Haber Detayı
10. İstanbul Kamu Özel Sektör İşbirliği Haftası'nın resmi açılışı yapıldı
Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar, Türkiye'de 1986-2024 yıllarında toplam yatırım hacmi yaklaşık 215 milyar dolar olan 272 kamu-özel sektör işbirliği (KÖİ) projesi gerçekleştirildiğini belirterek, "Türkiye'deki kamu-özel sektör ortaklığı projelerinin büyük bir kısmı, tamamen...
Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar, Türkiye'de 1986-2024 yıllarında toplam yatırım hacmi yaklaşık 215 milyar dolar olan 272 kamu-özel sektör işbirliği (KÖİ) projesi gerçekleştirildiğini belirterek, "Türkiye'deki kamu-özel sektör ortaklığı projelerinin büyük bir kısmı, tamamen sıfırdan geliştirilen, yeşil alan yatırımlarıdır.
İstanbul Havalimanı, Avrasya Tüneli, 1915 Çanakkale Köprüsü, Osmangazi Köprüsü ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü gibi mega projeler sadece ölçekleriyle değil, mühendislik, finans ve operasyonel standartlarıyla küresel referans noktalarıdır." dedi.Kamu Özel Sektör İşbirliği (KÖİ) Araştırma Merkezi ile Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) tarafından, Ticaret Bakanlığı işbirliği ve Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisinin katkısıyla 10'uncusu "İnsan merkezli refah" mottosuyla gerçekleştirilen İstanbul KÖİ Haftası'nın (PPP Week) resmi açılışı yapıldı.İstanbul KÖİ Haftası'nın açılışına, Ticaret Bakan Yardımcısı Ağar, KÖİ Araştırma Merkezi Başkanı Eyüp Vural Aydın, 61 ülkeden bürokratlar, sivil toplum kuruluşları temsilcileri, firma yetkilileri, akademisyenler, öğrenciler ve sektör profesyonellerinin yanı sıra altyapı firmaları, uluslararası kurumlar ve mega proje temsilcileri katıldı.Ağar, açılışta yaptığı konuşmada, küresel ekonominin bir dizi kriz ve gelişmenin tetiklediği hızlı ve çok katmanlı bir dönüşümden geçtiğini vurgulayarak, artan belirsizliklerin ve risk algılarının, ekonomik büyüme ve ticaret üzerinde temel baskı faktörleri haline geldiğini söyledi.Jeopolitik gerilimlerin yanı sıra artan korumacılık, yıkıcı teknolojiler ile yeşil ve dijital dönüşümün küresel ekonomiyi yeniden şekillendirdiğine işaret eden Ağar, "Tüm bu belirsizliklere rağmen küresel ekonomi 2025'te göreceli bir direnç gösterdi ancak bu performans büyük ölçüde tarifelerden kaynaklanan öne çekilmiş talebe dayalıydı ve 2026 için daha zayıf bir ticaret dinamiğine işaret ediyor.
Küresel görünümdeki kırılganlığa rağmen Türkiye ekonomisi belirsizliklere karşı güçlü bir direnç göstermiştir." diye konuştu."2000'li yılların başından bu yana mal ve hizmet ihracatının yaklaşık 8 kat arttı"Ticaret Bakan Yardımcısı Ağar, hükümet olarak yapısal reformlar yoluyla sürdürülebilir büyümeyi ve verimliliği artırmayı hedefleyen bir makroekonomik istikrar programı izlediklerini kaydederek, bu adımlar sonucunda ekonominin 2025 yılı boyunca dengeli bir büyüme performansı sergilediğini bildirdi.Ağar, "Bugün Türk ekonomisi yaklaşık 1,6 trilyon dolarlık tarihi seviyelere ulaştı ve 21 çeyrek boyunca kesintisiz bir büyüme kaydetti.
Geçen yılın ilk üç çeyreğinde ortalama büyüme yüzde 3,7 oldu ve kişi başına düşen GSYİH yaklaşık 18 bin dolara yükseldi.
