Haber Detayı

Özgür Özel Gaziantep'te... Özgür Özel'den Erdoğan'a: "Sandık Geliyor, Hesap Orada Görünecek"
Güncel haberler.com
02/02/2026 15:43 (3 saat önce)

Özgür Özel Gaziantep'te... Özgür Özel'den Erdoğan'a: "Sandık Geliyor, Hesap Orada Görünecek"

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a "insan içine karışması" ve vatandaşlara derdini sorması tavsiyesinde bulunurken, "Sandık geliyor, hesap orada görünecek senin" ifadesini kullandı.

Haber: Gülara SUBAŞI - Kamera: Ünal AYDIN(GAZİANTEP) - CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a "insan içine karışması" ve vatandaşlara derdini sorması tavsiyesinde bulunurken, "Sandık geliyor, hesap orada görünecek senin" ifadesini kullandı.CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümü dolayısıyla depremden etkilenen illere yaptığı ziyaretlerini sürdürüyor.

Gaziantep'in Nurdağı ilçesine giden Özel, CHP Nurdağı İlçe Başkanlığı önünde konuştu.Özel, şunları söyledi: "Depremin büyük acısının üçüncü yıl dönümünde buradayız.

Hem Nurdağı'nda hem İslahiye'de, hem bütün Gaziantep'te ve 11 ilimizde depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum.

Bir kez daha hepimizin başı sağ olsun.

Böyle büyük bir acıyı, böyle büyük bir faciayı bir daha yaşamamayı ümit ediyoruz.

Sabah Osmaniye'deydim, şimdi Nurdağı'ndayım.

Birazdan İslahiye'ye gideceğim.

Hafta boyunca depremde hasar gören, ağır kayıplar veren illerimizde ziyaretlerde bulunacağım.

Ziyaretimizin temel amacı elbette yeniden taziye ve geçmiş olsun dileklerimizi iletmek.

Ama bir yandan da ülkenin ana muhalefet partisi olarak denetim görevimizi yerine getiriyoruz, eksiklikleri dile getiriyoruz.

Diğer yandan ülkenin iktidar namzeti olan, iktidar olmak için seçim bekleyen; bugünden yapılacak seçime, ülkeyi yönetmeye kadrolarıyla ve programıyla hazır olan siyasi parti olarak bölgede nelerin nasıl yapılması gerektiğini, biz geldiğimizde neler yapacağımızı paylaşmak üzere buradayız.

Gördükleri eksiklikleri hem çözüm önerilerimizde hem de gerekiyorsa Meclis zemininde, bakanlıklar nezdinde dile getireceğiz.

İktidarımızda dirençli kentler nasıl oluşturulur?

En önemlisi budur.

Hatırlanacak olursa bu iktidar partisi deprem günü yaşandığında aslında acemi bir parti değildi.

Deprem günü yaşandığında 21 yıllık bir iktidar partisiydi, kimselere nasip olmamıştı.

Kimselere bu boyutta nasip olmamıştı.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 15 yıl aralıksız yönettiği, 21 yıl aralıksız, koalisyon ortağı olmadan, çoğunluk kendisinde olarak yani mazeretsiz yönetmiş."Kentleri depreme dirençli hale getirememiş, mazeretsiz, yıkımdan sorumlu bir iktidarla karşı karşıyayız"Deprem vergileri toplamış.

Milyar dolar değil, trilyon dolar. 4 trilyon dolar toplam vergi toplamış.

Milyar dolarlarca topladığı deprem vergilerinin yanında, çıkardığı imar haklarından topladığı ücretlerle büyük bir imkan yakalamış.

Partiler iktidar olduğunda 5 yıllık hedefler açıklar.

Bu iktidar depremin üzerine gelmiş, depremin sarılmakta olan yaralarının üstüne gelmiş.

Deprem vergisinin birkaç yıl toplanacağı söylenmişken 21 yıl boyunca toplamış ama kentleri depreme dirençli hale getirememiş, mazeretsiz, yıkımdan sorumlu bir iktidarla karşı karşıyayız.

