Haber Detayı

Final değil devir teslim gibi: 'Gelecek' 'Efsaneyi' yendi
Güncel odatv.com
02/02/2026 20:03 (1 saat önce)

Final değil devir teslim gibi: 'Gelecek' 'Efsaneyi' yendi

Alcaraz tarih yazdı, Djokovic direndi; Avustralya Açık finali, kuşaklar arası bir tenis destanı olarak hafızalara kazındı. Bedri Baykam finalde yaşananları kaleme aldı...

Ne kadar tebrik etsek azdır!

Alcaraz, 7.

Slam şampiyonluğuna ulaşırken yine en az son üç yıldır kendisinden gördüğümüz şekilde mükemmel bir tenis ortaya koydu.

Djokovic ise 39 yaşını tamamlamaya 3 ay kalmışken katıldığı Avustralya Açık’ta her rekoru zorladı.

Şampiyonluk alamasa da dün, dünya bir numarası İspanyol Alcaraz ile final maçına çıktı.

Muhteşem bir seviyede geçen bu maçı dört sette 2-6, 6-2, 6-3, 7-5 kaybetti ama gönülleri yine fethetti.

Bize bu tenis festivalini seyrettirdikleri için iki tenisçiye de teşekkür ediyoruz.Her iki tarafın da hedefleri büyüktü.

Djokovic, 25.

Slam’ini kazanıp yeni çağda da en iyi olduğunu göstermek istiyordu.

Yani Sinner–Alcaraz rekabetine sıkışıp kalmış olan yeni dönemin kilit açıcısı da kendisi olabilirdi.

Alcaraz ise henüz kazanmadığı Avustralya Açık şampiyonluğunu da müzesine götürüp dört büyük Slam’i kazanan en genç tenisçi olmak istiyordu.

Rekor, Kaliforniyalı Don Budge’a aitti.

Don Budge (ki tenise benim 80’lerde tenis hocalığı yaptığım Oakland–Berkeley kamu kortlarında başlamıştı), bu rekoru 1938’de ele geçirdiğinde 23 yaş 2 ay 28 günlüktü.

Alcaraz şampiyon olsaydı, bu rekor 22 yaş 8 ay 21 günlük bir tenisçiye, yani kendisine devredilecekti.

Tabii ki her iki taraf için de durum ayrı ayrı önemliydi.DJOKOVİC FIRTINA GİBİ GİRDİDjokovic gerçekten büyük bir konsantrasyonla maça fırtına gibi girdi.

Sanki Sinner’la olan mücadelesini bıraktığı noktadan aynen devam ettiriyordu.

Tipik Novak hamleleriyle, geriden oyunu bir satranç ustası gibi kuran; zekâ, atletik güç ve tekniğini en mükemmel şekilde birleştiren bir tenisçi vardı karşımızda.

Kendi servislerini nispeten kolayca alıp 2-1 öne geçtikten sonra, dördüncü avantaj puanında rakibinin servisini kırdı ve kendi servisini de alarak skoru önce 4-1, sonra 5-2’ye taşıdı.

O noktada Djokovic’in bir şansı daha oldu.

Kritik bir oyunda rakibinin servisini bir kez daha kırmayı başardı.

Ancak burada şunu vurgulamamız lazım: Carlos, rakibinin oynadığı mükemmele yakın seviyeyle mücadele ederken bazı basit hatalar yaptı ya da çok iddialı vuruşlar arayışına girdiğinde bu hatalar devreye girdi.

Böylece Sırp şampiyon ilk seti 6-2 ile hanesine yazdırdı ve ikinci sete de kendi servisiyle başlama avantajını elde etti.Bu ilk servis oyunu yine çok mücadeleli ve uzun geçti.

Bu iniş çıkışlardan da Djokovic muzaffer çıkıp 1-0 öne geçtiğinde herkesin kafasında “Acaba gerçekten mucizeyi başaracak mı?” sorusu belirdi.

Fakat Carlito, maçtan sonra o anı başka türlü hatırlayacaktı: “İkinci setin girişinde onun bazı basit hatalar yapabilmesi, benim güvenimi tekrar ateşledi.” Bunun üzerine kendi sert açılı vuruşları ve özellikle forehand winner’ları eklenince, sahada yeniden özgüvenli yumruk şovlarını yapmaya başlayan o çılgın İspanyol genç vardı artık.

