Haber Detayı

Migros İşçileri Zam ve Kadro Talep Etti
Yerel haberler.com
01/02/2026 17:46 (2 saat önce)

Migros İşçileri Zam ve Kadro Talep Etti

Depo, Liman, Tersane ve Deniz İşçileri Sendikası (DGD-SEN) üyeleri, Nilüfer ilçesindeki Migros mağazası önünde basın açıklaması yaptı. DGD-SEN Örgütlenme Uzmanı Feyza Kayaaltı, "Maaşlara, net yüzde 50 zam yapılmasını istiyoruz. Depo işkolu statüsü değişmeksizin, hilesiz hurdasız herkesin kadroya alınmasını istiyoruz. Bankaların verdiği promosyonların patronun kasasına değil, o parayı hak eden işçinin cebine girmesini istiyoruz. Ve maaşlardan kesilen, belimizi büken gelir vergilerini, kâr rekorları kıran Migros patronunun karşılamasını istiyoruz. Ayrıca, haksız ve hukuksuz yere işten atılan tüm kardeşlerimiz derhal işe geri alınmalıdır" dedi.

Haber: Zehra Değirmenci(BURSA) - Depo, Liman, Tersane ve Deniz İşçileri Sendikası (DGD-SEN) üyeleri, Nilüfer ilçesindeki Migros mağazası önünde basın açıklaması yaptı.

DGD-SEN Örgütlenme Uzmanı Feyza Kayaaltı, "Maaşlara, net yüzde 50 zam yapılmasını istiyoruz.

Depo işkolu statüsü değişmeksizin, hilesiz hurdasız herkesin kadroya alınmasını istiyoruz.

Bankaların verdiği promosyonların patronun kasasına değil, o parayı hak eden işçinin cebine girmesini istiyoruz. ve maaşlardan kesilen, belimizi büken gelir vergilerini, kar rekorları kıran Migros patronunun karşılamasını istiyoruz.

Ayrıca, haksız ve hukuksuz yere işten atılan tüm kardeşlerimiz derhal işe geri alınmalıdır" dedi.DGD-SEN üyesi Migros işçilerinin 23 Ocak'ta başlattığı iş bırakma eylemi birçok depoda sürüyor.

Yaklaşık 7 bin işçiyi ilgilendiren toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde anlaşma sağlanamazken, 141 işçi de eylemler nedeniyle işten çıkarıldı.

Depo işçileri direnişin 9. gününde Migros'un da bağlı olduğu Anadolu Grubu'nun sahibi Tuncay Özilhan'ın Beykoz'daki villasının önünde eylem yaptı.Polis, sendika yöneticilerinin de arasında bulunduğu yaklaşık 100 işçiye müdahale ederek, ters kelepçeyle gözaltına aldı.

Gözaltına alınanlar arasında Umut-Sen Örgütlenme Koordinatörü Başaran Aksu ve DGD-SEN Genel Başkanı Neslihan Acar da bulunuyordu.

Migros işvereninin yüzde 28 oranındaki zam teklifini kabul etmeyen DGD-SEN üyesi işçiler, süpermarketin Bursa'nın Nilüfer ilçesindeki mağazası önünde protesto eylemi yaptı. "Migros boykot" sloganlı eyleme bazı sendika ve parti parti temsilcileri de destek verdi.Burada konuşan DGD-SEN Örgütlenme Uzmanı Feyza Kayaaltı, 12 farklı şehirde 20'ye yakın depoda başlattıkları direnişin dalga dalga büyüyeceğini söylediklerini ve bunun da gerçekleştiğini ifade etti.

Direnişin Migros depolarının ardından BİM, A101 ve ŞOK market depolarına da sıçradığını belirten Kayaaltı, "Bu ülkede işçileri, emekçileri ve halkı sefalet düzenine mahkum etmek, onları bir kuru ekmeğe muhtaç bırakmak isteyen bir avuç sermaye grubu varsa, onların karşısına dikilecek, o çarkları durduracak ve onları mutlaka yenecek yenilmez bir güç de vardır.

