Haber Detayı

Haliç Üniversitesi akademisyenlerinden depremde yapı güvenliği uyarısı
Ekonomi haberler.com
04/02/2026 11:07 (5 saat önce)

Haliç Üniversitesi akademisyenlerinden depremde yapı güvenliği uyarısı

Haliç Üniversitesi Öğretim Görevlileri, yapısal güvenlik için zemin etütleri ve geoteknik değerlendirmelerin kritik rol oynadığını belirtti. 6 Şubat depremlerinin ardından yapılan değerlendirmelerde, zemin dinamiklerinin yapı üzerindeki etkisi ön plana çıkarıldı.

Haliç Üniversitesi İnşaat Teknolojisi Programı Başkanı Öğretim Görevlisi Meryem Yılmaz, yapı güvenliğinde üst yapının yanı sıra zemin etütleri ve geoteknik değerlendirmelerin ele alınması gerektiğini belirtti.Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, Haliç Üniversitesi İnşaat Teknolojisi Programı Dr.

Öğretim Üyesi Erdem Çoban ve Haliç Üniversitesi İnşaat Teknolojisi Programı Başkanı Öğretim Görevlisi Meryem Yılmaz, 6 Şubat 2023'te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin yıl dönümü öncesi yapı güvenliği konusunu değerlendirdi.Açıklamada görüşlerine yer verilen Çoban, depremin bir doğa olayı olmasına rağmen yıkımın ve can kayıplarının büyük ölçüde insan kaynaklı süreçlerden beslendiğini hatırlattı.Depremlerin yerine binaların tehlike unsuru olduğunu vurgulayan Çoban, aynı büyüklükteki depremlerin farklı ülkelerde veya bölgelerde çok farklı sonuçlar doğurmasının bir tesadüf değil, bilimsel bir gerçek olduğunu aktardı.Çoban, akademik çalışmaların, deprem kaynaklı can kayıplarında önemli bir bölümün uygulama ve denetim kaynaklı yapısal hatalardan kaynaklandığını ortaya koyduğuna dikkati çekerek, "Donatı eksiklikleri, yetersiz beton dayanımı, yanlış detaylandırmalar, kolon-kiriş birleşim kusurları, yumuşak kat oluşumu ve denetimsiz tadilatlar, literatürde doğrudan göçme mekanizmasıyla ilişkilendirilen başlıca uygulama hataları arasında yer alıyor." ifadelerini kullandı.Depremi önceden tahmin etme yaklaşımının gerçekçi bir zemine oturtulması gerektiğini vurgulayan Çoban, asıl odak noktasının tahmin yerine belirsizliğe dayanıklı yapılar inşa etmek olması gerektiğinin altını çizdi.Çoban, güvenli tarafta kalmanın yolunun depremin ne zaman olacağını bilmek değil, ne zaman olursa olsun yapının ayakta kalmasını sağlamak olduğunu vurguladı."Dağlık ve kayalık zeminlerdeki yapılar daha hafif atlattı"Meryem Yılmaz da 6 Şubat depremlerinin çok net bir gerçeği yeniden ortaya çıkardığını belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu: "Betona güvendik, zemini unuttuk.

Deprem yüklerinin yapıya iletilmesinde, zemin davranışı belirleyici unsur. 6 Şubat depremlerinde dağlık ve kayalık zeminlerdeki yapılar sarsıntıyı görece daha hafif atlatırken, ova ve tarım arazilerine kurulan yerleşimlerin çok daha ağır bir yıkımla karşılaştığı görüldü.

Bu tablo, yıkımın yalnızca deprem büyüklüğüyle değil, doğrudan yerel zemin özellikleriyle ilişkili olduğunu acı biçimde kanıtladı."Teknik incelemelerde özellikle ovalardaki alüvyon dolgu ve gevşek kumlu zeminlerde sıvılaşma ve zemin büyümesi gibi problemlerin yapıları savunmasız bıraktığına değinen Yılmaz, üst yapı ne kadar sağlam tasarlanırsa tasarlansın, zeminin dinamik etkisi hesaba katılmadan yapılan binaların beklenmedik zemin davranışları karşısında yenilgiye uğrayabileceğini anlattı.Yılmaz, zemin etütlerinin bir "formalite evrakı" değil, yapı güvenliğinin temel bileşeni olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti: "Yapı güvenliği yalnızca proje çizmekle veya beton kalitesini kontrol etmekle sınırlı görülemez.

Denetim mekanizmasının bütüncül işlemesi gerekiyor.

Güvenli yapılaşma için denetim, projenin yönetmeliklere uygunluğundan, sahada donatı detaylarının eksiksiz uygulanmasına kadar uzanan bir süreç.

Gelecekteki riskleri azaltmak için zemin dinamiği parametrelerinin yapısal modellemelerde daha etkin kullanılması ve denetim süreçlerinde geoteknik uzmanların aktif rol alması gerekiyor."

İlgili Sitenin Haberleri