Haber Detayı

İmamoğlu ve Yanardağın da bulunduğu casusluk davasında ayrıntılar belli oldu!
Gündem aydinlik.com.tr
04/02/2026 18:48 (2 saat önce)

İmamoğlu ve Yanardağın da bulunduğu casusluk davasında ayrıntılar belli oldu!

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı 160 sayfalık 'siyasal casusluk' iddianamesinde, İBB’ye ait verilerin yabancı istihbarat servisleriyle paylaşıldığı ve seçim süreçlerinde dijital ağlar üzerinden algı operasyonları yürütüldüğü iddia edildi. İşte ayrıntılar...

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan ve mahkemeye sunulan iddianamede, İstanbul Büyükşehir Belediyesi veri tabanı üzerinden yürütüldüğü öne sürülen uluslararası bağlantılı bir dijital ağ ve seçim süreçlerine yönelik faaliyetler ayrıntılandırıldı.

Savcılık, yabancı istihbarat servisleriyle temas, veri sızıntısı ve organize dijital manipülasyon iddialarını dosyaya yansıtırken, sanıklar hakkındaki suçlamalar kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.

İddianamede Ekrem İmamoğlu ve Merdan Yanardağ’ın da aralarında bulunduğu isimlere yönelik çarpıcı suçlamalar yer aldı.

İşte ayrıntılar...

İMAMOĞLU CASUSLUK DAVASI AYRINTILARI İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan "siyasal casusluk" iddianamesi, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve gazeteci Merdan Yanardağ’ın da aralarında bulunduğu sanıkların yabancı istihbarat servisleriyle olan karanlık ilişkilerini ve İBB verilerinin nasıl servis edildiğini gözler önüne serdi.

İşte 160 sayfalık iddianamenin en çarpıcı detayları: Ekrem İmamoğlu ve Merdan Yanardağ hakkında 'casusluk' iddianamesi: Yabancı servisler ve İBB verileriİstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Merdan Yanardağ'ın da aralarında bulunduğu isimler hakkında 'siyasal casusluk' iddianamesi hazırladı.

İddianamede, İBB verilerinin yabancı servislerle paylaşıldığı ve 'dijital ordu' ile algı operasyonları yapıldığı öne sürüldü.

YABANCI SERVİSLER VE 'KARANLIK' DİJİTAL AĞ İddianamenin merkezinde yer alan Hüseyin Gün’ün, eski bir CIA çalışanı olan Aaron Barr ile ortaklık kurduğu ve PiiQ Medya isimli paravan şirket üzerinden faaliyet yürüttüğü belirlendi.

Gün’ün telefon rehberinde MI6 (İngiliz Dış İstihbarat Servisi), GCHQ (İngiliz Teknik İstihbarat Servisi), CIA ve MOSSAD’ın üst düzey yöneticilerine ait doğrudan iletişim bilgilerinin bulunması, ağın derinliğini ortaya koydu.

İddianamede bu kişilerin, Türkiye’deki seçim süreçlerini manipüle etmek amacıyla dijital istihbarat topladıkları ve 'Black Cell' (Kara Hücre) adı verilen operasyonel yapılarla hareket ettikleri kaydedildi.

İBB VERİLERİ DARKWEB'E Mİ SIZDIRILDI?

Soruşturmanın en dikkat çekici unsurlarından biri, İBB’ye ait hassas verilerin yurt dışına çıkarılması süreci oldu.

İddianameye göre Ekrem İmamoğlu, göreve geldikten kısa süre sonra İBB veri tabanının kopyalanması talimatını verdi.

Necati Özkan aracılığıyla DarkWeb ve OSINT platformlarına 'iz bırakmamak amacıyla' yüklenen bu kurumsal mail ve şifrelerin, Hüseyin Gün ve Aaron Barr tarafından ele geçirilerek analiz edildiği iddia edildi.

Bu yolla belediyenin en gizli yazışmalarına ve vatandaşların kişisel verilerine yabancı servislerin erişim sağladığı vurgulandı. '70 BİN KİŞİLİK DİJİTAL ORDU' VE ALGI OPERASYONU Sanıkların 'Wickr' isimli kriptolu haberleşme uygulaması üzerinden 'Jupiter1881' ve 'Bluestar81' kod adlarıyla yaptıkları görüşmeler, seçim dönemindeki algı operasyonlarını deşifre etti.

İddianamede, 70 bin kişilik bir 'gönüllü ordusunun' aktive edilerek sosyal medyada 'halı bombardımanı' (carpet bombing) yapılması yönünde talimatlar verildiği görüldü.

Özellikle mülteci meselesi ve dini hassasiyetlerin, seçmen kitlesini manipüle etmek ve 'AKP zırhını kırmak' için birer silah olarak kullanılması yönündeki stratejik notlar dikkat çekti.

TELE1 İÇİN MÜSADERE TALEBİ VE PARA TRAFİĞİ İddianamede Merdan Yanardağ’ın, Hüseyin Gün’den 2023 seçimleri öncesinde zarf içerisinde 10 bin ve 5 bin Avro tutarında nakit ödemeler aldığı tanık beyanlarıyla dosyaya girdi.

TELE1 kanalının bu casusluk faaliyetlerinde bir 'algı aracı' olarak kullanıldığı belirtilerek, kanalın TCK 54/1 maddesi uyarınca müsaderesi (devlete geçirilmesi) talep edildi.

Ayrıca MASAK raporları, sanıkların kendi aralarında ve yurt dışındaki istihbarat bağlantılı firmalarla milyonlarca liralık izah edilemeyen para trafiği yürüttüğünü belgeledi.

İlgili Sitenin Haberleri