Nurdağı'nda da hep birlikte yaşadık.

Biraz önce gençler 'Sesimizi duyan var mı?' diyor.

Evet, o enkazın altındaki sesti.

Ama enkazın üstündekiler milletvekillerini görünce kolumuza yapışıp 'Ordu neredeydi?' diyorlardı.

Üç gün boyunca Türk Silahlı Kuvvetleri tüm donanımıyla, eğitimiyle beklerken birileri 'Orduyu kışladan çıkarmak kolay, geriye sokmak zor' diyerek bir darbe paranoyası ile Mehmetçiği üç gün sonra çıkardı.

Yine de inanılmaz işler başardı, canlar kurtardı.

Ama hepinizin malumu: Depremde kayıp dediğin en fazla ilk 24 saat ve 72 saatte olur."Bu hallerde 3 gün boyunca ordunun içeride durmasının açıklanabilir hiçbir tarafı yok"Oradan sonra iş mucizeye kalıyor, duaya kalıyor.

Cenabı Allah'ın takdirine kalıyor?

O bağışlarsa bağışlar. ve depremin ilk günü kuldan beklenen çıkıp da kurtarma çalışmalarına hızla başlayacak olan orduyu harekete geçirmek.

O zaman başka.

Ama bu hallerde 3 gün boyunca ordunun içeride durmasının açıklanabilir hiçbir tarafı yok.

Bu soruyu inanın ben sormadım, muhalefet partilerinin liderleri sormadı.

Bu soruyu enkaz başında bekleyen, yakınından umudu kesen depremzedeler sordu.

Ordu neredeydi üç gün?

Biz bu soruya cevap veremedik.

Devamında çok söz verildi. 6 Şubat günü yıkılmış şehirlere 7 Şubat, 8 Şubat günü söz verilmeye başlandı.

Dedi ki malum 14 Mayıs'ta seçim var.

Sakın ha sakın.

Bakın millet canınla uğraşıyor.

Erdoğan diyor ki: 'Başkasına oy vermeyin'.

Çünkü kendinden önceki iktidarı Erdoğan yenerken depremde gördüğü eksiklikleri, kusurları bol bol söylüyor.

Mesela rahmetli Ecevit'e diyordu ki: '3 gün oldu hala çadır sırası' diyordu.

Biz 33'üncü gün çadır sırası gördük arkadaşlar.

Ecevit'e ne söylediyse bin beterini ülkeye yaşattığı için depremzedelere şöyle diyordu. 'Sakın ha sakın.

Başkasına meyletmeyin.

Mutlaka oyu bana verin.

Onlar daha iktidara alışana kadar biz tecrübeliyiz.

Deprem konutlarını yapacağız bir yıl içinde.

Bir yıl sonra konteynerda kimse kalmayacak' dedi."TOKİ'nin teslim ettiği kimi evde 300 - 400 bin lira masraf var"Ben neredeyim?

Gaziantep'in Nurdağı ilçesindeyim.

Ne gün bugün?

Tam bir yıl değil üç yıl sonra.

Nereyi ziyarete geldim?

Konteyner kenti ziyarete geldim.

Konteyner kentte kaç kişi yaşıyor? 4 bin 500 kişi var.

Ne olacak şimdi? 'Oyu bana verin bir yıl içinde' diyordu.

Ben birinci yıl geldim arkadaşlar.

Birinci yılda Türkiye'de yüzde 2,4.

Yani 100 depremzedenin 2.5'u girmiş, 98'i dışarıdaydı.

İkinci yıl geldim sözünü tuttu mu diye yüzde 30.

Depremzedenin yüzde 70'i dışarıdaydı.

Üçüncü yıl geldi, övünüyorlar.

İnsan çatlar. ya nasıl bir şey bu?

Bununla övünülür mü?

Utanılacak durumdan övünüyoruz.

Bir yıl dediğin işi üç yılın sonunda tam yapmamışsın.

