Haber Detayı

Gazi’nin son söylevi -3
Dr. r. bülend kırmacı haber3.com
31/01/2026 15:15 (1 saat önce)

Gazi’nin son söylevi -3

Gazi’nin son söylevi -3

Atatürk’ümüzün 1 Kasım 1937 tarihinde TBMM 3.

Yasama Yılı’nı açış konuşmalarını, tarihe bir kez daha geçsin diye dört bölümlük bir yazı dizisi olarak siz okurlarımızla paylaşmak istedim.

Bu makale bu yazı dizisinin üçüncü bölümünü oluşturmaktadır.Kısaltmalar yaparak ve naçizane kendi yorumlarımı da katarak aktaracağım bu Konuşmanın tam metnine aşağıda kaynak olarak vereceğim linkten erişilebilir (*).Gazi diyor ki;“Ekonomik kalkınma, Türkiye'nin, hür, bağımsız, her zaman daha güçlü ve her zaman daha müreffeh bir Türkiye idealinin bel kemiğidir.

Türkiye bu kalkınmada; iki büyük güç kaynağına dayanmaktadır.Toprağımızın iklimi, zenginlikleri ve başlı başına bir varlık olan coğrafi durumu ve bir de, Türk Milletinin, silah kadar, makine de tutmaya yaraşan güçlü eli ve milli olduğuna inandığı işlerde ve zamanlarda, tarihin akışını değiştiren kahramanlıklar ortaya çıkaran yüksek sosyal benlik duygusu...”(Bence Atatürk’ söylevinin bu bölümünde tüm konuşmasının ana fikrini özetlemiştir… *Özgürlük içinde kalkınacağız *Güçlü ekonomimiz ile bağımsızlığımızı koruyacağız *coğrafi ve üretim alanlarında üstünlüklerimizden sonuna kadar yararlanacağız *Türk Ulusu ekonomik kalkınma çabalarını başarmak konusunda varlığında taşıdığı sosyal benlik duygusundan da yararlanacaktır. -bk)Gazi konuşmasına devamla, demiryolları inşasında ve yurt genelinde “demir ağlar kazandırılmasındaki” gelişmeleri somut örneklerle dile getirmiştir…“Demiryolları bir ülkeyi uygarlık ve refah ışıkları ile aydınlatan kutsal bir meşaledir… Cumhuriyetin ilk yıllarından başlayarak önemle üzerinde durduğum demiryolları inşaat politikamız, amaçlarına ulaşmak için durmadan başarı ile uygulanmaktadır.” diyerek konuya verilen önemi bir kez daha gözler önüne sermiştir.Doğu ve güneydoğu Sivas, Diyarbakır gibi büyük yerleşim yerlerine varan hatlar, geçen yıl içinde Sivas - Malatya bağlantısı ile birbirine bağlanmıştır.

Zonguldak'a varmış olan hat da bu zengin kömür bölgesini İç Anadolu'ya bağlamış bulunuyor.Sivas'tan sonra, doğuya doğru uzayıp gitmekten olan hatta ilk varış yeri olan Divrik'e ulaşmıştır.

Bu kol, önümüzdeki yıl Erzincan'a ulaşmış olacaktır.

Diyarbakır'dan doğuya uzanacak hattın da yapımına başlanmıştır.Doğu demiryollarının satın alınmış olduğunu bilirsiniz.

Güneyde Nusaybin'e giden hattan başka, yurt içinde bütün demiryollarının yönetim ve işletmeleri, Cumhuriyet hükümetinin elindedir.Demiryolları yapımlarımızın gelişmesi, İran transit yolunun gelişmesine ve motorize edilmesine de hizmet etmiştir.”(Atatürk’ümüz, demiryollarının yurt genelinde dengeli dağılımına büyük önem vermiştir.

Demiryolunun uluslararası ticaret için önemini kavramış ve gereğinin yapılmasını sağlamıştır. -bk)Gazi söylevine bu noktadan sonra karayolları inşası ve planlama açsından devam etmiştir: “Şose ve köprü yapımları gelişmektedir.

Demiryolları inşa politikamızın uygulandığı yıllar içinde 78 köprü, geçişe açılmış bulunuyor. 23 köprü de inşa halindedir.