Bu istikrarlı büyüme performansının, depremle ilgili yaklaşık 110 milyar dolarlık maliyete rağmen elde edildiğini belirtmek isterim." şeklinde konuştu.İhracat odaklı politikaların Türkiye ekonomisinin temel itici gücü olmaya devam ettiğinin altını çizen Ağar, son yıllarda, yüksek katma değer ve istihdama katkısı sayesinde ihracatın Türkiye'nin ekonomik performansının belirleyici bir ayağı haline geldiğine dikkati çekti.Ağar, 2000'li yılların başından bu yana mal ve hizmet ihracatının yaklaşık 8 kat arttığı bilgisini paylaşarak, şöyle devam etti: "2025 yılı itibarıyla yıllık mal ihracatı 273 milyar doları aşarken, hizmet ihracatının da 123 milyar dolara ulaşması bekleniyor.
Genel olarak, yıllık hedefimizi aşarak 396 milyar dolara ulaştık ve bu yılın sonuna kadar 410 milyar doları hedefliyoruz.
Güçlü bölgesel bağlantılar ve sağlam bir sanayi tabanı sayesinde Türkiye'nin küresel ticaretteki payı, mallarda yüzde 1,07'ye ve hizmetlerde yüzde 1,32'ye ulaşarak büyümeye devam ediyor.
Türkiye'nin küresel ticaretteki rolünü daha da güçlendirmek için, küresel gelişmelerle yakından uyumlu, stratejik ve ileriye dönük bir vizyon uyguluyoruz.
Teknolojiye, güçlü mühendislik yeteneklerine ve nitelikli insan kaynaklarına yapılan stratejik yatırımlar sayesinde küresel rekabet gücümüzü istikrarlı bir şekilde artırıyoruz.
Bu bağlamda, hem ürün hem de pazar bazında artan bir çeşitlenmenin yanı sıra teknolojik yoğunlukta da istikrarlı bir artış görüyoruz.""Türkiye ulaştırma, sağlık ve enerji gibi temel altyapı sektörlerinde kamu-özel sektör işbirliği modelini etkili bir şekilde uyguladı"Özgür Volkan Ağar, mal ve hizmet ihracatındaki artış sayesinde, yıllık cari açıkta önemli ölçüde daralma olduğunu belirtti.Ağar, "Mayıs 2023'teki 55,9 milyar dolar olan cari açık, Kasım 2025'te 23,2 milyar dolara geriledi.
Cari açığın GSYİH içindeki payı, ekonomik programla uyumlu olarak yüzde 1,4 civarında sürdürülebilir bir seviyede kaldı.
Dolayısıyla, oran tarihsel ortalamanın altında kalmaya devam edecek." dedi.İnşaat ve müteahhitlik sektörünün Türkiye'nin ekonomik performansının en önemli bileşenlerinden biri olduğunu dile getiren Ağar, 1972'den bu yana Türk müteahhitlik sektörünün 138 ülkede toplam değeri 557 milyar dolar olan 13 bin proje üstlendiğini bildirdi.Ağar, "ENR'ın (Engineering News-Record) dünyanın en büyük 250 uluslararası müteahhidi listesinde Türkiye, 45 firma ile ikinci sırada yer almaktadır.
Teknik müşavirlik sektörümüz de bu başarıyı tamamlayarak 138 ülkede 3,7 milyar dolar değerinde 3 bin projeye ulaşmıştır." diye konuştu.Türkiye'nin ulaştırma, sağlık ve enerji gibi temel altyapı sektörlerinde kamu-özel sektör işbirliği modelini etkili bir şekilde uyguladığını anlatan Ağar, 1986-2024 yıllarında toplam yatırım hacmi yaklaşık 215 milyar dolar olan 272 KÖİ projesi gerçekleştirildiğini kaydetti.12.
