Haber Detayı

Tehdit sona ermeden TSK Suriye’den çekilmeyecek
Gündem aydinlik.com.tr
04/02/2026 00:00 (1 saat önce)

Tehdit sona ermeden TSK Suriye’den çekilmeyecek

PKK/SDG elebaşı İlham Ahmed, Türk askerinin Afrin’den çekildiğini öne sürdü. Güvenlik kaynakları ise iddiayı yalanladı.

Suriye sahasında son dönemde ortaya çıkan yeni anlaşma ve temas trafiği, Ankara tarafından genel çerçevede olumlu karşılanıyor.

Güvenlik ve diplomasi kaynakları, gelinen aşamanın önceki dönemlere kıyasla önemli bir eşik oluşturduğuna dikkat çekerken, Türkiye’nin bu süreci aceleci değil, temkinli ve özgüvenle ele aldığı belirtiliyor.

Ankara’nın yaklaşımı, “olumlu ama şartlı” bir çizgi olarak tanımlanabilir.

Sürecin doğru yönde ilerlediği değerlendirilse de sahadaki uygulamaların ve YPG’nin tutumunun belirleyici olacağı ifade ediliyor.

TÜRK ASKERİ SURİYE’DEN ÇIKACAK MI? 2018-2019 yıllarında Türk Ordusu, Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı gibi harekâtlarla Suriye’nin kuzeyinde “İkinci İsrail” planlarına darbe vurmuştu.

Askerlerimiz o günden bu yana bölgede pozisyonunu koruyor.

PKK/SDG Dış İlişkiler Başkanı İlham Ahmed, son açıklamasında Türkiye’nin resmi olarak Afrin’de varlığının kalmadığını, Resulayn’ı da devretmeye hazırlandığını ileri sürdü.

Kaynaklar ise bugünkü koşullarda bu iddianın söz konusu olmadığını belirtiyor.

Türkiye’nin bir gün Suriye’den çıkacağını söyleyen kaynaklar, bunun “Türkiye’nin tüm sınır güvenliğinin sağlandığı”, “içerdeki tehditlerin kontrol altına alındığı” koşullarda düşünülebileceğini vurguluyor.

Kaynaklar, İlham Ahmed’in şimdiye kadarki yalan beyanlarını da hatırlatıyor.

MİT ÜZERİNDEN UYARI Ankara, anlaşma metinlerinden çok sahadaki pratiğe odaklanıyor.

Silahlı yapıların yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, kontrol mekanizmalarının ne ölçüde işletildiği ve verilen sözlerin hayata geçip geçmediği yakından izleniyor.

Temkinli yaklaşımın en net göstergelerinden biri, Suriye’deki yeni idari ve askeri yapılanmalara ilişkin önerilere verilen tepkilerde görülüyor.

Özellikle geçmişte Türkiye’ye yönelik silahlı saldırılarda rol almış, sicili ağır biçimde tartışmalı isimlerin, yerel yönetim ya da savunma alanında kritik görevlere önerilmesine Ankara açık itirazda bulunuyor.

Mazlum Abdi’nin ocak ayında Şam Yönetimi’yle imzalanan entegrasyon anlaşmasının bir parçası olarak Savunma Bakan Yardımcılığı pozisyonu için önerdiği ismin, PKK’nın Türkiye’ye yönelik birden fazla saldırısının talimatını veren Azad Simi (kod adı Çiya Kobani) olması büyük tepki çekti.

Bu itirazların hem istihbarat üzerinden hem de siyasi temaslarda ilgili taraflara iletildiği ifade ediliyor.

Ankara’ya göre bu tür pratik adımlar “yeni dönem” açısından test niteliğinde.

SÜRECİN HIZI YPG’YE BAĞLI Kaynaklar, sürecin hızlanmasının ya da yavaşlamasının Türkiye’nin tutumundan çok YPG’nin davranışlarına bağlı olduğuna dikkat çekiyor.

Anlaşmalara uyulması, kışkırtmalardan kaçınılması ve kontrol dışı unsurların dizginlenmesi halinde ilerlemenin mümkün olacağı belirtiliyor.

YPG’nin son anlaşmayı bozmasının örgütün kaderini etkileyeceği, buna cesaret edemeyebileceği ama kontrol edemediği kuvvetler olabileceği değerlendiriliyor.

AĞIR BEDELLERİN GÖLGESİNDE İLERLEYEN SÜREÇ Ankara’nın temkinli tutumunun arkasında, Suriye sahasında ödenen ağır bedeller de var.

Yıllara yayılan operasyonlar sırasında 400’e yakın vatandaşın şehit olduğu, bu nedenle hiçbir adımın “aceleyle” ya da “sözlü vaatlerle” atılmayacağı vurgulanıyor.

