Haber Detayı
‘Kelle koltukta’ motokurye oldular
Açlık sınırının altında maaşlara mahkûm edilen emekliler riskli olmasına rağmen kuryelik yapıyor. Bir emekli ‘işe giderken okuduğum duaların haddi hesabı yok’ diyor.
29 OCAK Cuma günü kara yolu taşımacılığına ilişkin mesleki yeterlilik yönetmeliğinde yapılan değişiklikle kuryelere yönelik yeni düzenlemeler hayata geçirildi.
Yönetmelik değişikliğiyle motokurye yaş sınırı 66’dan 69’a yükseltildi.
Yönetmelik tepki çekerken, düşük emekli aylıkları, yüksek ev kiraları, gıda masrafları derken geçimi her geçen gün daha çok zorlaşan ve iş bulamayan emekliler çoğu zaman riskli meslek gruplarında çalışmak zorunda kalıyor.
En düşük emekli aylığı açlık sınırının 11 bin 224 lira gerisinde kalınca, emekliler bu riskli mesleklerden biri olan motokuryeliğe başladı.
İki teker üstünde zamanla yarışan emekliler, kendi ifadeleriyle “kelle koltukta” çalışıyor.
Ev masraflarını ve ailelerine bakabilmek için haftalık çalışma saatleri 80’ni buluyor.‘VÜCUDUM KALDIRMIYOR’Sanayiden beş yıl önce emekli olan 58 yaşındaki Selami Dağ, Etimesgut ilçesinin “ihtiyar kuryesi” olarak biliniyor.
En düşük emekli aylığı alan Dağ, 16 bin lira ev kirası ödüyor.
Üç kişiye bakmakla yükümlü olan Dağ, ihtiyaçları karşılayabilmek için haftada 80 saat çalışıyor.
Geçim sıkıntısından bahseden Dağ, “Oğlumu evlendirdim 1 milyon 300 bin lira borcum var.
Vücudum çalışmayı kaldırmıyor ama borçları ödemem lazım.
Firmamız hızlı olmamız konusunda bizi baskılıyor.
Bir paket teslimattan 100 lira kazanıyoruz.
Ancak, hız nedeniyle ceza alsak 2 bin lira ödüyoruz.
Yağmur, kar demeden çalıştığım için hastalandım bir haftadır yataktayım.
Bu iktidar yokken bizler vardık.
Emekli alın terini akıtıp ülkeyi bugünlere getirdi.
Şimdi bize layık gördükleri hayat bu” ifadelerini kullandı.‘TRAFİKTE DARP EDİLDİM’Çalışma koşullarının zorluklarından bahseden Dağ, “İki teker üstünde her an kaza riskiyle karşı karşıyayız.
Teslimata iki dakika geciksek hem firmadan hem müşteriden işitmediğimiz hakaret kalmıyor.
Bu yaşımda böyle muameleye maruz kalmak çok zoruma gidiyor” dedi.
Altı ay önce başına gelen korkunç bir olaydan bahseden Dağ, “Bir araç koluma çarpıp geçti.
Özür dilenmesini bekliyordum ancak araçtan inen 20’li yaşlardaki beş çocuk beni ortalarına alıp darp etti.
Anlatırken utanıyorum” dedi.
Hayallerinden bahseden Dağ, “Balık tutmayı çok severim ama çalışma şartları nedeniyle beş yıldır su kenarına gidip olta atamadım” dedi.GÜNDE 42 PAKETBeş yıldır motokuryelik yapan 59 yaşındaki Ali İncekara, “10 yıl ödemeli krediyle ev satın aldım.
Bir yandan kredi ödemesi diğer yandan henüz daha küçük olan iki çocuğumun masrafları var.
Elektrik teknikeriydim ama yaşlı olduğum için kimse iş vermek istemedi.
Bu işe böylece başlamış oldum” ifadelerini kullandı.
Bütün giderleri kuryelerin karşıladığını belirten İncekara, “20 paketten günde bin 500 lira kazanıyoruz.
Benzin 400 lira, ekmek arası öğle yemeği 300 lira.
Motoru çalıştırmak bize 700 liraya mal oluyor.
Eve doğru düzgün para götürmem için en az 42 paket teslim etmem gerekiyor.
Buna da vücudum el vermiyor” diye konuştu.BAHŞİŞTEN BİLE VERGİ49 yaşındaki Basri Kasapoğlu, üç yıl önce emekli oldu.
Kasapoğlu, en düşük emekli aylığıyla 28 bin lira ev kirası ödüyor.
Dört çocuk büyüten Kasapoğlu, motokuryelikten daha fazla kazanç sağlayabileceğini düşünerek mesleğe başladı.
Kuryeler olarak ağır vergi yükünün altında kaldıklarını belirten Kasapoğlu, “Devlet, aldığımız 10 lira bahşişten bile vergi kesiyor.
Kazancımızın yüzde 48’i vergiye gidiyor, 78 bin lira vergi borcum var.
İnsanın değeri yok bu ülkede.
Her sabah işe gitmeden önce okuduğum duaların haddi hesabı yok.
Trafikte kornaya basmaya korkuyorum ben.
Motoru arabaların arkasına sığınarak sürüyorum.
Bana bir şey olsa çocuklarıma ne olacak?” dedi.
Birçok temel ihtiyaca yetişemediğini söyleyen Kasapoğlu, “Deterjan bile alamıyorum.
Toz, çamur olan çalışma kıyafetlerimi suyla yıkıyorum” ifadelerini kullandı.