Haber Detayı

Vatan Partisi Genel Başkanı Dr. Doğu Perinçek: ABD’nin uçak gemileri varsa İran’ın Firdevsi’leri var
Gündem aydinlik.com.tr
31/01/2026 22:00 (1 saat önce)

Vatan Partisi Genel Başkanı Dr. Doğu Perinçek: ABD’nin uçak gemileri varsa İran’ın Firdevsi’leri var

Vatan Partisi Lideri Perinçek, ‘ABD’nin savaş gemileri varsa, İran’ın da ‘Olmayacaksa İran, bana lazım değil bu can’ diyen Firdevsi gibi büyük şairleri, filozofları, vatansever gelenekleri, Şahname gibi destanları var. ABD yenilmeye mahkum.’ dedi

İranlı şair Firdevsi’nin yazdığı İran edebiyatının en büyük eseri Şahname, Ankara'da düzenlenen etkinlikte konuşuldu.

Adnan Ötüken İl Halk Kütüphanesinde İran İslam Cumhuriyeti Kültür Müsteşarlığının ev sahipliğinde düzenlenen etkinliğe, İran Kültür Müsteşarı Seyed Kasım Nazemi, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Farsça üzerine çalışmalarıyla bilinen akademisyenler Prof.

Dr.

Adnan Karaismailoğlu ve Dr.

Halil İbrahim Sarıoğlu ile çok sayıda konuk katıldı.

Etkinlikte, Emrah Zorba'nın içeriğini hazırladığı ve Kaynak Yayınları'ndan çıkan “Şark İlyadası Şahname” isimli kitap tanıtıldı.

GOETHE 'BİZ FİRDEVSİ'NİN ELİNE SU DÖKEMEYİZ' DİYOR Burada bir konuşma yapan Perinçek, sözlerine, büyük kültür ve medeniyete yaslanıp, destanlardan ilham alan, Amerikan emperyalizmine ve İsrail Siyonizmine karşı başı dik savaşan İran Devleti'ne ve İran halkına, Ankara'dan sevgi ve saygılarını yollayarak, dayanışma duygularını ileterek başladı.

Perinçek, şunları söyledi: “Firdevsi hepimizin, bütün insanlığı, büyük şairi ve büyük teorisyeni, büyük filozofu.

Onun dili, bilimi, aklı, inançları, duyguları, aşkları İran sınırlarının ötesinde, okyanusların ötesinde yankılanmış.

Biraz evvel Sayın Müsteşarımız da ifade etti, insanlığın şairi, insanlığın filozofu.

Bunu biz yalnız burada, Ankara'da söylemiyoruz.

Batı'nın bütün büyük düşünürleri, doğunun bütün büyük düşünürleri, yani insanlığın bütün şairleri, düşünürleri, filozofları, Firdevsi'yi, uluslararası büyük bir miras olarak, bir hazine olarak, bir edebiyat hazinesi, bir devlet teorisi hazinesi olarak benimsemişlerdir.

Çin'in, Almanların, Fransızların, İngilizlerin bütün büyük şairleri, filozofları şunu söylemişlerdir: -Goethe'den aktarıyorum- 'Biz Firdevsi'nin eline su dökemeyiz.' ‘İÇİMİZDEKİ KAHRAMANLIK DUYGULARINI AYAĞA KALDIRDI’ “O bakımdan burada toplanıp andığımız, konuştuğumuz insan hepimiz için çok büyük bir kaynak.

Bir düşün, bir ahlak, bir karakter kaynağı, büyük değerleri binlerce yıl öncesinden bize taşıyan büyük bir kaynak.

Onun için Sayın Büyükelçiliğimize bu toplantıyı düzenlediği için özellikle teşekkür ediyoruz.

