı için 10 makro tahmin ortaya koydu. 1) Büyük dil modellerinde (LLM) ilerleme ve yapay zeka benimsenmesinde iki dünya: Banka, ABD’deki öncü büyük dil modellerinin 2026’nın ilk yarısında yeteneklerinde büyük bir sıçrama yapmasını bekliyor.
Çinli rakiplerin ise aynı dönemde geride kalacağını öngörüyor.
Benimseme konusundaki endişelerin, faydalar daha görünür hale geldikçe ikinci yarıda iyimserliğe dönüşeceği tahmin ediliyor. 2) Hesaplama talebi arzı aşıyor: Artan yapay zeka karmaşıklığı ve daha geniş benimsemenin, hesaplama talebini arz büyümesinin çok ötesine iteceği öngörülüyor.
Morgan Stanley, büyük ölçekli yapay zeka altyapısı için ekonomik koşulların giderek daha cazip hale geldiğini savunuyor. 3) Güçlü bir ABD politika gündemi: Trump yönetiminin kritik mineralleri güvence altına alma, yerli üretimi artırma, inovasyona odaklı askeri harcamaları artırma ve tüketici maliyetlerini düşürme konularında piyasaların beklediğinden daha agresif davranması bekleniyor. 4) Yapay zeka teknoloji transferi ve ulusal kendine yeterlilik: Çin’in ABD’den daha geniş yapay zeka teknolojisi erişimi için baskı yaparken, kendi "gayri safi yurtiçi zekasını" hızlandırma çabalarını artıracağı öngörülüyor.
Ulusal düzeydeki yapay zeka yetenek farklılıklarının gelecekteki ticaret dinamiklerini şekillendireceği belirtiliyor.
Byrd şöyle yazdı: "1-3 numaralı tahminlere yanıt olarak, Çin, ABD’ye Çin’e daha kapsamlı yapay zeka teknolojisi transferine izin vermesi için baskı uyguluyor.
Ulusal düzeydeki yapay zeka yeteneklerindeki eşitsizlikler ticaret dinamiklerini etkileyebilir." 5) Enerjinin politikası: Stratejist, artan küresel enerji maliyetlerinin veri merkezi genişlemesine karşı tepki uyandırması ve düşük maliyetli ve şebeke dışı enerji çözümlerine yönelik politika desteğini artırması muhtemel olduğunu söyledi. 6) Yapay zeka ve enerji altyapısının yakınsaması: Büyük yapay zeka oyuncularının güvenilir, düşük maliyetli enerji sağlamak ve yapay zeka destekli optimizasyon yoluyla verimliliği artırmak için enerji varlıkları üzerinde daha fazla kontrol sağlaması bekleniyor. 7) Çin’in üretimde kazanımları ve ABD’nin yeniden yerleşimi: Çin’in teknoloji ağırlıklı üretimde küresel payını genişleteceği öngörülüyor.
Bu arada ABD, teknolojinin düşük maliyetli işgücü avantajını azaltmasıyla "yeniden yerleşim rönesansından" faydalanacak. 8) Latin Amerika’nın yatırım döngüsü: Morgan Stanley’e göre, politika değişimleri, jeopolitik ve zirve faiz oranları, bölgeyi tüketim odaklı değil, yatırım odaklı yeni bir büyüme aşamasına itecek. 9) Yeniden beceri kazandırma ve yapay zeka kaynaklı iş kaybı müdahalesi: Hükümetlerin ve şirketlerin, gerçek veya algılanan yapay zeka kaynaklı istihdam bozulmalarına yönelik politik tepkilerle birlikte, büyük ölçekli yeniden beceri kazandırma programları başlatması bekleniyor. 10) Ekonomiyi yeniden şekillendiren ’dönüştürücü yapay zeka’: Morgan Stanley, 2026’nın ikinci yarısında ekonominin bazı bölümlerinde deflasyon belirtileri, daha yüksek sermaye harcamaları, değişen varlık değerlemeleri ve yapay zeka tarafından "kopyalanamayan" varlıkların artan önemi görüleceğini tahmin ediyor.
Türkiye ihracatında deniz yolu öne çıktıEkonomi