Haber Detayı

SEKA'dan Merinos'a: Türkiye'nin sanayi mirasına ne oldu?
Güncel haberler.com
03/02/2026 09:34 (3 saat önce)

SEKA'dan Merinos'a: Türkiye'nin sanayi mirasına ne oldu?

Cumhuriyetin sanayi hamleleriyle büyüyen, kimi Osmanlı'dan devralınan büyük fabrikalar bugün park ve müze olarak kullanılıyor.

Cumhuriyetin sanayi hamleleriyle büyüyen, kimi Osmanlı'dan devralınan büyük fabrikalar bugün park ve müze olarak kullanılıyor.

SEKA'dan Merinos'a sanayi mirası nasıl dönüştü?

Pelin Ünker'in haberi.Türkiye'de sanayi tesisleri, 19. yüzyılın sonu ile 20. yüzyılın ilk yarısında yalnız üretim alanı değildi.

Lojman, kreş, sinema, spor alanı ve revirlerle birlikte kuruldular.

Birçok kentte hayat, vardiya saatlerine göre aktı.

Sanayi, kalkınmanın yanı sıra kentleşmeyi, çalışma ilişkilerini ve sosyal hayatı dönüştürdü.Osmanlı'nın son döneminde kurulan kimi tesisler Cumhuriyet yıllarında büyütüldü; devletin sanayileşme politikalarının parçası oldu.

Erken Cumhuriyet'in planlı yatırımlarıyla kağıttan tekstile, enerjiden tütüne uzanan bir üretim ağı kuruldu.

Bu ağ, ekonomik bağımsızlık hedefinde ve kentlerin gelişiminde belirleyiciydi.1980'lerden itibaren özelleştirme ve sanayinin kent merkezlerinden çekilmesiyle tablo değişti.

Bazı tesisler sessizce, bazıları ise direniş ve sert tartışmalarla kapandı.

DW Türkçe, dönüşümün en görünür duraklarından 10 örneği inceledi.İzmit'te kağıt kokan sabahlar: SEKAİzmit'te kağıt fabrikası kurma kararı, devletin kalkınma anlayışının sahaya yansımasıydı.

Fabrikanın temeli Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı kapsamında 1934'te atıldı, ilk üretim 1936'da gerçekleştirildi, 1940'ta tam kapasiteye geçti.

Kısa sürede yalnız üretim değil, lojmanlar, sosyal tesisler, spor alanlarıyla bütüncül bir sanayi yerleşkesi haline geldi.Birinci fabrikanın kuruluşunu İzmit ve farklı kentlerdeki dört tesis izledi.

Bu beş tesis 1055'te Türkiye Selüloz ve Kağıt Fabrikaları İşletmesi (SEKA) çatısı altında yeniden yapılandırıldı.

Gazete ve ambalaj kağıdı başta olmak üzere çeşitli ürünlerle iç piyasanın önemli bölümünü karşıladı; ithalatın azaltılmasında rol oynadı.1980'lerden itibaren kamu iktisadi teşebbüslerine yönelik (KİT) tartışmalar SEKA'yı da hedef aldı.

Rekabet baskısı, teknolojik yenileme ve yatırım ihtiyacı, "zarar" söylemi öne çıktı. 1990'larda özelleştirmeler hızlanınca kapatma/devir gündeme geldi.

Sendikalar, meslek odaları ve yerel kamuoyu "kağıtta dışa bağımlılık" uyarısı yaptıysa da 2004'te üretimin durdurulacağı açıklandı.

İşçiler ve aileleri fabrikayı terk etmedi; sökümü engellemek için nöbet tuttu.

SEKA direnişi, kamu sanayisinin tasfiyesine karşı simgesel bir eylem olarak kayda geçti.Ancak üretim yeniden başlamadı.

SEKA İzmit Fabrikası 10 Mart 2005'te varlıkları ve çalışanlarıyla İzmit Belediyesi'ne devredildi; makineler söküldü, bacalar sustu.

