Haber Detayı

Leyla Lydia Tuğutlu: Çocuktan sonra her anın tadını çıkarmaya başladım!
Kelebek hurriyet.com.tr
01/02/2026 08:22 (4 saat önce)

Leyla Lydia Tuğutlu: Çocuktan sonra her anın tadını çıkarmaya başladım!

2023 yılında anne oldu, 3 yıl boyunca oğlunu büyütmek için kabuğuna çekildi. Şimdilerde ise sürpriz bir projeyle hayranlarının karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Eşi Ceyhun Ergin’le birlikte hazırladığı maxi single albümünü yayınlamak için gün sayan Leyla Lydia Tuğutlu oldukça heyecanlı. Çocukluğundan beri aslında müzikle iç içe olduğunu belirten Tuğutlu ile bir araya geldik, eşiyle ilişkisinden anneliğe, çocukla birlikte yaşadığı değişimlerden kariyer planlarına kadar her şeyi konuştuk.

◊ 6 Şubat’ta çıkaracağınız maxi single ile bizi şaşırttınız.

Çıkış şarkınızın ismi “Senden Dönemem”.

İlk kez profesyonel anlamda bir müzik projesiyle karşımızdasınız.

Nereden çıktı bu fikir?- Müzik benim hep hayatımda vardı.

Ben Almanya’da doğdum.

İlk öğrendiğim dil Almancaydı.

Evde sürekli Türkçe şarkılar dinleyerek, onları ezberleyerek, söyleyerek de Türkçe öğrendim.

Sonra çok küçük yaşta piyano çalmaya başladım.

Ona yıllarca devam ettim.

Ardından devlet konservatuvarına girdim.

Orada yarı zamanlı öğrenci olarak devam ettim.

Sonrasında da sunuculuğa ve oyunculuğa başladım.

Ona yoğunlaştım.

Dizi projelerinde, filmlerde, çeşitli albüm projelerinde yer aldım.

Oralarda şarkı söyledim.◊ İlk kişisel projeniz olacak...- Aslında müzikle ilgili bir çalışma yapmak istiyordum ama sürekli erteliyordum.

Biz uzun zamandır eşimle projeler yazıyoruz.

Onun ayrıca kendi yazdığı film ve dizi projeleri de var.

Her oynadığım projede hep yeni bir karakter seçmeyi ve daha önceki oynadığımdan çok başka karakterler oynamayı tercih ettiğim için, yazarken de buna dikkat ediyoruz.

Bir süre sonra o karakterlerin iç dünyası, söyleyemedikleri şarkı sözlerine dönüştü. “Bunu neden bir müzik hikâyesine çevirmiyoruz” dedik.

Yani benim hayallerim ve onun ortaya çıkardıkları birleşti.

Böyle hikâyesi olan bir albüme dönüştü.

Bir hikâyesi ve bir karakter var.

Biz bu karakteri bulmaya çalıştık bu süreç boyunca. “Bu nasıl bir kadın?

Nasıl giyinir?

Nasıl şarkı söyler?” gibi sorulara cevap arayarak oluşturduk.

Fotoğraflar: Murat ŞAKA / Mekan: Soho HouseELEKTRONİK MÜZİK YAPTIK, HERKES ŞAŞIRACAK ◊ Projenin hikâyesi nasıl peki?- Biz elektronik müzik yapıyoruz.

O yüzden insanları şaşırtacağını düşünüyoruz.

Birçok kişi benim belki de bu türü dinlediğimi bile düşünmüyorlardır.

Bu arada ben gerçekten çok müzik dinleyen ve her türü dinleyen bir insanım.

Ama bu tarzın, dönemin ruhuna çok uyduğunu düşünüyorum.

Cesur, dinamik, genç ve yeniden ilgi çekmeye başlayan bir tür.

Hikâyesi ise melankolik, biraz aşk acısını anlatıyoruz, yalnızlığı anlatıyoruz.

Aslında hepimizin içinde olduğu modern hayatı, şehir hayatının bizi hissettirdiği o yalnızlık, kaybolmuşluk, iç çatışma, kendine yabancılaşma hissi...

Bunların hepsi hepimizin yaşadığı duygular.

Ama bir yandan da elektronik müziğin verdiği, şarkıdaki sözlerin verdiği güçlü bir duruş var.

Yani bir arayış içinde olma, kendini bulma, dönüşüm içinde olma hali de var.

ÇOCUKTAN SONRA HER ANIN TADINI ÇIKARMAYA BAŞLADIM◊ İçsel çatışma, yalnızlık vs. gibi duygulardan bahsettiniz.

Siz bunlarla nasıl başa çıkıyorsunuz normal hayatta?- Açıkçası benim de öyle bir tarafım var ama çocuktan sonra değişti.

Çocuktan sonra hayatın aslında her anının tadını çıkarmaya, her anın güzelliğini görmeye başladım.

Dolayısıyla çocuğum sayesinde bununla başa çıkabiliyorum.

Benim için de, eşim için de öyle.

Onun verdiği enerji, onun varlığı her günü güzelleştiriyor diyebilirim.◊ Yaptığınız müzik tarzı aslında hem çok dinlenen, bir yandan da bir pop müzik kadar yaygın olan bir tür değil.

İlk projenizde böyle bir tarzı tercih etmeniz bir risk değil mi?- Evet, riskli olması aslında bizi buna çeken şey.

Risk yoksa işin ucunda, eğlence de yok, keyif de diyoruz.

Dünyanın belirsizliği, “nereye gidiyor acaba” hissi bizi çok heyecanlandırdı.

