Haber Detayı
Almanya'da büyük grev ve soğuklar nedeniyle kentlerde yaşam durma noktasına geldi
Dondurucu soğukların başlamasıyla birlikte on binlerce toplu taşıma çalışanı iş bırakma eylemine başladı.
Almanya’da on binlerce toplu taşıma çalışanının greve gitmesiyle ülke genelinde kent içi ulaşım felç oldu.
Çalışanlar daha yüksek ücret ve daha iyi çalışma koşulları talep ediyor.
Grevin, birçok bölgede etkisini gösteren dondurucu soğuklarla aynı döneme denk gelmesi, işe ve okula gitmeye çalışan milyonlarca kişinin hayatını daha da zorlaştırdı.
Pazartesi günü yerel saatle 03.00’ten itibaren, Aşağı Saksonya hariç neredeyse tüm eyaletlerde otobüs, tramvay ve metro seferlerinin büyük bölümü durduruldu.
Birçok kentte toplu taşıma tamamen aksarken, yolcular özel araçlara, bisikletlere ve paylaşımlı ulaşım seçeneklerine yönelmek zorunda kaldı. 'TALEPLER KARŞILANMAZSA GREVLER SÜRECEK' Grev, yaklaşık 100 bin çalışanı temsil eden Verdi sendikasının çağrısıyla gerçekleştirildi.
Belediye ve eyaletlere bağlı toplu taşıma şirketleriyle yürütülen toplu sözleşme görüşmelerinin tıkanması üzerine iş bırakma kararı alındı.
Verdi, haftalık çalışma sürelerinin kısaltılmasını, vardiya sürelerinin düşürülmesini, dinlenme sürelerinin uzatılmasını ve gece ile hafta sonu çalışmalarına daha yüksek prim ödenmesini talep ediyor.
Ancak birçok kent yönetimi, artan maliyetler ve bütçe kısıtları nedeniyle bu talepleri karşılamakta zorlandıklarını savunuyor.
Sendikanın temsilcilerinden Frank Schischefsky, NDR’ye yaptığı açıklamada grevi savunarak, “Ücret anlaşmazlığının zamanlamasını seçme lüksümüz yok.
Ne yazık ki daha iyi havaları bekleyemeyiz” dedi.
Görüşmelerin bir sonraki turunun 9 Şubat’ta yapılması planlanıyor.
Verdi, taleplerin karşılanmaması halinde yeni grevlerin gündeme gelebileceği uyarısında bulundu.
SON YILLARDA ARDI ARDINA GREVLER Almanya’da son yıllarda uzun mesafe tren seferlerini, banliyö hatlarını ve büyük havalimanlarını etkileyen benzer çapta grevler sıkça yaşandı.
Ulaşım ve kamu hizmetleri alanındaki çalışanlar, ücret artışı ve çalışma saatlerinin azaltılması talebiyle defalarca iş bırakma eylemine gitti.
EKONOMİK DARALMA VE BÜTÇE AÇIĞI BASKISI Ülke ekonomisi 2023 ve 2024’te resesyona girmiş, 2025’te ise neredeyse durgunluk seviyesinde bir büyüme sergilemişti.
Geçen aralık ayında Almanya Merkez Bankası, artan askeri harcamalar ve Ukrayna’ya sağlanan mali destek nedeniyle ülkenin 1990’daki yeniden birleşmeden bu yana en büyük bütçe açığını vermeye hazırlandığı uyarısında bulunmuştu.
MERZ’DEN 'DAHA FAZLA ÇALIŞIN' ÇAĞRISI Alman Şansölyesi Friedrich Merz de son dönemde Almanların çalışma alışkanlıklarını hedef alan çıkışlarıyla tartışma yaratıyor.
Daha önce BlackRock Almanya’nın denetim kurulu başkanlığını yapmış olan Merz, geçen ay yaptığı açıklamada çalışanların yılda ortalama “yaklaşık üç hafta” hastalık izni kullanmasını eleştirmiş, “ülkemizde iş gücü maliyetleri zaten çok yüksek” diyerek Almanlara “daha fazla çalışarak ekonomik üretimi artırma” çağrısı yapmıştı.
Merz, Ağustos 2025’te yaptığı bir başka açıklamada ise “bugünkü haliyle refah devletinin artık ekonomik olarak sürdürülemez olduğunu” söylemiş, aynı dönemde Alman ekonomisinin “yapısal bir krize” girdiğini kabul etmişti.