Alan Sekapark olarak kıyı parkına dönüştürüldü.

Sanayi belleğinin bir bölümü ise 2016'da açılan SEKA Kağıt Müzesi ile korunmaya çalışıldı.Kayseri Bez: Planlı sanayileşmenin kasabasıKayseri Sümerbank Bez Fabrikası, Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı kapsamında kuruldu ve 1935'te üretime başladı.

Sovyetler Birliği ile teknik iş birliği, makinelerden yerleşke planına kadar belirleyiciydi.

Tesis, üretim hollerinin yanında lojman, kreş, sinema, spor alanı, revir ve sosyal tesislerle "sanayi kasabası" gibi tasarlandı; vardiya ritmi kentin gündeliğine karıştı.Fabrika, Sümerbank'ın "halk tipi kumaş" politikasının ana ayaklarından biriydi.

Ürünler devlet mağazalarıyla ülke geneline yayıldı; ithalatı azaltma hedeflendi.

İstihdam ve bölgesel kalkınma açısından da merkezdi.1980'lerden sonra KİT'lerin geleceği tartışılırken Sümerbank özelleştirme gündeminin merkezine yerleşti.

Teknolojik yenilenmenin yapılmaması, küresel rekabet ve "verimsizlik" gerekçeleriyle üretimin sürdürülemez olduğu savunuldu.

Üretim 1999'da tamamen durdu.

Yerleşke 2012'de Abdullah Gül Üniversitesi'ne tahsis edildi; binalar kampüse dönüştürüldü.

Üretim holleri dersliğe, depolar laboratuvara çevrildi.Merinos: Bacadan sahne ışıklarınaBursa Merinos Yünlü Sanayi Fabrikası, yünlü dokumada dışa bağımlılığı azaltmak için planlandı.

Temel 28 Kasım 1935'te atıldı; tesis 2 Şubat 1938'de Atatürk'ün Bursa ziyaretinde açıldı.

Yerleşke, üretimin yanında enerji santrali, atölye, depo, idari yapı ve sosyal tesislerden oluşan büyük bir kompleksti.

Binlerce işçiyle Bursa'nın sanayi kimliğini güçlendirdi; vardiya düzeni çevredeki hayatı belirledi.Üretim 2004'te durduruldu ve Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne devredildi.

Kent merkezindeki büyük alanın geleceği Bursa'da uzun süre tartışıldı.

Ticari projeler yerine kamusal kullanım fikri öne çıktı.

Yerleşke kademeli olarak restore edildi; çevresinde park düzenlemeleri yapıldı.

Haziran 2010'da Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi olarak açıldı.

Eski üretim hacimleri konser, sergi ve kongrelere ev sahipliği yapıyor.Hereke: Saray için üretimden Milli SaraylaraHereke Halı ve İpekli Dokuma Fabrikası 1843'te Kocaeli'nin Hereke beldesinde kuruldu, 1845'te Fabrika-i Hümayun adıyla faaliyete geçti.

Amaç, sarayların perdelik ve döşemelik ihtiyacını karşılamaktı.

İpekli ve yünlü dokuma, ustalığa dayalı üretim ve "Hereke" markasının yükselişiyle tesis bir prestij merkezine dönüştü.Fabrika 1878'de yangın geçirdi; üretim 1882'de yeniden başladı. 1891'de halı üretimi ağırlık kazandı.

Hereke halısı saray ve diplomatik hediyelerin simgesi oldu.

Cumhuriyet döneminde kurumsal yapı değişti: tesis 1933'te devlet sanayi örgütlenmesine alındı, sonra Sümerbank bünyesine geçti; üniteler yenilendi, kapasite artırıldı.