Bu köprüler, her biri başlı başına birer bilim ve sanat eseri olarak yeni nesillere Cumhuriyetin armağan anıtları olacaktır.Demiryolu hatlarımızı iç bölgelere bağlayacak ve bu hatların bir an önce milli ekonomik kalkınmaya en yüksek hizmeti sağlayacak olan karayolu inşaatını önümüzdeki dönemde yoğunlaştırmak ve bir plan içerisinde genişletmek gerekir.”(Ulaştırma işlerini entegre şekilde ele alan Gazi, yeni yapılan ve yapılmakta olan karayollarının demiryolları ile bağlantısına da önemle vurgu yapmaktadır.-bk)Mustafa Kemal Atatürk, TBMM Genel Kurulu’ndaki bu son söylevinde ilerleyen bölümlerde; su ve imar işleri, posta – telgraf – telefon tesisleri sivil hava yolları idaresi ve Başkent’te yeni bir radyo istasyonunun yapımı hakkında bilgiler sunmuştur.Gazi, konuşmasının ilerleyen bölümlerinde bütçenin artı değerle kapanmasına vurgu yapmaktadır: “1936 yılı bütçesi, gelir tahminine ve 1935 yılı gelir tahakkuklarına göre, 22 milyon fazla ile kapanmıştı. 1937 bütçesinin de bu güne kadar gösterdiği durum, aynı ümidi fazlası ile gerçekleştirecek niteliktedir.Bu sonuç, ülke ekonomisinin gelişmesinin, halkın zenginliğe ulaşmakta olduğunu belirttiği gibi, aynı zamanda, halk için çalışan bir hükümetin, halkın yararına olarak aldığı önlemlerin uygun olduğunu da göstermektedir.Samimi bir bütçeye ve gerçek bir ödeme dengesine dayanan paramızın fiili, değişmez durumunu kesin biçimde koruyacağız.”Vergi sisteminin vatandaşa yük oluşturmadan tam tersine üretim kabiliyetini destekleyecek şekilde yapılanmasının önemine değinen Atatürk, “Cumhuriyet rejiminde, devlet hazinesinin çıkarının, kanunun hazine yararına koyduğu hakla, kanunun mükelleflere verdiği görevi çok dengeli bir biçimde karşılaştırmak demek olduğunu bir an hatırdan uzak tutmamak önemli bir prensibimizdir.” demiştir.(Ekonomik kalkınma kadar Kültürel Kalkınmaya da önem veren Atatürk -bk) “Okuyup yazma bilmeyen tek vatandaş bırakmamak, ülkenin büyük kalkınma savaşının ve yeni yapısının istediği teknik elemanları yetiştirmek, ülke davalarının ideolojisini anlayacak, anlatacak, nesilden nesile yaşatacak, kişi ve kurumları yaratmak, işte bu önemli ilkeleri en kısa sürede sağlamak, Kültür Bakanlığının üzerine aldığı büyük ve ağır görevler arasındadır.” demektedir.Ve büyük Atatürk, kültürel kalkınma konusunda da son derecede isabetli bir planı TBMM ile şu şekilde paylaşmıştır:“… ülkeyi şimdilik üç büyük kültür bölgesine ayırarak, batı bölgesi için İstanbul Üniversitesinde başlanmış olan reform programının daha köklü bir biçimde uygulanmasıyla Cumhuriyete gerçekten modern bir üniversite kazandırmak, merkez bölgesi için, Ankara Üniversitesini az zamanda kurmak gerekir.

Doğu bölgesi için Van gölü sahillerinin en güzel bir yerinde, her aşamadaki okulları ve bunlara ek olarak üniversitesiyle modern bir kültür şehri yaratmak yolunda şimdiden harekete geçilmelidir… Bu yararlı girişimin, doğu illerimiz gençliğine vereceği verimlilik Cumhuriyet hükümeti için en mutlu bir eser olarak kalacaktır.”Gazi Mustafa Kemal Atatürk, göz bebeği gibi gördüğü Türk Tarih ve Türk Dil Kurumu hakkında: “Türk Tarih ve Dil Kurumlarının, Türk milli varlığını aydınlatan çok değerli ve önemli birer bilim kurumu niteliğini aldığını görmek, hepimizi sevindirici bir olaydır.” Demekte ve konuşmasının ilerleyen bu bölümünde Devlet Konservatuarı ve Spor yatırımları konusunda Genel Kurul’a hitap ederken: “Her çeşit spor çalışmalarını Türk gençliğinin milli terbiyesinin ana unsurlarından saymak gerekir.

Bu işte, hükümetin şimdiye kadar olduğundan daha ciddi ve dikkatli davranması, Türk gençliğini spor bakımından da milli heyecan için özen ile yetiştirmesi, önemli sayılmalıdır.” sözlerini dile getirmiştir.Devam edecek…(*): Kaynak: https://cdn.tbmm.gov.tr/TbmmWeb/tarihce/ataturk_konusma/5d3yy.htm 

İlgili Sitenin Haberleri