O güç, sınıf bilinciyle birleşmiş, korkuyu yenmiş işçilerin yenilmez gücüdür" dedi."İşçilerin karşısına koruma ordusu gibi davranan devletin kolluk güçleri dikilmiştir"Sendika üye ve yöneticilerinin Migros patronu Tuncay Özilhan'ın villasının önüne gittiğini hatırlatan Kayaaltı, şöyle konuştu: "Bu güçten, bu birleşmiş iradeden ve sarsılmaz dayanışmadan ölesiye korkanlar, dün gerçek ve çirkin yüzlerini Migros patronu Tuncay Özilhan'ın villasının önünde bir kez daha, tüm çıplaklığıyla göstermiştir.

En temel anayasal haklarını kullanarak, sadece 'geçinemiyoruz' demek ve seslerini muhataplarına duyurmak isteyen işçilerin karşısına patron değil, patronun özel güvenliği, koruma ordusu gibi davranan devletin kolluk güçleri dikilmiştir.

Barışçıl bir şekilde hak arayan 100'e yakın Migros depo işçisi, sendikamız DGD-SEN'in yönetim kadrosunun tamamı, Umut-Sen üyeleri, sahadaki koordinatörlerimiz, işçi sözcülerimiz, Genel Başkanımız Neslihan Acar, Örgütlenme Genel Sekreterimiz Kemal Yılmaz ve direnişin ilk gününden beri en ön safta yer alan Azat yoldaşımız, hepsi, hiçbir ayrım gözetilmeksizin, yerlerde sürüklenerek ve ters kelepçe takılarak gözaltına alınmıştır. "Devletin asli görevi Tuncay Özilhan'ın lüks villasını korumak değil"Arkadaşlarımız saatlerce ablukada tutulmuş ve işkenceye maruz kalmıştır.

Bu işçilerin tek suçu, alın terlerinin karşılığını istemekti.

Kolluk kuvvetlerinin gözaltı işlemi sırasında sarf ettiği 'Bize gelen emir ters kelepçe yapmamız yönünde' itirafı, bu ülkede hukukun üstünlüğünün değil, sermayenin üstünlüğünün geçerli olduğunun; valilerin ve emniyetin halkın değil, patronların hizmetinde olduğunun en somut, en acı kanıtıdır.

Devletin asli görevi Tuncay Özilhan'ın lüks villasını korumak değil, o villanın servetini yaratan işçinin anayasal hakkını güvence altına almaktır."Hangi ailede 'baba' zevk ve sefa içindeyken çocuklar aç yatar?"Henüz iki gün önce, süslü reklamlarla bizi 'Migros ailesine' davet edenlerin maskesi, 48 saat bile geçmeden yerle bir olmuştur. 'Biz büyük bir aileyiz' yalanının arkasından baskı, tehdit, mobbing, şantaj ve en nihayetinde kitlesel işçi kıyımı çıkmıştır.

Migros patronları, kameralar karşısında utanmadan, sıkılmadan 'biz bir aileyiz" masalını anlatmaya devam etmektedir.

Oysa gerçeklik, o steril plazalarınızdan görünenden çok başkadır. 'Baba' rolüne soyunan patronlar, lüks villalarında korunaklı hayatlar yaşarken, İsviçre'nin karlı dağlarında kayak tatilleriyle sefa sürerken, 'evlat' dedikleri, 'ailemiz' dedikleri işçiler açlık sınırının çok altında ücretlerle, evine götürecek bir somun ekmeğin hesabını yapmakta, gırtlağına kadar borç batağında ve icra memurlarının kapılarını aşındırdığı bir sefalet içinde yaşam mücadelesi vermektedir.

Soruyoruz size: Hangi ailede baba zevk ve sefa içindeyken çocuklar aç yatar?

Hangi ailede evlatlar sadece hakkımı ver dediği için kapı önüne konur, coplanır, ters kelepçeyle yerlerde sürüklenir?"7875 kişiyi kadroya aldık' iddiasıKayaaltı, Migros yönetiminin "7 bin 875 kişiyi kadroya aldık" yönündeki açıklamasının gerçekleri perdelemeye yönelik olduğunu ifade ederek, işçilerin büyük kısmının hala taşeron firmalar üzerinde göründüğünü, güvencesiz çalışma koşullarının devam ettiğini anlattı.Bu hamlenin işçiyi gerçek yuvası olan DGD-SEN'den koparmak, işçilerin birliğini bozmak ve onları patronun sözünden çıkmayan sarı sendikaların kucağına itmek için kurgulanmış sinsi bir hileden ibaret olduğunu söyleyen Kayaaltı, şöyle devam etti: "Ayrıca 'Toplu iş sözleşmesinden yararlanacaksınız' vaadiyle öne sürdükleri TEZKOOPİŞ ile aramızda sendikal rekabet falan yoktur, olamaz da.

