Haber Detayı
‘Arco’ hepimize umut veriyor
Bu yılki Oscar’larda “en iyi animasyon film” kategorisinde aday olan “Arco”, son yılların en çok konuşulan yapımlarından. Ugo Bienvenu’nün tamamı el çizimi animasyon tekniğiyle ortaya çıkardığı film, iklim krizini merkezine alırken bunu karamsarlığa saplanmadan; umut, hayal gücü üzerinden anlatıyor. Filmin yapımcıları arasında Natalie Portman var. Ünlü oyuncu İngilizce seslendirme kadrosundaki performansıyla da animasyona imzasını atıyor. Bu röportajı Natalie Portman’ın İstanbul ziyaretinin hemen ardından gerçekleştirdim. Türkiye ve İstanbul’a bayıldığını, kocaman bir gülümsemeyle özellikle vurguladı. İşte Portman ve Ugo Bienvenu ile “Arco”nun hem yaratım sürecine hem de “daha empatik bir gelecek” hayaline uzanan sohbetimiz.
◊ Yazım süreciniz nasıldı?
Hem çocuklara hem yetişkinlere dokunan bir iklim hikâyesi anlatmak sizin için ne ifade ediyor?- Ugo Bienvenu: Açık söyleyeyim, araştırma yapmadım.
Zaten iklim değişikliğiyle ilgili çok şey duyuyoruz; teknolojiyle ilgili de… Bana göre geleceği konuşmanın en iyi yolu, bugünün içindeki unsurlarına bakmak.
Sonra onları biraz büyütmek, biraz abartmak ve gerçekliğimizle nasıl etkileşime girdiklerini görmek.Yazarken daha çok içgüdüye yaslanıyorum.
Hatta bilinç dışına.
Çünkü bence bilinçdışı, düşünerek ve hesaplayarak kurduğunuz şeylerden çok daha fazla karmaşıklık barındırıyor.
O yüzden fikirler geldiğinde akışına bırakmaya çalışıyorum; onları fazla kontrol etmeden, olduğu gibi takip ediyorum.◊ “Arco” geleneksel el çizimiyle ortaya çıkan bir animasyon.
Bu tekniğin kullanılması projeye katılmanızda önemli bir etken miydi? - Natalie Portman: Evet, kesinlikle önemli bir etkendi.
Filmin el çizimi oluşu inanılmaz güzel.
Görsel dünya çok etkileyici ve duygusal bir şey var.
Hani o görüntünün insandan insana aktarılan akışı elin izi, nefesi, ritmi.Tam merkezde duran karakterler, aralarındaki güçlü bağ, insani tarafı ve filmin verdiği mesaj beni vurdu.
Ve tabii işin tam kalbindeki büyüleyici estetik.
Ugo’nun yarattığı sanat, vizyonu… Gerçekten çok özel.◊ Bu yıl iki animasyon filminiz çıktı.
Biri “The Twists” ve orada Merry Mangle Womp’u seslendirdiniz.
Şimdi de “Arco”.
Burada da İngilizce ses kadrosundasınız.
Sadece sesinizi kullanarak duygu ve karakter yaratmak, bir oyuncu olarak sizin için ne kadar farklı?- Natalie Portman: Sadece sesini kullanmak ve dış görünüşüne hiç yaslanmamak inanılmaz bir özgürlük veriyor.
Bir yandan da kendine hiç benzemeyen karakterleri oynama şansı doğuyor. “The Twits”teki gibi.
Orada bir canavarım… Sadece benim gibi görünen 45 yaşında bir kadını canlandırmakla sınırlı kalmıyorsun.
Her şey olabilirsin.
Gerçekten oyun alanını büyütüyor.Böylesine olağanüstü bir sanatın parçası olmak çok eğlenceli.
Üstelik bunu çocuklarımla da paylaşabilmek o da ayrı bir mutluluk.SANATÇI DA AKTİVİST DE VAR OLMAYAN BİR DÜNYAYI HAYAL EDİYOR◊ Fransız yapımı bir proje ama Hollywood’dan yapımcılar ve seslendirme kadrosu var.
Bu karışım nasıl ortaya çıktı?- Ugo Bienvenu: “Yaklaşık üç yıl fikri geliştirmek için çalıştık.
Ortağımla birlikte storyboard çiziyordum.
Bir noktada filmi korumaya karar verdik.
Elimizde çok net bir şey olsun diye, filmin nasıl bir şeye dönüşebileceğini açıkça gösteren güçlü bir animatic hazırladık.Animatic 45 dakika olunca arkadaşımız, “Sophie Mas ve Natalie Portman bir şirket kuruyor; neden onları aramıyorsunuz?
Zaten ilginç film ve projeler arıyorlar” dedi.