Carlos, kendi servisini sıfıra karşı aldıktan sonra Novak’ın servisinde; önce rakibinin file bandına çarpıp ölen acayip bir topu, ardından bir forehand basit hatası ve bunu izleyen sorunlu bir voleyle Alcaraz rakibini yine kırdı.

Arkasından büyük servisleri ve açılı, öldürücü düz vuruşlarıyla 4-2’yi yakaladı.

Novak, kendi servisinde neredeyse maç boyu başına bela olan forehand hatalarıyla bir kez daha kırılınca, Alcaraz bir sonraki oyunu da alarak ikinci seti aynı skorla 6-2 kazandı ve maça dengeyi getirdi.ALCARAZ ÖNE GEÇTİNovak üçüncü sete sanki kendini biraz toparlamış gibi başladı.

İlk iki servis oyununu çok kolay ve öldürücü vuruşlarla kazanarak 2-1 öne geçti.

Fakat bu yapay rahatlama ters tepti ve 2-2’de basit hatalar, sonunda yine dışarı kaçan bir forehand ile Alcaraz rakibini tekrar kırmış oldu.

Daha sonra taraflar kendi servislerini domine ederek ilerlediler ve Alcaraz 5-3’ü buldu.

Djokovic, kendi servisinde bir anda kendini 0-40’ta buldu fakat meşhur adrenaliniyle üçünü de kurtardı ve o oyunu hanesine yazmaya yaklaştı.

Ancak cin bir kere şişeden çıkmıştı ve artık zapt etmek zor hale geliyordu.

Uzayan oyunu almayı başaran Alcaraz, 6-3 ile setlerde 2-1 öne geçti.Dördüncü set işin rengini belirleyecekti… Tamam mı, devam mı?

Son iki seti kritik anlarda büyük direnç koyamadan kaybetmiş olan Novak, bu kez işi başından sıkı tutmaya karar verdi.

Nasıl olsa Sinner’e karşı da 2-1 geriden gelip maçı almamış mıydı?

Her iki taraf da iplerine asılarak servislerini oynadı ve skor 4-4’e kadar geldi.

O noktada yaşananlar maçın dönüm noktasıydı.

Novak, servis kırma puanı elde etti ve üstelik o anda top forehand’ine keyifli bir açıda geldi.

Ama o basit hata, yan taraftan auta yollanan o top, sanki Novak’ın mücadelesinin ve direncinin de sonu oldu.

İki hafta boyunca mücadele etmiş, yarı finalinde İtalyan terminatörü Sinner’ı mağlup etmiş ve bu maçta da işi dördüncü setin sonlarında servis kırma noktasına kadar taşımıştı.

O şans kaçtıktan sonra, 5-5’te Novak psikolojik olarak biraz düştü.

Hatta rakibini bir top sonraya ve hataya zorlama pahasına da olabilecek, normalde sahanın her yerinde koştuğu toplara koşmadı.

Alcaraz 6-5 öne geçti.

Kendi servisinde de muhtemelen yine bu psikolojiyle oyuna başladı ve 15-40 geriye düştü.

Maç topunda forehand’inde yükselen top, normalde öldürmeyi sevdiği cinstendi.

Ama onu rakibinin backhand’ine doğru vurdu ve auta attı.

Bu top, 4-4’teki servis kırma puanında dışarı çıkan topu bire bir hatırlattı ve maçı bitirdi.AKILLARA ZİYAN PUANMaçtaki rallilerin seviyesi yine baş döndürücüydü.

Tenisçilerin filede buldukları kısa açılar, rakiplerinin koşup bu puanlarda topu filenin “yan dışından” içeri çevirmeleri ve bazen buna rağmen dönen topta puanı kaybetmeleri dâhil, olağanüstü ve olağan dışı her türlü sayıyı gördük.

Djokovic’in “stratejist kurmay” sayıları ile Carlos’un “gözlere ziyafet”, bazen de “akıllara ziyan” puanlarının rekabetinde; birbirini oynatan ve birbirinin oyunundan feyz alan iki tenisçi izledik.Maçın bitişiyle Djokovic filenin diğer tarafına geldi, rakibine bir abi, hatta belki bir baba şefkatiyle sarıldı.