Fabrikada üretimin yansıra araştırma, geliştirme çalışmalarına da önem verildi.Sümerbank'ın özelleştirme süreci Hereke'yi de etkiledi.1995'e kadar Sümerbank bünyesinde çalışan fabrika, bu tarihten sonra TBMM Milli Saraylar idaresine devredildi.

Bugün üretim, sanayi ölçeğinden çok "müze-fabrika" mantığında, geleneksel teknikleri yaşatmaya dönük sınırlı biçimde sürüyor.Bakırköy Bez: Kent içinde sanayi adasıBakırköy Bez Fabrikası'nın kökeni 19. yüzyıla uzanıyor.

Cumhuriyet döneminde yenilerek 1934'te tekrar açıldı ve Sümerbank çatısı altında büyütüldü; özellikle 1950'lerde iplik-dokuma-boya-apre birimleriyle büyük bir komplekse dönüştü.

Merkeze yakınlığı, tesisi hem ekonomik hem mekansal olarak kritik kıldı.

Lojmanlar ve sosyal alanlarla binlerce işçi için bir yaşam düzeni kurdu.1970'lerden itibaren çevresel baskı, arsa değerlenmesi ve küresel rekabet tartışmaları arttı. 1990'larda Sümerbank'ın özelleştirilmesiyle tesis üretim dışına çıkarıldı.

Arazi konut/ticaret projeleriyle kamusal kullanım talepleri arasında tartışıldı.

Sonuçta alan 2013'te Bakırköy Botanik Parkı olarak açıldı.

Yeşil doku, fabrikanın üretim hafızasını büyük ölçüde görünmez kılarken, 2024'ten bu yana yenileme çalışmaları gerekçesiyle kullanıma kapatıldı.Cibali: Tütünden kampüseCibali Tütün ve Sigara Fabrikası 1884'te Reji İdaresi tarafından kuruldu.

Reji İdaresi, Osmanlı İmparatorluğu'nun borçlarına karşılık tütün üretim, alım, satım ve ihracat tekelini elinde bulunduran yabancı sermayeli bir şirketti.

Alexandre Vallaury'nin tasarladığı tuğla yapısıyla yalnızca sadece üretim tesisi olarak değil, mimari ölçekte de dikkat çekiyordu.

Binlerce işçinin çalıştığı bir üretim merkezi olmasının yanı sıra, kadın emeğinin yoğunluğu ve işçi hareketleriyle toplumsal hafızada ayrı bir yer edindi.

Cumhuriyet'le birlikte şirketin imtiyazlarına son verildi ve tesis 1925'te millileştirilerek TEKEL bünyesine alındı.Daha modern tesislerin devreye girmesi, teknolojik yenilenmenin sınırlı kalması ve kent içi konum, Cibali'nin rolünü zayıflattı.

Üretim 1994'te tamamen durdu.

Yapı 1997'de eğitim amacıyla devredildi ve bir restorasyon sürecinin ardından Kadir Has Üniversitesi Cibali Kampüsüne dönüştü.

Eski üretim holleri derslik ve sergi alanlarına, koridorlar akademik dolaşıma açıldı.Bomonti: Fabrikadan kültür yaşam alanıBomonti Bira Fabrikası İsviçreli Bomonti kardeşler tarafından 1892'de kuruldu.

İstanbul Şişli'deki Bomonti semtine adını veren fabrika, Türkiye'nin bira üretim tekniğiyle imalata başlamış ilk bira üretim tesisiydi.Cumhuriyet döneminde bira üretiminin devlet tekeline alınmasıyla tesis 1938'de TEKEL tarafından satın alındı ve uzun süre TEKEL Bomonti olarak çalıştı.Kent içi sanayinin tasfiyesi ve üretimin başka yerlere kaymasıyla rolü azaldı.

TEKEL İdaresi'nde 1994 yılına kadar üretime devam eden Bomonti Bira Fabrikası'nda yaklaşık 100 yıl sonra üretim sona erdi.