Derken onlara izlettik.
Sonra stüdyoya geldiler.
O gün herkes “Natalie geliyor” diye heyecanlıydı.
Öyle bir araya geldik.Natalie ve Sophie gelmeden önce çok 5 kişilik küçük bir ekiptik.
Sonra büyüdük.
Filmi tamamlamak yaklaşık bir buçuk yılımızı aldı.- Natalie Portman: Film tamamen bağımsız şekilde üretildi ve el çizimi olarak yapıldı.
Şu an en çok ihtiyacımız olan şey distopik değil daha iyi bir dünyayı hayal edebilmek◊ Sizce film dünya ve diğer canlılarla ilişkimizi yeniden düşünmemiz için bizi nasıl motive edebilir? - Natalie Portman: Film yapmak da film izlemek de aslında başlı başına bir empati pratiği.
Animasyon filmlerinin özel bir gücü var çünkü burada hayvanların konuşmasına ya da hissetmesine de alan açabiliyorsunuz.
Bu film umut veriyor.
Çünkü hayal gücüne ve yaratıcılığa büyük bir değer yüklüyor.
Ugo’nun kurduğu dünya, insan hayal gücünün dünyada daha iyi bir yer bulabilmesiyle ilgili.Aslında bir sanatçıyla bir aktivisti birbirine bağlayan şey de bu.
İkisi de var olmayan bir dünyayı hayal ediyor.
Belki şu an en çok ihtiyacımız olan şey distopik, karamsar bir yer değil, daha iyi bir dünyayı hayal edebilmek.EN İYİ YAPIMLAR TEKRAR TEKRAR İZLENİR◊ Bu filmin seyircide nasıl bir duygusal iz bırakmasını umuyorsunuz?- Natalie Portman: Özellikle çocuk sahibi olduktan sonra anladım ki en iyi filmler tekrar tekrar izlenenler.
Çocuklar bir filmi arka arkaya 20, 30, hatta 100 kez izleyebiliyor.
Ve o çocukların ebeveynleri olarak biz de… Bu yüzden o filmler, diğerlerinden daha güçlü oluyor; kalbimize ve zihnimize sızma, yer etme gücü çok daha büyük.Umarım çocukların yanında götüreceği şey şu olur: Daha önce konuştuğumuz gibi, hayal gücünün ve yaratıcılığın dünyayı daha iyi bir yere dönüştürme gücü var.
Evet, önümüzde korkutucu şeyler ve zorlayıcı problemler var.
Ama onlardan çıkış için de umut var.
O umudun yolu da çoğu zaman hayal gücümüzden geçiyor.Neden hâlâ birbirimizle kavga ediyoruz◊ Filmde gerçek kötüler, iklim krizine sebep olanlar.
Bu meseleyi ve bizi şimdiden etkileyen büyük problemleri anlatan filmler hakkında ne söylersiniz?- Ugo Bienvenu: Bu konuyu ele alan herkesin yaklaşımı farklı.
Ama benim için şurası çok net: Eğer ekolojiyi ‘acı veren’, ‘sıkıcı’ bir şey gibi görürsek bu iş yürümez.Ben iklim değişikliğini ve ekoloji meselesini, insanlığın bir araya gelmesi için önümüzdeki en büyük fırsatlardan biri olarak görüyorum.
Doğru yerden bakarsak bu, çok mutluluk ve hatta eğlence bile getirebilecek bir macera olabilir.
Ve şunu gerçekten anlamıyorum, neden hâlâ birbirimizle kavga ediyoruz?
Kendimizi kurtarma şansımız var; hem de bunu yaparken keyif alma şansımız var.
Bence mutluluğu, hazzı ve hep birlikte iyi bir şey için mücadele etme fırsatını işin merkezine koymamız gerekiyor.- Natalie Portman: Ne yazık ki sürekli yangınlar, seller, kasırgalar… Bunun içinde yaşıyoruz.
Biz bizzat deneyimliyoruz; arkadaşlarımız, ailemiz deneyimliyor.
Haberlerde görüyoruz.
Çocuklar da yaşıyor, görüyor.
O yüzden bu dünyayı tanıyan, bu dünyayı yansıtan ama aynı zamanda umut da veren bir şey yaratmak çok önemli. “Bizde insan hayal gücü var, insan yaratıcılığı var” diyebilmek.
Geçmişte de bizi pek çok kötü durumdan çıkaran şey buydu.Dünya öngörülemez.
Senin hayal gücün bir başkasına ilham olabilir.
O, bir başkasına, o da bir başkasına ve bir noktada birileri çözümü bulabilir ya da dünyayı daha iyiye çevirecek bir değişimi başlatabilir.Buna ihtiyacımız var.
Hele çocukların özellikle ihtiyacı var.