Haber Detayı

Dik bir yokuş: Liderlikte kadınlar 8! Azınlıkta Olmanın Getirdiği Sıkıntılar
Berna bridge aydinlik.com.tr
01/02/2026 17:05 (1 saat önce)

Dik bir yokuş: Liderlikte kadınlar 8! Azınlıkta Olmanın Getirdiği Sıkıntılar

Dik bir yokuş: Liderlikte kadınlar 8! Azınlıkta Olmanın Getirdiği Sıkıntılar

İnsan yaşamdaki zorluklardan kolay kolay yılmamalıdır.

Aksine, yaşamdaki fırtınalara göğüs gererek yoluna azimle devam etmelidir.

Frank O’Malley Geçen haftalarda kadınlar için üst düzey liderliğin çok dik bir yokuş olduğunu işlemeye başladım.

Tarihten, geçmişten sayılarla örnekler verdim, kadınların liderlik ve yöneticilik konularında ne kadar az sayıda olduğuna değindim.

Peki neden?

Neydi engeller?

Geçen haftalarda “Gizli Kültür Egemelikleri”ne ve “Kadınların Sosyalizasyonu Teorisi”ne değindim, özellikle de erkek kültürünün egemenliği nedir sorusunu açtım.

Önceki bölümde görüldüğü gibi kadınlar erkeklerden yönetici konumlarında daha başarısız değildir.

Öyleyse, eşit sayıları sağlamak için kadınları yönetici konumlarına baş vurmak ve onları bu konumlarda sebatla devam etmeleri konusunda eğitmek, destek vermek gereklidir.

Erkek adaylar bu tür eğitimi ve desteği resmi olmayan bir şekilde almaktadırlar.

GENEL SIKINTILAR Bu hafta yöneticilerin sıkıntılarına değineceğim.

Her iş kolunda potansiyel baskı unsurları vardır.

Bunların bazıları kadınlar ve erkekler için ortak baskılardır.

Bazıları da belirli bir gruba özel baskılardır.

Çalışan kadınlar iki veya daha fazla çevrenin gereksinmelerinden sıkıntı duyar.

Bunlar iş ve ev sorumluluklarıdır.

Erkekler ev sorumluluklarından daha az etkilenirler.

Bu nedenle erkeklerin yaşadığı iş sorunları olduğundan daha büyük görünebilir.

Takip eden bölümde ağırlıkla kadınların stres faktörleri üzerinde durulacaktır, ancak erkeklerin de yaşadığı ortak streslere bu haftaki yazımda değinip, haftaya kadınların ek sıkıntılarını anlatacağım.

Öncelikli konu strestir yöneticiler için.

Stresin tanımı üzerine hayli anlaşmazlık vardır.

Stresin kökeni Latince’den gelir. 17.

Yüzyılda zorluk, güçlük, sıkıntı ve acı, ıstırap vermek anlamına kullanılmıştır.

STRESİN ETKİLERİ 18.

Yüzyılın sonlarına doğru özellikle insanların organları ve beyinleri üzerindeki baskı, güçlü çaba ve kendini zorlamayı belirtmek için kullanılmıştır.

Günümüzde stres sözcüğü dış ajanların yapı ve fonksiyonu rahatsız etmesi ve bu ajanlara değişik seviyelerde psikolojik, fizyolojik, sosyal sistemlerin yanıt vermesi olarak kullanılır.

Yani stres çok yönlüdür.

Stresin kısa vadeli sıkıntıların ötesinde uzun vadeli sağlık bozukluğuna katkıda bulunduğu anlayışına bu kavramın gelişiminin başlarında da rastlanır.

Örneğin 1910 yılında Sir William Osler iş camiasının Musevi üyelerinde koroner rahatsızlıklara rastlamış ve bunları iş ve aile yaşamının hızlı temposuna, sinirsel enerjinin çok kullanılmasına bağlamıştır.

Sonraki yıllarda stresin herkesi etkilediği fark edilmiştir.

STRESE BAĞLI HASTALIKLAR Hans Selye strese bağlı hastalıkların sürecini ilk açıklayandır.

Daha sonra Lazarus bunun bir interaktif süreç olduğunu hem dış uyaran hem de bireyin reaksiyonunun iç içe geçtiğini belirtmiştir.

Günümüzde stresin sağlığı etkilediği kanıtlanmıştır.

Örneğin, stres altında bazıları baş, bazıları mide ağrısı çeker.

Stres her organı etkileyebilir.

Appley, Arnold, Turnbull son yüzyılda stresin tanımına katkıda bulunmuştur.

Son on, on beş yılda stresin yüksek tansiyon, yüksek kolesterol seviyeleri, ürtiker, alerji, mide ve baş ağrıları, uzun vadede koroner hastalıkları, ülser, romatizmal artrit, diyabet gibi hastalıklara neden olduğu bulunmuştur.

Spor ise bunların üstesinden gelecek en iyi ilaçtır.

STRESE BAĞLI DAVRANIŞLAR -        Davranış seviyesinde ise strese bağlı aşağıdaki davranışlar saptanmıştır: -        Mantıklı düşünmede ve bir sorunun tüm yanlarını görmede zorlanma, -        Önyargı, olayları görüşte esnek olmama, -        Uygun olmayan yerde saldırganlık ve sinirlilik, -        İlişkilerden geri çekilme, uzaklaşma, -        Aşırı sigara içme, -        Rahatlayamama, rahatlamak için içki veya uyku haplarına başvurma.

Meslek doktorları yöneticilerin sağlığı ve strese bağlı hastalıklarla yakından ilgilidirler.