Kapanış sonrası alan "yıkım mı koruma mı" tartışmalarının odağı oldu. 2010'larda restorasyonla Bomontiada adıyla kültür ve yaşam alanına dönüştürüldü.

Eski holler bugün etkinliklere ev sahipliği yapıyor.Silahtarağa: Şehrin elektriğinden müzeyeSilahtarağa Elektrik Santrali 1913 sonunda Haliç kıyısında devreye girdi.

İstanbul'un tramvayları, aydınlatması ve sanayisi uzun yıllar buradan beslenen enerjiyle çalıştı.

Elektrik, kentin gündelik hayatını kökten dönüştürdü.Cumhuriyet döneminde de çalışan santral, teknolojinin eskimesi ve yeni tesislerin devreye girmesiyle önemini yitirdi.

Üretim 1983'te tamamen durdu.

Ardından Haliç kıyısında terk edilmiş bir endüstri yapısına dönüştü.

Türbinler, kazanlar ve kontrol odaları yıllarca sessiz kaldı.2000'lerde koruma ve kamusal işlev tercihiyle kapsamlı restorasyon yapıldı.

Yerleşke 2007'de Santralİstanbul olarak açıldı: İstanbul Bilgi Üniversitesi kampüsüyle birlikte Enerji Müzesi kuruldu; türbin salonları ve makineler korunarak sergileniyor.Beykoz Kundura: Üretimden sahneyeBeykoz Kundura, 19. yüzyıl sonlarında temelleri atılan, Cumhuriyet döneminde büyüyen büyük bir sanayi yerleşkesiydi.Ayakkabı ve deri üretimiyle istihdam sağlarken lojman, sinema, spor kulübü ve sosyal tesislerle bir yaşam ekosistemi kurdu.

Osmanlı ordusuna deri malzemeler üretmek üzere kurulan fabrika 1933'ten itibaren Sümerbank bünyesinde halkın kundura ihtiyacını karşıladı. 1980'lerden itibaren ise zarar ettiği gerekçesiyle kapanma tartışmaları başladı.

Çevresel etkiler, yenilenme ihtiyacı ve tasfiye tartışmaları sonrası 1999'da üretimi sonlandırıldı.Yerleşke bir süre atıl kaldı; 2005 yılına gelindiğinde film seti olarak kullanılmaya başlandı.

Ardından 2015 başlayan Kundura Hafıza projesi, restorasyon ve yeniden işlevlendirmeyle kültür-sanat mekanına dönüştü.

Bugün Beykoz Kundura'da tiyatro, sinema, konser ve sergiler var; üretim bantlarının yerini sahne ışıkları aldı.Feshane: Sanayiden sergi salonunaFeshane'nin kökeni 19. yüzyıla uzanıyor.

Osmanlı döneminde fes/tekstil üretimi için kurulan yapı, Cumhuriyet döneminde de çeşitli üretim ve konfeksiyon faaliyetleriyle sürdü. 1980'lerde Haliç'i sanayiden arındırma politikalarıyla fabrika 1986'da boşaltıldı; üretim sona erdi.

Yapı bir dönem fuar ve etkinlik mekanı olarak kullanıldı.2010'ların sonunda restorasyon tamamlandı; yapı 2023'te Artİstanbul Feshane adıyla sergi ve kültür merkezine dönüştürüldü.

Bugün ulusal ve uluslararası sergilerle kentin kültürel dolaşımına açık.Bir rüyanın ardındanTürkiye'nin sanayi rüyasından geriye kalan binalar park, müze, kampüs ya da kültür mekanı oldu.

Ancak asıl miras, bu fabrikalarda çalışmış kuşakların hafızasında yaşıyor: Siren sesiyle başlayan sabahlar, vardiya çıkışında dolan sokaklar…Ve soru hala geçerli: Türkiye sanayisini mi kaybetti, yoksa yalnızca başka bir hayata mı dönüştürdü?

İlgili Sitenin Haberleri