Kupa töreninde tenisçilerin birbirlerini sevgi ve saygı dolu kutlamaları yine çok güzeldi.

Novak, yeni esprilerini de ihmal etmedi: “İki konuşma hazırlamıştım; bir kazanırsam, bir de kaybedersem diye.

Şimdi bir dakika, bunları toparlamam lazım,” diyerek herkesi güldürdü.

Tribünlerde ayakta alkışlayan Nadal’a dönüp, “Seni sahada değil de orada tribünde görmek çok acayip bir duygu.

Seninle bu kortları ve güzellikleri paylaşmak her zaman çok keyifli ve onur verici oldu,” diyerek ezeli rakibini onore etti.

Sonra candan kutladığı Carlos’a dönüp, “Nasıl olsa genciz, seninle önümüzdeki on yıl buralarda yine görüşeceğiz,” esprisiyle bütün Rod Laver Arena’yı güldürdü.21 yıldır geldiği Avustralya’da kendisine büyük destek veren seyircilere teşekkür etti ve özellikle bu yıl gördüğü coşku ve sevginin kendisi için taşıdığı büyük anlamı vurguladı.

Carlos’un da her hâlinden mutluluk akıyordu.

Novak ile soyunma odasını, bu kortu ve bu turnuvayı paylaşmış olmanın değerini anlattı, rakibini alkışlattı.

Onun yalnızca tenisçiler için değil, dünyadaki bütün sporcular için bir rol model ve esin kaynağı olduğunu söyledi. “Ondan çok şey öğreniyorum ve ona büyük bir saygım var,” diye ekledi. “Ben kaybetmekten nefret ediyorum, bu nedenle mümkün olduğu kadar kaybetmemeye çalışıyorum,” diyen İspanyol raket, Djokovic’e 11.

Avustralya finalinde ilk mağlubiyetini tattırdı.

Avustralya hatırası olarak vücuduna bir kanguru dövmesi yaptıracağını da gülümseyerek anlattı.“ALCARAZ İLE OYNAMAK HER ZAMAN BÜYÜK BİR KEYİF”Maçtan sonraki basın toplantısında Novak, “Alcaraz ile oynamak her zaman büyük bir keyif, çünkü o sana en iyi tenisini oynatıyor.

Bugün kazanmayı hak etti.

Carlos kendisini geliştirmeye devam ediyor; zaten teniste ilerlemezsen geri düşersin.

Henüz yeni kaybettiğim için içimde bir acı yok değil.

Forehand’im önemli noktalarda beni yalnız bıraktı.

Dünyanın bugün zirvesinde olan ikilinin ikisini birden yenmem lazımdı; birini yenebildim.

Bakalım bir şansım daha olacak mı?

Ben büyük turnuvalarda kazanabileceğime inanıyorum.

Artık turnuvalara tek ana favori olmadan girmenin lüksünü yaşıyorum.

Sinner’la yaptığım maçtan çok gurur duyuyorum.

Mağlubiyetlerle nasıl başa çıkacağımı çok iyi biliyorum; şimdi hemen ailemle bir araya geleceğim ve en sevdiğim insanlarla kucaklaşarak önümüzdeki zamanı geçireceğim,” dedi.Bu galibiyetle şampiyon tenisçi Alcaraz 4,15 milyon Avustralya doları (2,9 milyon Amerikan doları), finalist Djokovic ise 2,15 milyon Avustralya doları (1,5 milyon Amerikan doları) kazandı.

Helal sana büyük şampiyon!

Sen bize tenisin ve insan gücünün yeni boyutlarını hâlâ öğretmeye devam ediyorsun.Bir Slam’de yarı final ve finalde bu kadar epik beş ve dört setlik dev çekişmelerin yaşanması ve bu kadar farklı kuşakların muhteşem isimlerini bir araya getirmesi bir daha ne zaman olur bilmiyorum.

Dünya için unutulmaz bir turnuvaydı.

Muhteşem yarı finalleri ve finaliyle tarihe geçti.

Son sette Alcaraz’a karşı 5-4 öndeyken servis atan Zverev de o maçı alsaydı, dünkü final bambaşka bir hikâye olacaktı.

Zaten tenisin güzelliği de bu değil mi; sürekli değişebilen, kaprisli sonuçlar?Bedri BaykamOdatv.com

İlgili Sitenin Haberleri