Haber Detayı

Erdoğan’da söylem değişikliği
Nuray babacan nefes.com.tr
02/02/2026 05:00 (3 saat önce)

Erdoğan’da söylem değişikliği

Suriye’deki gelişmelerin ‘kayıp-kazanç’ açısından okunması, PKK ve Kandil’de bir grubun anlaşmaları provoke etme...

Suriye’deki gelişmelerin ‘kayıp-kazanç’ açısından okunması, PKK ve Kandil’de bir grubun anlaşmaları provoke etme olasılığı iktidarda söylem değişikliğine neden oldu.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın son açıklamalarındaki Kürtlere yönelik verdiği ‘sıcak mesajların’ bilinçli olarak ‘duygusal çöküşü’ ortadan kaldırmaya yönelik planlandığı belirtiliyor.İktidar partisinde hem Suriye’deki gelişmeleri yakından izleyen hem de açılım sürecinin içinde yer alan kadrolar, bundan sonra dikkatli bir dil kullanmak ve Kürtleri provoke etmek isteyeceklere kapı açmamak gerektiğini dile getiriyorlar.DUYGUSAL ÇÖKÜŞ!Suriye’de SDG’nin merkezi hükümetle yaptığı anlaşmayı geri adım olarak değerlendirenlerin varlığı biliniyor.

Özellikle DEM’li yöneticilerin abartılı çıkışlarını eleştiren iktidar partisi kurmaylarına göre;“Şimdi yapılması gereken, son gelişmelerin yarattığı duygusal çöküşü yönetmek.

Bu nedenle hükümetin kullandığı dil çok önemli.

Cumhurbaşkanının son açıklamalarına bakarsanız, Kürt halkına doğrudan seslenerek, onların tüm haklarının savunucusu olduklarına vurgu yaptı.

Onları kaybetmişlik duygusundan çıkıp kazanımlarına yönlendirmek gerekir.

Son açıklamalar bu algıyı değiştirmek ve bu hissi ortadan kaldırmak için yapıldı…”Halep’deki çatışmanın ardından son derece sert dil kullanan ve eylemler yapan DEM yönetimi, SDG’nin yaptığı anlaşmayı savunmasının ardından, “Anlaşmanın sağlanması için çaba gösteren ülkelere, kurumlara, şahsiyetlere, halklara teşekkür ediyoruz.

Rojava’nın iradesi bizim için esastır.

Bize düşen aldıkları kararları desteklemektir” dedi.

Tavır değişikliğinin arasından sadece üç gün geçti.FRANSA ANLAŞMASI HER ŞEYİ DEĞİŞTİRDİSuriye’deki gelişmeleri ‘kayıp-kazanç’ açısından değerlendirmeden tüm olasılıklara dikkat ederek yol alınması gerektiğini söyleyen siyasiler ve istihbarat kaynakları, son bir hafta içerisinde gelinen noktaya ilişkin şu değerlendirmelerde bulunuyorlar;“DEM’liler, çok yüksekten açtı elini, stratejik olarak yanlış yaptılar.

Suriye’deki gelişmelerin doğru okunması gerekirdi.

Bu sürecin kendilerinden başka çok fazla birleşen olduğunu göremediler.

Bu süreç ayrıca SDG/PYD’nin kof bir yapı olduğunu da ortaya çıkardı.

ABD’nin desteği ve bölgedeki Arap aşiretler olmadan güçlerinin ne olduğu görüldü.Türkiye’de ise Suriye’deki son gelişmeler ‘zafer kazandık’ havasında sunulmamalıydı.

Konuya tüm Suriye açısından bakmak gerekir.

İstikrar ve güvenlik açısından değerlendirmek daha doğru olur.Suriye Devlet Başkanı Ahmed El Şara’nın ABD ile yaptığı anlaşma ve İsrail’e istediğinin verilmesi, gelişmeleri bu boyuta getirdi.

Bunun adımının Fransa’da yapılan toplantıda atıldığı ve hikayenin bu toplantıdan sonra değiştiğini herkes biliyor.ŞARA’YA NE KADAR GÜVENİLİR?Konuya tüm Suriye açısından bakmak gerekir derken, bu kastediliyor.

Şimdi, Şara’nın güçlendikçe ne yapacağının garantisi var mı?

Bir süre sonra vaatlerinden uzaklaşıp, Türkiye ve bölgedeki Kürtler açısından risk oluşturacak adımlar atmayacağının garantisi var mı?

Bütün bunlara bütüncül açıdan bakmak gerekir.

Türkiye’nin güvenlik kaygılarının giderilmesi, Kürt meselesinin siyaset zemininde ele alınabilmesi, devletin demokratik dönüşümünün tamamlanması çok önemlidir.

Uzun süredir biriken yapısal sorunların, bastırılan toplumsal itirazların görünür hale geldiği bir eşikle karşı karşıyayız…”Her gelişme, yeni soru işaretlerini ve yapısal olarak atılması gereken adımları gerektiriyor.

İzlemeye devam…

İlgili Sitenin Haberleri