Çünkü bu toplantı bizim içimizdeki kahramanlık duygularını, insanlığa sadakati, vefayı, kardeşliği, dayanışmayı, dünyada ne kadar erdem varsa bunları içimizde ayağa kaldıran bir etkinlik. 'PRENS KİTABI DA ŞAHNAME’NİN ELİNE SU DÖKEMEZ' “Firdevsi, en büyük şair, onun Şahname'si, dünyanın en büyük şiiri.

Uzunluğuyla değil, derinliğiyle, içindeki aşkla, dünyanın en büyük şiiri olarak kabul edilmiştir.

Büyük bir edebiyat dehasını burada konuşuyoruz.

Ama aynı zamanda o bir siyaset bilimcisi, bir devlet teorisyeni.

Batı'da siyaset bilimi Machiavelli'lerle, 15. yüzyılda İtalya'daki meşhur Florensa Prensi'ne yazdığı o Prens adlı kitabı ile başlatıldı.

Ama Firdavsi'yi okuduğumuz zaman, Şahname'yi okuduğumuz zaman Machiavelli de Firdevsi'nin eline su dökemez. 'SİYASET BİLİMİNE ÇOK BÜYÜK BİR MİRAS BIRAKTI' “Firdevsi, Şahname'siyle siyaset bilimine çok büyük bir miras bırakmıştır.

Devlet nedir, devlet iktidarı nedir, hükümdarlık nedir, devletin temel gücü nedir ve devletin halk için hayırlı bir şekilde yönetilmesinin temel prensipleri, ilkeleri nedir...

Bu sorulara 10. yüzyılda çok esaslı, temel ve bin yıl ötesine taşan cevaplar bırakmıştır.

Firdevsi'den evvel de İran'ın Şahnameleri var.

Firdevsi, 'ben de o şahnameleri okudum ve onlardan bu eserimi derliyorum' demiş.

Ne yazık ki o Şahnameler günümüze kalmamış.

Ama o Şahnamelerden yazılan büyük Şahname, Firdevsi'nin Şahname'si, bütün insanlığa, bütün siyaset bilimcilere ve edebiyatçılara ilham vermiş ve bugünlere kadar gelmiştir. 'HÜKÜMDARLARIN BAŞ UCU KİTABI' “Şahname en başta hükümdarların bir başucu kitabıdır.

Hükümdarlarımızın hepsi, yani Selçuklu hükümdarları, Osmanlı hükümdarlarının hepsinin başucu kitabı.

İkincisi, devletin temel gücünün kuvvet olduğunu, silah olduğunu, ordu olduğunu Şahname'den çok güzel bir şekilde anlarız.

Devlet teorisinin temeline devletin yaptırım gücünü yerleştirmiştir.

Bu bakımda siyaset biliminin baş kaynağıdır diyebiliriz.

Bizim kendi kültürümüzde de Yusuf Has Hacip'in hemen Şahname’den 60-70 yıl sonra yazdığı Kutatgu Bilig, -yani Türklerin Şahnamesi-, Şahname'den çok esin almış bir kitaptır.

O açıdan Firdevsi hepimizin hocasıdır, hem zihnimizin hem de gönlümüzün, duygularımızın... 'ARSLAN VE CEYLANIN AYNI PINARDAN SU İÇTİĞİ DEVLET' “Devlet yönetiminde barış ve adaleti esas almıştır çok güzel tasvirlerle.

Yani öyle bir devlet yönetimi kuracaktır ki o devletin getirdiği barışla, pınarlardan aslanlar ve ceylanlar beraber su içeceklerdir.

Kurtlar ve kuzular beraber su içeceklerdir.

Yani kurtla kuzuyu barıştıran bir devlet.

Kurdun kuzuyu yemediği, aslanın ceylanı yemediği bir devlet.

Bu bize de gelmiş.

Hacı Bektaş Veli'yi biliyoruz, bir kucağında aslan, diğerinde ceylan vardır, onu tasvir eden resimlerden biliyoruz.

Yani halk içinde huzuru, barışı sağlayan bir devlet.

