Haber Detayı

Monitör seçerken cevaplanması gereken önemli soru: IPS mi, OLED mi?
Güncel chip.com.tr
04/02/2026 19:02 (3 saat önce)

Monitör seçerken cevaplanması gereken önemli soru: IPS mi, OLED mi?

Aynı çözünürlükte ve benzer fiyat aralığında olsalar bile IPS ve OLED paneller bambaşka deneyimler sunuyor. Parlaklık, siyah seviyesi ve kullanım ömrü gibi detaylar, seçimi düşündüğünüzden daha kritik hale getiriyor.

Sürekli olarak gözümüzün önünde duran monitörler, bilgisayar başında geçirdiğimiz vaktin kalitesini belirleyen en önemli parçalar arasında.

Bu yüzden yeni bir bilgisayar toplarken işlemci veya ekran kartı seçimine gösterilen özenin benzeri, ekran paneli seçimine de yansıtmak önemli.Günümüzde piyasada karşımıza çıkan en popüler iki rakip teknoloji olan IPS (In-Plane Switching) ve OLED (Organic Light-Emitting Diode), çalışma prensipleriyle birbirlerinden tamamen ayrılıyor.

Bu iki teknoloji arasındaki temel fark ışığın kaynağında yatıyor.

IPS paneller görüntü oluşturmak için panel arkasındaki bir ışık kaynağına ihtiyaç duyarken, OLED paneller kendi ışığını kendisi üreten milyonlarca küçük hücreden oluşuyor.

Bu teknik farklılık, hangi teknolojinin kullanım alışkanlıklarınız için çok daha üstün olduğunu belirleyecek etkilere sahip.OLED: Kusursuz siyahlar ve canlı renklerin dünyasıOLED teknolojisi, görsel kalite dendiğinde genellikle zirveyi temsil ediyor.

Bu panellerde her bir piksel bağımsız bir ışık kaynağı gibi davrandığı için, siyah renk gösterilmek istendiğinde pikseller tamamen kapanıyor.

Sonuç ise “gerçek siyahlar” ve teorik olarak sonsuz bir kontrast oranı oluyor.

Renklerin ekrandan fırlayacakmış gibi canlı görünmesi de bu sayede mümkün hale geliyor.

Günümüzde bu teknoloji, W-OLED ve QD-OLED olarak iki ana kola ayrılmış durumda.

Kuantum noktalarını kullanan QD-OLED paneller, renk doğruluğu ve parlaklık hacmi konusunda bir adım öne çıksa da, her iki tür de izleme açıları ve anlık tepki süreleriyle büyüleyici bir performans sergiliyor.Ancak OLED dünyasının da kendine özel sorunları var.

Bu panellerin en meşhur sorunu, sürekli aynı görüntünün ekranda kalmasıyla oluşan “piksel yanması.” Her ne kadar modern monitörler bu durumu engellemek için pikselleri kaydırma gibi gelişmiş yazılımsal önlemler alsa da, OLED’lerin ömrü için hala bir miktar risk var.

Ayrıca, bazı OLED modellerinin çok parlak ortamlarda yetersiz kalabildiğini ve karanlık sahnelerdeki detayların kaybolduğu “siyah ezilmesi” gibi durumların yaşanabildiğini belirtmekte fayda var.IPS: Dayanıklılık ve yüksek parlaklık arayanların tercihiIPS ise aslında gelişmiş bir LCD panel türü.

Bu ekranlarda piksellerin arkasında yer alan LED ışıklandırma sistemi, görüntünün oluşmasını sağlıyor.

IPS'in en büyük kozu, sunduğu yüksek parlaklık değerleri.

Bu sayede güneş ışığı alan veya çok aydınlık odalarda bile ekrandaki yansımalarla boğuşmadan çalışabiliyorsunuz.

Ayrıca IPS panellerde “yanma” riski bulunmuyor ve bu da onları yıllarca güvenle kullanabileceğiniz dayanıklı birer iş ortağına dönüştürüyor.

Metin netliği konusunda da standart piksel dizilimi sayesinde genellikle OLED'lerin önüne geçerek, uzun süreli okuma ve yazma işleri için daha konforlu bir deneyim sunuyor.Ancak IPS paneller, kontrast ve hareket netliği konusunda OLED’in biraz gerisinde.

Arkadaki ışık kaynağı tamamen kapanamadığı için siyahlar tam siyah değil, koyu gri bir tonda görünüyor.

Mini-LED teknolojisiyle bu arayı kapatmaya çalışan üst segment modeller olsa da, OLED’in pürüzsüz geçişlerine ulaşmak pek kolay değil.

Eğer bütçeniz kısıtlıysa, vaktinizin çoğunu metinlerle uğraşarak geçiriyorsanız ya da odanız çok aydınlıksa IPS sizin için doğru adres olabilir.

Ancak film izlemek ve oyun oynamak en büyük tutkunuzsa, OLED’in sunduğu görsel şölen sizin için en iyi seçenek olacaktır.

İlgili Sitenin Haberleri