Bir de bu dünyayı tamamen kendimiz kuruyoruz eşimle.

Her şeyine biz karar veriyoruz.

Dolayısıyla o bizi heyecanlandırdı.İYİ BİR TAKIMIZ◊ Birlikte çalışma aşaması nasıldı?

Karı-koca olmak başka, iş başka...- Yeni fikirlerle birbirimize gelen insanlarız.

Sürekli yeni projeler üretiyoruz.

Anne baba olarak da biz ev içinde çok iyi bir takımız.

Birbirimizi çok uzun yıllardır tanıdığımız için aramızda bir güven ve iyi bir iletişim var.

Her konuda birbirimizi doğru yönlendiriyoruz.

Ben projelerimi seçerken bile her zaman eşime danışırım.

Bana neyin iyi geleceğini, beni neyin mutlu edeceğini çok iyi bilen biri.◊ Birbirinizin hangi yönlerinizi tamamlıyorsunuz?- Çok fazla var ama eşim benim potansiyelimi iyi biliyor ve beni çok cesaretlendiriyor.

O olmasa belki de bu projeye cesaret edemezdim.

Yani çok daha konfor alında kalmayı tercih eden biriyim.

Risk almamı sağlayan, yeni şeyler denemeye beni teşvik eden biri olduğu için bana iyi geliyor. ◊ Ne zaman çıkıyor single?- 6 Şubat’ta.◊ Dijitale bir iş çektiğinizi de söylediniz.

O ne zaman yayınlanacak?- “Yankı” adlı dizimizin ikinci sezonu 28 Şubat’ta Tabii’de yayına girecek.◊ Şubat sizin ayınız oldu o zaman!- Gerçekten öyle...

Farklı projelerin içinde daha çok yer alacağım bu sene.◊ Oyunculuk biraz daha geri planda mı kalacak?- Oyunculukla ilgili projeler zaten devam edecek.

Ama insanlar beni daha çok müzik projelerinde görecek.◊ Müzikal gibi mi?- Değil ama çok isterim.

Hayallerimden biri müzikalde oynamak.

Bir sanatçıyla bir albüm projesinde yer alacağım ama detayları paylaşamıyorum çünkü daha netleşmedi.◊ Ara verdiğiniz sürede mesleğinizle alakalı en çok neyi özlediniz?- Aslında o dönemde çok fazla bir şey özlemedim.

Ben çocuğuma çok yoğun vakit geçirmeyi tercih eden bir anneydim.

Özellikle ilk 3 sene.

O dönemde aslında kendimi dış dünyaya kapattım diyebilirim.

Çocuğumla çok birlikte olmak, onun her anını görmek istedim.◊ Ceyhun (Ergin) Bey nasıl bir baba? - Eşim bana doğumdan bugüne kadar çok yardımcı oldu.Onun desteği olmasa belki de bu kadar güçlü bir anne olamayacaktım.

Arkamda böyle bir güç hissettiğim için çok daha rahat yapabildim bazı şeyleri.

HAYATTA NEFRET ETTİĞİM İNSAN YOKTUR, KİN TUTMAM◊ Bakım sırlarınızı da sormadan geçmeyeyim...- Çok büyük bir sırrım yok.

Botoks falan da yaptırmıyorum.

Oyuncu olarak çok donuk bir ifade olmasını istemediğim için yaptırmadım.

Yoga, meditasyon yapıyorum.

Daha pozitif bir insan olmaya çalışıyorum.

Mesela benim nefret ettiğim insan yoktur hayatta.

Düşman diye bir tanım yoktur benim için.◊ Kin tutmaz mısınız?- Hayır, tutmam.

Çok yanlış buluyorum.

Çünkü kin zehir gibidir.

Kendinize yaptığınız en kötü şeydir kin tutmak, kıskanmak.

Öyle hislerim yoktur.AKSİYONLU İŞLER ÇEKMEYİ ÇOK SEVİYORUM◊ Oyunculuğa dair şu anda yapmak istediğiniz nedir?- Farklı rolleri tercih etmeye çalışıyorum.

Beni heyecanlandırmıyorsa yapmamayı tercih ediyorum.

Bir polis olabilir, bir ajan rolü canlandırmak isterim.

Aksiyonlu işleri çekmeyi çok seviyorum.◊ Eşinizle yazdığınız başka hangi işler var?- Birlikte yazdığımız bir bilim kurgu işimiz var.

Onun yanında bir polisiye hikâye var.

Birlikte yazdığımız bir kadın komedisi vardı.

O aslında çekilecekti ama maalesef erteledik.

Kapatmış değiliz o defteri.

Her an çekilebilir.

Eğer çekersek o projede oynamak da istiyorum.EVDE TÜRKÇE VE ALMANCA KONUŞUYORUZ◊ Anneniz Alman, babanız Türk.

İki farklı kültürle büyümenin zorluklarını mı konforunu mu yaşadınız daha çok?- Zor tarafları olarak kendini tam olarak bir yere ait hissedememe durumu var.

Ama bence dezavantajdan çok avantajı var.

Çünkü farklı kültürlerle birlikte olmak, insanlara karşı daha anlayışlı olmanı sağlıyor.◊ Oğlunuz Evren Deniz’le de Almanca konuşuyor musunuz?- Evet.

Ben Almanca konuşuyorum.

Baba Türkçe konuşuyor.

Kendi aramızda ortak dilimiz ise Türkçe.

İki dili de öğrenmesini istedik.

Çünkü ailem bana da o şahsı tanıdı.

Beni rahat ettiren bir durumdu.

İlgili Sitenin Haberleri