Haber Detayı
ABD karşısında İran’ın deniz gücü
İran Silahlı Kuvvetlerinin Amerikan gemilerine karşı koyma yetenekleri; uzun menzilli füzeler, keşif ve muharebe dronları, hızlı botlar, deniz mayınları, küçük denizaltılar, elektronik harp ve bölgenin kendine özgü coğrafyasından yararlanma bileşmine dayanmaktadır.
İran Silahlı Kuvvetlerinin füze, insansız hava araçları, yüksek hızlı gemiler, denizaltılar, mayınlar, elektronik savaş, kıyı ve ada üsleri gibi çeşitli alanlardaki yetenekleri ve kabiliyetleri göz önüne alındığında, İran’ın Fars Körfezi, Umman Denizi ve Arap Denizi’nde önemli bir güç kullanma kabiliyeti ve potansiyeli bulunmaktadır.
İran ile ABD arasındaki gerilimin tırmanması ve Washington’un gayrimeşru ve mantıksız taleplerini (örneğin, uranyum zenginleştirmenin sıfıra indirilmesi, zenginleştirilmiş uranyum stoklarının imha edilmesi veya devredilmesi, füze yeteneklerine ciddi kısıtlamalar getirilmesi ve bölgedeki Direniş Ekseni’ne yapılan yardımların kesilmesi) kabul etmemesi halinde İran’a askeri saldırı tehdidinde bulunması, Batı Asya’yı son yıllarda hiç olmadığı kadar yaygın bir bölgesel çatışmaya maruz bırakmıştır.
Abraham Lincoln uçak gemisi taarruz grubunun Arap Denizi’ne konuşlandırılması ve istihbarat toplama ve elektronik harp görevlerinden sorumlu RC-135 ve EF-18 Growler gibi özel uçakların konuşlandırılması, ABD’nin İran ile askeri çatışmaya girme niyetini daha da teyit etmektedir.
USS Abraham Lincoln uçak gemisinin ve ona eşlik eden güdümlü füze destroyerlerinin 26 Şubat’ta CENTCOM bölgesine gelmesi, ABD’ye İran’a saldırma fırsatı vermektedir.
Ortaya çıkan soru ise İran’ın, özellikle Abraham Lincoln uçak gemisi taarruz grubu ve Bahreyn’deki ABD Beşinci Filosu’nda konuşlandırılmış gemilere karşı koyma yetenekleridir.
İran’ın deniz muharebe yetenekleri ve bölgedeki Amerikan gemilerine karşı koyma muharebe yetenekleri, çok katmanlı ve birleşik bir sistem şeklinde incelenmelidir.
Bu bağlamda, İran Silahlı Kuvvetlerinin Amerikan gemilerine karşı koyma muharebe yetenekleri, uzun menzilli füzeler, keşif ve muharebe dronları, hızlı botlar, deniz mayınları, küçük denizaltılar, elektronik savaş ve bölgenin kendine özgü coğrafyasından yararlanma bileşmine dayanmaktadır.
Gemisavar balistik füzeler Çok yüksek hızlarda hareket eden gemisavar balistik füzelerin geliştirilmesi, Amerikan gemilerinin savunma sistemleri için yeni zorluklar ortaya koymaktadır.
İran gemisavar balistik füzelerinin ilk örneklerinden biri olan Basra Körfezi füzesi, yüksek hız ve tahmin edilemeyen bir yörünge ile büyük gemileri hedef almak üzere tasarlanmıştır.
Hürmüz füzesi de radar karşıtı ve gemisavar yeteneklerine sahip iki versiyonuyla bu ailenin bir parçasıdır.
İRAN’IN DENİZDE SAVAŞ KABİLİYETİ İran’ın bölgedeki Amerikan gemilerine karşı koyabilecek savaş kabiliyeti, çok katmanlı ve birleşik bir sistem şeklinde incelenmelidir.
İran, son 20 yılda klasik silahların kullanımı yerine, ülkeye karşı herhangi bir askeri saldırı maliyetini artırabilecek araçlar geliştirmeye odaklanmıştır.
Askeri literatürde “Asimetrik Savaş” olarak bilinen bu yaklaşım, düşmanın zayıflıklarından yararlanmaya ve coğrafi, taktiksel ve teknolojik avantajlardan faydalanmaya dayanmaktadır.
