Haber Detayı

Güçlü bağlantıları olan karanlık isim: Jeffrey Epstein kimdir?
Dünya haberler.com
04/02/2026 07:09 (2 saat önce)

Güçlü bağlantıları olan karanlık isim: Jeffrey Epstein kimdir?

Hakkındaki belgelerin açıklanmasıyla dünyayı sarsan Jeffrey Epstein, yargılanamadan hapiste hayatını kaybetti.

"Ben cinsel saldırgan değilim, ben 'suçluyum'."Jeffrey Epstein, 2011 yılında New York Post'a verdiği röportajda bu sözlerle kendini savundu. "Bir katil ile ekmek çalan bir insan arasındaki fark da budur" diye ekledi.

Epstein 10 Ağustos 2019'da New York'taki hücresinde öldü.

O sırada kefaletle serbest bırakılma şansı olmadan fuhuş için insan kaçakçılığı suçlamasıyla yargılanacağı duruşmayı bekliyordu.

Bu dava Epstein'in reşit olmayan bir kişiye fuhuş teklif etmekten mahkum edildiği ve cinsel suçlu olarak kayda geçmesinin üzerinden on yıldan fazla bir süre geçtikten sonra geldi.

Bu kez reşit olmayan kız çocuklarını cinsel amaçla kullanan "geniş bir ağ" yönetmekle suçlanıyordu.

Suçsuz olduğunu iddia etti.

Kasım 2025'te ABD Kongresi'nin her iki kanadı da Epstein Dosyaları Şeffaflık Yasası'nı ezici çoğunlukla kabul etti.

Hemen ardından ABD Başkanı Donald Trump, Adalet Bakanlığı'na Epstein hakkında yürütülen soruşturmalarla ilgili tüm dosyaları 19 Aralık'a kadar yayınlamasını emreden bir kararname imzaladı. 30 Ocak'ta ABD Adalet Bakanlığı tarafından 3 milyondan fazla belge açıklandı.

Bir görüntüde Epstein şeytan olduğunu düşünüp düşünmediği yönündeki bir soruya "iyi bir aynam var" diyerek cevap veriyordu.

Yaklaşık iki saat süren videoda Epstein bir kişinin sorularını yanıtlarken görülüyor.

Bu soruları ona kimin sorduğu veya neden böyle bir video çekildiği halen netlik kazanmış değil.

Başsavcı Yardımcısı Todd Blanche, son belgelerin de yayımlanmasıyla "çok detaylı bir belge tanımlama ve inceleme sürecinin sona erdiğini" söyledi.

Ancak bazı muhalif Demokratların da aralarında olduğu bir grup, bakanlığın uygun bir gerekçe göstermeden çok daha fazla belgeyi elinde tuttuğunu savunuyor.

Yine de ABD'li yetkililerin kamuoyuna sunduğu belgeler, hayatını kaybeden finans gurusunun ve yüksek profilli çevresinin hayatına ışık tutuyor. 'Müthiş adam'New York'ta doğup büyüyen Epstein 1970'lerin ortasında şehirdeki özel Dalton School'da matematik ve fizik öğretmenliği yapıyordu.

Üniversitede de matematik ve fizik okumuş ancak mezun olmamıştı.

Söylentilere göre, öğrencilerinden birinin babası Epstein'den o kadar etkilendi ki onu Wall Street'te bulunan yatırım bankası Bear Stearns'ün kıdemli bir ortağıyla tanıştırdı.

Dört yıl içinde bankanın ortağı oldu. 1982'ye gelindiğinde kendi firmasını kurmuştu: J Epstein and Co.

Şirket, müşterilerinin değeri 1 milyar doları aşan varlıklarını yönetiyordu ve kısa sürede büyük bir başarı yakalamıştı.

Epstein servetini harcamaya başlamak için fazla beklemedi: Florida'da bir malikane, New Mexico'da bir çiftlik, New York'ta şehrin en büyük meskeni olduğu söylenen bir ev satın aldı.

Ve ünlüler, sanatçılar ve politikacılarla sosyalleşmeye başladı.

ABD Başkanı Trump 2002 yılında New York dergisine verdiği bir röportajda "Jeff'i 15 yıldır tanıyorum.

Müthiş bir adam" demişti. "Beraber vakit geçirmesi inanılmaz eğlenceli.

