Haber Detayı

Bu sözler Ankara'ya mı? ABD'li düşünce kuruluşu 5. nesil uçağı sert tespitlerle sınıfta bıraktı: 'F-35 almak stratejik körlüktür'
Dünya aydinlik.com.tr
02/02/2026 16:47 (3 saat önce)

Bu sözler Ankara'ya mı? ABD'li düşünce kuruluşu 5. nesil uçağı sert tespitlerle sınıfta bıraktı: 'F-35 almak stratejik körlüktür'

Responsible Statecraft’ta yayımlanan analiz, dünyanın en pahalı savaş uçağı programının sahadaki karşılığının zayıf kaldığını, Pentagon’un ise maliyet ve performans krizini 'operasyonel makyajla' perdelediğini vurguluyor. Tartışma, Ankara’nın yeniden F-35 hattına girdiği bir döneme denk geliyor.

Türkiye'nin yeniden F-35 pazarlıklarına giriştiği bu dönemde, ABD içinden 5. nesil “hayalet” savaş uçaklarına yönelik zehir zemberek bir eleştiri yükseldi.

Responsible Statecraft düşünce kuruluşundan savunma analisti Mike Fredenburg’a göre Pentagon ve üretici Lockheed Martin, F-35’in gerçek maliyetini ve savaşta yarattığı zafiyeti gizleyerek programı ayakta tutmaya çalışıyor.

Resmî veriler, dünyanın en pahalı silah programının hem güvenilirlikte hem de sürdürülebilir muharebe kapasitesinde sınıfta kaldığını gösteriyor.'PAMUKLARA SARDILAR' ABD’nin beşinci nesil F-35 savaş uçağı programı, kamuoyuna anlatılan parlak tabloyla sahadaki gerçekler arasındaki uçurumla yeniden tartışma konusu oldu.

Responsible Statecraft’ın analizinde, Pentagon’un ve ana yüklenici Lockheed Martin’in, F-35’in maddi ve operasyonel sorunlarını gizlemek için uçağı bilinçli biçimde “nazlanarak” kullandığını vurguladı.

Analizi kaleme alan Fredenburg’a göre yetkililer, “F-35’lerin gerçek hayatta ne kadar pahalı ve güvenilmez olduğunu gizlemek için uçakları adeta pamuklara sarıyor.” Yazar, bunun mevcut bütçelerde maliyetleri düşük gösterdiğini, asıl faturanın ise geleceğe ertelendiğini belirtiyor.2 TRİYON DOLARLIK FATURA, BİTMEYEN SORUNLAR F-35 programı daha en başından yüz milyarlarca dolarlık bütçe aşımları ve sürekli ertelenen takvimlerle anıldı.

Fredenburg’un aktardığına göre programın toplam maliyeti enflasyona göre hesaplandığında 2007’deki ABD Sayıştayı (GAO) tahmininin yaklaşık dört katına çıkarak 2 trilyon doların üzerine tırmandı.

Buna karşın vadedilen kabiliyetlerin önemli bir bölümü hâlâ ya gecikmeli ya da kâğıt üzerinde kaldı.

Uçağın güvenilirliği ise resmî rakamlarla bile zayıf bir tablo çiziyor.

Tam muharebe görevine hazır olma oranları (FMC) şu şekilde: - F-35A için yüzde 36,4 - F-35B için yüzde 14,9 - F-35C için yüzde 19,2 Deniz konuşlu F-35B ve F-35C’lerde yalnızca en yeni uçaklar yüzde 10’un biraz üzerinde tam muharebe hazırlığı gösterebiliyor.

Pentagon’un öne çıkardığı “göreve elverişlilik” (MC) oranları ise yaklaşık yüzde 50 civarında.

Ancak bu ölçüt, uçağın gerçek muharebe görevine hazır olup olmadığını değil, eğitim veya nakil gibi savaş dışı uçuşları yapabilmesini ifade ediyor.

Fredenburg bu noktada, “MC aldatıcı bir ölçüt, uçağın savaşta işe yarayıp yaramadığını söylemiyor.” vurgusu yapıyor.MECBURİ 'NAZLI' KULLANIM Makalede bakım maliyetlerini belirleyen üç ana faktöre dikkat çekiliyor: - Yapılan sorti sayısı - Toplam uçuş saati - Uçağın nasıl kullanıldığı Çalışmalara göre bir uçağın yıpranmasını en iyi öngören değişken, toplam uçuş saatinden çok yapılan sorti sayısı.

Her kalkış–iniş döngüsü ve motorun ısınma-soğuma süreci, özellikle motor üzerinde ciddi yıpranma yaratıyor.

