Haber Detayı

Çin'den "finansal süper güç" ve yuan hedefi
Haberler bloomberght.com
04/02/2026 16:07 (2 saat önce)

Çin'den "finansal süper güç" ve yuan hedefi

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in, Komünist Parti’nin “Qiushi” dergisinde yayımlanan son makalesinde, Çin’in “finansal süper güç” olma vizyonunu ve RMB’ye ilişkin hedeflerini dile getirdi.

Cinping’in, makalesinde, ülkenin resmi para birimi Renminbi’nin (RMB) gelecek dönemde küresel ticaret ve finans sistemindeki payının artırılmasına yönelik hedeflere yer verildi.

Dünya genelinde ülkelerin attığı politik adımlar ve bu doğrultuda belirlenen hedef ve stratejiler, küresel ticaret üzerinde etkili olmaya devam ediyor.

ABD’de Donald Trump’ın ikinci kez göreve gelmesiyle dünyanın en büyük iki ekonomisi arasındaki ticari gerilim geçen yıl yükselmiş olsa da Washington ile Pekin yönetimlerinin uzlaşmacı tutum benimsemesiyle iki ülke arasındaki stres bir miktar azaldı.

ABD yönetiminin yapay zeka ve teknoloji alanında aldığı kararlar, küresel ölçekte yarı iletken ve çip şirketlerine yönelik beklentilerin yeniden gözden geçirilmesine yol açarken, Çin tarafından atılacak adımlar bu süreçte önem arz ediyor.

Bu çerçevede, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in Komünist Parti’nin “Qiushi” dergisinde yayımlanan makalesinde, küresel finansal dengelerin değiştiği bir dönemde Çin’in “finansal süper güç” olma vizyonunu ve RMB’ye ilişkin hedeflerini ortaya koyması dikkati çekti.

Şi, yazısında, ülkenin resmi para birimi RMB’nin yalnızca ülke içi işlemlerde kullanılan bir para birimi olmaktan çıkarılarak uluslararası ticaret ve finans sisteminde daha etkin bir rol üstlenmesini amaçladıklarını ifade etti.

Bu doğrultuda Şi, para politikasında bağımsızlığın güçlendirilmesi, finansal altyapının derinleştirilmesi ve Çin’in ulusal koşullarına uygun bir finansal sistemin inşa edilmesi gerektiğini vurguladı.

Söz konusu yazıda, güçlü bir finansal denetim yapısına, sağlam bir finans hukuku çerçevesine ve özellikle uluslararası finansal kuralların oluşturulmasında etkili bir söz hakkına sahip olunmasının gereğine işaret edilirken, Çin’in bu sistemi sürdürebilecek güçlü ve uzmanlaşmış bir finansal insan kaynağı havuzu yetiştirmesi gerektiği de belirtildi. “RMB’nin uluslararasılaşması öncelik kazanıyor olabilir” Asya piyasaları analisti Sadi Kaymaz, konuyu AA ya değerlendirdi.

Kaymaz, Çin’in uzun yıllardır para biriminin uluslararası kullanımını artırma hedefi üzerinde durduğunu belirterek, Şi’nin bu konuyu zaman zaman gündeme taşıdığını söyledi.

Kaymaz, “Fakat konu, ABD varlıklarına duyulan güvenin aşınmaya başladığı bir dönemde gündemde daha fazla yer buldu” dedi.

Qiushi dergisinin Komünist Parti’nin en önemli teorik yayın organı olduğuna dikkati çeken Kaymaz, bu nedenle söz konusu mesajların ülkede en azından söylemsel bir yönlendirme olarak algılanabileceğini ifade etti.

Şi döneminde derginin ayrı bir önem kazandığını vurgulayan Kaymaz, Şi’nin güncel ya da geçmiş tarihli kapalı konuşmalarının ilk kez burada yayımlandığını, sayıları 100 milyonu bulan parti üyeleri için de derginin her sayısının, özellikle Şi’ye ilişkin yazılar yer alıyorsa, mutlaka okunması gereken metinler arasında görüldüğünü kaydetti.

Kaymaz, dergide yayımlanan içeriklerin parti mensupları için bir tür talimatname veya ideolojik yol gösterici işlevi gördüğünü belirterek, “Parti ve devlet kurumları da bu doğrultuda istikamet alıyor, yol haritaları oluşturuyor” ifadesini kullandı.

Şi’nin Qiushi’da yayımlanan makalesinin de bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini dile getiren Kaymaz, şunları söyledi: “Uluslararasılaşma söylemi yeni değil, fakat Qiushi’da yayımlanması ve resmi basının buna önceden dikkat çekip gündeme taşımasına bu gözle bakmak gerekebilir.

Diyeceğim o ki, RMB’nin uluslararasılaşması öncelik kazanıyor olabilir.

Tabii ki makalenin sözü ve ruhunun ayrıca değerlendirilmesi gerekiyor.

Diğer taraftan şu soru sorulabilir ve sorulması gerekir: Potansiyel getirilerine rağmen Çinliler neden kendi paralarının uluslararası satıhta kullanılması konusunda daha agresif davranmadı?

Muhtemelen bundan sonra da davranmayacaklar.

Bana sorarsanız adımlarını biraz daha hızlandırabilirler ama bu kulvarda koşmayacaklardır.” “Çin, yuanı küresel para yapmak istiyor ama Batılı anlamda tam serbestleştirmeyi göze alamıyor” Kaymaz, Çin’in temkinli tutumunun somut nedenlere dayandığını ifade etti. Çin’in yıllardır sermaye hareketlerini sıkı biçimde kontrol ederek büyüdüğünü anımsatan Kaymaz, ülke yönetimi tarafından yabancı para giriş ve çıkışlarına kotalar uygulandığını, döviz kurunun ise idari tedbirlerle yönetildiğini belirtti.

Bir paranın gerçek anlamda rezerv para olabilmesi için tam konvertibl olması gerektiğine işaret eden Kaymaz, “Herkes istediği zaman alıp satabilmeli. Çin bunu yaparsa finansal istikrarını riske atacağından endişe ediyor” dedi. Çin’in bu yönde daha önce bir deneme yaptığını hatırlatan Kaymaz, finansal piyasaların kısmen serbestleştirilmeye çalışıldığını ancak 2015 yılında büyük sermaye çıkışlarının yaşandığını ve hükümetin geri adım atmak zorunda kaldığını ifade etti.

Kaymaz, bu deneyimin Çin yönetiminin hafızasında hâlâ taze olduğunu vurguladı.

Yuanın küresel talep görmesi halinde değer kazanacağına dikkati çeken Kaymaz, bunun da Çin’in ihracat rekabetini zayıflatacağını söyledi. “Ticaret ortakları zaten yıllardır yuanın yapay olarak düşük tutulduğunu söylüyor.

Bunun nedenlerinden biri de paranın konvertibl olmaması.” diyen Kaymaz, Çin’in bu avantajı kaybetmek istemediğini ve parasının değerini kontrol altında tutmayı tercih ettiğini belirtti.

Kaymaz, değerlendirmelerini şöyle sürdürdü: “Ayrıca konunun ideolojik ve ulusal güvenlik boyutları da var. Çinliler, ABD ile olası bir finansal çatışmada sermaye hesabını açık tutmanın riskli olduğunu düşünüyor.

Bu nedenle kısmi uluslararasılaşma stratejisi izleniyor.

Sermaye hesabı kapalı kalacak ama dış ticarette yuan kullanımı artacak.

Kısacası Çin, yuanı küresel para yapmak istiyor ama Batılı anlamda tam serbestleştirmeyi göze alamıyor.”

İlgili Sitenin Haberleri