Yüzde 70'ine anahtar dağıtmışsın bununla övünüyor.

Ne olacak geri kalan yüzde 30?

Şimdi anahtarı alanın geçeni var, geçemeyeni var.

Gittiğinizde depremzede anlatıyor: 'Nasıl geçeyim?

Bir, kiracıyım bana ev vermediler.

Eskiden işim vardı şimdi işim yok.

Kira için en az 20 bin lira istiyorlar, 15 bin lira istiyorlar, depozit istiyorlar, 3 ay peşin istiyorlar.' Kiracı bir kere perişan.

İş bulamayan, düzen kuramayan.

İşini bulmuş.

Diyor ki 'lastikçiyim, lastikçilik yapıyorum ama nasıl eşya alacağım, nasıl depozit vereceğim, nasıl 3 aylık peşin vereceğim?' Sen bunun konteynerinin elektriğini kesiyorsun ve 'Git kiraya çık' diyorsun.

Birincisi bu.

İkincisi ev sahibi.

Anahtarı vermişler.

Gideyim yerleşeyim.

Nasıl yerleşeyim?

Şimdi söylediler işte.

TOKİ'nin teslim ettiği evlerde en az 100 bin lira.

Kimi evde 300 - 400 bin lira masraf var.

Çatıdan su sızmış, parke kabarmış, kapının kolu yok...

Bunlar depremzedenin anlattığı işler.

Nasıl geçecek?

Geçti, aidat başlıyor, elektrik başlıyor, su başlıyor, doğalgaz başlıyor.

Anahtarı aldın, geçemedin.

Aidat başlıyor.

Aramaya başlıyorlar 'aidat borcunu öde' diye.

Bunların hepsi bu kentin gerçekleri."Bugün 50. ziyaretim deprem bölgesine.

Erdoğan'ın kendisi 38 kere gitmiş"Ben Sayın Erdoğan'ı kızdırıyorum.

Neden?

Bana diyor ki 'Ankara'da otur.

Ankara merkezli siyaset yap'.

Ben oturmayıp sokağa çıkınca sokakta vatandaşın hatrını sorunca Türkiye'yi dolaşınca bana kızıyor.

Bir de şöyle bir şey söylemiş.

Nurdağlılar bilir de bana diyor ki: 'Depremde neredeydin?' Şimdi Nurdağlılar dedi: '3 gün buradaydı' dedi.

İki gün İslahiye'deydim.

Nurhak'a ilk ben gittim.

Sayın bakalım.

Erdoğan kaç kez gelmiş, ben kaç kez gelmişim.

Bugün 50'nci ziyaretim deprem bölgesine.

Erdoğan'ın kendisi 38 kere gitmiş.

Neyle? 14 uçakla devletin bütün helikopterleriyle, bütün imkanlarla biz ne yapmışız?

Geçmişte grup başkan vekili olarak, şimdi partinin genel başkanı olarak 50'nci ziyareti yapıyoruz.

Ama diyor ki: CHP deprem turisti bir kere geldiler, gittiler.

Bir daha gören oldu mu?

Meydan duruyor.

Koca cumhurbaşkanı 'oldu' desen o bozulacak. 'Olmadı' desen Allah günah yazacak.

Sorayım burada konteyner kenttekilere. 'Depremde Cumhuriyet Halk Partisi yanınızda mıydı?' Bunlar CHP'li değil, burada konteyner kent sakinleri.

Sıcak salonların kalbi soğumuş, taşlaşmış Erdoğan'ı sana söylüyorum.

Gel de bir insan içine karış bakalım.

Bir sor, derdin tasan var mı diye. üç yıl vadeli söz tutulup 1 yıl önce yapacağım diye sözün yüzde 70'ini üç yıl sonra tutun.

Peşin peşin sevinilmez.

Hiç peşin peşin sevinme.

Sandık geliyor, hesap orada görünecek senin."Özel, ilçe başkanlığı ziyareti sonrasında Nurdağı'nda esnafı ziyaret edecek.

İlgili Sitenin Haberleri