Bu nedenle F-35’ler, daha uzun süreli ama daha az sayıda sortiyle uçuruluyor.

Modern savaş uçakları geçmişte yılda 250-350 saat uçarken, F-35’lerin yıllık ortalaması yaklaşık 195 saatle sınırlı kalıyor.

ABD Kongre Bütçe Ofisi (CBO), 2025 tarihli raporunda F-35’lerin kullanılabilirlik ve uçuş saatlerinin benzer yaştaki diğer avcı uçaklarına kıyasla “daha düşük, bazı durumlarda çok daha düşük” olduğunu tespit etti.

Fredenburg bu konuda şöyle yazıyor: “Yeni teslim edilmiş uçaklar bile birkaç yıl içinde daha az uçurulmaya başlanıyor.

Bu da pahalı motor revizyonlarının geleceğe ötelenmesi anlamına geliyor.” Bu yöntem kısa vadede bütçeyi rahatlatıyor ancak programın gerçek sürdürülebilirlik maliyetini gizliyor.SÜPERSONİK UÇUŞA SINIRLAMA F-35’in nasıl “nazlandığına” dair çarpıcı örneklerden biri, süpersonik uçuş kısıtlamaları.

Resmî gerekçe operasyonel güvenlik olsa da F-35B ve F-35C modellerinin süpersonik hızda uzun süre kalmasının gizlilik kaplamasına ve hatta yapısal bütünlüğe zarar verdiği artık biliniyor.

Bu nedenle pilotların bu rejimde ne kadar süre kalabileceğine sıkı sınırlar konuluyor.

Bu durum, kâğıt üzerinde “beşinci nesil” olarak sunulan bir platformun, gerçek muharebe koşullarında ne ölçüde zorlanabildiği sorusunu da gündeme getiriyor.MODERNİZASYON MU ERTELEME Mİ?

F-35 programında “eşzamanlı üretim” (concurrency) uygulaması, uçaklar nihai tasarımlar tamamlanmadan seri üretime sokulduğu için binlerce uçağın sonradan kapsamlı tadilatlara girmesine yol açtı.

Erken partilerdeki uçakların modernizasyonu aylar, hatta bir yılı aşkın süreyle uçağı hizmet dışı bırakabiliyor.

Bu süreçte uçak ne uçuyor ne de yıpranıyor, dolayısıyla pahalı motor revizyonları ve ağır bakım masrafları bir kez daha ileri tarihlere itilmiş oluyor.

Fredenburg, bu tabloyu “maliyetleri bugünden yarına tekmelemek” olarak tanımlıyor.ÇİN VE RUSYA KARŞISINDA YÜKSEK TEMPO SORUNU ABD Sayıştayının 2024 raporunda, F-35’in toplam işletme ve idame maliyet tahmini 1,1 trilyon dolardan 1,58 trilyon dolara yükseltildi.

Aynı rapor, güvenilirlik sorunları nedeniyle F-35’lerin gelecekte yüzde 21 daha az uçuş saati yapacağını öngörüyor.

Bu tablo, ABD’nin yüksek tempolu ve uzun süreli bir çatışmada F-35 filosunu ne ölçüde ayakta tutabileceği sorusunu gündeme getiriyor.

Fredenburg bu aşamada diğer cepheye dikkat çekiyor: “Çin ve Rusya gibi sofistike rakipler bu raporları dikkatle analiz ediyor ve F-35’in uzun süreli yüksek tempolu harekât yürütme kapasitesindeki zayıflıkları görüyor.” Yazar, büyük güçlerin Washington’ın tempo ve zamanlamayı her zaman kontrol edemeyeceği senaryolar yaratabileceğine dikkat çekiyor.'BATIK MALİYET' PSİKOLOJİSİ VE STRATEJİK RİSK Makaleye göre F-35’lerin bu şekilde yönetilmesi, uçağın yapısal sorunlarının kamuoyunda ve Kongrede olduğundan daha küçük görünmesini sağlıyor.

Bu da programa siyasi destek akışını sürdürüyor ve alternatif savunma seçeneklerinin önünü tıkıyor.

Fredenburg, sert bir çağrıyla yazısını noktalıyor: “Batık maliyet duygusuna saplanıp kalmayı bırakmanın zamanı geldi.

Güvenilirliği ve maliyetiyle ulusal güvenlik için yük haline gelmiş uçakları almaya devam etmek, stratejik bir körlüktür.” Kim bilir belki de Frendenburg bu sözlerle Ankara'ya sesleniyor...

İlgili Sitenin Haberleri