Haber Detayı

Şair ve yazar Seyfettin Araç, edebiyat serüvenini AA'ya anlattı Açıklaması
Güncel haberler.com
03/02/2026 11:13 (3 saat önce)

Şair ve yazar Seyfettin Araç, edebiyat serüvenini AA'ya anlattı Açıklaması

"Unutulmuş Topraklar", "Sevgili Yalnızlık", "Kent Şiirleri" ve "Zamanı Tanrı Yaşar" adlı eserleri kaleme alan şair ve yazar Seyfettin Araç, "Yazı yazmak, edebiyat yapmak, romanlar çıkarmak, şiirler yazmak, eserler ortaya koymak benim mesleğimin bana getirdiği bir mecburiyet, aşk, mutluluk.

"Unutulmuş Topraklar", "Sevgili Yalnızlık", "Kent Şiirleri" ve "Zamanı Tanrı Yaşar" adlı eserleri kaleme alan şair ve yazar Seyfettin Araç, "Yazı yazmak, edebiyat yapmak, romanlar çıkarmak, şiirler yazmak, eserler ortaya koymak benim mesleğimin bana getirdiği bir mecburiyet, aşk, mutluluk.

Fakat bunun dışında insanların çektiği acıları, gördüğümüz zulümleri, yapılan haksızlıkları dile getirmek de benim kültürümün, insanlığımın bir gereği." dedi.Mardin'de 1982'de dünyaya gelen Araç, Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Sinema Televizyon bölümünden mezun oldu.PEN Türkiye üyesi olan Araç'ın "Unutulmuş Topraklar" adlı eseri de Fransızcaya çevrildi.

Birçok dergiye denemeler, öyküler ve şiirler yazan Araç'ın ilk kitabı "Kent Şiirleri" ise 2020 yılında yayımlandı."İnsanların iç sesini romanlarıma yansıtarak farklı eserler yazmaya çalışıyorum"AA muhabirine yazarlığa bakışını ve edebiyat serüvenini anlatan Araç, kendisini yazarlık ve aktivistlik arasında dengede tutmaya çalıştığını, hem edebiyatçı olduğunu hem de etrafında, ülkesinde, coğrafyasında olan bitenden de uzak durmak istemediğini söyledi.Seyfettin Araç, yaşanılan her şeyin bir karşılığı olduğunu hissettiğini aktararak, "Kötü olan bütün olayların karşısında durmaya çalıştığımız için 'aktivistlik' kimliğini bize yakıştırıyorlar.

Aslında bu bir insanlık, vicdan gereği.

Ben öyle görüyorum.

Kitaplar, romanlar yazıyorum, edebiyatçıyım, öğretim görevliliği yapıyorum." diye konuştu.Yazar olabilmek için her şeyden önce vicdanlı bir insan olmak gerektiğinin altını çizen Araç, "Merhametli ve insanları seven biri olmanız gerekiyor.

Aksi halde roman, şiir yazma şansınız pek mümkün değil.

Benim edebiyatımda da insan ruhunun derinliklerini anlattığım romanlar mevcut." ifadelerini kullandı.Araç, kendisini modern çağ edebiyatının son temsilcilerinden biri olarak gördüğünü söyleyerek, şöyle devam etti: "Bizim yarattığımız edebiyatın, sanatın, bizden önceki ustalarımızın çok dışında bir edebiyat olduğunu göstermeye çalışıyoruz.

O yüzden Fransa'da 'yılın kitabı' seçilip Fransızcaya çevriliyoruz.

İnsanlar, Türkiye'de olup biteni, roman sanatına dökülen hikayeleri merak ediyorlar.

Benim edebiyatım tam olarak budur.

Daha önce yapılmayanı yapmaya çalışan bir edebiyat, roman tarzı.

Kendimi biraz burada sorumlu olarak görüyorum.

Benden önceki yazarlar 'etliye sütlüye çok karışmadan' romanlar yazmaya çalıştılar.

Benim öyle bir amacım yok.

