Haber Detayı

Epstein dosyalarında Türkiye: 'Erdoğan IŞİD’den daha büyük tehdit'
Gündem aydinlik.com.tr
02/02/2026 15:40 (3 saat önce)

Epstein dosyalarında Türkiye: 'Erdoğan IŞİD’den daha büyük tehdit'

Epstein dosyalarında Türkiye’ye ilişkin üç önemli belge dikkat çekiyor. Epstein ve dostları yükselen milliyetçilikten duydukları endişeyi dile getirerek Erdoğan’ın büyük tehdit olduğunu ifade ediyor.

ABD Adalet Bakanlığının erişime açtığı 3 milyonu aşkın sayfadan oluşan Epstein belgelerinde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın adı 243 kez geçiyor.

Bunların büyük çoğunluğu Erdoğan’ın adının geçtiği gazete haberlerinden oluşuyor.

Epstein’ın dostlarıyla yaptığı üç yazışma dikkat çekiyor.

Küreselcilerin 2016’daki ABD destekli FETÖ’cü darbe girişiminin başarısız olmasından nasıl rahatsız oldukları da bu yazışmaların satır arasında var.

ABD’deki küreselciler, dünyada yükselen milliyetçilikten endişe ediyor.

Epstein belgelerinde Erdoğan’ın adı, “tehdit”, “İsrail’le çalışanları ordudan tasfiye etti.” ifadeleriyle anılıyor.

İlk belge 13 Kasım 2016’da Epstein’le Almanya’dan olduğunu tahmin ettiğimiz kişinin yazışması.

Epstein’in kiminle yazıştığını adı, ABD Adalet Bakanlığı tarafından sansürlendiği için bilemiyoruz.

Tarih Almanya’da Angela Merkel’in etkisini kaybetmeye başladığı, ABD’den kopuşu temsil eden Afd’nin yükselişe geçtiği günlere denk geliyor.

Donald Trump’ın seçim zaferini ilan etmesinden yalnızca beş gün sonra Epstein, Almanya’daki dostuna “Avrupa'dan kız kardeşimin bakış açısı” konulu bir e-posta gönderiyor.

Bu e-posta elimizde yok ama belli ki ABD, Almanya ve dünyadaki yükselen milliyetçiliği tartışıyorlar. ‘MİLLİYETÇİLİK BÜYÜYOR’ “Avrupa’daki kız kardeş”, Epstein’a şunları yazıyor: “Trump’a oy veren herkes cinsiyetçi ya da ırkçı değil; ancak bir noktada, eğer öyleyse bile bunu umursamadılar.

Biz burada, Putin’in Baltık Devletleri’ni er ya da geç ele geçirmesine karşı kendimizi hazırlıyoruz.

Putin gücünü Gürcistan Cumhuriyeti’ne, Kırım’a ve Ermenistan’a yeniden yaydı.

Trump, NATO müttefikleri saldırıya uğrarsa onların yardımına gelmeyeceğini söyledi.

Almanya’daki sorunlarımız arasında IŞİD en küçüğü; şimdilik Erdoğan çok daha büyük bir tehdit.

Milliyetçilik büyüyor.

Sadece ABD’de değil, dünyanın her yerinde.

ABD’de ve diğer Avrupa ülkelerinde, Hispanik olmayan beyazların, içinde bulundukları gidişatın onları azınlık konumuna sürükleyeceğine dair duydukları korkunun hafife alındığını görüyorum.

Buradaki her haber programı, her tartışma programı vb., Trump’ın kazanmasının yarattığı sonuçları tartışıyor ve analiz ediyor.

Alman siyasetçiler, burada sağcı AfD partisinin büyümesini durdurmak için bundan ders çıkarmayı umuyor.

Bildiğim kadarıyla, Trump’ı bir uyarıyla tebrik eden tek lider Merkel’di.” 90’larda Trump’ın yakın arkadaşı olan Epstein’in bu mesaja yanıtı ise şöyle, “O ne cinsiyetçi ne de ırkçı!

Mesele de bu zaten ve aslında gerçek olan da bu.

Seçilmek için bir şeyler söylüyor ve bu işe yaradı, hepsi bu.

