Haber Detayı

130 TL'ye kazanılan, 40 milyon Euro'ya kaybedilen itibar!
Alican özcan nefes.com.tr
02/02/2026 05:00 (3 saat önce)

130 TL'ye kazanılan, 40 milyon Euro'ya kaybedilen itibar!

Takvimler 3 Ocak’ı gösteriyordu. Fenerbahçe, Anthony Musaba’yı kadrosuna kattığında, camianın yüzünde uzun zamandır...

Takvimler 3 Ocak’ı gösteriyordu.

Fenerbahçe, Anthony Musaba’yı kadrosuna kattığında, camianın yüzünde uzun zamandır görülmeyen bir tebessüm belirdi.

Musaba, üç gün sonra eski takımı Samsunspor'a karşı sahaya çıktığında, sanki yıllardır bu formayı bekliyormuş gibi oynadı.

Musaba Fenerbahçe'yi finale taşırken, tribünler "bir şeyler değişiyor galiba” diye fısıldadı.Henüz o fısıltılar dağılmamıştı ki, 8 Ocak geldi.

Matteo Guendouzi imzaladı.

Ertesi gün idmanda ter, bir sonraki gün finalde Galatasaray'a gol attı.

İki gün içinde bir final, bir kupa, bir "maçın oyuncusu" plaketi.

Üstüne, Afrika’dan özel jetle getirilen Dorgeles Nene’nin zamana meydan okuyan koşusu.Fenerbahçe yönetimi, "başkaları gibi beklemiyoruz" diyordu.

Ali Koç’un yıllardır en çok eleştirildiği o mesele, hızlı aksiyon alma...

Sadettin Saran ve ekibiyle bir şeyler değişiyordu.♦♦♦♦♦Aradan bir ay geçti.

Aynı yönetim, bu kez yerin dibine sokuluyor.

Dün alkışlananlar, bugün "beceriksiz" diye işaret ediliyor.Nedeni belli.

Lookman gitti, Kante hâlâ gelmedi.

Oysa Lookman’ın Atletico’yu seçmesi, futbolun tabiatına aykırı değil.

Kante dosyasının Arap Yarımadası’nda ağır ağır ilerlemesi de bu coğrafyayla alışveriş yapanların yabancısı olduğu bir hikâye değil.

Biz bu filmi defalarca izledik.Peki ne oldu da bir ay önce kahraman ilan edilenler, bugün günah keçisi oldu?♦♦♦♦♦Cevap basit ama acı.

Beklentiyi büyüttünüz, PR’ı, icraatın önüne koydunuz.

Sorun, yüksek sesle kurulan cümlelerde.

Daha imza kurumadan çalınan davullarda.

PR, kısa vadede kalabalık toplar ama uzun vadede yalnız bırakır.

Bitmeyen Lookman transferi için “bitti” algısı yaratıldı.

O algı çöktüğünde, altında kalan yalnızca taraftarın umudu olmadı.Kante transferi, daha başından beri şatafatlı bir vitrin süsüydü.

Davul zurnayla duyurulan bitmemiş her iş, bu ülkede ya yarım kalır ya pahalıya patlar.

Altı ay sonra serbest kalacak bir oyuncu için, bugün fazladan para konuşuluyorsa, bunun adı pazarlık değil, beceriksizliktir.

Kendi eliyle kurduğu masada, başkasının oyuncağı olmak...

Kante meselesi, biraz da bu yüzden can acıtıyor.♦♦♦♦♦Türkiye’de taraftar, yıllardır transferle avutuldu.

Sahada olmayan başarı, gazetelerde manşet oldu.

Bu da yöneticilere kötü bir alışkanlık kazandırdı.

Susturmak için isim söylemek.

Oysa futbol, isimle değil zamanla oynanır.

Emekle, sabırla, bazen de susup iş yaparak.Fenerbahçe, bu akşam ligin en zor deplasmanlarından birine çıkıyor.

Yirmi gün önce Galatasaray’ı yenip kupa kaldıran takım, o günden bugüne bütün psikolojik üstünlüğünü kaybetti.

Dahası, kendi kazdığı kuyunun başında duruyor.

Kocaeli’de yaşanacak bir puan kaybı, sadece bir maç kaybı olmayabilir; bir sezonun kırılma anı olabilir.♦♦♦♦♦Sadettin Saran ve ekibi, göreve geldikleri günden bu yana neredeyse kusursuz bir yol yürüdü.

Derbide dağıtılan yağmurluk bile, bu ülkede gönül almanın ne kadar küçük ama etkili detaylara bağlı olduğunu gösterdi.Ama futbol böyle bir şey. 130 TL'lik yağmurlukla kazandığın itibarı, iletişim faciaları yaşadığın ve 40 milyon euro verip alamadığın Lookman'la kaybedersin.

Bu ülkede bazen küçük jestler, büyük vaatlerden daha etkilidir.

Belki de bu yüzden, transfer döneminin son virajında yaşanan savrulma taraftarı daha çok kızdırıyor.

Çünkü beklenti yüksekti.Şimdi soğuk bir kış akşamında, o yağmurlukların altında kimse kalmadı.

Yönetim, rüzgâra karşı tek başına.

Kocaeli’den çıkacak sonuç, sadece ligin gidişatını değil, bu yönetimin hikâyesini de yazacak.Ama bu bile tek başına yetmeyecek.

Asıl soru, transferin bitmesine sayılı günler kala, bu takımın eksiklerinin gerçekten giderilip giderilmeyeceği.

Ve daha önemlisi, bunun sessizce mi, yoksa yine manşetlerle mi yapılacağı.

İlgili Sitenin Haberleri