Ve bir yeryüzü devleti, bu mirası bize bırakmıştır. 'VATANSEVERLİĞİ ATEŞLEYEN ŞAİR' “Şahname'de öyle bir yeryüzü devleti tasviri yapmıştır ki Cengizhan'dan Kanuni Sultan Süleyman ve Fatih Sultan Mehmet'e kadar bütün hükümdarlar, onun bu idealinin peşine düşmüşler.

Yani bir yeryüzü hükümdarlık fikriyatını devletlere, kendisinden sonraki devletlere bırakmıştır. “Ama Firdevsi'nin aynı zamanda bir yurtseverliği var.

Hatta erken yurtseverlik, bir erken vatanseverlik diyebilirim ona.

Firdevsi 10. yüzyılda İran vatanseverliğini ayağa kaldırmış.

İran vatanseverliğinin büyük ilham kaynağı Firdevsi'dir.

O İran vatanseverliğini ateşleyen ve bütün insanlık için vatanseverliği ateşleyen bir cümlesini okumak istiyorum.

Olmayacaksa İran olmasın benim için ten, Kalmasın bu topraklarda bir canlı ten.

Vatanımız ve çocuklarımız uğruna, Namusumuz, küçük çocuklarımız ve yakınlarımız uğruna, Vatanımızı düşmana teslim etmekten, Daha iyidir hep birlikte gitmemiz ölüme.' Olmayacaksa İran, bana lazım değil bu can. “Bugün İran, işte Firdevsi'den aldığı bu ilhamla emperyalist baskılara, haksızlıklara, zorbalığa, tecavüze, tehditlere aslanlar gibi karşılık veriyor.

Onun için onun duygularını, biz de Firdevsi'den aldığımız bu ilhamla paylaşıyoruz.” 'ŞEHİTLERİN TOPRAĞIN ALTINDAN KALKMA VAKTİDİR' Firdevsi'nin bugüne yol gösterdiğini belirten ve “Şehitler, şehitler mezarlarınızdan kalkma vaktidir.” beyitini hatırlatan Perinçek, sözlerini şöyle tamamladı: “Bakın insanlık, tarih, milletler, devletler, zorla karşılaştıkları zaman şehitler mezarlarından ayağa kalkar.

Bugün de Filistin'in, Türkiye'nin, İran'ın, Suriye'nin, Irak'ın şehitlerinin toprağın altından ayağa kalkmaları vaktidir.

Amerikan emperyalistlerin tehditlerine karşı, İsrail'in saldırganlarına karşı şehitlerin toprağın altından kalkmalarının zamanı gelmiştir.

Bu duygularda, bu düşüncelerde Firdevsi'nin bize bıraktığı kahramanlık ruhunu vatanımıza, milletimize, kardeşlerimize, insanlığa ve bütün İslam dünyasına sadakat, bağlılık ruhunu ifade ederek sizleri bir kez daha saygıyla selamlıyorum.” MÜSTEŞAR NAZEMİ: FİRDEVSİ SAVAŞTA BİLE AHLAKTAN BAHSEDER Her ne kadar bu büyük eser Farsça yazılmış olsa ve İranlılar olarak bundan gurur duysalar da Şahname’nin tüm insanlığa ait olduğunu dile getiren İran Kültür Müsteşarı Nazemi şunları ifade etti: “Fars edebiyatı, tarih boyunca Türk araştırmacıların çalışmalarına borçludur.

O nedenle Türk halkı da bizim gibi Şahname ile gurur duyabilir.

Şahname, bir taraftan padişahların olaylarını anlatırken, öbür taraftan kılıçların çekildiği savaş ortamında bile ahlak ve insanlıktan bahsediyor. “Bu büyük şair o dönemlerde bile bu büyük erdemleri unutmamış.

Maalesef bugün dünyada bunlara rastlamıyoruz.

Savaş ve meşru müdafaa özgür insanın hakkıdır.

