Haber Detayı
İran-ABD görüşmeleri neden Türkiye'den Umman'a kaydı?
ABD ile İran arasında 6 Şubat Cuma günü yapılması beklenen görüşmelerin Türkiye yerine Umman'da gerçekleşmesi beklenirken, görüşme yerinin İstanbul’dan Maskat’a kaymasında müzakerelerin formatından Türkiye-İran ilişkilerine kadar pek çok neden etkili oldu.
Türkiye’de yapılması beklenen ABD ile İran arasında yapılacak görüşmeler Umman’da yapılmasının gerekçesi netleşti.
DW Türkçe’den Gülsen Solaker'in uluslararası basından ABD’li ve İranlı yetkililerden edindiği bilgiye göre görüşmelerin İstanbul’da olmasını istemeyen taraf İran oldu.
Ortadoğu ve İran uzmanı Arif Keskin’e göre bunun müzakerelerin formatından, Umman’ın konumuna ve Türkiye ile İran arasındaki tarihi rekabete kadar pek çok nedeni bulunuyor.
Keskin, öncelikle müzakerenin kapsamına dikkat çekiyor ve İstanbul’da planlanan görüşmelerin yalnızca nükleer dosyayla sınırlı kalmayacağını, İran’ın ise bu çerçeveyi baştan kabul etmediğini söylüyor.
Keskin’e göre İran, müzakerelerin sadece nükleerle sınırlı kalmasını istiyor, İstanbul’da sunulan çerçeve ise buna uymuyor.
Bir diğer kritik unsur ise müzakerelerin doğrudan mı yoksa dolaylı mı yürütüleceği.
Keskin, İran’ın ABD ile yüz yüze müzakereye halen mesafeli olduğunu söyleyerek, Maskat modelinde tarafların aynı otelde ancak farklı odalarda bulunduğunu, Umman’ın iki heyet arasında mesaj taşıdığını hatırlatıyor.
Buna karşılık İstanbul’da ise doğrudan temas ihtimalinin çok daha güçlü olacağına işaret ediliyor.
Türkiye - İran rekabeti de rol oynadı mı?
Öte yandan görüşmelerin İstanbul’dan alınmasında en büyük etkenlerden biri de İran ile Türkiye arasında tarihten gelen ve günümüzde de farklı bölgelerde hissedilen rekabet.
Keskin, İstanbul’da yapılacak ve olumlu sonuçlanabilecek bir görüşmenin Türkiye’ye ciddi bir diplomatik prestij kazandırabileceğini vurgulayarak, İran’ın bunu istemeyeceğini söylüyor ve “İran kendini ölüm döşeğinde hissederken bile Türkiye’ye yarar sağlayacak bir tabloya izin vermek istemiyor” yorumu yapıyor.
Kafkasya’dan Suriye’ye kadar uzanan bölgesel rekabete işaret eden Keskin’e göre İran, Türkiye’nin arabulucu ve sorun çözücü bir merkez olarak öne çıkmasının, uzun vadede kendi aleyhine işleyeceğini düşünüyor.
Öte yandan Umman’ın böyle bir rolle öne çıkması İran’ı rahatsız edici boyutta değil.
İran, uranyumu Rusya'ya mı verecek?
Görüşmelerin yeri ile ilgili hassasiyet İran’ın elindeki uranyum stokları başlığında da kendini gösteriyor.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) verilerine göre, İran’ın yüzde 60’a kadar zenginleştirilmiş uranyum stoku yaklaşık 400-440 kilogram civarında.
Keskin, ABD’nin bu uranyumun ülke dışına çıkarılmasını istediğini hatırlatarak, İran’ın bu uranyumun teslimi için Türkiye yerine Rusya’yı öne çıkardığını belirtiyor.
Keskin, “Görüşmeler eğer İstanbul’da olsaydı, İran uranyumu Türkiye’ye vermek konusunda baskı hissedebilirdi” dedi.
Keskin’e göre Maskat kararının bir diğer boyutu ise İran’ın psikolojik ve diplomatik üstünlük kurma çabası.
Keskin, İran’ın müzakerenin yerini değiştirmesini bir inisiyatif gösterisi olarak okuyor ve “Neyin konuşulacağını, nerede konuşulacağını, kimlerin masada olacağını biz belirledik demek istiyorlar” diyor.
Keskin, Tahran’ın bu hamleyle pasif değil, süreci yöneten taraf olduğu mesajını vermeye çalıştığını ifade ediyor.
Umman'da hangi görüşmeler olmuştu İran ile ABD arasında 2024 ve 2025 yıllarında yine Maskat’ta dolaylı görüşmeler yapılmıştı.
Görüşmelerin ana gündemini İran’ın nükleer programı, zenginleştirilmiş uranyum stokları ve yaptırımlar oluştururken, söz konusu görüşme turları, taraflarca “yapıcı” ve “olumlu atmosferde” şeklinde tanımlansa da kapsamlı bir anlaşmayla sonuçlanmamıştı.
Umman, İran ile Batı arasında yıllardır arabuluculuk rolü üstleniyor ve iki taraf arasında doğrudan temas için güvenilir bir nötr zemin olarak görülüyor. 2013–2015 döneminde yapılan nükleer müzakerelerin ilk temasları da Umman’da başlamıştı.
AK Parti'den erken seçim için tarih verildiGündem Bakan Uraloğlu açıkladı: Deprem bölgesine 79,4 milyar lira harcama gerçekleştirdikEkonomi