Haber Detayı

Tunç Soyer neden hapiste?
Yazarlar cumhuriyet.com.tr
04/02/2026 04:00 (1 saat önce)

Tunç Soyer neden hapiste?

Tunç Soyer benim için yüzünden gülümseyişi hiç eksik olmayan bir insandır.

Tunç Soyer benim için yüzünden gülümseyişi hiç eksik olmayan bir insandır.

Her zaman zarif, kibar, samimi.

Kısa biyografisinde şöyle yazıyor: “13 Mayıs 1959 tarihinde Ankara’da doğmuş bir Türk siyasetçi ve hukukçudur.

Eğitim hayatına Bornova Anadolu Lisesi’nde başlamış, ardından Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olmuştur.

Ayrıca, İsviçre Webster Koleji’nde ‘uluslararası ilişkiler’ ve Dokuz Eylül Üniversitesi’nde ‘Avrupa Birliği’ alanlarında yüksek lisans yapmıştır.” Demek ki 67 yaşında.

Siyasete gönül ve emek vermiş bir aydının birikimlerinin zirvesinde olduğu bir yaş. 2009-2019 yılları arasında İzmir-Seferihisar’ın efsane belediye başkanıydı.

Nitekim onun başkanlığında bu güzel ilçemiz, yavaş yani acelesiz, gürültüsüz patırtısız, özetle insanca yaşanır bir belde unvanını kazanmıştı.

Fethullah Gülen ’i mahkûm ettiren önemli ve cesur bir hukukçunun, Nurettin Soyer ’in oğlu olan Tunç Soyer, ülke dışında yüksek lisans yapmış bir hukukçu olmasının yanı sıra bir sanat adamıdır da.

Eğitim döneminde Ankara Sanat Tiyatrosu’nda yönetmen yardımcılığı yapmış, bu arada sahneye de çıkmıştır.

Yaşamöyküsü başarılarla dolu Tunç Soyer 2019-2024 yılları arasında da İzmir Büyükşehir Belediye başkanı olarak sayısız halkçı, toplumcu etkinliğin öncüsü oldu.

Bunları tek tek saymak bu yazının sınırlarına sığmayacağı gibi amacım da o değil.

Biz sanatçılar onun çalışmalarını sevgi ve hayranlıkla izlediğimiz gibi elden geldiğince de destek olmaya çalıştık.

Sanatçılar Girişimi olarak imzaladığımız bir bildiriyi örnek olarak vereyim: “‘Yıllarca İzmir’e yakışmayan koşullarda otogar işletmesini elinde bulunduran firma, 25 yıl önce aldığı ihale süresi Aralık 2023’te dolmasına rağmen otogarı tahliye etmemiştir’” diyen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, otogarın tahliye edilerek yenilenmek üzere belediyeye verilmesi için İzmir Bornova Kaymakamlığı’na başvuru yaptı.

Bu süreçte halkın desteğini isteyen Soyer, imza kampanyası başlattı.

İlgini çekebileceğini düşünerek, seninle paylaşmak istedik.” Sanatçılar Girişimi olarak bu kez bizim kaleme aldığımız bir başka bildiri de şöyledir: “Cumhuriyetimizin yüzüncü yılında, Osmanlı Devleti’nin son padişahı, hain, işbirlikçi, zavallı Vahdettin ’i eleştirmenin soruşturma konusu olması akıl alacak şey değil.

Fakat ne yapalım ki şu son dönemlerde Cumhuriyet ve Atatürk düşmanlığı yönetimdeki güçler tarafından adeta desteklenmektedir.

İzmir’in değerli belediye başkanı, seçkin aydın ve vatansever Tunç Soyer’in kurtuluş Savaşı’mızla ilgili bir yıldönümü vesilesiyle Vahdettin’e yönelik sözleri bütünüyle Atatürk’ün ölümsüz yapıtı Nutuk’tan alınmıştır.

Böylece soruşturma konusu, Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk olmaktadır.

İçişleri Bakanı Sayın Yerlikaya bunun farkında mıdır?

Tunç Soyer’den elinizi çekin.

Tunç Soyer yalnız değildir.

Vatanseverler her şeyin farkında ve bilincindedir.

Cumhuriyet düşmanlığına geçit vermeyeceğiz.

Vahdettinciler tıpkı bu hain padişah gibi tarihin karanlıklarına gömüleceklerdir.” *** İşte bu Tunç Soyer, akıl almaz ve vicdan kabul etmez suçlamalarla, 4 Temmuz 2025’ten bu yana 200 günü aşkın bir süredir, Aliağa Şakran Cezaevi’nde tutsaktır.

Neden?

Detaylarına girmeye gerek ve yazının sınırları bakımından olanak da bulunmayan “kooperatif” konulu gülünç ve haksız suçlamayı 9 Aralık 2025 tarihli savunmasında sıraladığı 10 maddeyle çürüten Tunç Soyer hakkında, hukuk dersi niteliğindeki bu savunma sonrasında tahliye kararı verilmiş fakat bu kez de suçlayanlar bakımından daha da utanç verici bir gerekçeyle, “zimmet” ve “ihaleye fesat karıştırma” suçlamalarıyla özgürlüğe kavuşması engellenmiştir. *** Yazımın başlığına dönüyorum.

Tunç Soyer neden mi hapiste?

Yurtsever olduğu için.

Cumhuriyetçi, Atatürkçü, halkçı, toplumcu olduğu için.

Tıpkı bütün öteki tutsaklarımız gibi.

Sevgili Tunç, cezasız kalmayacak olan iyilik değil kötülüktür.

Kötüler hiç kuşku duymayalım ki zimmet, irtikap, rüşvet, casusluk gibi, aslında kendilerini özetleyen aşağılık iftiralarının ağırlığı altında ezilerek tarihin karanlıklarına gömüleceklerdir.

İlgili Sitenin Haberleri