Hatta en az benim kadar güzel kadınlardan hoşlandığı, ve çoğunun daha genç tarafta olduğu söyleniyor.""Hiç şüphe yok ki Jeffrey sosyal hayatından keyif alıyor."ABD Başkanı, daha sonra ikilinin yollarının 2000'li yılların başında Epstein'ın ilk kez tutuklandığı tarihten yıllar önce ayrıldığını söyleyecekti.

Daha sonra da Epstein'le ilişkili olarak herhangi bir kabahati olduğunu defaatle reddetti.

Beyaz Saray Trump'ın Epstein'i "on yıllar önce kadın çalışanlarına tacizkâr davrandığı" gerekçesiyle kulübünden kovduğunu açıkladı.

Trump da Epstein'in, Trump'a ait Mar-a-Lago sahil kulübü spasında çalışan genç kadınları "çaldığını" söylemiş ve "Bunu bir kere yapınca, bu onun sonu oldu" demişti.

Trump'ın yanı sıra Epstein'in başka birçok yüksek profilli arkadaşı olduğu bilinse de bu, tüm bu isimlerin bir suç işlediği veya iddialara karıştığı anlamına gelmiyor.

Örneğin ABD'nin eski Başkanı Bill Clinton, ve oyuncular Kevin Spacey ve Chris Tucker'ı 2002 yılında özel tasarlanmış bir jetle Afrika'ya götürdüğü biliniyor.

Bir yıl sonra, o dönemin ünlü film yapımcısı Harvey Weinstein ile birlikte New York dergisini satın almak için başarısız bir girişimde bulundu.

Aynı yıl, 2003'te, Harvard Üniversitesi'ne 30 milyon dolar bağışta bulundu.

Eski ABD Başkanı Clinton ve eski Dışişleri Bakanı eşi Hillary Clinton, Epstein hakkında kongrede yürütülen soruşturmada ifade vermeyi kabul etti.

Jeffrey Epstein ayrıca İngiliz politikacı Peter Mandelson ile de arkadaştı.

Mandelson bu arkadaşlıktan pişmanlık duyduğunu ve bu ilişkisinin 2025 yılında büyükelçilik görevini kaybetmesine neden olduğunu söyledi.

Mandelson yayımlanan son belgelerin ardından İşçi Partisi'nden de istifa etti.

İngiliz polisi de Mandelson hakkında, kamu görevini kötüye kullandığı iddiasıyla yapılan şikayetlerle ilgili inceleme başlattı.

Mandelson'un 2009'da Ticaret Bakanlığı yaptığı dönemde hassas hükümet bilgilerini Epstein'e aktardığı iddia ediliyor.

Epstein dosyalarındaki belgelere göre Mandelson, Epstein'e, Avrupa Birliği'nin Euro'yu kurtarmak için 500 milyar avroluk bir kurtarma paketi sunacağı konusunda önceden bilgi veriyor.

Bazı yüksek profilli arkadaşlıklarına rağmen Epstein özel hayatını gizli tutmaya çalıştı, iddialara göre sosyetik etkinliklerden, restoranlardaki akşam yemeklerinden uzak durdu.

İsveç güzellik yarışması birincisi Eva Andersson Dubin, yayıncı Robert Maxwell'in kızı Ghislaine Maxwell gibi kadınlarla ilişki yaşadı, ancak hiç evlenmedi.

Tiffany & Co. eski CEO'su Rosa Monckton 2003 yılında Vanity Fair'e verdiği bir röportajda Epstein'i tanımlarken "çok gizemli" ve "klasik bir buzdağı" ifadelerini kullanmıştı.

Monckton, "Onu tanıdığınızı sanıyorsunuz, sonra soğan kabuğunun bir halkasını daha soyuyorsunuz ve altından olağanüstü başka bir şey çıkıyor" diyor ve ekliyordu: "Gördüğünüz şey, elde ettiğiniz şey olmayabilir."Mahkumiyet ve savcılıkla anlaşma2005 yılında 14 yaşındaki bir kız çocuğunun ailesi, Florida'daki polise, Epstein'in Palm Beach'teki evinde kızlarına cinsel tacizde bulunduğu şikayetini yaptı.

Polisin evde yaptığı aramada evin her yerinde kız çocuklarının fotoğrafları bulundu.Miami Herald gazetesi reşit olmayan kız çocuklarına yönelik istismarın yıllar öncesine dayandığını yazıyordu.