Ben etliye de sütlüye de karışarak, bütün derdimi anlatarak, insanların iç sesini romanlarıma yansıtarak farklı ve daha önce yazılmamış eserler yazmaya çalışıyorum.""Dünyanın her yerindeki haksızlıklara, zulümlere, acılara ses çıkarmak zorundayım"Son dönemde dünyada yaşanan insanlık krizlerine ilişkin konuşan Araç, şunları kaydetti: "İnsanların suspus olması, hiçbir şey yapmaması, sadece kendi cenahından bir şeyler olduğunda ses çıkarması bana çok insani, mantıklı, vicdani gelmiyor.

Ben dünyanın her yerindeki haksızlıklara, zulümlere, acılara ses çıkarmak zorundayım.

Bu benim hem sanatımın hem yaptığım işin hem de insanlığımın gereği.

Biz Anadolu coğrafyasında doğduk büyüdük, devlet parasız yatılı okullarda eğitimler gördük. 'Misak-ı Milli sınırları içinde olan bizi ilgilendirir, dışındaki bizi ilgilendirmez' dediğimiz zaman, aldığımız eğitimin, öğretimin, kültürün, aile terbiyemizin, dinimizin gereği, birçok alanda baktığınızda yanlış yapmış oluruz.

Bu benim için yazı sanatının kutsallığından daha kutsal bir durum.

Yazı yazmak, edebiyat yapmak, romanlar çıkarmak, şiirler yazmak, eserler ortaya koymak benim mesleğimin bana getirdiği bir mecburiyet, aşk, mutluluk.

Fakat bunun dışında insanların çektiği acıları, gördüğümüz zulümleri, yapılan haksızlıkları dile getirmek de benim kültürümün, insanlığımın bir gereği."Seyfettin Araç, sanatın ve edebiyatın gücüne dair de "Kitaplarım yabancı dillere çevriliyor ve biz konferanslara, söyleşilere gidiyoruz, oturumlar planlanıyor.

Ben PEN Türkiye Denetleme Kurulu üyesiyim.

PEN adına gitmek zorunda olduğum yerler oluyor ve biz oralarda çok sorular soruyoruz.

Türkiye ile ilgili bir haksızlık olduğunda yazdığımızı görüyorlar.

Filistin ile ilgili bir durum olduğunda yazdığımızı ya da sesimizi çıkardığımızı görüyorlar.

Edebiyat her yeri, her alanı kapsamayabilir ama insanlık, vicdan, merhamet ve gördüğümüz kültür, ahlakımız bütün dünyayı kapsıyor.

O yüzden edebiyat ve yazı sanatının bu konularda çok önemli bir yer tuttuğunu düşünüyorum." görüşünü paylaştı."Fatih Sultan Mehmet'in oğlu Bayezid ile ilgili bir roman taslağım var"Şimdiye dek dört kitap kaleme aldığını ve beklemediği bir teveccüh ile karşılaştığını söyleyen Araç, "Bu beni çok mutlu ediyor.

İlk romanımız 'Sevgili Yalnızlık'ı üçledik ve mart aynın ortaları gibi çıkarmayı planlıyoruz.

Çok uğraştım, çabaladım.

Daha önce Türkiye'de yazılmamış türleri yazıyorum.

Daha önce hiçbir yazarın aslında girmediği alanlara, sokaklara, dalmadığı dehlizlere dalıyorum." dedi.Araç, yazmayı planladığı eserler hakkında ise "Fatih Sultan Mehmet'in oğlu Bayezid ile ilgili bir roman taslağım, üçlü bir set hayalim var.

Yapabilirsem 2030'a kadar onu yetiştirmek istiyorum.

Daha önce hiç bilinmeyen, konuşulmayan detayları yazmak istiyorum.Avrupa okurlarına da en azından 5-6 dile çevrilecek şekilde sunmak istiyorum." diye konuştu.Bir edebiyatçının sokaklara inmesini, toplumla iç içe olmasını zorunluluk olarak gördüğünü belirten Araç, sözlerini şöyle sürdürdü: "Tercih yazma şeklinde olur ama yaratma sürecinde zorunluluktur.

Çünkü sokaklardan, insanlardan, milletten, lokantalardan, kafelerden, kıraathanelerden, mahallelerden, caddelerden kopuk bir insanın o ülkeyi, insanı, durumu anlatması gibi bir şey söz konusu değildir.

Buna inanmıyorum, böyle bir şey mümkün değildir."

İlgili Sitenin Haberleri