Yapılan araştırmalarla belirlenen kadın ve erkek yöneticilerin yaşadığı ortak stresler aşağıda belirtilmiştir.

Bunlardan önde geleni ev ve iş arasında denge sağlayamama, evdekileri ihmal etme olarak fark edilir. -        Uzun saatler çalışma, -        Eve iş götürme, -        Meslek ile ilgili gelecek kaygısı, -        Özel yaşama fazla zaman kalmaması.

BAZI ÖRNEKLER 46 yaşında üst düzey bir yönetici aynı kurumun değişik seviyelerinde çalıştıktan 16 yıl sonra bu seviyeye gelmişti. 30 yaşına kadar spor yapar, sigara içmez ve stres altında yaşamazdı.

Üst düzey yönetici olunca müşterileri ile yemek yemek ve yurt içi, yurt dışı seyahat etmek zorunda kaldı.

Temposu ağırdı.

Daha çok yemeğe, alkol almaya ve sigara içmeye başladı. 40 yaşına geldiğinde yaklaşık 15 kilo almıştı.

Spor yapmıyordu ve sağlığı bozulmaya başlamıştı.

Kolesterol ve lipidleri çok yükselmişti.

Tansiyonu da yüksekti.

Diyabet başlamıştı.

Terfiden sonra sağlığı daha fazla bozuldu.

Uzun saatler çalışmak ve eve iş götürmek zorunda kaldı.

EVLİLİĞİN ZARAR GÖRMESİ Sosyal yaşamı seven karısı onun eve geç gelmesi, evde çalışması veya televizyon izlemesine sinirlenmeye başladı.

Evliliği zarar görmeye başlamıştı.

Bu onun sorunlarını daha da artırdı.

Noel’de kalp krizi geçirdi, şimdi iyileşmeye çalışıyor.

Yapılan araştırmalarla stres nedeniyle fiziksel sağlığın zarar görmesi gibi duygusal ve ruhsal sağlığın da zarar görebildiği bulunmuştur.

Aşağıdaki bir diğer öykü de buna bir örnektir: 47 yaşında bir üst düzey yöneticiydi.

Bu göreve ilk geldiğinde sağlığı iyiydi.

Birkaç yıl sonra çalıştığı kurum el değiştirdi.

Geleceği hakkında kaygılıydı.

İşini kaybedecek miydi?

Panik atakları yaşamaya başladı.

Kalp atışlarını ayrımsıyor, terliyor, kalabalık yerlere giremiyordu.

El değiştirme işlemlerinden sonra işini kaybetmedi.

Rahatladı.

Bir yıl sonra terfi zamanı geldi.

PANİK ATAK Yeni konuma başvuran bir meslektaşı daha vardı.

Kalp çarpıntıları, panik, terleme, kalabalık korkusu geri geldi.

O kadar kötüydü ki iki hafta rapor almak zorunda kaldı.

Sonraki dört hafta işe şoför veya bir arkadaşı ile gelmek zorunda kaldı, otomobil kullanamadı.

İşteki sıkıntıları eve yansıdı.

Uzun sürünce evde dengeler bozuldu.

İş ve özel yaşamındaki dengesizlikler bir kısır döngüne dönüştü.

Eşiyle kavgalar başladı.

Çocukların da davranışı zorlaşmıştı.

Annesi, babası aranmadıkları için yakınmaktaydılar ve sonrasında ona küstüler.

Bu örnek de yöneticileri etkileyen tipik sorunlardan biridir.

ARAŞTIRMA SONUÇLARI Bir araştırma sonuçları şunları bulmuştur.

Koroner hastalıklara aday olan yönetici işkolik, işini zamanında bitirmeye özen gösteren, ona yüklenen ama onu düşünmeyenlerin olduğu bir kurumda çalışan kişidir.

Ruh sağlığı bozulmaya aday olan yönetici ise zekâ düzeyi diğerlerinin üzerinde olan, daha ciddi, gergin, şüpheci, endişeli, takım çalışmasının ve desteğin olmadığı, ağır rekabet ortamında çalışan kişidir.

Yukarıdaki tüm noktalar hem kadın hem de erkek yöneticiler için geçerlidir.

Yöneticilik zordur ve streslidir.

Ancak bunların üzerinde, yalnızca kadınları etkileyen, ek stres faktörleri vardır.

İşte bu ek faktörler kadınlar için yöneticiliği iyice dik bir yokuş haline getirir.

Önümüzdeki hafta yalnızca kadınları etkileyen ek stres faktörlerini anlatacağım… STRES SONUÇLARI Psikosomatik semptomlar: -        Sinirlilik, gerginlik -        Baş ağrısı -        Yorgunluk -        Sabahları kalkamamak -        Çabuk ağlamak -        Baş dönmesi -        Karabasan görmek -        İştah kaçması -        Yalnız kalmak istemek -        Beyinsel yorgunluk -        Mide ağrısı -        Yüksek tansiyon -        Yüksek kolesterol -        Koroner rahatsızlıklar -        Ülser -        Astım, alerji ÇALIŞMA PERFORMANSI: -        Fikrini belirtmekte özgüvensizlik -        Başarılı olamamak -        Çatışmalarla baş edememek -        İş sorunlarına çok duygusal reaksiyon göstermek -        Yaptığı işle ilgili özgüvensizlik -        Rekabet ortamlarında kendini ‘satamamak’ -        Önemli detayları hatırlayamamak -        Doğru yerde doğru kararı verememek -        İşle ilgili gerekeni yapamamak

İlgili Sitenin Haberleri