Haber Detayı

Mobilyacı çıkış arıyor, Mısır üretime çağırıyor
Sektör haberleri dunya.com
03/02/2026 00:00 (1 saat önce)

Mobilyacı çıkış arıyor, Mısır üretime çağırıyor

Rekabette fiyat tutturamadığı için geçen yıl ihracatta adet bazlı yüzde 10-15’lik kayıp veren, iç pazarda da Çin baskısını yaşamaya başlayan mobilya sektörüne Mısır’dan ‘fabrikalar hazır, makineleri alın gelin’ daveti var. Ancak üretim gücünü korumak isteyen Türk mobilyacısı, “Üretimi içerde tutalım, Suriye gibi sınırlarda satış üssü kuralım” çağrısı yapıyor.

Nurdoğan A.

ERGÜNnurdogan.arslan@dunya.comTekstil ve hazır giyimde başlayan “Mısır’a üre­tim göçü”, Türkiye’nin köklü ve stratejik sektörlerin­den mobilyaya da sıçrama sin­yalleri veriyor.

Yüksek üretim ve işçilik maliyetlerine karşı bir çıkış arayan sektörde, he­nüz Mısır’a yönelik büyük bir dalga görülmese de Mısır’ın Türk mobilya sektörünü yatı­rıma davet etmesi, çıkış arayan üreticiler için bir alternatif ola­rak masaya geliyor.

İşçilik üc­retlerinin 170 dolarlarda oldu­ğu Mısır’ın “üretim merkezi” olma yolunda hamleler yaptı­ğını söyleyen sektör temsilci­leri, Türk mobilya sektöründen de küçük çaplı gidişlerin baş­ladığına işaret ederek, Türki­ye’nin “üretim gücünü” kay­betmesinden endişeli.

Türk mobilya sektörünün yıllık 12 milyar dolarlık bir hacmi bu­lunuyor.

Kağıt ve orman ürün­leri de dahil edildiğinde 2024 yılında 7 milyar 891 milyon dolarlık ihracat gerçekleşti­ren sektör, 2025’te yüzde 1,2’lik artışla ihracatını 7 milyar 987 milyon dolara çıkardı. 2025’te sadece mobilya ihracatı ise 4.6 milyar dolar civarında oldu.“Mısır’a gidersek kendi rakibimizi yaratırız” Mısır’ın tekstilden sonra mobilyada da bir “üretim üs­sü” olmaya çalıştığını söyle­yen MODOKO Başkanı Koray Çalışkan, bu durumun Türki­ye için uzun vadeli bir intihar olabileceği uyarısında bulun­du.

Mısır’dan heyetlerin Tür­kiye’ye gelerek “Burada üretim yapın” diye lobi faaliyetlerine başladığını ifade eden Çalış­kan, “Mobilyada gitmeyi dene­yenler var. “Mısır’da asgari üc­ret 170 dolar civarlarında, Tür­kiye’de ise 700 dolar.

Arada 4 kat fark var.

Sanayicimiz mali­yetten kaçmak için Mısır’a gi­dip oradaki işçiyi eğitiyor.

Za­manında Amerika sanayisini Çin’e taşıdı, Çinliler işi öğre­nince Amerika’ya rakip oldu.

Şimdi sanayiyi geri getiremi­yorlar.

Biz de Mısır’da aynı ha­tayı yapıyoruz.

Kendi ustalığı­mızı, kendi know-how’ımızı el­lere veriyoruz.

Yakında Mısır, Türk markalarına rakip marka­lar çıkaracak ve biz üstünlüğü­müzü tamamen kaybedeceğiz” değerlendirmesini yaptı.

Tür­kiye’nin hâlâ sunta ve MDF gibi hammadde avantajı bulundu­ğunu söyleyen Çalışkan, “Mı­sır şu an hammaddeyi çözmeye çalışıyor, onu da çözdüklerinde önlerinde engel kalmayacak” uyarısı yaptı.