Ancak maalesef bu savaşlar gerçekleşirken bugünkü dünyada bu insani değerlerin ihmal edildiğini görüyoruz.” Müsteşar Nazemi, konuşmasının sonunda kitabı derleyen Emrah Zorba’ya kitapla ilgili çalışmalarından dolayı teşekkür ederek, “Umarım bu tür çabalar iki millet arasındaki ebedi ilişkilerin daha da gelişmesine katkı verir, giderek artar ve gelişir.” dedi. ‘İRAN’IN AYAĞINA DİKEN BATSA BİZİM BURADA BAŞIMIZ AĞRIR’ Türkiye’de İran araştırmaları ile öne çıkan akademisyenlerden Prof.

Dr.

Adnan Karaismailoğlu ve Dr.

Halil İbrahim Sarıoğlu da etkinlikte birer konuşma yaptılar.

Prof.

Karaismailoğlu, padişahlara, vezirlere öğüt veren kitaplara Şahname’den alıntılar yapıldığını belirtti.

Selçuklu’nun kudretli veziri Nizamül Mülk’ün Şahname’deki kahramanlıkları, adaleti, doğru örnekleri anlattığını aktardı.

Dr.

Halil İbrahim Sarıoğlu ise İran ve Türkiye’nin ortak kültür ve medeniyet birikimine dikkat çekerek, “Eğer İran’ın ayağına diken batarsa, burada bizim başımız ağrır, eğer bizim karnımız ağrırsa, İran’ın orada başı ağrır.

Dolayısıyla, bu hassas günlerde, bölgenin, dünya barışının, bölge barışının tehlikede olduğu bir dönemde, dostların, komşuların birbirine daha sıkı, daha fazla dayanmaları, birbirlerine güvenmeleri gerektiğini belirtmek isterim.” ifadelerini kullandı.

TOZLU ARŞİVLERDEN ÇIKARTIP TÜRKÇEYE KAZANDIRDI “Şark İlyadası, Şâhnâme” kitabı, 1928 yılında, yani Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan beş yıl sonra, Osmanlı alfabesi ile “Öğretmen Cevdet” tarafından derlenmiş ve yayımlanmış.

Bu eser, lise öğrencilerinin dünya edebiyatını öğrenmesi için ders kitabı olarak düşünülmüş ve öğrencilerin klasik dünya edebiyatıyla tanışmalarını amaçlamış.

Kitabı arşivlerden çıkararak Kaynak Yayınları tarafından basılmasını sağlayan Emrah Zorba, kitabı ilk ortaya çıkaran Muallim Cevdet ile yollarının kesişmesinin nedeninin Ankara Üniversitesi DTCF Fars Dili Edebiyatı Bölümünde öğrencilik olduğunu paylaştı.

Zorba, o süreçte çok heyecanlanıp merak duyduğunu belirterek, böyle bir çalışmaya desteklerinden dolayı İran Büyükelçiliği Kültür Müsteşarlığına teşekkürlerini iletti.

Zorba’ya, eseri Türkçeye kazandırması nedeniyle teşekkür belgesi takdim edildi.

ŞAHNAME BELGESELİ VE KEMANÇE DİNLETİSİ Etkinlikte, Şahname’ye özgü mitolojik unsurları konu edinen 60 dakikalık uzun metrajlı bir belgesel filmin 5 dakikalık özeti gösterildi.

Söz konusu belgesel filmin, İran İslam Cumhuriyeti Kültür Müsteşarlığının çalışmasıyla Türkçe dublajının yapıldığı ve Müsteşarlık’tan elde edilebileceği bilgisi verildi.

Programın son bölümünde İranlı sanatçı Reshadat, İran’a özgü yaylı çalgı aleti Kemançe ile canlı müzik dinletisi sergiledi.

Program, İran’a özgü tatlıların misafirlere ikramıyla son buldu.

İlgili Sitenin Haberleri