Haber Detayı

6 soruda AB Serbest Ticaret Anlaşmaları ve Türkiye
Ekonomi ekonomim.com
02/02/2026 00:00 (2 saat önce)

6 soruda AB Serbest Ticaret Anlaşmaları ve Türkiye

Tarımsal Bilgi Platformu’nun araştırmasına göre, Gümrük Birliği’nde güncelleme şart, sanayiyi kurtarmak için tarım feda edilmemeli. ‘Acilen AB ile masaya oturup MERCOSUR ürünlerinin Türkiye’ye gümrüksüz girmesi engellenmeli’ diyen platform, MERCOSUR anlaşmasının asimetrik rekabetinin ancak Türkiye’nin de STA’yı imzalamasıyla önleneceğini belirtti.

 Hüseyin GÖKÇE/ANKARA  Avrupa Birliği’nin son dönemlerde hızlandırdığı serbest ticaret anlaşmalarının Türkiye’ye olası etkileri tartışılıyor.

Bu kapsamda ağırlıklı olarak sanayi ürünlerinin etkileneceği belirtilirken, tarım sektörünün dolaylı etkilere maruz kalacağı ifade ediliyor.

Tarım-gıda-kırsal kalkınma gibi alanlarda yapısal politikalar geliştirmek, kamuya ve karar vericilere çözüm önerileri sunmak amacıyla uzman bilim insanları ve araştırmacıların bir araya geldiği Tarımsal Bilgi Platformu kuruldu.

Platform, kamuya yönelik ilk çalışmasını AB’nin imzaladığı STA’ların Türkiye’ye olası etkileri üzerine yaptı.  -Türkiye ile AB arasındaki Gümrük Birliği tarımsal ürün ticaretinin temel çerçevesi nedir?

Türkiye-AB gümrük birliği anlaşması tarım ürünlerini tam olarak kapsamamakta, anlaşmada sınırlı sayıda tarım ve gıda ürünü için tarife kontenjanları belirlenmiştir.

Türkiye AB’ye canlı sığır ve sığır etinde ve AB’de makarna, domates salçası dahil birkaç üründe tarife kontenjanı ilan etmiştir.

İşlenmiş gıda ürünlerinde, ham madde (ham tarım ürünü) tarifeye tabi iken, katma değer kısmı sanayi payı olarak sıfır tarifeye tabidir.

Son 20 yıllık dönemde AB ile Türkiye arasında uygulamada olan GB her iki taraf için tarım-gıda ticaretinde önemli bir sorun ya da yıkıcı etki ortaya çıkarmamıştır.  -STA’lar AB tarımını nasıl etkileyecek?

Türkiye’nin net ithalatçı olduğu ürünlerde serin iklim tahılları hariç AB’nin kendine yeterliliği düşük veya net ithalatçıdır.

AB yağlı tohumlar (soya), mısır, sığır eti başta olmak üzere tropikal meyvelerin önemli ithalatçısıdır.

STA anlaşmaları Mercosur kaynaklı olmak üzere tavuk eti, sığır eti ve şeker ile diğer STA ülkeleri kaynaklı Pirinç (Tayland) ve Koyun Eti (Yeni Zelanda, Avusturalya), buğday (Kanada) ithalatını  artacak ve AB piyasasında bu ürünlerin fiyatlarında küçük oranlarda düşüşe yol açacaktır.  “Kırmızı ette dünya referans fiyatı yükselir”  -Hangi tarım ürünleri etkilenecek?

Henüz ürün ayrıntılarında çalışmalar yapılmamıştır.

Şili büyük olasılıkla AB pazarında daha güçlü bir taze (AB’ye göre mevsim dışı) ve kuru meyve (Ceviz) tedarikçisi olacaktır.

ABD’nin Meksika’ya uyguladığı yüksek tarifeler Meksika taze sebze sektörünü, Pazar uzaklığı da dikkate alınarak, bazı ürünlerde AB pazarına yönlendirecektir.

Serbest ticaretin genişlemesi sığır ve koyun eti başta olmak üzere bazı ürünlerin dünya referans fiyatlarını yükseltecektir, kırmızı et sektöründe (canlı hayvan dahil) net ithalatçı olan Türkiye bundan olumsuz etkilenecektir.

Diğer yandan bazı sebze ve meyvelerde AB pazarlarındaki rekabet Türkiye’yi ihracatta zorlayabilecektir.  “STA’lar Gümrük Birliği’ni kadük etme potansiyeli içeriyor”  -STA’lar Türkiye’yi nasıl etkileyecek?

