Haber Detayı

Davutoğlu: Bu sürecin üç ayağı var!
Gündem ekonomim.com
03/02/2026 18:11 (3 saat önce)

Davutoğlu: Bu sürecin üç ayağı var!

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, bölgedeki barışın tesis edilmesi için Türkiye, Irak ve Suriye'den oluşan üç ayaklı bir sürecin işletilmesi gerektiğini söyledi.

DEM Parti Eş Genel Başkanları Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nu Gelecek Partisi Genel Merkezi’nde ziyaret etti.

Görüşmenin ardından liderler açıklama yaptı.

Davutoğlu, Suriye merkezli bölgesel gelişmelere dikkati çekerek, Türkiye’nin çevresine barış yayan bir politika benimsemesi gerektiğini söyledi.

Davutoğlu, DEM Parti Eş Genel Başkanlarına özellikle Suriye’ye ilişkin gözlemlerini paylaştıkları için teşekkür ederek, “Öyle bir tarih eşiğindeyiz ki iktidarda olsun muhalefette olsun bütün siyasi liderlerin, bütün aydınların, önümüzdeki kritik dönemi düşünerek sağduyulu bir tutum alma ihtiyacı var” diye konuştu.

Uluslararası sistemde ciddi kırılmalar yaşandığını ifade eden Davutoğlu, “Dünya, Hürmüz Boğazı’na giden Amerikan donanmasının İran’a ne zaman müdahale edeceğini konuşuyor.

İsrail’in provokatif dili giderek keskinleşiyor.

Rusya-Ukrayna savaşı bütün yıkıcılığıyla sürüyor.

Anadolu gibi Avrasya’nın tam merkezinde yer alan bir ülkede yaşayanlar olarak artık Türkiye’den başlayarak çevreye barış yayan bir politikayı benimsemek zorundayız” değerlendirmesinde bulundu. “Bu sürecin üç ayağı var: Türkiye, Irak ve Suriye" Orta Doğu’da olası bir büyük çatışma riskine işaret eden Davutoğlu, barışın ancak bölgesel ve çok ayaklı bir yaklaşımla tesis edilebileceğini vurgulayarak, “Bu sürecin üç ayağı var: Türkiye, Irak ve Suriye.

Irak ayağı silahsızlanma açısından önemlidir.

Kuzey Irak’ta örgütün silahlı yapısı var oldukça Türkiye’de barışı tesis etmek zordur.

Suriye ayağı önemlidir; çünkü Suriye’deki Kürtlerin yaşadığı acıyı Türkiye’deki Kürtlerin ve Türklerin hissetmemesi mümkün değildir” ifadelerini kullandı.

Türkiye ayağında ise demokratik bir çerçeveye işaret eden Davutoğlu, “Türkiye’nin bütün unsurlarıyla, tam bir aidiyet bilinci içinde toplumsal barışı tesis ederek yoluna devam etmesi gerekir” dedi. "Kimse yabancı güçlere dayanarak savaş başlatmamalı" Suriye’de son dönemde yaşanan gelişmelere de değinen Davutoğlu, SDG ile Şam yönetimi arasında sağlanan uzlaşmaya dikkati çekerek, “Suriye, SDG ve Şam yönetimi oturdu ve bir mutabakat yaptı. 30 Ocak mutabakatı Suriyelilerin kendi mutabakatıdır.

Kimse yabancı güçlere dayanarak savaş başlatmamalı.

Bu güçler ihtiyaçları bittiği anda desteklediklerini ortada bırakır.

Afganistan bunun en çarpıcı örneğidir” diye konuştu.

Davutoğlu, Suriyelilerin kendi aralarında uzlaşmasının kritik olduğunu belirterek, “Kimse bu mutabakat üzerinden Türkiye’de Kürtlerle Türkleri, Suriye’de Kürtlerle Arapları karşı karşıya getirmesin.

Böyle bir tehlike yok.

Bu mutabakatın arkasında durulmalı” dedi. "Türk, Kürt’e güvenecek; Kürt, Türk’e güvenecek" Etnik ve mezhepsel ayrışmalara karşı uyarıda bulunan Davutoğlu, “Türk, Kürt’e güvenecek; Kürt, Türk’e güvenecek.

Türk Arap’a, Arap Türk’e güvenecek.

Bizim kaderimiz ortak.

Aramıza fitne sokanlar birimizi diğerine karşı güçlendirmek için değil, hepimizi imha etmek için bunu yapar” ifadelerini kullandı.

Gazze üzerinden örnek veren Davutoğlu, “Gazze’nin yıkımı üzerine tatil sitesi hayali kuranların derdi Türk, Kürt ya da Arap değildir.

Biz aklımızı başımıza almak zorundayız” dedi. "Kürtler, Araplar, Türkmenler, Aleviler, Dürziler Suriye devletinin içinde yer almalı" Davutoğlu, Suriye’de merkezi devlet yapısının güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Suriye ordusunda tek bir hiyerarşi olmalı.

Kürtler, Araplar, Türkmenler, Aleviler, Dürziler Suriye devletinin içinde yer almalı.

Suriye devleti güçlü olursa Suriye Kürtleri de refah içinde olur.

Suriye Kürtleri huzurlu değilse Şam yönetimi de huzurlu olamaz” diye konuştu.

İnsani yardımların önemine de değinen Davutoğlu, güvenlik risklerinin azalması halinde Türkiye’nin Suriye’deki tüm kesimlere yardım elini uzatması gerektiğini söyledi.

Sınır kapılarının anlaşmaya uygun şekilde Suriye yönetimine devredilmesi sonrası insani ve ekonomik yardımların artırılabileceğini belirtti.

Davutoğlu'nun, TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun ortak raporunun yayınlanmasının geciktiğini öne sürdü. "Kayyum uygulamalarına son verilmeli" Kayyum uygulamalarına da değinen Davutoğlu, “Partimizin kayyumla ilgili politikası nettir.

En başından beri kayyum uygulamalarına karşı çıktık.

Kayyum uygulamalarına son verilmeli” dedi. "Türk-Kürt-Arap ayrımı üzerinden bizi bölmek isteyen varsa bilin ki orada bir düşman parmağı vardır” 6 Şubat depremlerini örnek veren Davutoğlu, “Depremde ‘Sesimi duyan Türk var mı, Kürt var mı, Arap var mı?’ denmedi. ‘Sesimi duyan insan var mı?’ denildi.

Bugün dünyada bir jeopolitik deprem yaşanıyor.

Türk-Kürt-Arap ayrımı üzerinden bizi bölmek isteyen varsa bilin ki orada bir düşman parmağı vardır” ifadelerini kullandı.

Davutoğlu, siyasi aktörlere de çağrıda bulunarak, “Dili sakinleştirmek lazım.

Türkiye’nin ve çevre bölgenin barışına odaklanmalı ve birbirimize güvenmeliyiz” dedi.

İlgili Sitenin Haberleri