Haber Detayı
Süre doldu.. Nükleer felaket yaklaşıyor
ABD ile Rusya arasında nükleer silahları sınırlayan son anlaşma olan Yeni START’ın süresinin dolmasıyla, dünya nükleer silahlanma riskinin arttığı yeni ve daha tehlikeli bir döneme girerken, BM ve uzmanlar küresel güvenlik için alarm verdi.
Bugün, Washington ile Moskova arasındaki stratejik saldırı silahlarının azaltılmasına yönelik “Yeni START” Anlaşmasının süresi doluyor.
Bu anlaşma, ABD ile Rusya arasında nükleer silahların sınırlandırılmasına ilişkin yürürlükte kalan son anlaşma olma özelliğini taşıyor.
Anlaşmanın sona ermesi, ABD yönetiminin sınırlı ilgisiyle karşılanırken, Rusya küresel güvenlik açısından ciddi olumsuz sonuçlar doğurabileceği konusunda uyarılarda bulundu.
Rusya Dışişleri Bakanlığı, Moskova’nın nükleer silahlar konusunda “kısıtlamasız bir dünyaya” hazır olduğunu belirtirken, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin ofisi, salı günü Rusya’nın İzvestiya gazetesine yaptığı açıklamada, hızla değişen uluslararası koşullara yanıt verebilecek yeni bir nükleer silahların kontrolü sistemi kurulması gerektiğini vurguladı.
BM Sözcü Yardımcısı Farhan Haq, bugün anlaşmanın sona ermesini “barış ve güvenlik açısından son derece zor bir an” olarak nitelendirdi.
Felaket Saati Gece yarısına Yaklaşıyor Dünyanın nükleer bir çatışmaya sürüklenme riskine dikkat çeken bir başka gelişme ise Atom Bilimcileri Bülteninden geldi.
Anlaşmanın uzatılmasına yönelik umutların azalmasıyla birlikte, kuruluşun bilim insanları “Felaket Saati”ni, son dört yıl içinde üçüncü kez, geceyarısına yalnızca 85 saniye kala ayarladı.
Bu süre, geçen yıla kıyasla dört saniye daha kısa ve teorik olarak dünyayı sona götürebilecek bir nükleer çatışmaya en yakın noktalardan biri olarak kabul ediliyor. 1947’den bu yana dünyayı nükleer savaş tehlikesine karşı uyaran bilim insanları, 27 Ocak’ta yapılan bu ayarlamanın nedenleri arasında; Rusya, Çin ve ABD’nin agresif tutumlarını, nükleer silahların denetiminin zayıflamasını, Ukrayna ve Orta Doğu’daki çatışmaları ve yapay zekâ kaynaklı riskleri gösterdi.
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Rusya’nın, yeni bir anlaşmaya varılana kadar mevcut anlaşmanın bir yıl süreyle uzatılması yönündeki teklifinin hala geçerli olduğunu söyledi. “Zaman hızla geçiyor ve birkaç gün içinde dünya, bugüne kadar olduğundan daha tehlikeli bir durumda bulabilir kendini” diyen Peskov, ABD ve Rusya’nın, ilk kez nükleer cephaneliklerini sınırlayan temel bir belge olmadan karşı karşıya kalacağını vurguladı.
Peskov, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in bir yıllık uzatma teklifine Washington’dan henüz yanıt gelmediğini de belirtti.
Putin, geçtiğimiz eylül ayında Rusya’nın, ABD’nin de aynı taahhütleri vermesi şartıyla, anlaşmadaki temel sayısal sınırlamalara bir yıl daha uymaya hazır olduğunu açıklamıştı.
ABD Başkanı Donald Trump ise bu öneriyi “iyi bir fikir” olarak nitelendirmiş, ancak net bir yanıt vermemişti.
Ocak ayı başında Trump, New York Times’a verdiği röportajda anlaşmanın sona ermesini küçümseyerek, “Süresi dolarsa dolar.
Daha iyi bir anlaşma yaparız” ifadelerini kullanmış ve Çin’in de dahil olacağı “daha iyi” bir anlaşmadan söz etmişti.
ABD, yeni bir anlaşmaya Çin’in de dahil edilmesi gerektiğinde ısrar ederken, Rusya Çin’in bu tür anlaşmalara katılmama yönündeki tutumuna saygı duyduğunu açıkladı.
Peskov, Çin’in nükleer kapasitesinin şu aşamada ABD ve Rusya ile kıyaslanamayacağını söyledi.
Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov ise salı günü yaptığı açıklamada, Moskova’nın “nükleer silahlar konusunda kısıtlamasız yeni bir gerçekliğe” hazır olduğunu belirtti.
Washington’un Rus önerilerine yanıt vermemesini de bir tür yanıt olarak değerlendiren Ryabkov, “Yanıt olmaması da bir yanıttır” dedi.
Rusya’nın, anlaşma sona ermeden ABD’ye herhangi bir yakınlaşma adımı atmayacağını vurguladı.
Ryabkov, Rusya’nın nükleer üçlüsünün (kara konuşlu füzeler, stratejik bombardıman uçakları ve nükleer denizaltılar) modernizasyonunun ileri bir aşamada olduğunu, ancak Moskova’nın yeni bir silahlanma yarışına girmeyi planlamadığını ifade etti.
Öte yandan ABD’nin Grönland’a daha fazla füze savunma sistemi konuşlandırması halinde, Rusya’nın askeri alanda karşılık vermek zorunda kalacağını da belirtti.
Yeni START Anlaşması, 1970’lerden bu yana imzalanan silah kontrol anlaşmalarının son halkası olarak, ABD ile Sovyetler Birliği ve ardından Rusya’nın nükleer cephaneliklerini yaklaşık 63 bin başlıktan 3.100 civarına düşürmüştü.
Anlaşma, ABD ile Rusya arasındaki stratejik dengeyi sağlayan temel taşlardan biri olarak kabul ediliyor.
Anlaşma, 8 Nisan 2010’da Prag’da imzalanmış, 5 Şubat 2011’de yürürlüğe girmişti.
Kıtalararası balistik füzeleri, denizaltılardan fırlatılan balistik füzeleri, ağır bombardıman uçaklarını ve bu sistemlere ait nükleer başlıkları kapsıyordu.
Taraflar, belirlenen sınırlar içinde cephanelik yapılarını serbestçe düzenleme hakkına sahipti ve nükleer silahların ülke sınırları dışına konuşlandırılması yasaklanmıştı.
Yeni START, yalnızca bir kez ve beş yıllık uzatma imkanı tanıyordu; bu hak 2021’de kullanıldı.
Anlaşmada ikinci bir uzatma seçeneği bulunmuyor.
Rusya, 2023’te anlaşmaya katılımını askıya aldığını açıklamış, ancak belirlenen sınırlara uymaya devam edeceğini bildirmişti.
Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI), 2024 raporunda dünya genelinde nükleer cephaneliklerin güçlendirildiğini, nükleer silah sayısı ve çeşitlerinin arttığını ve şeffaflığın azaldığını vurguladı.
Uzmanlara göre, yeni silah sistemlerinin devreye girmesi ve anlaşmaların çökmesi, dünyayı geri dönüşü olmayan bir nükleer silahlanma sürecine sürükleyebilir ve “nükleer felaket saati”ni daha da ileri taşıyabilir.