Palm Beach Polis Şefi Michael Reiter gazeteye verdiği demeçte "burda 'o böyle dedi, bu böyle dedi' durumu yok" diyordu. "50'yi aşkın kız ve bir erkek vardı, ve tüm kızlar hemen hemen aynı hikayeyi anlattı."Epstein davası mahkemede ilerlerken, New York dergisinde 2007 yılında yayınlanan profil yazısında köşe yazarı Michael Wolff, Epstein için, "kızlar konusunda hiçbir zaman gizli saklı davranmadı" demişti.

Wolff şöyle devam ediyordu; "Bir noktada, sorunlar başladığında, benimle konuşurken bana 'ne diyeyim, genç kızlardan hoşlanıyorum' dedi.

Ben de 'belki de genç kadınlardan hoşlanıyorum demelisin' diye cevap verdim."Ancak savcılar 2008 yılında Epstein ile anlaşmaya vardılar.

Ömür boyu hapis cezasıyla karşı karşıya kalabileceği federal suçlamalardan kurtuldu ve bunun yerine 18 aylık bir hapis cezası aldı.

Bu sürede haftada altı gün günde 12 saat ofisine gitmek için "işe gidip gelme" izni almıştı. 13 ay sonra şartlı tahliye ile serbest bırakıldı.

Miami Herald gazetesinin haberine göre federal savcı Alexander Acosta, Epstein'in suçlarının boyutunu gizleyen ve olaylarda daha fazla kurbanın veya başka önemli kişilerin olup olmadığına dair yürütülen FBI soruşturmasını sona erdiren bir anlaşmaya vardı.

Gazete bunu "yüzyılın anlaşması" olarak nitelendiriyordu.

Acosta skandal üzerine 2019 yılında istifa etti.

Ancak, Epstein'in en azından bir süre hapis cezası almasını garanti altına aldığını söyleyerek kendisini savundu.

Epstein 2008'den bu yana New York cinsel suçlular sicilinde "üçüncü seviye suçlu" olarak kayıtlıydı.

Ömür boyu kalkmayacak olan bu sicile göre Epstein "yeniden suç işleme riski yüksek" olarak değerlendiriliyordu.

Ancak Epstein mahkumiyetinin ardından da mülklerini ve varlıklarını korumayı başardı. 2010'da İngiltere Kraliçesi II.

Elizabeth'in üçüncü çocuğu olan ve o zamanlar Prens Andrew olarak bilinen Andrew Mountbatten Windsor, New York'taki Central Park'ta Epstein ile birlikte fotoğraflandı ve bu bir tartışma yarattı.

Kasım 2019'da BBC'ye verdiği röportajda 1999 yılından bu yana Epstein'i tanıyan Andrew, 2010'da New York'a gidiş sebebinin Epstein ile arkadaşlıklarını sonlandırmak olduğunu söyledi.

ABD'deyken Epstein'in evinde kaldığı için pişman olduğunu ve "bu hareketiyle herkesi hayal kırıklığına uğrattığını" söyledi.

Yıllar sonra ortaya çıkan 2011 tarihli e-postalar ise Andrew'ın daha önce itiraf ettiğinden çok daha uzun bir süre Epstein ile iletişimini devam ettirdiğini gösteriyordu.

Ardından gelen tepkiler üzerine 2025 yılında Andrew'nun elinden kraliyet ünvanları alındı.

Epstein'den şikayetçi olan Virginia Roberts - daha sonra Virginia Guiffre olarak tanındı - 2000'li yılların başında, 17 yaşındayken, Andrew ile cinsel ilişkiye girmeye zorlandığını iddia etti.

Andrew onunla cinsel ilişkiye girdiğini kesin bir dille reddetti ve Londra'da ikisinin birlikte çekilmiş fotoğrafına dair hiçbir şey hatırlamadığını savundu.

Buna karşın, 2022 yılında Giuffre'nin kendisine karşı açtığı ve cinsel istismara uğradığını ileri sürdüğü davayı sonuçlandırmak için milyonlarca dolar ödeme yaptı.Andrew'in eski eşi Sarah Ferguson'un Epstein ile arkadaşlığı hakkında da yeni ayrıntılar ortaya çıktı.

