Haber Detayı
İSO/Bahçıvan: ABD ile ‘terzi usulü’ ortaklık zemini için muazzam bir fırsat
İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, Türkiye-ABD ekonomik ilişkilerinin, yalnızca ticaret hacmini artırmaya değil, uzun vadeli stratejik ortaklıklar kurmaya da odaklanması gerektiğini belirterek, “Dünyanın içinden geçtiği koşullar ve potansiyel vadeden ikili ticaretimiz; birbirini tamamlayıcı, yani ‘terzi usulü’ tasarlanmış bir ortaklık zemini için muazzam bir fırsat. Bu fırsatı heba etme lüksümüz yok” dedi.
MERVE YİĞİTCAN Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Ticaret Bakanlığı’nın ülkede yatırım yapmak isteyen şirketlere yönelik resmi yatırım destek ve networking programı olan SelectUSA kapsamında İstanbul Sanayi Odası (İSO), DEİK/Türkiye-ABD İş Konseyi ve ABD İstanbul Başkonsolosluğu iş birliğiyle SelectUSA Roadshow to Türkiye etkinliği düzenlendi.
ABD İstanbul Başkonsolosu Michael Lally’nin de yer aldığı etkinliğinin açılışında konuşan İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Türkiye ABD ilişkilerinin, köklü ve güçlü bir geçmişe sahip olduğunu söylerken, 2025 itibarıyla ticaret iki ülke arasında ticaret hacminin 34,5 milyar dolara yükseldiğini, ABD’nin Türkiye’nin en fazla ihracat yaptığı üçüncü ülke, en çok ithalat yaptığı da dördüncü ülke olduğunu aktardı.
Türkiye’nin ise ABD’nin ihracatında 22, ithalatında ise 29’uncu sırada yer aldığını kaydeden Bahçıvan, iki ülke arasında 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefinin, yalnızca sayısal bir hedef değil; ekonomik ilişkileri daha dengeli, daha derinlikli ve daha sürdürülebilir bir zemine taşıma arzusunun somut bir ifadesi olduğuna işaret etti.
ABD Başkanı Trump’ın ülkesine yeni yatırımlar çekmek için sürdürdüğü tarife politikalarına dikkat çeken Bahçıvan, “İşte SelectUSA programı da bu anlamda kıymetli bir rol üstleniyor.
SelectUSA, Türk iş dünyası açısından ABD pazarını daha yakından tanıma, yatırım fırsatlarını doğrudan muhataplarıyla değerlendirme ve uzun vadeli ortaklıklar kurma açısından son derece önem arz eden bir platformdur” diye konuştu. “İki ülke birbirini tamamlar özelliklere sahip” Türkiye-ABD ekonomik ilişkilerinin, yalnızca ticaret hacmini artırmaya değil, aynı zamanda uzun vadeli stratejik ortaklıklar kurmaya odaklanması gerektiğini kaydeden Bahçıvan, bu yaklaşımın iki ülkenin hem ekonomik büyümesini hem de küresel rekabet gücünü artıracağına vurgu yaptı.
Yakın dönemde iki ülke arasında gerçekleştirilen görüşmelerin de bu yönde önemli bir mesaj verdiğini dile getiren Bahçıvan, “Gerek dünyanın içinden geçtiği koşullar gerekse potansiyel vadeden ikili ticaretimiz; birbirini tamamlayıcı, diğer bir ifadeyle ‘terzi usulü’ tasarlanmış bir ortaklık zemini için muazzam bir fırsat teşkil ediyor.
Bu fırsatı heba etme lüksümüz olmadığına göre, sektörler bazında titiz bir hazırlık süreci başlatarak, yürütülecek müzakerelerle iki ülkenin de kazançlı çıkacağı bir işbirliği modelini rahatlıkla oluşturabileceğimiz kanaatindeyim” ifadelerini kullandı.