Çalışkan, Mısır yerine içeride üretimi verim­li kılacak çözümler geliştirmek gerektiğini vurguladı.Mobilyada üretimin yurt dı­şına kaçışını önle­mek için farklı bir model öneren Koray Çalışkan, “İmalatı yurt dışına götürmek doğru değil ama satış kanalla­rını sınır ötesine taşımalı­yız.

Irak yeniden kuruluyor ve devasa bir mobilya talebi var.

Irak, mobilyada en çok ih­racat yaptığımız pazar.

Fa­son olarak oradaki mobilya mağazalarına çok ucuza ürünler veriyoruz.

İki gün sonra adam Çin’den ya da farklı bir yerden daha ucuzu­nu bulunca ya da kendi üretirse bizden vazgeçiyor.

Dolayısıyla ürün satmak için Suriye sınır bölgelerinde İKEA, MODOKO gibi 200-300 tane firmanın ol­duğu siteler kursak.

Çinli fir­maların girmesini engelleyip oranın piyasasına hakim ola­cak şekilde ele geçirmemize olanak sağlar.

Böyle bir şey kur­duğunuz zaman hemen yan sa­nayisi ve üreticileri de etrafına geliyor.

Yani oraları beslemek için otomatikman üreticiler de gelmiş oluyor.

Yani sadece üre­ticileri götürüp ‘ben orada mal satacağım’ demek zor.

İkisini entegre vaziyette götürdüğü­müz zaman başkalarının dışa­rıdan gelmesini de engellemiş oluyoruz.

Pazarı ele geçirelim ama üretimi, ustalığı kendi top­raklarımızda tutalım” dedi.“Fabrikaları kiraya verme dönemi başlıyor” Maliyetler ve karsızlık nede­niyle sektördeki köklü firmala­rın bile üretimden soğuduğu­nu anlatan Çalışkan, “50 yıldır üretim yapan sanayici arkada­şım ‘Tesisimi kiraya versem ayda 5 milyon alırım.

Şu an bu stresle, bu maliyetle 1 milyon zor kazanıyorum’ diyor.

Sek­törde sessiz bir yorgunluk var.

Borcu olan, sermayesi güçlü olmayan firmalar konkorda­to sürecine giriyor.

Mobilya, konkordato ilan eden sektörler arasında ilk 4’te.

Bu, sektörün kan kaybettiğinin en net gös­tergesi.

Üretimden kaçan sa­nayici, ya tesisini kapatıyor ya da Mısır gibi ucuz iş gücü olan bölgelere yatırım yapmaya ça­lışıyor” diye konuştu.İhracat pazarlarında yaşanan fiyat baskısına da değinen Çalış­kan, “Temmuz ayında bin dolara sattığımız ürünü, maliyet artı­şı yüzünden bin 300 dolara çek­tik.

Yabancı müşteri ‘Çin’de fi­yat artmadı, sende neden yüzde 30 arttı?’ diye soruyor.

Enflas­yonu anlatamıyoruz. 2025 yılı ihracat yapanların da yurt dışın­daki bağlantı yaptığı firmalarla sürekli fiyat tartışması yaşadı­ğı bir süreç oldu.

Zor şartlarda 5-6 yılda kazandığımız müşteri­yi kaybetmemek için bu yıl çoğu firma zararına satış yaptı.

Ama bu sürdürülebilir değil” dedi.

Mobilya sektörünün 2025’i yüz­de 1,2’lik artışla 4.6 milyar dolar ihracatla kapattığını hatırlatan Çalışkan, ancak kur farkından dolayı adetsel anlamda ihracat­ta yüzde 10-15’lik düşüş yaşan­dığına dikkat çekti.“Ölçek büyütmek için düzenleme gerekiyor” Koray Çalışkan, 45 bin üreti­cinin bulunduğu Türkiye mo­bilya sektöründe 39 bin firma­nın ‘tek kişilik’ olduğunu sa­vundu. “Yani firma sahibi aynı zamanda çalışan” diyen Çalış­kan, bu tür yapılanmaların sek­tördeki iş hacmini daralttığı yorumunu yaptı.