AB’nin yeni imzaladığı STA’lar gümrük birliği anlaşmasını kadük etme potansiyeli içermektedir.

İmzalan ve görüşmeleri yapılan STA süreçlerinde söz sahibi değilken imzalanan anlaşmaların sanayi ürünleri tarafında uymakla yükümlü taraf olaraktır.

Bu asimetrik ve adil-etik olmayan ilişki yakın gelecekte Türkiye dış ticaretini sanayi ürünleri üzerinden (tekstil, otomobil) ciddi olarak etkileyecektir.

Bu durumda AB-Türkiye GB anlaşmasının güncellenmesi kaçınılmaz olarak gündeme gelecektir veya gelmelidir.  “Sanayi kayıplarını kurtarmak için tarım feda edilmemeli” -Türkiye bu süreçte ne yapmalı?

Türkiye Gümrük Birliği güncelleme sürecine ön etki değerlendirmeleri çalışmaları yaparak hazır olmalıdır.

Büyük lobi ya da çıkar gruplarının bastırmasıyla sanayide kayıpları kurtarmak için tarım-gıda sektörünü feda edilip, ülkenin gıda güvencesi ve gıda bağımsızlığını riske atılmamalıdır.

Türkiye gıda hijyen ve sağlık standartlarını, tarladan sonraya izlenebilirlik standartlarını ve tarımda işçi sağlığı ve güvenliğini en ileri düzeyde uygulayarak (içselleştirerek) ve hatta bu standartları iç pazara teşmil ederek tarım ve gıda sektöründe rekabetçiliğini güçlendirebilir.

Tarımda maliyeti düşürecek, toplam faktör verimliliğini artıracak ve kaliteyi iyileştirecek çözümleri (krediye erişim, yatırım, danışmanlık, genç çiftçilik) zaman kaybetmeden uygulamaya başlamalıdır.

Rekabetin koşullarının değiştiğini başta politika yapıcılar olmak üzere herkes fark etmelidir.  “AB ile acil olarak masaya oturulmalı, gümrüksüz giriş engellenmeli” AB-MERCOSUR Serbest Ticaret Anlaşması’nın neden olacağı asimetrik rekabeti engellemek, Türkiye’nin MERCOSUR ülkeleri ile en kısa sürede, AB’ninkine paralel olarak serbest ticaret anlaşması imzalaması ile mümkün olur.

Ancak bu kısa sürede gerçekleşmeyeceğini Türkiye, GB çerçevesinde serbest ticaret anlaşması yapmaya çalıştığı ülkelerde karşılaştığı sayısız dirençten bilmektedir.

Bu bakımdan Türkiye’nin çok acil olarak AB-Türkiye Ortaklık Komisyonu'nu toplantıya çağırıp, söz konusu ülkelerle serbest ticaret anlaşmaları imzalanana kadar, en azında “menşe kuralını” işletip MERCOSUR ülkelerinin sanayi ürünlerinin Türkiye pazarlarına gümrüksüz girmesini engelletmesi gerekmektedir.

Ticari alanlarda atılacak adımların Türkiye’nin AB tam üyelik sürecini yeniden canlandırma süreci ile çok yakından ilişkili olduğunu, bunun da hükümetin son 15-20 yıldır rafa kaldırdığı siyasi iradesine bağlı olduğunu biliyoruz.  “Gümrüksüz MERCOSUR ürünleri AB pazarında Türkiye’ye rakip olacak”  -AB-MERCOSUR STA genel olarak Türkiye ekonomisi için ne anlama geliyor?

Türkiye 1996 yılından beri AB ile Gümrük Birliği (GB) çerçevesinde dış ticaret yapmaktadır.

Tarım ürünleri Gümrük Birliğine dahil olmadığı için Türk tarımı serbest ticaret anlaşmasında pek etkilenmeyecektir. “Ancak birtakım olumsuz etkilerin Gümrük Birliğine dahil olan işlenmiş tarım ürünleri yoluyla dolaylı olarak ortaya çıkması olasıdır.

Asıl olumsuz etkileri GB’ye dahil olan sanayi sektörü görecektir.

MERCOSUR ülkelerinden AB pazarlarına gümrüksüz giren sanayi ürünleri, AB pazarlarında Türk sanayi ürünlerine rakip olmakla kalmayacak, hiçbir engele takılmadan doğrudan Türkiye iç pazarlarına girecektir.

İlgili Sitenin Haberleri