Konuşan kafalar saçmalıyor.”. ‘ERDOĞAN İSRAİL’LE ÇALIŞANLARI ORDUDAN TASFİYE EDİYOR’ İkinci belgenin tarihi yok.

Türk Ordusu’ndaki tasfiyeden bahsedilmesi belgenin 2016 temmuz ayından sonraya ait olabileceğini gösteriyor.

Belgede yer alan gülücük emojisinden bunun bir eposta olduğunu tahmin ediyoruz.

Ancak bu yazışmanın kimlerle yapıldığı net değil.

Metin büyük olasılıkla Epstein tarafından kaleme alınmış.

Yazar, “İsrail fena halde s*çmış durumda.

Olup bitene dair yazdığım kabaca tahmin şu.” diyerek Suriye, Irak ve Türkiye’ye ilişkin tahlillerini anlatıyor.

Türkiye bölümü şöyle: “Erdoğan, AB’den ilgi ya da kabul görmemeye kızgın; neo-Osmanlı kaslarını sergiliyor ve diplomatik açıdan beceriksiz Netanyahu yönetiminden (daha çok koalisyonundan; yalnızca Bibi’den değil) içtenlikle tiksiniyor… Erdoğan, tarihsel olarak İsrail’le iyi çalışmış olanları Türk ordusundan tasfiye ediyor.

Şu sıralar bazı pişmanlıkları olabileceğinden şüpheleniyorum; zira çöken Suriye durumu ve bu NATO ülkesine karşı İran’ın son derece saldırgan tutumu, güçlü müttefiklerin neden işe yaradığını ona hatırlatıyor olabilir.

Türkiye’nin İsrail ve Kıbrıs’ın petrol ve doğalgaz sahalarını taciz etmeye yönelik çok agresif deniz manevraları da son derece sinir bozucu. (Bu yüzden, sadece bir ‘size de bir ‘defol’ jesti’ olarak, muhtemelen İsrailli operatörler Kürtleri desteklemek için çalışıyor, böylece Türklerin ve İranlıların kafasını biraz daha meşgul etsin diye.)” ‘ABD KÜRTLER KONUSUNDA TEK SES DEĞİL’ Bir diğer belge ABD’li milyarder iş insanı Tom Pritzker ile Epstein arasında geçiyor.

Pritzker, Epstein’a son öğle yemeğindeki görüşmesini soruyor.

Epstein, yaptığı görüşmeyi şöyle özetliyor: “Ana çıkarım şuydu: ABD tek bir sesle hareket etmiyor; Beyaz Saray, Pentagon, Dışişleri, CIA… Nusra’ya destek, Kürtlere saldırı ama aynı zamanda onları silahlandırma vb.” Pritzker, yanıt olarak örneklerle ABD’nin dış politikasının tek bir çizgide olmadığını anlatıyor: “Evet.

Bu yönetimin yaklaşımı için istihbarat jargonunda bir ad var: “Cluster fuck” (tam bir kaos).

Çin Güney Çin Denizi’nde üsler inşa etmeye başladığında,biz “seyir serbestisi” seferleri yaptık.

Bu, geminin hangi sistemlerinin açık hangilerinin kapalı olduğunu tanımlayan teknik bir süreçtir.

Obama bunun yapılmasını emreder, Pentagon ayrıntıları gönderir.

Susan Rice (Dönemin Dışişleri Bakanı) sistemlerin açık/kapalı olmasını bir protokol olarak değil, bir seçenek menüsü olarak görür.

Pentagon’u geçersiz kılar ve hangi sistemlerin açık ya da kapalı olacağına kendisi karar verir.

Fiilen, Beyaz Saray bu seferlerin tasarladığı meydan okumayı sulandırdı.”Tartışmanın bir yerinde Epstein, Pritzker’a “Türkiye, Iraklı militanlara Nusra konusunda önceden haber veriyor.

Katliam.

Rusya, Erdoğan’a darbe konusunda önceden haber veriyor.

ABD, IŞİD’in Palmira’ya ilerlemesine göz yumuyor.” diyor.

İlgili Sitenin Haberleri