Karşımızda işçi sınıfının haklarını savunan bir yapı değil, patronun yancısı, işbirlikçi, sarı bir sendika vardır.

Onlar, patronun depodaki direnişimizi kırmak, birliğimizi bozmak için bir piyon olarak devreye sokulmuştur."İşçileri fişleniyor"Tüm bu hukuksuzlukların üzerine, bir de ahlaksızca bir damgalama süreci eklenmiştir.

SGK'nın 'yüz kızartıcı suç' kapsamındaki kodlarıyla işçileri fişleyerek, tazminatsız bir şekilde işten atmaktadırlar.

Alın teriyle çalışan, depolarda ömrünü, gençliğini, sağlığını tüketen işçiye hırsız, ahlaksız damgası vurmak; asıl bu patron düzeninin, bu sermaye ahlakının ne kadar çürümüş, ne kadar ahlaksız olduğunun kanıtıdır.

Bizi bu kodlarla işten atanlar, bizi açlıkla terbiye etmeye çalışanlar bilsin ki asıl hırsızlık işçinin ürettiği değere el koymaktır, asıl hırsızlık işçinin emeğini çalmaktır.

Asıl ahlaksızlık, enflasyonun altında ezilen işçiye sefalet ücretini dayatıp, kendilerinin lüks ve şatafat içinde yaşamasıdır.

Villa önünde ters kelepçe de vursanız, depoların önünde etten barikatlar da kursanız, TOMA'larınızı üzerimize de sürseniz taleplerimizden bir milim bile geri atmayacağız.

Taleplerimiz bir lütuf veya sadaka değil, analarımızın ak sütü gibi helal olan haklarımızdır ve son derece nettir: Maaşlara, insanca yaşanabilecek seviyede net yüzde 50 zam yapılmasını istiyoruz.

Depo işkolu statüsü değişmeksizin, hilesiz hurdasız herkesin kadroya alınmasını istiyoruz.

Bankaların verdiği promosyonların patronun kasasına değil, o parayı hak eden işçinin cebine girmesini istiyoruz. ve maaşlardan kesilen, belimizi büken gelir vergilerini, kar rekorları kıran Migros patronunun karşılamasını istiyoruz.

Ayrıca, haksız ve hukuksuz yere işten atılan tüm kardeşlerimiz derhal işe geri alınmalıdır.

Sendikamız DGD-SEN ile masaya oturup onurlu bir sözleşme yapmadan, kapınızdan da, villanızın önünden de, meydanlardan da ayrılmayacağız.""Halk yoksullaşırken bir avuç azınlık zenginleşiyor"Migros direnişine destek için basın açıklamasına katılan CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş ise şunları söyledi: "Onurlu bir yaşam için, evine daha rahat ekmek götürebilmek için Migros depo işçileri bu zam karşısında bir zam talebinde bulundu.

Bu zam, bu ülke koşulları içerisinde açlık ve yoksullukla gün geçtikçe sınanan bütün emekçilerle birlikte bir direniş ve başkaldırının sembolü haline gelmiştir.

Bugün gün geçtikçe hayat pahalılığından kaynaklanan işçilerin, emeklilerin, memurların yaşam koşullarının daha da ağırlaştığı bir dönem yaşıyoruz.

Gelir dağılımında yaşanan adaletsizlikle ülke daha zorluklar içerisinde giriyor.

Verginin yüzde 88'ini işçilerden toplayan iktidar, yüzde 12'sini verene hizmet ediyor.

Halk gün geçtikçe yoksullaşırken, kendi etrafındaki bir avuç azınlık zenginleşiyor.

Bunun için bizler bir arada bu ülkenin bütün ezilenlerini birlikte direnmeye davet ediyoruz."

İlgili Sitenin Haberleri