Kalkınma Planı'nda tanımlandığı üzere kamu yatırımlarında yenilikçi ve sürdürülebilir modellerin öncelik olduğunu anlatan Ağar, Türkiye için kamu-özel ortaklığının sadece bir finansman mekanizması değil, daha geniş kalkınma vizyonumuzun temel bir unsuru olduğunu söyledi.Ulaştırma altyapısına 2003'ten bu yana yaklaşık 300 milyar dolar yatırım yapıldığını kaydeden Ağar, "Önümüzdeki 25 ila 30 yıl içinde ulaştırmaya ek olarak 200 milyar dolar daha yatırım yapmayı planlıyoruz ve bunun en büyük payını demiryolları alacak.
Havacılıkta 58 aktif havalimanı ile 4 saatlik uçuş mesafesinde 1,3 milyar insana ve 30 trilyon dolarlık bir ekonomiye ulaşabiliyoruz.
Türk Hava Yolları 132 ülkede 356 noktaya doğrudan bağlantı sunmaktadır." ifadelerini kullandı."Altyapı projelerimizde insanlık için 'yaşanabilir' olanı aramalıyız"KÖİ Araştırma Merkezi Başkanı Aydın da doğu ile batının bağlantı noktası olan İstanbul'da insanlık, refah ve bu iki yaklaşımın uyumu için arayış içinde olduklarını belirterek, İstanbul KÖİ Haftası'nın 10'uncu yılını kutladıklarını bildirdi.Aydın, dünya genelinde derin çatışmalar, bölgesel krizler, iklim değişikliği, küresel ısınma, siber güvenlik riskleri ve ekonomik riskler yaşandığını kaydederek, gelişmekte olan ülkelerde neler olduğu ve bugünün değil, yarının ihtiyaçlarının neler olduğu sorularına dikkati çekti.Aydın, "Çok parçalanmış bir zamanda bir araya geldik.
Belki de hepimizin sorması gereken sorular şunlar, 'dünyanın yeni düzeni nedir?', 'küreselleşmenin gerçeği nedir?', 'işbirliği ve dayanışma ne anlama geliyor?' ve 'ülkeler arasındaki işbirliğinden yarın ne bekliyoruz?" diye konuştu.Bugünün ve yarının ihtiyaçlarını tartışmak için İstanbul'da bir arada olmanın çok güzel bir örnek olduğuna işaret eden Aydın, 10 yıldır KÖİ'nin mekaniklerini, fizibilitelerini ve finanse edilebilirliğini tartıştıklarını dile getirdi.Bir şeyi kaçırdıklarının altını çizen Aydın, şunları kaydetti: "Bir şeyi kaçırdık, insanlık ihtiyaçlarının ruhu.
Çok sayıda finansal tablo ve excel dosyası üzerinde çalıştık ancak insanlık için, KÖİ projelerinin gerçek kullanıcıları için yeterince şey yaptık mı?
Bugün yeni bir dönemdeyiz.
Ekonomik uygulanabilirlik ile insanlığı bir araya getirmeliyiz.
Birleşmiş Milletler'in hedefleri doğrultusunda, üç kavram eş zamanlı olarak birlikte ilerlemelidir, 'ekonomik uygulanabilirlik', 'sosyal uygulanabilirlik' ve 'sürdürülebilir uygulanabilirlik'.
Bugün artık sadece 'finanse edilebilir' (bankable) terimi yeterli değil.
Altyapı projelerimizde insanlık için 'yaşanabilir' (livable) olanı aramalıyız."KÖİ Araştırma Merkezi, küresel anlamda kamu-özel sektör işbirliği eğitimi vermeye yetkilendirilen bir merkez olduAçılış konuşmalarının ardından Kamu Özel Sektör İşbirliği Araştırma Merkezi ile Basel merkezli uluslararası bir yetkilendirme kuruluşu olan FAST-Infra Label ile bir mutabakat imzalandı.Buna göre, KÖİ Araştırma Merkezi, küresel anlamda kamu-özel sektör işbirliği eğitimi vermeye yetkilendirilen bir merkez oldu.