Bu bağlamda, İran Silahlı Kuvvetlerinin Amerikan gemilerine karşı koyma yetenekleri; uzun menzilli füzeler, keşif ve savaş dronları, hızlı botlar, deniz mayınları, küçük denizaltılar, elektronik harp ve bölgenin kendine özgü coğrafyasından yararlanmanın bir bileşimine dayanmaktadır.
Bu askeri savunma bileşimi ve kompleksi, düşman operasyonlarını zorlaştırmayı ve herhangi bir askeri saldırı ve eylemin maliyetini artırmayı amaçlayan çok katmanlı bir ağ oluşturmaktadır.
Bu yapı, sınırlı güç potansiyeline ve zorluklarına rağmen, bölgede bir tür caydırıcılık dengesi yaratmayı başarmıştır.
Bu bağlamda, Fars Körfezi ve Umman Denizi’ndeki Amerikan uçak gemileri ve filolarıyla mücadele, İran’ın savunma doktrininin ana eksenlerinden biri olarak kabul edilmektedir.
İran’ın bu yetenekleri geliştirmedeki temel amacı, büyük ölçekli bir çatışma başlatmak değil, caydırıcılık yaratmak ve karşı taraf için askeri saldırı ve eylemin maliyetini artırmaktır.
İRAN’IN SALDIRILARA KARŞI KOYMA SENARYOSU Lincoln uçak gemisi taarruz grubuna karşı bir senaryoda, İran çok katmanlı bir düzen kullanabilir: Yüksek hızlı yüksek irtifa saldırıları için balistik füzeler, alçak irtifa hedefe dalma için seyir füzeleri ve yakın mesafeli hedefleri imha için kısa menzilli füzeler.
Bu çeşitlilik, ABD uçak gemisi grubunu çok sayıda eş zamanlı tehdide maruz bırakarak savunmasını zorlayacaktır.
Bu tür bir yapının birincil amacı, herhangi bir askeri eylemin maliyetini artırmak ve etkili bir caydırıcılık sağlamaktır.
FÜZE YETENEĞİ İran’ın füze yeteneği, son yıllarda ülkenin caydırıcılığının ana sütunlarından biri haline geldi.
Bu yeteneğin en önemli unsurlarından biri, geniş çaplı sistematik balistik ve deniz seyir füzeleri ağıdır.
İran, son yıllarda farklı menzillere sahip çeşitli gemisavar füzeleri üretti; bunlardan bazıları uzun mesafelerden ve Amerikan gemi savunmalarının menzilinin ötesinden saldırı yapabilme özelliğine sahiptir.
İran’ın füze sistemi, özellikle Abraham Lincoln uçak gemisi gibi ABD filolarıyla olası karşılaşma senaryolarında çok önemli bir rol oynuyor.
Sistem, çeşitlilik, hareketlilik, farklı menziller ve farklı açılardan saldırı yapabilme yeteneğine dayanıyor; bu özellikler, büyük ve pahalı ABD gemileri için ciddi zorluklar yaratabilir.
GEMİSAVAR BALİSTİK FÜZELER Fars Körfezi füzeleri ve Hürmüz füzeleri gibi çok yüksek hızlarda hareket eden gemisavar balistik füzelerin geliştirilmesi, Amerikan gemilerinin savunma sistemleri için yeni zorluklar ortaya koymaktadır.
İran gemisavar balistik füzelerinin ilk örneklerinden biri olan “Fars Körfezi füzesi”, yüksek hız ve tahmin edilemeyen yörünge ile büyük gemileri hedef almak üzere tasarlanmıştır. “Hürmüz füzesi” de, radar ve gemisavar yeteneklerine sahip “Hürmüz 1” ve “Hürmüz 2” olmak üzere iki versiyonuyla aynı ailenin bir parçasıdır.
Son aşamada çok yüksek hızları nedeniyle bu füzeler Amerikan gemi savunma sistemlerinin onları engellemesini zorlaştırmaktadır.
GEMİSAVAR SEYİR FÜZELERİ İran, balistik füzelere ek olarak, geniş bir yelpazede deniz seyir füzeleri de geliştirmiştir.
Ghader, Noor, Kosar ve daha yeni modeller gibi gemisavar seyir füzeleri bu yelpazenin bir parçasıdır.
Gelişmiş güdümlü füze sistemleri, yüksek hızları ve alçak irtifada uçuş yetenekleriyle bu füzeler, büyük gemiler için ciddi bir tehdit oluşturabilir.
İyi bilinen ve operasyonel bir model olan Noor füzesi, yaklaşık 120 ila 200 kilometre menzile sahiptir ve İran kıyı ve deniz birlikleri tarafından uzun yıllardır kullanılmaktadır.