Mobilya gibi sektörlerde firma kurarken mi­nimum yeterlilik talep edilme­si gerektiğine işaret eden Çalış­kan, “En az beş kişi çalıştırmak, en az 500 metrekare bir imalat­hane, belirli makineler ve ban­kada belirli bir sermaye olması gibi kriterler konulmalı” dedi.

Düzenleme yapılmasıyla mo­bilya sektöründeki haksız re­kabetin de ortadan kaldırılaca­ğını söyleyen Çalışkan’a göre, böylece personel sorunu çözü­lür ve kayıt dışı önlenir.

Dola­yısıyla da sektör çok daha hız­lı büyümüş olur. 12 milyar do­lar olan yıllık üretim hacminin, çok hızlı şekilde 20 milyar do­larlara çıkabileceğini dile geti­ren Çalışkan, “Bu ufak ama çok önemli düzenlemenin mutlaka çıkması gerekiyor” dedi.Vitrinlerde Çin istilası başladı Türkiye’nin cari fazla veren ender sektörlerinden biri olan mobilyada ibrenin tersine dönmeye başladığını ifade eden Koray Çalışkan, Çin tehdidine dikkat çekti. “Üretim maliyetleri o kadar arttı ki sanayici ‘ithalatçı’ şapkasına büründü” diyen Çalışkan, şöyle devam etti: “Eskiden Çin fuarlarına mal satmak için 10 firma giderdi, şimdi mal almak için 100 firma gidiyor.

Neden?

Çünkü içerideki üretim maliyetlerimiz o kadar şişti ki, gümrük vergilerine rağmen Çin’den bitmiş ürün getirip satmak daha kârlı hale geldi.

Mağazaların vitrinlerinde artık daha önce görmediğimiz Çin mallarını görüyoruz.

Sanayiciyi koruyamazsak, üretici kimliğimizi kaybedip ithalatçı bir ülkeye dönüşürüz.”Mobilyada ‘aile yılı’, düşüş yılı oldu İç pazarda mobilya satışlarının düştüğünü söyleyen Koray Çalışkan’a göre, “aile yılı”nın etkileri sektörde hissedilmedi.

Sektörün iç piyasada canlanması için en somut talebin “taksit sayısı” olduğunu belirten Çalışkan, “Mobilya evliliğin en büyük kalemi.

En ucuz paket 1 milyon TL tutuyor.

Gençlerin bunu peşin alma şansı yok.

Mobilyaya özel taksit sayısının artırılması hem sosyal bir ihtiyaç hem de sektör için can suyu” dedi.

Mobilyanın acil ihtiyaç olmadığı için ötelendiğini ve yüz değiştirme gibi yenilemelere gidildiğini anlatan Çalışkan, faizlerin geri gelmesiyle alım gücünde bir hareketlenme beklediklerini söyledi.

Çalışkan’a göre, asıl iyileşme ise 2027’de hissedilecek.Mısır’da üretim, pratikte hiç kolay değil Mobilya imalatında yurt dışında çok büyük Türk yatırımı olmadığını söyleyen Mobilya Dernekleri Federasyonu (MOSFED) Başkanı Ahmet Güleç de, “Daha çok küçük ve orta ölçekli firmalar var.

Bunların pazar ve koleksiyonları belli.

Belli bir büyüklüğü aşınca o pazarların tedarik ve pazar gücünden istifade etmesi anlamlı olabilir.

Her ülkenin kendi mobilya sektörü zaten güçlü ve var.

Belli bir ölçek ekonomisini aşmak lazım.

Lojistik kaynaklı maliyetler yüzünden yatırımlar gündeme geliyor.

Bir de korumacılık arttığı için yatırım bir zorunluluk haline gelecek.

Yurt dışında doğrudan yatırımı olan yok ama ilerde gündeme gelecek.

Yatırım yapılacak ülkelerde Latin Amerika öne çıkıyor.

Mısırlılar ‘fabrikalar hazır, makineleri getirin başlayın’ diyor ama pratikte çok kolay değil” dedi.

İlgili Sitenin Haberleri