Türkiye’nin sürecin her aşamasını didik didik inceleyen, neye “evet” neye “hayır” diyeceğini net biçimde bilen bir pozisyonda durduğu belirtiliyor.

Özetle Ankara, Suriye’de ortaya çıkan yeni tabloyu yapıcı ve umut verici buluyor.

Ancak bu iyimserlik, koşulsuz bir destek anlamına gelmiyor.

Türkiye, süreci yakından izliyor, gerekli gördüğü noktalarda itirazlarını açıkça ortaya koyuyor ve nihai değerlendirmesini sahadaki somut gelişmelere göre şekillendiriyor.

Bu nedenle süreç, Türkiye açısından “olumlu bir fırsat” olarak görülse de henüz tamamlanmış bir dosya olarak değerlendirilmiyor.

Şam’ın planı Şam Yönetimi, PKK/YPG ile varılan entegrasyon anlaşması kapsamında kuzeydoğuda sahaya dönük operasyonel planını adım adım uygulamaya koydu.

Hükûmet kaynaklarına göre, yaklaşık 100 İç Güvenlik Güçleri mensubu ve komutanı Kamışlı’ya girecek.

Güçlerin Tel Brak hattından ilerlemesi, kent merkezinin batı girişinde ise gerekli hazırlıkların tamamlanması öngörülüyor.

Haseke’de konuşlu birliklerin pozisyonlarını koruyacağı, Kamışlı’ya ise benzer kuvvetlerin sevk edileceği bildiriliyor.

Suriye İçişleri Bakanlığına bağlı İç Güvenlik Güçleri’nin Haseke’ye girişinin ardından sürecin sahadaki ilk aşaması fiilen başladı.

Haseke Valiliği İç Güvenlik Komutanı Tuğgeneral Mervan el-Ali, bakanlığa bağlı araç ve personelin kente girdiğini, benzer unsurların Kamışlı’ya da sevk edileceğini açıkladı.

El-Ali, örgüt birimlerinin anlaşma şartları tamamlandıktan sonra İçişleri Bakanlığı yapısına entegre edileceğini vurguladı.

SEÇİM YAPILACAK Şam Yönetimi’nin sahadaki ilerleyişi, siyasi ve idari adımlarla da destekleniyor.

Suriye Halk Meclisi Yüksek Seçim Komitesi, güvenlik şartlarının normale dönmesinin ardından Haseke ve Ayn el-Arab’da (Kobane) ertelenen milletvekili seçimlerinin tamamlanacağını duyurdu.

Komite, Rakka’daki yarım kalan seçim sürecinin de devlet gözetiminde sonuçlandırılmasının hedeflendiğini bildirdi.

Son genel seçimlerde güvenlik gerekçesiyle boş kalan 21 sandalyenin bu süreçle birlikte doldurulması öngörülüyor.

Buna karşılık SDG/YPG cephesinde sürece yönelik itirazlar sürüyor.

Suriye Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, Haseke anlaşmasının askerî araçların geri çekilmesini ve ağır–orta silahların teslimini öngördüğünü, ancak bu adımların henüz atılmadığını açıkladı.

Yetkililer, SDG’nin güvenlik gerekçeleri ileri sürerek süreci kendi çıkarları doğrultusunda yavaşlatmaya çalıştığını ifade etti.

ATEŞ AÇILDI Sahada ise gerilim kontrollü biçimde devam ediyor.

Haseke’ye giren İç Güvenlik konvoyuna ateş açıldığı, SDG/YPG’ye bağlı Asayiş güçlerinin “terörist hücre” iddiasıyla müdahalede bulunduğu bildirildi.

Olayın ardından bölgede geçici sokağa çıkma yasağı uygulanırken, Asayiş bir yaralı verdiklerini duyurdu.

Aynı gün Haseke kırsalındaki birçok köy ve kasabada SDG/YPG’nin bölgeden çıkarılması çağrısıyla protestolar düzenlendi; çok sayıda görüntü paylaşıldı.

ABD KENDİ ÜSLERİNİ PATLATIYOR Öte yandan Rumeylan kırsalında Uluslararası Koalisyon’un kontrolündeki Hırab el-Cîr üssünde patlamalar meydana geldi.

Silah depolarının imha edilmesiyle çıkan yangınların, üssün boşaltılması ve koalisyon güçlerinin Irak’a çekilmesi hazırlıkları kapsamında yapıldığı bildirildi.

Ayrıca Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barrot’un da SDG ile Şam arasında varılan anlaşmanın sahadaki uygulamasını izlemek üzere bölgeye ziyaret yapacağını açıkladı.

İlgili Sitenin Haberleri