Yatırımlar açısından tamamlayıcı ortak ABD’nin, dünyanın en büyük ekonomisi ve önemli bir teknolojik güç olduğunu, Türkiye’nin de gelişmiş sanayi altyapısı, girişimcilik kültürü ve coğrafi konumu ile bölgesinin en büyük üretim üssü durumunda olduğunu hatırlatan Bahçıvan, şöyle devam etti: “İki ülke, bu yönleriyle yatırımlar açısından birbirlerini tamamlayıcı birer ortak konumunda bulunuyor.
Bu avantajı üçüncü ülkelere yönelik fırsata dönüştürmek için Türkiye ile ABD arasında karşılıklı yatırımlar çok önemli.” Özellikle yüksek teknoloji ve dijitalleşme, otomotiv, beyaz eşya, tekstil-hazır giyim, elektrik-elektronik ve enerji alanlarında ortak projeler geliştirmenin iki ülkenin çıkarına olacağını savunan Bahçıvan, hızla gelişen ve iki ülke arasında önemli bir potansiyele sahip e-ticaretin de önemine dikkat çekti.
ABD’nin küresel ölçekte e-ticaret hacmi bakımından lider ülkeler arasında yer aldığını söyleyen Bahçıvan, “İki ülke arasındaki iş birliği bağlamında; ABD menşeli küresel pazaryerlerinin Türkiye’ye 100 milyon doların üzerinde yatırımlla lojistik merkezleri kurması, ülkemizin stratejik bir pazar olarak değerlendirildiğini açıkça göstermektedir.
Öte yandan ABD pazarı, hacmi ve potansiyeli sebebiyle e-ticarette Türk sanayicisi ve girişimcisi için öncelikli hedefl er arasında yer almaya devam ediyor.
Nitekim ABD, coğrafi uzaklığına rağmen firmalarımızın e-ticaret platformları aracılığıyla hatırı sayılır miktarda sipariş aldığı ülkeler arasında yer alıyor.
Bu da ABD’li tüketicilerin Türk ürünlerine gösterdiği ilginin açık bir göstergesi olarak önümüzde duruyor” değerlendirmelerinde bulundu.
Türk şirketlerinden ABD’ye 6,3 milyar dolarlık yatırım Etkinlikte aktarılan bilgilere, Kasım 2015–Ekim 2025 döneminde Türk şirketleri ABD’de toplam 89 greenfield yatırım projesi açıkladı.
Projelerin toplam yatırım tutarı yaklaşık 6,3 milyar dolar olurken, bu yatırımlarla da 10 bini aşkın istihdam öngörüldü.
Yatırım hacmi bakımından enerji sektörü 3,1 milyar dolarla ilk sırada yer aldı.
Enerjiyi elektronik bileşenler (1,5 milyar dolar) ve metaller (795 milyon dolar) izledi.
Proje sayısında ise metaller, elektronik bileşenler ve tüketici ürünleri öne çıkan alanlar oldu.
Lally: SelectUSA ABD’nin en büyük yatırım teşvik platformu ■ Etkinliğin açılışında konuşan ABD İstanbul Başkonsolosu Michael Lally, dinleyicilere Türkçe hitap ederken, SelectUSA'nın ABD hükümetinin en büyük yatırım teşvik platformu olarak açık bir önceliği, yani ABD'nin doğrudan yabancı yatırımın en büyük adresi olduğunu ortaya koyduğunu söyledi.
Amerika'nın, endüstriyel büyüme için ölçekleme, inovasyon, hukuki güvence, sermaye erişimi, enerji güvenliği ve dünyanın en üretken iş gücü gibi benzersiz avantajlar sunduğunu söyleyen Lally, "Doğrudan yabancı yatırım, ABD imalat sektörünü güçlendirir ve ortak ekonomik liderliğimizi pekiştirir.
Türkiye'den, bilhassa imalat uzmanlarından ABD'ye yapılan yatırımlar, iki ülke arasındaki stratejik ekonomik ortaklığı daha da derinleştiriyor" diye konuştu.