Epstein'in reşit olmayan birinden cinsel ilişki talep etme suçuyla hapis cezası çektiği sırada Ferguson'un onunla iletişimde olduğunu gösteren e-postaların ortaya çıkmasının ardından, Ferguson'un yardım kuruluşu Sarah's Trust, "belirsiz bir süre için" kapanacağını duyurdu.

Epstein özel jetiyle Paris'ten döndükten sonra 6 Temmuz 2019'da New York'ta tutuklandı.

Savcıların, iddia edilen suçların bazılarının işlendiği New York'taki malikanesine el konulmasını talep ettiği bildirildi.

Epstein herhangi bir kabahati olduğunu asla kabul etmedi ve kendisine yöneltilen suçlamaları reddetti.

Kefalet talebinin mahkeme tarafından reddedilmesinden sonra New York'taki Metropolitan Cezaevi'nde tutuluyordu.

Temmuz ayında boynunda oluştuğu söylenen yaralanmalar nedeniyle kısa süreliğine hastaneye kaldırılmıştı.

Ancak ne cezaevi yetkilileri ne de avukatları bu konuda resmi bir açıklama yapmadı.

Mahkemeye son kez çıktığı 31 Temmuz'daki duruşmada davanın en erken 2020 yazında başlayacağı, en az bir sene hapiste kalacağı kesinleşti.

Savcılar herhangi bir erteleme istemediklerini, davanın en hızlı bir şekilde görülmesinin kamu yararına olduğunu söylediler.

Epstein hiçbir zaman yargılanamayacaktı.

Maxwell davasıEpstein'in ölümünün ardından gözler önceki kız arkadaşı Ghislaine Maxwell'e çevrildi.Maxwell Temmuz 2020'de ABD'nin New Hampshire eyaletinde bulunan malikanesinde tutuklandı.

Epstein'in çocuklara yönelik istismarına yardım ettiği, reşit olmayan kurbanları bulup onları istismara hazırladığı iddia ediliyordu.

Aralık 2021'de New York'ta juri Maxwell'i altı suçlamanın beşinden suçlu buldu.

Bu suçlamalar arasında en ciddisi "seks için reşit olmayanların kaçakçılığını yapmak" idi. 20 yıl hapis cezası aldı.

Bu da 60 yaşındaki Maxwell'in ömrünün geri kalanını parmaklıklar ardında geçireceği anlamına geliyor.

Oxford üniversitesi mezunu Maxwell'in Epstein'i Bill Clinton ve Andrew dahil olmak üzere pek çok varlıklı ve güçlü arkadaşıyla tanıştırdığı söyleniyor.

Arkadaşları Maxwell ve Epstein'in romantik ilişkisinin yalnızca birkaç yıl sürmesine rağmen Maxwell'in uzun süre daha onunla çalışmaya devam ettiğini belirtiyor.

Mahkeme belgelerinde, Palm Beach'teki Epstein malikanesinde çalışan eski personel Maxwell'i "ev yöneticisi" olarak tanımlıyordu.

Buna göre Maxwell personeli denetliyor, mali işleri yürütüyor ve sosyal koordinatörlük yapıyordu.

Vanity Fair'de 2003 yılında yayınlanan bir profilde Epstein, Maxwell'in ücretli bir çalışan değil "en iyi arkadaşı" olduğunu söylemişti.

Dava sırasında savcılar Maxwell'in Epstein'in istismarı için genç kızları hedef aldığını ve onları bu amaçla hazırladığını iddia etti.

Maxwell kendisini, Epstein'in ölümünden sonra "onun suçları için günah keçisi ilan edilmeye çalışılmakla" savundu.

Ancak mahkumiyetinden sonra Maxwell bir miktar pişmanlık göstergesi olarak "Jeffrey Epstein ile tanışmış olmak hayatımın en büyük pişmanlığı" dedi. "Ama bugün, özünde Epstein ile alakalı değil.

Bu, benim mahkumiyetim ve mağdurların davada yalnız benimle yüzleşmesi ile alakalı.

Size şunu söylüyorum: yaşadığınız acı için özür dilerim.

Umarım mahkumiyetim ve ağır hapis cezam size bir nebze olsun huzur getirir."Maxwell'in avukatları karara itiraz ederek, müvekkillerinin bu plan içindeki rolü nedeniyle asla yargılanmaması veya mahkum edilmemesi gerektiğini savundu.

Ancak bu başvuru ABD Yüksek Mahkemesi tarafından reddedildi.

İlgili Sitenin Haberleri