Haber Detayı

‘Hikâyeler dünyayı onarabilir mi?’
Kelebek hurriyet.com.tr
01/02/2026 07:00 (4 saat önce)

‘Hikâyeler dünyayı onarabilir mi?’

ABD’li yazar William Johnson’ın yazdığı, 6 Şubat depremleri sonrası kolektif yas sürecini anlatan ‘Stories Will Not Mend This Broken World’ (Hikâyeler Bu Kırık Dünyayı Onaramayacak) oyunu Türk yönetmen ve 3 Türk kadın oyuncuyla New York’ta kapalı gişe oynadı.

Büyük ölçekli bir afet sonrası kolektif yas sürecini anlatan ‘Stories Will Not Mend This Broken World’ (Hikâyeler Bu Kırık Dünyayı Onaramayacak) adlı tiyatro oyunu geçen ay New York’taki The Brick Theatre’da iki hafta boyunca kapalı gişe sahnelendi.

Oyunun Amerikalı yazarı William Johnson, 6 Şubat depremlerinden kısa bir süre sonra İstanbul’a gitmiş, bu büyük afetin insanlar üzerindeki etkilerine tanık olmuş.

Ve ardından 6 Şubat depremlerini merkezine alan oyunu yazmaya karar vermiş.

Oyunun yönetmenliğini Handan Özbilgin üstleniyor, 5 kişilik oyuncu kadrosundaysa 3 Türk kadın var: Doğa Özbilün (23), Defne Özkan (25) ve Gamze Ceylan (53).

Oyuncularla çevrimiçi buluştuk.◊ Oyunda 6 Şubat’ın ardından yasını nasıl konumlandıracağını bilemeyen karakterleri izliyoruz...

Hikâye sizi nasıl etkiledi?

Doğa Özbilün: İlginç olan şu ki hayatımda en az oyunculuk yaptığım oyunlardan biriydi.

Empati kurmak için neredeyse hiç çaba harcamadım, çünkü oyuna ait tüm hisler; Türklük, yas, hepsi zaten içimde çok tazeydi.

Onu dışarı çıkarmak zor olmasa da duygusal olarak çok zor bir süreçti.◊ Oyun kapalı gişe oynadı.

İzleyenlerin tepkileri nasıldı?

Doğa Özbilün: Amerikalı arkadaşlarımın bu kadar etkileneceğini hiç düşünmemiştim.

Daha önce hiç ağladığını görmediğim insanlar ön sırada gözyaşlarını tutamıyordu.

Oyun sonrası da gelip ne kadar etkilendiklerini söylediler.

Neredeyse üç yıl önce yaşanmış bir olayın, onları bu kadar etkilemesi beni de çok etkiledi.Defne Özkan: Amerika seyircisi oyunu gerçekten çok beğendi.

Konuya hâkim olmadıkları halde gelip, elimi tutup teşekkür eden çok insan oldu. “Böyle bir hikâyeyi seçtiğiniz için teşekkür ederiz” diyen çok fazla kişi vardı.◊ Bu büyük afet yaşanırken Türkiye’den uzakta olmak size ne hissettirmişti?Doğa Özbilün: Hiç bu kadar çaresiz hissetmemiştim.

Bu süreçte daha önce pek tanımadığım Türk arkadaşlarla bir araya geldik.

Bir- likte ağladık, bağış topladık, yas tuttuk.Gamze Ceylan: Deprem 6 Şubat’ta oldu, ben 7 Şubat’ta İstanbul’daydım, denk geldi.

Sürecin içinde olmak bana daha iyi geldi.

Uzakta olsaydım çok daha zor olurdu.

Üzüntüyle öfke arasında gidip geldiğim bir dönemdi.◊ Bu oyunun parçası olmak size iyi geldi mi?

Doğa Özbilün: Bu oyunu yapmak kimsenin hayatını kurtarmadı ama en azından birilerine bu yaşananları anlatabildim.

Amerikalılar Türkiye’yi de çoğu zaman savaş ve krizlerle anıyorlar.

Hiç tanımadıkları bir coğrafyadan bir hikâye anlatabilmek bana gerçekten iyileştirici geldi.Gamze Ceylan: Çok fazla oyunda oynadım.

Genelde göçmenlik, savaş, acı üzerinden tek bir duyguya sıkışan karakterler oynadım.

Bu oyun da acılı bir yerden çıkıyor ama sorduğu sorular çok daha felsefi.

Cevap vermiyor, bir karmaşa hali sunuyor.

Ama o karmaşanın içinde ‘beraberiz’ duygusu var.

İyileştirici olan da tam olarak buydu. ‘Hayatımıza nasıl devam edebiliyoruz?’William Johnson, oyunun yazarı ◊ Depremden kısa bir süre sonra iş amaçlı İstanbul’a seyahat ettim.

New York’ta insanlar çoktan depremi geride bırakmış, başka haber başlıklarına odaklanmıştı, oysa İstanbul’da hâlâ hayatın merkezindeydi.

Kendi şehrimde insanların bu kadar büyük bir felakete bu kadar hızlı ilgisini kaybetmiş olması beni çok etkiledi.◊ Bir yazar olarak en çok, deprem gibi bu denli büyük ölçekte yaşanan bir acıyla insanların nasıl baş etmeye çalıştıklarıyla ilgilendim.

Binlerce insanın evini ve sevdiklerini kaybettiğini bildiğimiz bir dünyada hayatımıza nasıl devam edebiliyoruz?

Yazmaya Gazze’deki soykırım başlamadan sadece birkaç ay önce başladım ve oyunun ilk taslağını kaleme alırken zihnim sürekli Gazze’deydi.

Hayatlarımızı çok yakınımızda yaşanan büyük acılar ve kayıplarla birlikte sürdürdüğümüzü fark ettim.

Bu durumun insanları nasıl etkilediğini ve bazılarımızın sanat ve tiyatroyu bu gerçekliklerle baş etme yolu olarak nasıl kullandığını keşfetmek istedim.

İlgili Sitenin Haberleri