Menzili artırılmış olan Ghader füzesi, Noor’un daha gelişmiş bir versiyonudur.
Kosar, Nasr ve Zafer füzeleri de daha kısa menzillerde hedefleri imha için tasarlanmıştır ve bu füzeler küçük gemiler ve teknelerden, helikopterlerden veya kıyı platformlarından fırlatılabilir.
Son yıllarda, Sumar ve Hoveyze gibi birkaç yüz kilometre menzile sahip uzun menzilli seyir füzeleri de geliştirilip kullanıma girdi ve bunlar daha uzak mesafelerden hedefleri vurma olanağı sağladı.
Bin kilometreden fazla menzile sahip “Ebu Mehdi” gibi daha yeni gemisavar seyir füzeleri, İran’ın geniş deniz alanlarını kapsama yeteneğini artırdı.
Çok düşük irtifalarda ve karmaşık yörüngelerde uçan bu füzeler, Amerikan gemilerinin savunma sistemleri için ciddi bir tehdit oluşturuyor.
Bu füzelerin bir keşif insansız hava aracı ağıyla birleştirilmesi, nispeten doğru bir hedefleme zinciri oluşturulmasına olanak tanıyor.
İRAN İHA VE SİHA’LARI Füze yeteneklerine ek olarak, İran’ın savaş ve keşif İHA’ları, özellikle Şahed 149 ve Fatrous gibi uzun menzilli İHA’ları ve SİHA’ları da bu askeri ve savunma güç denkleminde önemli bir rol oynamaktadır.
Uzun menzilli uçuş, istihbarat toplama, deniz hedeflerinin tespit edilmesi ve hatta hassas vuruşlar yapabilen İHA’lar, bir çatışma durumunda düşman gemilerinin konumuna ilişkin gerçek zamanlı bilgi sağlayabilen bir ağın parçasıdır.
Keşif İHA’larının gemisavar füzelerle birleşimi, daha hassas saldırılara olanak tanıyan nispeten eksiksiz bir hedefleme zinciri oluşturur.
İntihar SİHA’ları ayrıca asimetrik savaş senaryolarında tamamlayıcı bir rol oynayabilir ve düşük maliyetle sürekli bir tehdit oluşturabilir.
DONANIMLA HIZLI BOTLAR İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun Donanması da bu yapının önemli bir unsurudur.
İyi bilinen “hızlı bot muharebesi” taktiklerine dayanarak, bu kuvvet büyük gemilerle mücadelede farklı bir model oluşturmayı başarmıştır.
Yüksek hız, yüksek manevra kabiliyeti ve füze, roket, torpido hatta küçük insansız hava araçları taşıma yeteneğine sahip hızlı botlar, Fars Körfezi’nin sınırlı ve karmaşık ortamında büyük gemiler için ciddi bir tehdit oluşturabilir.
Bu taktik, savunma doygunluğuna dayanmaktadır; yani, çok sayıda küçük ve hızlı hedef, büyük gemilerin savunma sistemlerine baskı uygulayarak saldırıların nüfuz etme olasılığını artırır.
DENİZ MAYINLARI Deniz mayınları, İran’ın savunma doktrininde önemli bir diğer araçtır.
Düşman gemilerinin muhtemel güzergâhlarına mayın döşemek, operasyonlarını yavaşlatabilir, hareket yollarını sınırlayabilir ve çatışma riskini artırabilir.
Fars Körfezi’nin bazı bölümlerinin dar olması göz önüne alındığında, deniz mayınları önemli bir caydırıcı rol oynayabilir.
İran, farklı senaryolarda kullanılabilecek çeşitli akıllı, dip tabanlı ve temas mayınlarına sahiptir.
DENİZALTI FİLOSU Bu bağlamda İran denizaltılarının gücü de dikkat çekicidir.
Gadir, Fetih ve Kilo sınıfı denizaltılar, tonaj açısından daha yüksek operasyonel kapasiteye sahiptir ve boyut ve teknoloji bakımından dünyanın gelişmiş denizaltılarıyla karşılaştırılabilir olmasalar da Fars Körfezi’nin operasyonel ortamı için tasarlanmışlardır.
Torpido, seyir füzesi ve deniz mayını taşıma yeteneğine sahip bu denizaltılar, gizli operasyonlarda önemli bir rol oynayabilir.
Fars Körfezi’nin sınırlı ortamında küçük, sessiz bir denizaltının harekâtı, büyük gemiler için ciddi bir tehdit kaynağıdır.
ELEKTRONİK SAVAŞ Elektronik savaş sistemleri de İran’ın Amerikan gemilerine karşı koyma yeteneklerinin bir parçasıdır.
Düşman radarlarının, iletişim sistemlerinin ve silah güdüm sistemlerinin bozulması, gelişmiş gemilerin etkinliğini azaltabilir.
İran son yıllarda bu alana önemli yatırımlar yapmış ve çeşitli durumlarda elektronik savaş yeteneklerinin üstün örneklerini göstermiştir.
Ayrıca, Rusya ve Belarus’tan yeni elektronik savaş sistemlerinin edinilmesi, İran’ın bu alandaki yeteneklerini genişletmiştir.
Bununla birlikte, ABD’nin de su üstü gemileri ve elektronik savaş uçakları şeklinde uyarı yeteneklerine sahip olduğu unutulmamalıdır.
KIYI VE ADA ODAKLI ASKERİ ÜSLER AĞI Bu yeteneğin bir diğer önemli boyutu, İran’ın Fars Körfezi’ndeki geniş kıyı üsleri ve stratejik adalar ağıdır.
Abu Musa, Büyük Tunb, Küçük Tunb, Qeşm, Lark ve diğer kıyı bölgeleri füze, insansız hava aracı ve deniz üssü olarak hizmet vermektedir.
Bu coğrafi dağılım, bir çatışma durumunda Amerikan gemilerinin çeşitli yönlerden gelen geniş bir tehdit yelpazesiyle karşı karşıya kalacağı anlamına gelir.
Buna ek olarak, İran, bölgesel denklemlerde önemli bir rol oynayabilecek dar ve hayati bir geçit olan Hürmüz Boğazı’nın coğrafi avantajına sahiptir.
TANIMLAMA VE TESPİT GÜCÜNDEKİ ÜSTÜNLÜK Donanım yeteneklerine ek olarak, İran güçlerinin operasyonel deneyimine ve çevresel farkındalığına da dikkat edilmelidir.
İran Silahlı Kuvvetleri son on yıllarda çeşitli deniz, füze ve insansız hava aracı operasyonlarında yer almış olup, coğrafya, su akıntıları, radar kör noktaları ve düşman gemilerinin olası rotaları konusunda kesin bir bilişimsel ve anlayışa sahiptir.
Bu deneyim, gerçek savaş koşullarında önemli bir avantaj yaratabilir.
SONUÇ YERİNE İran İslâm Devrimi Muhafızlar Ordusu ile İran İslâm Cumhuriyeti Ordusu’ndan oluşan İran Silahlı Kuvvetlerinin füze, insansız hava araçları, hızlı gemiler, denizaltılar, mayınlar, elektronik harp ve kıyı ve ada üsleri gibi çeşitli alanlardaki yetenekleri ve kabiliyetleri göz önüne alındığında, İran’ın Fars Körfezi, Umman Denizi ve Arap Denizi’nde önemli bir güç gösterisi yeteneği bulunmaktadır.
Bununla birlikte, düşmanın gücü de göz ardı edilmemelidir.
Amerikan gemileri de dünyanın en gelişmiş savunma sistemlerine sahiptir.
Çeşitli tiplerde yaklaşık 90 adet F-18 ve F-35 savaş uçağı barındıran ve başlı başına önemli bir hava saldırısı ve taarruz gücü olarak kabul edilen Abraham Lincoln uçak gemisine ek olarak, taarruz grubunun diğer gemi ve denizaltılarında da yüzlerce seyir füzesi bulunmaktadır.
Aynı zamanda, Aegis hava ve füze savunma sistemleri, iz sürme ve güdümlü füzeler, gelişmiş elektronik harp yetenekleri, deniz devriye uçakları ve keşif dronları gibi sistemler, hem Bahreyn’deki Beşinci Filo’da hem de Abraham Lincoln uçak gemisi taarruz grubunda bulunan Amerikan gemilerinin savunma yeteneklerinin bir parçasıdır.
Bu nedenle, iki taraf arasında olası herhangi bir çatışma son derece karmaşık ve maliyetli olacaktır ve İran ile ABD arasında Fars Körfezi, Umman Denizi ve Arap Denizi’nde yaşanacak herhangi bir savaşın sonucu, çok sayıda öngörülemez faktöre bağlanacaktır.